Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan: “2004 Türkiye için veri yılı olacak”

Fatma Ağaç

Ekinalan, Türkiye’de 2004 yılında veri alanında devrim yaşanacağına işaret ederek; 2004’ün veri komünikasyonun çok ciddi olarak kullanıldığı ve kullanımının yaygınlaştırılması için çok efor sarf edildiği bir yıl olacağını, Türk Telekom’un da bunun için ciddi çalışmalar yaptığını söyledi.

TÜRK Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan, Türk Telekom’da çok ciddi çalışmalar yapıldığına değinerek, şimdiye kadar bu çalışmaları basının karşısına çıkıp anlatma ihtiyacını çok fazla duymadıklarını, ancak çalışmaların belli bir noktaya gelmesi nedeniyle bunları kamuoyuyla artık paylaşmak istediklerini bildirdi. 2004 yılının Türkiye için veri yılı olacağına işaret eden Ekinalan, “2004 yılı verinin çok ciddi olarak kullanıldığı ve kullanımının yaygınlaştırılması için çok da efor sarf edildiği bir yıl olacak” diye konuştu. Ekinalan, Türk Telekom’un bu bakımdan çok ciddi çalışmalar içinde olduğunu söyleyerek, “Örneğin; denizaltından giden fiber bağlantımızı bin kat artırmak için çalışma yapıyoruz. ADSL de 64 Kilobit ve 128 Kilobit’lik kapasiteler konuşuluyor, bu senenin sonunda, 2004 başında 512 Kilobit’lik kapasiteyi geniş bant erişim sağlanması için devreye koyacağız” diye konuştu. Ekinalan, veri alışverişinin makul fiyatlarla yapılabilmesi için altyapının hazır hale getirileceğini vurgulayarak, 2004 yılında veri alanında devrim yaşanacağını kaydetti. Ekinalan, TTnet erişimiyle ilgili bir takım yatırımlarının olduğuna değinerek, XDSL’nin paralelinde giden başka erişim metotlarıyla ilgili yatırımlarının da devam ettiğini belirtti.

Ekinalan, XDSL abonelerinin artması durumunda altyapıda bir takım gelişmeler sağlanmasının gerekebileceğini ve bunlarla ilgili planlamaların devam ettiğini belirtti. Veri ile ilgili projelere ağırlık vereceklerine değinerek, 118 Çağrı Merkezi Projesi’nin Türk Telekom’un üzerinde çalıştığı en önemli projelerinden biri olduğunu belirten Ekinalan; müşterilerin artık Türk Telekom müdürlüklerine gidip işlem yaptırmalarını çok fazla arzu etmediklerini, müşterilerin İnternet üzerinden veya telefon aracılığıyla hizmet almalarını istediklerini kaydetti. Türk Telekom’un daha kaliteli servis verebilmesi için daha etkileşimli bir yapıya kavuşması gerektiğine işaret eden Ekinalan, “Bu da İnternet Protokolü projeleriyle sağlanacak” dedi. Ekinalan, Türk Telekom’un bir başka önemli yatırımının da önemli merkezlerdeki eski santralların yenilenmesi olacağını söyledi. Ekinalan, Telepati’nin sorularını şöyle cevaplandırdı:

Serbestleşme sonrası rekabete hazır mısınız bunun için neler yapıyorsunuz?
“Bizim için serbestleşme sonrası rekabet ciddi bir tehdit. Türk Telekom’un bu yapısı ile çok da hazır olmadığı anlaşılıyor. Çeşitli yönlerimizle hazırlanmaya çalışıyoruz. Birincisi, personele eğitim vererek hazırlanıyoruz. İkincisi, yatırımlarımızla hazırlanıyoruz. Kuvvetli olmamız gereken alanlarda yatırımlarımızla hızla hazır hale gelmeye çalışıyoruz. İP-İnternet Protokolü yatırımlarıyla müşteriye çeşitli seçenekler sunabilecek bir altyapıyı kurmaya çalışıyoruz. Ama çok daha önemlisi müşteri memnuniyetine dayanan servis anlayışıyla hazır hale gelmeye çalışıyoruz. Bunu teknik seviyede ve servisin sunuşu aşamasında mutlaka başarmamız gerekiyor. Bunu başaramazsak, zaten Türk Telekom’un başarılı olması mümkün değil. Çünkü çok rekabetçi bir alandayız ve bu alanda hataya yer yok. Türk Telekom verdiği serviste de rakiplerinden her zaman önde olmayı becerecek. Rekabet korkutmuyor bizi. Ama bu rekabetin baskısını da yaşıyoruz.”

