Kayıtdışı GSM cihazları artık kullanılamayacak

Fatma Ağaç

ELEKTRONİK kimlik bilgisi Telekomünikasyon Kurumu kayıtlarında yer almadığı belirlenen GSM cihazlarının, bir daha kullanıma sokulmamasını öngören yasa 13 Temmuz 2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Elektronik kimlik bilgisi Telekomünikasyon Kurumu kayıtlarında yer almadığı belirlenen GSM cihazları, bir daha kullanılamayacak. GSM cihazları ticaretinin kontrol altına alınması, tüketici ve abonelerin hırsızlığa ve gaspa karşı korunması yönünde düzenlemeler getiren yasa, 13 Temmuz 2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yasa ile kaçak ve hırsızlık malı GSM cihazlarının kullanım dışı bırakılması öngörülüyor.

Yasayla, elektronik kimlik bilgisi Telekomünikasyon Kurumu kayıtlarında yer almayan GSM cihazlarının ticaretini yapanlara, kolluk kuvveti tarafından 100 YTL'den 10 bin YTL'ye kadar idari para cezası verilmesi öngörülüyor. Kayıp, kaçak veya çalıntı cihazlara, elektronik kimlik bilgileri değiştirilmiş cihazlara haberleşme hizmeti veren işletmecilere, 20 bin YTL'den 40 bin YTL'ye kadar idari para cezası verilecek.

Resmi Gazete'nin 13 Temmuz 2005 tarihli sayısında yayımlanan “Telsiz Yasası'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Yasa”nın yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 5 ay içinde elektronik kimlik bilgisi Telekomünikasyon Kurumu kayıtlarında yer almadığı belirlenen cihazlar, bir daha kullanıma sokulmamak üzere devre dışı bırakılacak. Telekomünikasyon Kurumu tarafından izin verilmedikçe, işletmecilerce tedarik edilen abone kimlik ve iletişim bilgilerini taşıyan özel bilgiler veya cihazın teşhisine yarayan elektronik kimlik bilgileri yeniden oluşturulamayacak, değiştirilemeyecek, kopyalanarak çoğaltılamayacak veya herhangi bir amaçla dağıtılamayacak.

Telekomünikasyon Kurumu düzenlemelerine aykırı elektronik kimlik bilgisine sahip yeni veya kullanılmış cihazların her türlü devri ve ticareti yapılamayacak, bu cihazlar kullanılamayacak. Telekomünikasyon Kurumu kayıtlarında yer almadığı belirlenen elektronik kimlik bilgisine sahip cihaz kullanıcıları, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 ay içinde gerekli belgelerle birlikte Telekomünikasyon Kurumu'na veya Kurumun göstereceği yerlere başvurarak, cihazlarını kayıt ettirecek. Belgesi olmayan her bir kayıt dışı cihazın kayıt edilmesi için 5 YTL kayıt ücreti alınacak. Başvuru süresi sonunda kurum kayıtlarında yer almayan cihazlar, bir daha kullanıma sokulmamak üzere elektronik haberleşme şebekesi bağlantıları kesilmek suretiyle devre dışı bırakılacak.

Telekomünikasyon Kurumu tarafından izin verilmedikçe, elektronik kimlik bilgilerini yeniden oluşturan, değiştiren, çoğaltan veya herhangi bir amaçla dağıtanlarla, elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş cihaz, kart, araç veya gereçlerde değişiklik yapılmasını sağlayan yazılım, her türlü araç-gerecin ithalatı, üretimi, dağıtımı veya tanıtımını yapanlara, bulunduranlara veya aracılık edenlere, 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezası verilecek.

Tanımlanan suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek cezalar yarı oranında artırılacak.

Yıldırım: “Yasa önemli bir boşluğu doldurdu”

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, GSM cihazları ticaretinin kontrol altına alınması, tüketici ve abonelerin hırsızlığa ve gaspa karşı korunması yönünde düzenlemeler getiren “Telsiz Yasası'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Yasa”nın önemli bir suç alanını ve boşluğu ortadan kaldırdığını bildirdi.

