Bence

E-DEVLET, E-KURUM ve VEDOP

Dünyadaki gelişmeler, ‘Sayısal Uçurum' olgusuna veya başka bir tehdidine önem verilmesi gerektiğini göstermekte. Ülkemizde Cenevre'de başlayan ve Tunus'ta sonlanan Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi (WSIS)'nden çok daha önce bu tehdidin farkına varılarak, tedbirler düşünüldü ve hükümetimiz bu konuya en üst seviyede önem verildiğini gösteren adımları attı. Neydi bu adımlar ve bugüne kadar neler yapıldı, kısaca irdeleyelim.

58inci Hükümet Acil Eylem Planı hazırladı ve bir genelge yayınlayarak, “e-Dönüşüm Türkiye Projesi” nin hazırlanması görevini DPT'ye verdi. DPT; ihaleye çıktı ve Peppers and Rogers'a Bilgi Toplumu Stratejisi hazırlama görevini verdi. Yakınen biliyorum ki, söz konusu raporun hazırlanmasında ve sonuçlanmasında en az Peppers and Rogers kadar DPT'nin çalışanları çok özverili çalışma yaptılar.

Diğer bir adım e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu'nun oluşturulmasıdır ki, Hükümetimizin bu konuya ne derece önem verdiğinin apaçık bir örneğini teşkil etmektedir. Üç Sayın Bakan'ın yer aldığı bu Kurul, periyodik olarak toplanmakta ve Sivil Toplum Kuruluşlarının da görüşlerini almak suretiyle Sayısal Uçurumdan ülkemizin etkilenmemesi için gereken tedbirleri düşünmektedir.

Yer kısıtı nedeniyle konuyu uzatmamak ve geçtiğimiz günlerde yaşadığım bir konuya değinerek yapılması gerekenler konusunda görüşlerimi ifade edebilmek için e-imza, e-devlet kapısı ve e-kurum çalışmaları gibi konulara değinmeyeceğim.

Geçtiğimiz günlerde yaşadığım olaya geçmeden önce, 1994'de ABD'de FCC'de bir eğitim sırasında yaşadığım başka bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. FCC'de yaklaşık iki ay çeşitli konularda (ABD Telekomünikasyon Eğitim Enstitüsü-USTTI) eğitim almıştım. Bu eğitimlerden birisi de, Washington DC yakınlarında FCC'nin Monitoring (TK'daki adı ile Spektrum İzleme) istasyonunda idi. Bu eğitimin ilk gününde birim hakkında bilgi veren yetkili zaman içinde personel sayısında azalmayı sunumunda ifade etti. Niçin personel sayısının azaldığına dair soruya verilen cevap; birimde bilgisayarlaşmaya gidilince, personeli azaltmanın gerekli olduğunu ifade etmişti.

Şimdi gelelim VEDOP'a. VEDOP, ülkemizde vergi denetiminin ve tahsilinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesine için sistemin bilgisayarlaştırılmasıdır. VEDOP, bildiğim kadarı ile Cybersoft firması tarafından gerçekleştirilmiş ve ödül almış bir projedir.

Geçenlerde aracımın muayenesini yaptırmak üzere Karayolları Genel Müdürlüğü Muayene istasyonuna gittim. Muayene denilen uygulama baştan sona komik, bu şekli ile gereksiz, lüzumsuz bir uygulama zaten. Sanırım herkes benimle aynı fikirdedir. Bu şekilde yapılan muayene işleminin para tahsilinden başka bir amacı olmasa gerek. Gelelim tekrar VEDOP'a: Muayene yapıldı, sıra geldi ücret yatırmaya. Onlarca kişinin arkasında sıraya girdim. Sıra bana yaklaşınca fark ettim ki, bizim sıradan bazıları bir iki atışma ve tartışmadan sonra yan sıraya gidiyor. Sıra bana gelince ilgili memur araç plakasını girdi, 2006'nın Motorlu Taşıtlar vergisinin 1. taksiti yatmamış dedi. Hemen yanımdaki vergi makbuzlarından kendisine yatırdığıma dair makbuzu ibraz ettim, düzeltmesini beklerken, bunu yan sıraya girip orada düzelttireceksiniz dedi. İtirazlar sonuç vermedi yandaki sıradan onu düzelttirdim tekrar sıralara girerek diğer işleri yaptım, başka yerde para yatır v.s.

Daha bitmedi; diğer aracımın Motorlu Taşıt vergisinin 2. taksitini yatıracağım. Bankada birincisini yatırmamışsınız faizi şu, bir ve ikinci taksitlerin toplamı bu, birlikte yatıracaksınız diyince anladım ki bu işleri bankadan değil, vergi dairesinden yatırmak gerek. Bankalardan gelen kayıtlar VEDOP'a geçirilirken bir sorun oluşuyor sanırım.

Şimdi yukarıda ABD örnekleri ve bizim örneklerimiz birlikte dikkate alındığında benim aklıma şunlar geldi:

Cybersoft firması bu projenin başlangıcında bir analiz yapmıştır. En doğru iş akışını oluşturmak üzere muhtemelen daha az personel, daha az gişe görevlisi önermiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı yürüyen sistemini değiştirmek istemediğinden bu önerileri kabul etmemiş, mevcut duruma uygun bir yazılım ve iş akışı istemiştir.

Veya Cybersoft bu konularda hiçbir öneride bulunmamış, mevcut sistemin üzerine olduğu gibi kurulmuştur ki, ülkemizin güzide bir yazılım şirketi için bu çok vahim bir durum olur.

Son zamanlarda birlikte yakın bazı çalışmaları yaptığımızdan Gelir İdaresi Başkanlığının ne derece özverili çalıştığını iyi bildiğim için bu uygulama her nasıl olmuşsa olsun, bence savunulur bir yönü yok.

Bu konuyu e-devlet uygulamalarına getirmek istiyorum. E-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu'nun sanırım e-devlet yaklaşımı tümden gelim; yani önce çatı oluşacak (e-devlet kapısı), kurumlar burada belirlenen kriterleri temel alarak, uygun arayüzleri ve bilgi paylaşım esaslarını dikkate alarak kendi e-Kurumlarını oluşturacaklar. Ancak, bu sistemlerin Kurumların işlemlerini hızlandırması, basitleştirmesi, kurumların verimliliğini artırması en temel kriterinin gözden ırak tutulmaması gerekir. Aksi halde, ha Ali Veli ha Veli Ali değişen hiçbir şey olmaz.

Ankara 28.07.2006