Ekinalan, bu yıl 500 trilyon Lira civarında bir bütçeyi yatırımlarda harcamayı planladıklarını belirterek, Çağrı Merkezi Projesi ile eski santralların yenilenmesine ağırlık vereceklerini kaydetti.

Türk Telekom’un yatırımlarından söz eder misiniz, bu yıl ne kadar yatırım yapmış olacaksınız?
“Bu sene 500 trilyon Lira civarında bir bütçeyi yatırımlarda harcamayı planlıyoruz. Bir kısmını da gelecek yıla kaydırıyoruz. Örneğin proje bu sene başlıyor, ama ödemeleri gelecek seneye yapılacak şekilde düzenleniyor. Her ne kadar 500 trilyon Lira’lık bir harcama yapsak da yatırım büyüklüğümüz 500 trilyonun üzerinde. Mesela bunlar bahsettiğim veri ile ilgili projeler. 118 Çağrı Merkezi projemiz, Türk Telekom’un en önemli projelerinden bir tanesi. Müşterilerimizin artık Türk Telekom müdürlüklerine gidip işlem yaptırmalarını çok fazla arzu etmiyoruz. Diyoruz ki, müşterilerimiz bize İnternet’ten veya telefonla ulaşsınlar. Çağrı merkezi ile kaliteli, standart bir hizmet vermek istiyoruz. Böylece müşteri rahatsız olmadan işlemlerini, telefon aboneliğini, GSM aboneliğini yaptırabilsin, arızasını çözebilsin. Müşteriler, her türlü operatörlü servislerle ilgili hizmetleri bu dörtlü hatlar üzerinden alabilsinler istiyoruz. Bu proje bu senenin sonunda gerçekleşebilecek bir proje. Uzun bir süreci var. Türk Telekom’un daha kaliteli servis verebilmesi için daha etkileşimli bir yapıya kavuşması gerekiyor. Bu da İP projelerimiz ile sağlanacak. Mesela daha iyi ve çeşitli tarifeler uygulayabilmemiz için müşterilerin isteklerine cevap veren paketler oluşturabilmek için İP yatırımlarının mutlaka tamamlanması gerekiyor. Bir uçtaki bilginin merkezden değerlendirilip buna göre karar verilmesi gerekiyor. Buna çok önem veriyoruz.
Bir başka önemli yatırımımız, önemli merkezlerimizde, yani en iyi müşterilerimizin olduğu yerlerde hizmet veren en eski santrallarımızın yenilenmesi. Bu proje de bu sene başlayıp gelecek seneye sarkacak bir proje. İstanbul’dan başlamak üzere bu santralların hepsini yeniliyoruz. Dolayısıyla bu projelerin hepsi bizim açımızdan çok önemli. Santralların yenilenmesi ile bütün santralları aynı seviyeye getiriyoruz. Bütün Türkiye’deki santralların teknolojik seviyesini yükseltiyoruz. Bu proje orta büyüklükte ve 70-80 milyon Dolar’lık bir proje.”

Türk Telekom geçen yıl ne kadarlık bir yatırım yaptı?
“Türk Telekom, geçen yıl 200 trilyon Lira’lık bir yatırım yapmış. Bu da Türk Telekom için oldukça küçük bir rakam. Bu sene yatırımlara senenin başından itibaren çok hızlı bir şekilde başladık. Ama önümüzde bir Kamu İhale Kanunu var. Bu nedenle ihaleler çok kısa sürede tamamlanamıyor ve sonuçlanamıyor. Başladığımız yatırımların büyük kısmını bu senenin sonuna kadar tamamlamayı planladık. Ama yatırımların büyük kısmı gelecek sene tamamlanabilecek. Dolayısıyla, bu sene oldukça yoğun bir yatırım dönemi yaşıyoruz. Türk Telekom veri altyapısı yatırımlarını kendisine hedef olarak seçti. Çok çeşitli projelerimiz var; bunların içinde GSM yatırımları, İnternet erişim metotlarıyla ilgili yatırımlar öne çıkıyor. Mesela 60 bin ‘port’ ADSL ihalesini tamamladık. Meteksan-NEC Konsorsiyumu ile sözleşme imzaladık. 200 bin ‘port’ ihalesiyle ilgili süreç devam ediyor. Tahmin ederim, o da kısa süre içinde (1-2 ay içinde) tamamlanacak. Yurtdışı Fiber Optik Kablo İhalesi tamamlanmak üzere. Bunlar İnternet’in, veri komünikasyonunun gelişmesine yönelik projeler.”