Yıldırım, yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle MOBİSAD'ın (Mobil İletişim Sistemleri ve Araçları İş Adamları Derneği) 19 Temmuz'da Ankara Hilton Oteli'nde düzenlediği toplantıda yaptığı konuşmada yasanın önemine değindi. Yıldırım, yasanın uygulanması ile GSM cihazlarının artık suç işleme aleti olarak kullanılamayacaklarını ve kontrol altına alınacaklarını kaydetti. Yıldırım, yasanın uygulamasında Telekomünikasyon Kurumu'nun en büyük yardımcılarının MOBİSAD temsilcileri ve GSM operatörleri olacağını belirtti. Yıldırım, yasanın iyi bir biçimde uygulanmasının sonucunda 12 milyon kayıtdışı GSM cihazının kullanımının önüne geçileceğini ve 3 milyar Dolar'a ulaşan gayri ahlaki ticaretin ortadan kalkacağını vurguladı.

Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer ise yasanın kayıtdışı, gasp ve çalıntı GSM cihazları ile ilgili en gerçekçi düzenleme olduğunu dile getirerek, yasanın uygulanması ile yasal olmayan GSM cihazlarının hizmet dışı kalacağını söyledi.

AK Parti Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşoğlu da yasanın Avrupa Birliği (AB) standardında hazırlandığına değinerek, kayıtdışı GSM cihazları yüzünden can kayıplarının meydana geldiğini anlattı.

MOBİSAD Başkanı Murat Dursun ise yasanın “Temiz Toplum, Temiz Sektör” özleminin gerçekleşmesinde önemli bir adım olduğunu belirtti.

Uygulama nasıl olacak ve neler yapılacak?

5392 sayılı “Telsiz Yasası'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Yasa”nın uygulamasının nasıl olacağı ve neler yapılacağı tartışılırken, AK Parti Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşoğlu, Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer, Telekomünikasyon Kurumu Teknik Düzenleme ve Standardizasyon Dairesi Başkanı Mehmet Altuner ve MOBİSAD Başkanı Murat Dursun konuya ilişkin olarak “Telepati”ye şunları söylediler:

AK Parti Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşoğlu: Biz parlamento olarak kanunu çıkarttık. Bundan sonraki aşamada 45 gün içerisinde yönetmelik hazırlanacak. Çağrı merkezi kurulacak. Yönetmeliğin hazırlanması ve çağrı merkezi çok önemli. Çünkü bunlar olmazsa sistem çalışmaz. Yönetmeliği Telekomünikasyon Kurumu hazırlayacak. Bundan sonraki asıl görev Telekomünikasyon Kurumu'na düşüyor. Kurumda yetenekli ve donanımlı arkadaşlarımız var. Onlar bu işin üstesinden gelirler. Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım'da gereğinin yapılması için Telekomünikasyon Kurumu'na gerekli direktifleri verdi.

MOBİSAD'la ve diğer GSM operatörleri ile birlikte çalışın dedi. Bakanımız, yönetmeliğin bir an önce hazırlanmasını ve çağrı merkezinin bir an önce kurulmasını istedi. Yönetmelik yayınlanıp, çağrı merkezi kurulduktan sonra sistem dört dörtlük çalışacak. Ve istenilen netice alınacak.

Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer: Kayıtdışı GSM cihazlarının ihbar edileceği bir çağrı merkezi kuracağız. Yasanın yürürlüğe girdiği 13 Temmuz 2005 tarihini baz alırsak, çağrı merkezini en geç 28 Ağustos'ta fiili hale getirmemiz lazım. Çağrı merkezini hem teknik olarak hem personel olarak çalışır hale getirmemiz lazım. 13 Temmuz'dan sonraki 5 aylık bir süreç yani 13 Aralık 2005 tarihinde herşey başlamış olacak.

