Mobil telekomünikasyonda kayıt dışı ekonomi ve yansımaları

Cenk Yapıcı

Mobil telekomünikasyon sektöründe kayıt dışı ile mücadelede bugüne kadar yapılan çalışmalar ve gelinen aşama ve bundan sonra yapılması gereken çalışmaları değerlendirmek ve tartışmak üzere MOBİSAD (Mobil İletişim Sistemler ve Araçları İşadamları Derneği), TEDER (Telekomünikasyon ve Enerji Hizmetleri Tüketici Hakları ve Sektörel Araştırma Derneği) ve TÜTED (Tüm Telekomünikasyon İşadamları Derneği) tarafından 25 Temmuz 2008'de İstanbul Çırağan Kempinski'de düzenlenen “Mobil telekomünikasyonda Kayıt Dışı ve Yansımaları” adlı panele Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Telekomünikasyon Kurulu Başkanı Dr. Tayfun Acarer, Sivil Toplum Kuruluşları başkanları ve operatör başkanları katıldı.

2000 yılında Gen-Pa'nın desteğiyle ve Telepati dergisi işbirliğiyle hazırlanarak, TK İstanbul Bölge Müdürü İbrahim Bayraktar'a sunulan ve Kurumun Ankara'daki ilgili Kurul Üyesi rahmetli Mehmet Altuner'e ulaştırılan yasa tasarısı iki yıl üst üste yapılan birer toplantı sonucu konuyla ilgili ilk çalışmaların başlatılmış olduğu Yasa, 2005 yılında yasalaşmıştı.
İki ayrı oturum halinde gerçekleşen panelin açılış konuşmasını MOBİSAD Başkanı Murat Dursun yaptı. Dünyanın ve Türkiye'nin en hızlı gelişen sektörü konumunda olan mobil telekomünikasyonda, ilk sinyali alalı 14 yılın geride kaldığını kaydeden Dursun, bu zaman zarfı içinde sadece ses haberleşmesinde değil, bilgi toplumu olma hedefine ilerleyen ülkemizde, sağladığı fayda ve katma değerle ekonominin temel ve stratejik sektörlerinden biri olduğunu kanıtladığını ifade etti. Dursun konuşmasına şöyle devam etti: “Ülkemizde bugün için mobil telekomünikasyon sektörü cihaz ve donanımda 4 milyar YTL, hizmette 12 milyar YTL ve diğer yatırımlarla birlikte toplamda 18 milyar YTL'lik bir hacme sahiptir. Yine ülkemizde mobil telekomünikasyon sektöründe bugün itibarı ile yaklaşık 75 bin kişinin istihdam edildiği öngörülmektedir. Mobil telefonlar piyasaya çıktığı ilk günden beri en cazip ticaret aracı olma özelliklerini hep korudular. Talep arttıkça getirisi de artan bu pazarda gerekli hukuksal düzenlemelerin getirilmediği zamanlarda kayıt dışı ekonomiyi tetikleyen en önemli sorun haline gelmişti. 2002 yılı ortalarından itibaren yaşanmaya başlanan toplumsal ve sektörel sıkıntılarla ülkemizin bir anda ortak gündemi haline gelen sektörümüzdeki kayıt dışı ile mücadele, 2005 yılı Temmuz ayında 5392 sayılı kanunun hayata geçmesi ile yasal bir dayanağa kavuşmuştur. İşte bugün, sektörümüzün güzide üç sivil toplum kuruluşu MOBİSAD, TEDER ve TÜTED olarak yürüttüğümüz temiz sektör, temiz toplum sloganı ile bayraklaşan kayıt dışı ile ortak mücadelemizde, 2005 Temmuz'u öncesini ve geçen üç yılı değerlendirmek üzere böyle bir panel düzenledik. İnanıyoruz ki bu etkinliğimiz, sektörümüzde kayıt dışı ile mücadelede örnek işbirliğimizi pekiştirecek ve yapacağımız işlere ışık tutacaktır.”