Veri projeleri çok önemli diyorsunuz, bu projeler için ne kadarlık bir kaynak ayrıldı?
“İhalesi devam eden projeler, mesela Denizaltı Fiber Kablo Projesi 50 milyon Dolar civarında. Tahmin ederim bu sene 30-40 milyon Dolar’lık bir DSL yatırımı yapacağız. Oldukça büyük bir yatırım. Belirttiğim gibi bundan sonraki yatırımlarımız daha çok veri ve İnternet’e yönelik yatırımlar olacak. Diğer yatırımlarımız da bakım, işletme ve iyileştirmeye yönelik. Sabit telefonlarla ilgili yatırımlarımız da daha çok iyileştirmeye dönük olacak. Türkiye’de sabit telefonlar belli bir aşamaya geldi. Çok ciddi bir gelişme beklemiyoruz. Sabit telefon hatları birçok özelliğinden dolayı hala tercih sebebi olacak. Veri servisleriyle bütünleşik ses servisleri hala çok cazip. Ama bu konuda da çok ciddi bir artış beklemiyoruz. Türk Telekom’un gelirleri veri servislerinden elde edeceği gelirler olacak.
İnternet Protokolü üzerinden ses iletimi (VoIP-Voice Over IP) uygulamalarıyla ilgili bir takım planlarımız vardı. Burada servis kalitesi çok önemli. Bu servis kalitesini bütün noktalarda başarabilmek kolay değil. Zannediliyor ki, veri hatları üzerinden çok kolay bir takım servisler verilebilir ve kolayca para kazanılabilir. Halbuki telekomünikasyon hizmeti uzun soluklu bir iş. Kısa dönemde bazı hizmetler belki cazip gibi gözükebilir ama müşteri uzun dönemde devamlılık ister, kalite ister. Türk Telekom şimdiye kadar belli bir düzeyde bunları başarmıştır. Şimdi üzerimizde hem özelleştirme hem de serbestleşme baskısı var. Bu baskıyla servis kalitesinin çok daha iyi olacağını düşünüyorum.”