GSM cihazının IMEI (International Mobile Equipment Identitiy) kaydını herkes cihazının * # 0 6 # tuşlarına basarak kontrol edebilir. IMEI kaydını ayrıca, (http://imei.tk.gov.tr)'den görebiliyorsunuz.

GSM cihazınızı açınız * # 0 6 # tuşlarını kodlayınız. çıkan numara sizin IMEI numaranızdır

Biz bu geçiş süreci içerisinde GSM abonelerine KM-Kısa Mesaj atacağız. Numaranız kayıtlı değil, kaydettirin diyeceğiz. Hala kaydettirmeyenler varsa 1 Aralık'ta son uyarı olarak bir KM daha atacağız. 13 Aralık'ta süreç bitecek. Abone GSM cihazı kayıtsızsa faturasını gösterip telefonunu kaydettirebilir. Eğer faturası yoksa da bunun bedelini öder ve telefonunu kaydettirir. Bu ücret son derece düşük 5 YTL. Eğer kayıtsız telefonların faturası varsa o konuyu da ayrıca ele alacağız. Gerçekten ekonomide kayba yol açan bir durum. Kayıtlı telefon sayısı 36 milyon, 12 milyon kayıt dışı telefon var. ekonomiye en az zararı 3 milyar Dolar. Bu işten 1 milyar Dolar'lık vergi kaybı oluyor.

Telekomünikasyon Kurumu Teknik Düzenleme ve Standardizasyon Dairesi Başkanı Mehmet Altuner:: Kurulacak sistemin teknik altyapısında neler var? Çağrı merkezi bildiğimiz anlamda bir çağrı merkezi değil. Çağrı merkezi; kısa mesajla vatandaştan tıpkı kredi kartlarında olduğu gibi şifre bilgilerini alan, isim, soyad ve kimlik bilgilerini toplayan bir veri depolama merkezi olacak. Buraya çağrıda bulunacak kişiler verdikleri şifreyi çağrı merkezine bildirerek kendi kimliklerini teyit ettiriyorlar. Böylece çağrı merkezindeki personel konuşmak yerine aldığı bilgiyi teyit etmek ve çalıntıysa çalıntı seçeneğini, kayıtsa kayıt seçeneğini, gaspsa gasp seçeneğini seçmek suretiyle o bilgiyi bilgisayara aktarıyor ve çağrı merkezi personelinin işi burada bitiyor. Çağrı merkezi sadece bilgi ihbar niteliğindedir. Yani tüketicilere bilgi veren merkez niteliğinde değildir. Çağrı merkezinin bilgisayar sistemi ana siteme doğrudan bağlı olarak çalışıyor.

Çağrı merkezini en geç 2005 Eylül ayı başına kadar kurup, işletmek durumundayız. 13 Aralık tarihine kadar kayıtlarını yaptırmamış olanlar olursa; KM göndererek sizin cihazınız kayıt dışı; kayıt ettiriniz diyeceğiz. Fakat buna rağmen kayıt yaptırmamış olanlar varsa; onların telefonlarını bir daha kullanılmamak üzere kapatacağız.

Bütün GSM işletmecileri santrallerini bizim sisteme bağlamak zorundalar. Böylece biz on-line olarak bütün çalıntıların içinde bulunduğu kara listeyi ve yasal ithalatların içinde bulunduğu beyaz listeyi işletmecilerin sistemlerine yükleyip, beyazları kullandırmalarını ve siyahları bloke etmelerini sağlayacağız. Bu arada beyazla-siyah arasında kalan bir grup daha olacak. Bu grup yabancı uyruklu insanlar, turistler, konsolosluk ve büyükelçilik personelini kapsayacak. Veya kaçak telefon kullanıcıları olacak. Dolayısıyla işletmeciler, bu beyazla-kara liste arasında olmayanların listesini bize bildirecek. Biz bu listede olanları ayıklayacağız. Yabancı uyrukluları yeşil bir listeye alacağız. Yerli olanları da kara listeye aktaracağız. GSM cihazlarını bloke edeceğiz. Dolayısıyla, 13 Aralık 2005 itibariyle kayıtlarda olmayan bütün cihazlar ortaya çıkmış olacak.

