Medyatör

Bu Konuya Ö.İ.B. Değil D.D.K. El Koymalı

"Medya herşeyi büyütür" derler ya, yalan da değil hani. Özelleştirme İdaresi Başkanı Uğur Bayar, sıcakların da iyice bastırmasıyla olacak, (Gerçi sonradan yalanladı ya) kadrosundaki hanımların G-String modeli iç çamaşırı giymesini yasaklamış. Bizim medya da, işi gücü bırakıp kendisini G-String'e kaptırdı. "Halktan aldığını halka veren", yaşıtım bir günlük gazete, konuyu manşetine taşıdı. Eksik olmasın herşeyin uzmanı kesikbaş köşe yazarlarımız, uzun uzadıya yorumlarını yazdılar. Giderek iş büyüdü ama bazı yönler eksik kaldı. Bal gibi bu konuda bir açıkoturum düzenlenebilirdi. Medyada bulduğu yere bakılırsa, bu G-String işi, Ö.İ.B.'yi bayağı aşıyor. Bize kalırsa, bu işe Ö.İ.B. değil, Devlet Denetleme Kurulu el koymalı.

Tanrı Kimseyi Ecevit'e Benzetmesin

Geçenlerde bir toplantıda, kendi söylemi ile "Emekli Genel Cerrah", Prof. Dr. Şevket Tuncer'i gördük. Kısa bir hoşbeşten sonra hocaya sorduk:

- "Hocam çok iyisiniz maşallah. Ameliyatlar devam mı?"
Ünlü hoca her zamanki zerafetiyle gülerek yanıtladı sorumuzu:
- "Ben Ecevit'e benzemek istemem. Belli yerde, belli zamanda bırakmayı bilmek gerekir. Artık işleri gençlere bıraktım."
Hocanın yanıtı bizi hem güldürdü, hem de düşündürdü.
Gerçekten de Tanrı kimseyi Ecevit'e benzetmesin.
Ecevit istikrar sembolü olunca, diğerleri de umut haline geliyor haliyle…

AB'ye Girerken

Her sabah yanık sesiyle tüm mahalleyi ayağa kaldırarak, mahallelinin çalar saat vb. gereksinimini gideren simitçimiz Muharrem geçen gün yolumuzu kesti.

- "Ağabey", dedi
- "Sen bilirsin Avrupalı olacakmışız."

Biz de,
- "Kısmetse oluruz inşallah,"
dedik. Muharrem bu durur mu?

- "Aman ağabey Viyana olur, Münih olur, Paris olur. Bana şöyle büyük bir meydanda tezgahlık bir yer ayarlasan çok makbule geçer ağabey! Gezerek satıştan bıktım artık."

Düşersen Dara Arkadaşını Ara

Gazeteciliğe başladığı 1954 yılından günümüze, tam 20 kez kovulan, buna karşılık ilginç haber ve röportajları ile 19 kez ödül alan Doğan Katırcıoğlu, geçenlerde Babıali'de "Arkadaş" adını verdiği bir ofis açtı. Katırcıoğlu yeni kartvizitine "Düşersen dara, arkadaşını ara" diye yazdırmış. Sanki günümüzde unutulmaya yüztutan vefaya, dostluğa sitem edercesine.
"Olur Böyle Vakalar" isimli kitabı beş baskı yapan usta gazeteci Doğan Katırcıoğlu artık tüm dostlarını ve arkadaşlarını "Arkadaş"ta bekliyor.
Ve, 1985 yılında yazdığı şiirinde şöyle dışa vuruyor duygularını:

"Hiç çocuklar ağlamasa
Hiç insanlar aç yatmasa
Hiç kimse yumruğunu sıkmasa birbirine
Vurmasalar insan kalbini
İşte öyle bir dünya istiyorum
Çok mu?
Yoksa…
Yok mu?"

Efendim 1968 yılından beri içeride ve dışarıda, haber, röportaj, dizi, makale vs. yaza yaza bu günlere kadar geldik. Tam "Artık biraz da başkaları yazsın" derken, Genel Yayın Yönetmenimiz sevgili Merih Işın "Medyatör boş oturma yaz birşeyler" diye kükreyiverdi.
Ne yapalım emir büyük yerden.
Bundan böyle bu sayfada, medya, anı, aktüalite, politika vs. aklımıza gelenleri sizlerle paylaşacağız.
Umarız hoş bulursunuz.


Köşe Yazarları

Medyatör