Yeni Kamu İhale Yasa Taslağı hazır. Telekomünikasyon sektörü ihale yasası dışında kaldı mı?
“Kamu İhale Yasası bizi şu haliyle oldukça etkiliyor. Süreçleri uzatıyor, alımların formatı, Türk Telekom’un almaya çalıştığı malzemeler ve servislerle ilgili formata uymuyor. Temel sorun formattan kaynaklanıyor. Biz daha profesyonel bir alım prosedürünün uygulanabileceğini düşünüyoruz. Yasada biraz daha değişik, sanki inşaat malzemesi alır gibi bir takım alımlar planlanıyor. Yapılan yeni kanun çalışması bizi bu kanun uygulamasının dışına çıkarıyor. Yalnız bununla ilgili yeni bir çalışma yapılması gerekiyor. Telekomünikasyonla ilgili ayrıca bir kanun çalışması yapılıp; o kanun kapsamında satın alma prosedürlerinin gerçekleşmesi gerekiyor. Bunların hepsi bir süreç. Önemli olan bu süreçte, planlanan sürelerde alımların nasıl yapılacağı. Zorluklar devam ediyor. Kanun değişikliğinden sonra, yeni kanun çıkıncaya kadar da devam edecek. Önümüzde bu sene sonu tamamlanmasını planladığımız veya büyük ölçüde adımlar atılmasını planladığımız bir özelleşme var. Bu senenin sonunda bir serbestleşme var, dolayısıyla kanunla ilgili kısıtlar bizi hala etkilemeye devam edecek gibi görünüyor. Şunu özellikle vurgulamak gerekir; Dünya Bankası ve IMF de bizim bu zorluğumuzu kabul ettiler. Bizim kapsam dışına çıkmamızın doğru olduğunu düşünüyorlar. Çünkü Avrupa’daki uygulamalar da böyle. AB yetkilileri de öyle diyor. Ama kanun hazırlanması ve tamamlanması süreçleri ciddi problem. Başlangıçta birden bire bu kanun karşımıza uygulamada birtakım zorluklar çıkardı. Bu kanunun anlaşılmasında İhale Kurumu da güçlük çekiyor, çünkü Kurum da ilk defa uyguluyor bu kanunu. Onlar için de birtakım zorlukları var. Uygulamanın nasıl olacağı konusunda onlar da çalışıyor, şu anda biraz daha oturmuş gibi. Neyi yapacağımız, neyi yapamayacağımız anlaşılmış gibi. Süreçlerimiz başladığı için biraz daha önceden planlayabiliyoruz. Gelecek sene başında tamamlanması gereken ihaleyle ilgili şimdiden ihaleye çıkıyoruz. İhale formatıyla ilgili, yapmak istediğimiz alım yöntemini uygulayamadığımızdan dolayı varolan problemler biraz daha sürecek. Yeni yasayla sorunlar tamamen çözülmüş olacak. Satın almalara yönelik Türk Telekom’un ihtiyaçlarına göre yeni yasa hazırlanacak.”
Türk Telekom’un özelleştirilmesine ilişkin strateji ne zaman netleşir? Bu sürece ilişkin bir gecikme yaşanır mı?
“Özelleştirme konusunda ilgili grupların çok ciddi bir kararlılığı var. Bu hükümette de gözleniyor. Bu kararlılık Ulaştırma Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve özelleştirmenin bağlı olduğu Maliye Bakanlığı tarafından ortaya konuluyor. Bizim yönetim kurulumuz da bu konuda kararlı. Yönetimde bizler de bunun yerine getirilmesi için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz.
Aycell- Aria birleşmesinin bu süreci çok fazla etkileyeceğini düşünmüyorum. Ek çalışmalar gerektirebilir, ama bunu yapan insanlar ek bir süre koyuyorlar, acaba beklenmedik bir şey çıkar da bu çalışmaları etkiler mi diye. Bizim tarafımızda uluslararası denetimin yapılmasıyla ilgili çalışmaları başlattık, bu çalışmalar devam ediyor. Bu, özelleştirme için gereken şeylerden bir tanesiydi. Özelleştirme stratejisi derken aslında şu ortaya kondu: Dendi ki, ‘Halka arz yöntemi kullanılabilir; blok satış veya bunun kombinasyonu olan bir model olabilir ya da bunlardan ayrı olarak çevrilebilir tahvil çıkarabiliriz.’ Bu modellerin hangisinin uygulanabileceği, pazarın o günkü şartlarına bağlı. O günkü şartlarda hisse senedi iyi gözüküyorsa hisse senedi satışı olur, blok satış iyiyse blok satışa gidilecek. İkisinin kombinasyonu ile birşey elde edilecekse buna göre hareket edilecek. Aslında o günkü pazar şartları neyi gerektiriyorsa o yapılacak ve özelleştirme büyük bir hızla tamamlanacak. Önemli olan siyasi iradenin bulunmasıdır. O var olduğu için başarılacaktır.
Yaptığımız bir ihaleyle bir uluslararası denetim firması Haziran ayından beri Türk Telekom’u denetliyor. Bu normal bir süreç ve Türk Telekom’un hesaplarının, bilançolarının denetlenmesi anlamına geliyor.
Değer tespitine ilişkin çalışmalar da sürüyor. Bunun en kısa zamanda sonuçlanıp bir takım adımların hızla atılması gerektiğini düşünüyoruz.
Tahville ilgili kararnamenin Cumhurbaşkanı tarafından iade edilmesinin ardından yeni bir yasa hazırlandı özelleştirme ve tahvil satışına ilişkin. Yasa şu an Meclis’te.”