MOBİSAD Başkanı Murat Dursun: Her şeyden önce yasanın gerekli kıldığı yönetmeliklerin süratle hazırlanması lazım. Biz yönetmeliklerin amaca en uygun, yasanın özüne en uygun şekilde hazırlanması için katkı sağlamak durumundayız. Görüşlerimizle, önerilerimizle aynen yasada yaptığımız gibi bütün gücümüzle dileklerimizi, olması gerekenleri sunacağız.

Bundan sonra oluşturulan mekanizmaların sağlıklı bir şekilde çalıştırılması aşamasına geliyoruz. Yani yasa ve yönetmeliklerle oluşturulan teknik ticari ve hukuki mekanizmaların işlerlik kazandırılması aşamasına gelmiş olacağız. Bu aşamada da biz aynı şekilde katkıda bulunmaya devam etmek durumundayız. Çünkü yasa son derece önemli birtakım düzenlemeleri dolayısıyla yaptırımları getiriyor. Burada en küçük bir zafiyet ve eksikliğin, vatandaşın ve kamuoyunun üzerinde oluşturulacak en küçük bir güvensizliğin bedeli çok ağır olur. Bizim böyle bir lüksümüz yok. Bu yola çıktık, gemiler yakıldı sonuna kadar da götürmek zorundayız. Böyle bir zafiyet oluşursa toparlamamız mümkün değil. Çünkü bu noktaya biz bu zafiyetlerle geldik.

Şu anda da kaçakla ilgili yasal düzenlemeler var. Yine Telekomünikasyon Kurumu'nun gayri ticari faaliyetler ve gayri ticari kullanımlarla ilgili düzenlemeleri var ama maalesef düzenlemeler güncellenemediği için, gelişmelere ayak uyduramadığı için ve gerektiği gibi mekanizmalar oluşturularak kullanılamadığı için bu kaos ortaya çıktı. Bu yasayla her şey sil baştan tekrar ele alındı. Bu fırsatı değerlendirmek zorundayız. Bunun başka çıkışı yok. Biz uygulamalar kısmında önemli bir misyonu da üstlenmeye aday olduğumuzu Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Telekomünikasyon Kurumu ile paylaştık. Yasanın getirdiği en önemli mekanizmalardan birisi bilgi ihbar merkezi. Dolayısıyla yasanın aslında vitrininde duran vatandaşla, son kullanıcıyla ilk teması sağlayacak olan bilgi ihbar merkezidir. Bilgi ihbar merkezinin çalışmasındaki en küçük aksaklık problem doğuracaktır. Ondan ötürü bilgi ihbar merkezinin işletmeciliğinde, sponsor olmak, destek vermek ve gerekirse de işletmeciliğini üstlenmek istediğimizi; bu belirttiğim riskleri de öne sürerek dile getirdik. Öyle sanıyorum ki, gerekli yasal zemin hazırlandıktan sonra, gerekli düzenlemeler sağlandıktan sonra bu konuda da biz önemli bir adım atmış olacağız. Bir diğer konu da sektörün bir sivil toplum kuruluşu olarak bizim artık gönüllü denetleyici olma sorumluluğumuz da var. Yani ülkemiz genelinde gönüllü denetlemeleri bizim yürütme sorumluluğumuz var. Bu bizim ülkemiz, vatandaşlarımız ve sektörümüz için taşıdığımız bir sorumluluk. Biz meslektaşlarımızı eğitmeye ve onların doğru hizmetler vermelerini sağlamaya çalışacağız. Vatandaşlarımızla, meslektaşlarımız arasında köprü olacağız. Tüketici dernekleri, tüketici hakem heyetleri, tüketici mahkemeleri açıkçası sivil ve resmi her kurum ile sektörümüz arasında bu köprü vazifesini görme sorumluluğumuz var. Bölgesel toplantılar yapacağız. Ve sürekli bilgilendireceğiz.

Yönetmeliğin hazırlanması gereken 45 günlük süre 5 aylık sürenin içerisinde. 45 gün içerisinde (13 Temmuz'da başladı) yetkilendirilen ve sorumlu kılınan; yasayla ilgili kurum olan Telekomünikasyon Kurumu, yasaya işlerlik kazandıracak yönetmelikleri ve düzenlemeleri bitirmek zorunda. Dolayısıyla, 13 Temmuz'dan itibaren 5 aylık süre içerisinde de bu kayıt düzenini sağlanmak zorunda. Vatandaşların panik yapmalarına gerek yok. Zaman var. Ancak takip etme zorunlulukları var.

Çalışmalar nasıl başladı, neler yapıldı?

Telepati dergisi ve Genpa A.Ş. yetkililerin 2001 yılında hazırlamış olduğu aynı doğrultuda iki taslak, TK İstanbul Şube Müdürlüğüne teslim edilmiş ve konu TK Genel Müdürlüğüne iletilmiştir. Konuyla ilgili, Ankara TK Başkanlığınca yürütülen ve GSM operatörleri başta olmak üzere geniş katılımlı çeşitli toplantılar düzenlenmiştir. Bilgilendirme toplantılarıyla başlayan hazırlık çalışmaları, Telekomünikasyon Kurumu ile Adalet Bakanlığı'nın ortaklaşa yürüttükleri sonuçlandırma faaliyetleri ile, GSM cihazlarına ilişkin suçları düzenleyen bir yasa taslağı hazırlandığı sıralarda, AK Parti Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşoğlu da GSM cihazlarının gasp edilmesine ilişkin daha önce hazırladığı yasa teklifini kamuoyuna duyurdu. Daha sonra da bu iki çalışma birleştirilerek çalışmalara hız verildi.

GSM cihazlarıyla ilgili cinayet, darp, gasp, hırsızlık, kapkaç ve kaçakçılık gibi suçlarda artış kaydedilmesi, GSM suçları ile ilgili bir yasa hazırlığını gündeme getirdi.

GSM cihazlarının yasal olmayan ticareti, piyasa aktörlerini haksız rekabete maruz bırakırken, oluşan kayıt dışı ekonomi sebebiyle de kamu zararı milyar Dolar'lar seviyesine çıktı.

Adalet Bakanlığı'nda yürütülen çalışmalarda yer alan Telekomünikasyon Kurumu Teknik Düzenleme ve Standardizasyon Daire Başkanı Dr. Mehmet Altuner, yasa taslağının ilk olarak 26 Şubat'ta Meclis Ulaştırma Komisyonu'nda görüşüldüğünü anlattı. Altuner, MOBİSAD ile 1 Şubat 2005 tarihinde GSM suçlarıyla ilgili kapsamlı bir basın toplantısı yapıldığını hatırlattı.

Altuner, kamuoyunda halen tartışılan Elektronik Haberleşme Yasa Taslağı'nda da bir maddenin elektronik kimlik bilgisine haiz cihazlarla ilgili müeyyideyi düzenlediğini, ancak Elektronik Haberleşme Yasa Taslağı'nın yasalaşmasının zaman alacağı düşüncesiyle yeni bir yasa hazırlığına gidildiğini kaydetti. Altuner, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“GSM telefon cihazlarını hedefleyen gasp, kapkaç ve yankesicilik gibi suçların oranlarının özellikle büyük şehirlerimizde giderek artış göstermesi, bu suçların emniyet birimleri ile adli makamların yaklaşık yüzde 30'luk iş yükünü oluşturması ve ayrıca kaçak olarak yurda getirilen GSM telefon cihazları için ÖTV, KDV gibi vergilerinin ödenmemesinden dolayı devletin ekonomik kayba uğraması, bu durumun ithalatçı firmaları haksız rekabete maruz bırakması ve garantisiz olarak piyasaya arz edilen söz konusu cihazları satın alan tüketicileri mağdur bırakması nedenleriyle Kurumumuz tarafından 2003 yılından bu yana teknik alt yapı ve düzenleme çalışmaları yapılmış ve 2004 yılının son çeyreğinde bir veri tabanı sistemi oluşturulmuş ve söz konusu sistemin işletilebilmesine hukuki dayanak olması bakımından da 2813 sayılı Telsiz Kanunu'na ek olarak yasalaşması amacıyla bir Kanun Taslağı hazırlanmış ve Taslak 5392 sayı ile yasalaşmıştır.

2004 yılında İngiltere'deki çalıntı telefonlara ilişkin önlemleri yürüten İçişleri ve Adalet Bakanlıklarına bağlı çalışan çağrı merkezi yöneticileriyle ortak çalışmalar yürütüldü. GSM Telefon Cihazı Kaynaklı Suçlarla Mücadelede Uluslararası İşbirliği konulu toplantı Dış Ticaret Müsteşarlığı Toplantı Salonu'nda İngiliz yetkililerle Kurumumuz, Maliye, Adalet, İçişleri Bakanlıkları ve Gümrük müsteşarlığı ile yapıldı.

Konu, Kurumda uzmanlık tezi olarak hazırlanmış ve tez komisyon tarafından onaylanmıştır. Ayrıca tüm iç mevzuata uyum açısından ilgili kuruluşlarla çalışılmıştır.

Yasa 45 günde bilgi ihbar merkezinin kurulmasını öngörmektedir. 2 ay içinde yasanın uygulamasına ilişkin yönetmelik çıkarılacaktır. Bu iki çalışma da başlatılmıştır. Süresinden önce bitirilmesi planlanmaktadır.”

13 Temmuz'da yürürlüğe girdi

5392 sayılı Telsiz Yasası'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Yasa 13 Temmuz 2005 tarihli Resmi gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yasa hakkında daha geniş bilgi sahibi olunabilmesi için yasayı “Telepati” okuyucularının bilgisine aynen sunuyoruz:

MADDE 1. — 5.4.1983 tarihli ve 2813 sayılı Telsiz Kanunu'nun 3'üncü maddesine aşağıdaki bentler eklenmiştir.

f) "Elektronik Kimlik Bilgisi" terimi, telsiz cihazlarına tek ve benzersiz olarak tahsis edilmiş kimlik tanımını,

g) "Abone Kimlik ve İletişim Bilgileri" terimi, elektronik haberleşme hizmeti alan kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek veya tüzel kişilere ait işletmeci tarafından aboneye tahsis edilen özel bilgileri,

h) "Elektronik Haberleşme" terimi, ses, görüntü, işaret, sembol ve elektrik işaretlerine dönüştürülebilen her türlü verinin kablo, telsiz, optik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektro-kimyasal, elektro-mekanik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesini, gönderilmesini ve alınmasını,

ı) "İşletmeci" terimi, yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan veya telekomünikasyon alt yapısı işleten sermaye şirketini,

k) "Kurum" terimi, Telekomünikasyon Kurumu'nu,

l) "Kurul" terimi, Telekomünikasyon Kurulu'nu,

m) "EIR (Equipment Identity Register)" terimi, mobil cihaz kimlik tanımı veri tabanını,

n) "CEIR (Central Equipment Identity Register)" terimi, merkezi mobil cihaz kimlik tanımı veri tabanını,

o) "Cihaz" terimi, telsiz veya elektronik haberleşme şebekesine doğrudan veya dolaylı olarak bağlanan cihaz veya cihazın ilgili parçasını,

p) "SMS (Short Message Service/Kısa Mesaj Servisleri)" terimi, kısa mesaj servisini,

r) "IMEI (International Mobile Equipment Identity)" terimi, uluslararası mobil cihaz kimliğini,

MADDE 2. — 2813 sayılı Kanunun 25'inci maddesinden sonra gelmek üzere Kanuna aşağıdaki kısım eklenmiş ve diğer kısımlar buna göre teselsül ettirilmiştir.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazlar

Elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlar

MADDE 25a. — Kurum tarafından izin verilmedikçe işletmecilerce tedarik edilen abone kimlik ve iletişim bilgilerini taşıyan özel bilgiler veya cihazın teşhisine yarayan elektronik kimlik bilgileri yeniden oluşturulamaz, değiştirilemez, kopyalanarak çoğaltılamaz veya herhangi bir amaçla dağıtılamaz.

Elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş cihaz, kart, araç veya gereçlerle, değişiklik yapılması amacına yönelik yazılım, her türlü araç veya gereçlerin ithalâtı, üretimi, dağıtımı veya tanıtımı yapılamaz, bulundurulamaz, aracılık edilemez.

Elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş cihaz, kart, araç veya gereçlerle, değişiklik yapılması amacıyla kullanılabilen yazılım, her türlü araç veya gereçlere Kurumun talebiyle 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 127'nci madde hükümlerine göre el konulur.

Kurum düzenlemelerine aykırı olarak elektronik kimlik bilgisini haiz yeni veya kullanılmış cihazların ticareti yapılamaz.

Abone ve cihaz kimlik bilgilerinin güvenliği

MADDE 25b. — Abone kimlik ve iletişim bilgilerini taşıyan özel bilgiler ile cihazların elektronik kimlik bilgilerini taşıyan her türlü yazılım, kart, araç veya gereç yetkisiz ve izinsiz olarak kopyalanamaz, muhafaza edilemez, dağıtılamaz, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla kullanılamaz.

İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez.

Abonelik tesisi için gerekli kimlik belgeleri kontrol edilmeden işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik kaydı yapılamaz.

Abonelik tesisine ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirlenir.

İşletmeciler

MADDE 25c. — İşletmeciler; kayıp, kaçak veya çalıntı cihazlarla, Kurumun CEIR'ında yer alan elektronik kimlik bilgileri değiştirilmiş cihazlara elektronik haberleşme hizmeti veremez.

İşletmeciler, yukarıdaki fıkrada açıklanan yasal olmayan cihazların haberleşme şebe-kelerine bağlanılmalarını önlemek üzere EIR sistemlerini Kurumdaki CEIR sistemiyle birlikte uyumlu olarak çalışır hâle getirmek, bununla ilgili teknik alt yapı ve sisteminin güvenliği ve güvenilirliğini bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş ay içerisinde sağlamak ve aksamaksızın işletmekle yükümlüdürler.

İkinci fıkradaki sistemin işletilmesinden kaynaklanan sorunların işletmeci veya Kurum tarafından tespit edilip derhâl bildirilmesinden itibaren Kurum tarafından sorunların giderilmesi için işletmeciye beş iş günü süre verilir. Sorunların giderilememesi hâlinde işletmeci derhâl gerekçelerini yazılı olarak bildirerek ek süre verilmesi amacıyla Kuruma başvurur.

Bilgi ve ihbar merkezi

MADDE 25d. — Elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlar için Kurum, bilgi ve ihbar merkezi kurar veya kurdurur. Kurum sistemine kayıtlı olan elektronik kimlik bilgisini haiz cihazı çalınan, yağmalanan, kaybeden veya her ne suretle olursa olsun rızası dışında elinden çıkan kişiler öncelikle cihazının elektronik haberleşme bağlantısının kesilmesi için Kurumun bilgi ve ihbar merkezine başvurur. Kurum, şüpheliye isnat edilen suça ilişkin bilgi elde ettiğinde Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir.

MADDE 3. — 2813 sayılı Kanunun 32'nci maddesinin (i) bendinin ikinci paragrafında geçen "otuzbin Lira'dan yüzbin Lira'ya kadar ağır para cezası" ve "onbin Lira'dan otuzbin Lira'ya kadar ağır para cezası" ibareleri "elli günden ikibin güne kadar adlî para cezası" olarak değiştirilmiş; maddenin birinci fıkrasının (g) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bentler eklenmiş ve diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiş, ayrıca maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

h) Bu Kanunun 25a maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına aykırı hareket edenlere bir yıldan beş yıla kadar hapis ve yüz günden beşbin güne kadar adlî para cezası; dördüncü fıkrasına aykırı hareket edenlere, yüz YTL'den onbin YTL'ye kadar idarî para cezası verilir. Bu idarî para cezası kolluk tarafından verilir.

Bu maddede tanımlanan suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek cezalar yarı oranında artırılır. Bu faaliyette bulunan tüzel kişi ise, hakkında 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundaki bunlara özgü güvenlik tedbirlerine de hükmolunur.

i) Bu Kanunun 25b maddesinin, birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler, bir yıldan üç yıla; ikinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler altı aydan iki yıla; üçüncü fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu maddede tanımlanan suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek cezalar yarı oranında artırılır. Bu faaliyette bulunan tüzel kişi ise, hakkında 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundaki bunlara özgü güvenlik tedbirlerine de hükmolunur.

j) Bu Kanunun 25c maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen haller hariç olmak üzere cihaz başına yirmi bin YTL'den kırk bin YTL'ye kadar idarî para cezası verilir.

Maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere on milyon YTL idarî para cezası verilir.

Maddenin üçüncü fıkrasına aykırı hareket edenlere, beş yüzbin YTL'den bir milyon YTL'ye kadar idarî para cezası verilir.

Bu bentteki idarî para cezaları Kurum tarafından verilir.

Kurum tarafından yapılacak her türlü tebligat işlemleri, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır.

MADDE 4. — 2813 sayılı Kanunun 33'üncü maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

25a, 25b, 25c ve 25d maddelerinin uygulanmasına ilişkin hususlar bu Kanunun yürürlüğe giriş tarihinden itibaren iki ay içinde Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelik veya Kurul kararlarıyla düzenlenir.

MADDE 5. — 2813 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 6. — Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Kurum kayıtlarında yer almadığı belirlenen elektronik kimlik bilgisini haiz cihaz kullanıcıları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş ay içinde gerekli belgelerle birlikte Kuruma veya Kurumun göstereceği yerlere başvurarak ellerindeki cihazlarını kayıt ettirirler.

Belgesi olmayan her bir kayıt dışı cihazın kayıt edilmesi için beş YTL miktarındaki kayıt ücreti cihaz kullanıcısından Kurumun göstereceği yerler tarafından tahsil edilir. Kayıt ücreti her türlü vergi, resim, harç ve Hazine payından muaftır. Kurumun göstereceği yerler tarafından her bir cihaz için tahsil edilen kayıt ücretinden SMS gönderilmesi ve kopyalanmış cihazların IMEI numaralarının düzeltilmesi gibi masraflarından oluşan hizmet bedeli karşılığı olarak bir YTL düşülerek, kalan miktar CEIR ile bilgi ve ihbar merkezi payı olarak kullanılmak üzere, tahsilatı müteakip on gün içerisinde Kurum hesaplarına aktarılır.

Başvuru süresi sonunda Kurum kayıtlarında yer almayan cihazlar bir daha kullanıma sokulmamak üzere elektronik haberleşme şebekesi bağlantıları kesilmek suretiyle devre dışı bırakılır. Ancak kullanıcılardan, Kurum tarafından yönetmelikle belirlenecek haklı bir mazereti olanlardan başvuru süresini geçirenler, yukarıda belirtilen kayıt ücretini ödemeleri halinde elektronik haberleşme şebekesi bağlantıları kullanıma açılır.

GEÇİCİ MADDE 7. — Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kırkbeş gün içinde CEIR ile bilgi ve ihbar merkezinin kurulması ve işletilmesine yönelik her türlü yazılım, donanım ve yardımcı gereçlerin temini Kurum tarafından sağlanır.

MADDE 6. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 7. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.