“Telekomünikasyonda ekonomi kayıt altında”
Panelde söz alan Telekomünikasyon Kurulu Başkanı Tayfun Acarer, kayıt dışı mobil telefon konusunda belki de en radikal uygulamanın şu ana kadar yaptıkları kara liste kontrolü yerine, beyaz liste kontrolü uygulamasına geçmek olacağını, bu konuda şimdiden GSM operatörlerinin hazırlık yapmasını istediklerini ifade etti. “13 Temmuz 2005'te çıkan kanunun uygulanmasına 13 Aralık 2005'te başlandı, 2 buçuk yılı aşkın bir süre geçti. Bu konudaki buz dağının altı gözüktü. Şu anda Türkiye'de 94,3 milyon telefon kayıt altında. Kanunun çıktığı 13 Temmuz 2005'te ise kayıtlı telefon sayısı 18,5 milyondu. Geçen 2 buçuk yıllık süre içinde 76 milyon telefon kayıt altına alındı. Türkiye'deki kayıtlı telefon sayısı dikkate alındığında bunun ekonomiye katkısı yaklaşık 13 milyar Dolar'dır” diyen Acarer, işin ekonomik tarafı dışında sosyal soruna sağlamış olduğu bir katkısının da bulunduğunu, söz konusu tarihe kadar telefon gaspı ve çalıntı olayları nedeniyle birçok yaralanma, ölüm ve hırsızlık olaylarının meydana geldiğini söyleyerek, emniyet kayıtlarından alınan güncel bilgilere göre bunun yüzde 85 oranında azaldığını kaydetti. Acarer, 2,5 yıllık süreçte Türkiye'ye kayıt dışı yöntemlerle mobil telefon makinesi sokmak konusunda, akla gelmeyecek pek çok yöntemin uygulandığını gördüklerini, hala bu yöntemlerin uygulandığını, kurum olarak bu konuda mücadele ettiklerini ve etmeye devam edeceklerini söyledi. Acarer son günlerde gündeme sıkça gelen dinleme olayları hakkında şunları kaydetti: “Toplumda son zamanlarda özellikle dinlenme ve izlenme konusunda paranoya oluşma başladı. Kendisinin dinlediğini zanneden kişiler ya da kurumlar ‘Jammer' ya da sinyal karıştırıcı cihazlar kullanmaya bile başladı. Unutmamak gerekir ki, karıştırma sahası genişledikçe başkalarının haberleşme hak ve hürriyetine zarar verirsiniz. Kanunda hangi kuruluşların Jammer cihazı kullanacakları açıkça beyan edilmiştir ve bunu gelişi güzel kullanmak kanunen suçtur. Ayrıca 70 milyon insanın dinlenmesinin mümkün olabilmesi için bir başka 70 milyon dinleyicinin olması gerekiyor.”
Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, ek servisler üzerinden alınan vergilerin düşürülmesinin, kayıt altına alınabilecek ekonomi parçalarının artmasını sağlayacağını belirterek, 2007 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 4 buçuk büyüdüğüne, bilişim ve haberleşme sektörünün büyüme oranının ise yüzde 24'ü aştığına dikkat çekti. Sektörün kayıt altına alınması çalışmaları kapsamında Aralık ayındaki bir haftada 18 milyona yakın işlemin yüzde 72'sinin Turkcell Extra'lardan yapıldığını belirtti. Ciliv şöyle devam etti: “Kayıtlı ekonominin büyümesinde iki önemli etken olduğunu düşünüyorum. Mobil geniş bantın gelmesi çoğul ortam içeriğinin indirilmesi konusunda hız verecek ve içerikle ilgili ekonominin kayıt altına alınmasını sağlayacak. Bunun yanında özellikle ek servisler üzerinden alınan vergilerin düşürülmesi de kayıt altına alınabilecek ekonominin artmasını sağlayacaktır.”
Türk Telekom İcra Kurulu Başkanı Paul Doany, Türk Telekom abonelerinden alınan sabit ücret ve bu ücretin mobil operatörlerdeki ücretlerden fazla olmasına dair eleştiriler üzerine konuyla ilgili, durumun rekabet modelinin farklılığından kaynaklandığını belirterek, sabit hattın fiyatlanmasının AB rekabet modeline dayalı olduğunu ve bu konuda başka seçenek bulunmadığını ifade etti. Doany ayrıca, “AB modelinin temel prensibine göre, erişme maliyeti sabit ücret tarafından karşılanır. Ondan sonra yapılan görüşmeler üzerinde rekabet vardır bu da mobilden daha ucuzdur. Eğer AB rekabet modeli olmasaydı ve sabit operatör özgür bir şekilde mobil operatörler gibi fiyat koysaydı, tüketiciye mobil operatörlerin yaptığı gibi seçenekler verebilirdi” dedi.
Avea Genel Müdürü Cüneyt Türktan, sektörün kayıt altına alınması çalışmaları kapsamında, yaklaşık 2 milyon Dolar yatırımla merkezi cihaz kayıt sistemiyle uyumlu çalışacak kayıt sistemi oluşturduklarını ve yolcu yanında getirilen yaklaşık 100 bin cihazı kayıt altına aldıklarını söyledi. Bundan sonra yapılması gerekenlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türktan, yerli cihaz üretiminin teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. İkinci el mobil telefon cihaz piyasasına ilişkin ikincil düzenlemeler yapılmasının önemine değinen Türktan, şu anda 30-35 milyon cihaz bir yerlerde durduğunu ve bunların da piyasaya girmesi gerektiğini vurguladı. 
Vodafone Genel Müdür Yardımcısı Alp Sevindik ise, telekomünikasyon sektörünün kayıt altına alınmasında Vodafone'un yaptığı çalışmalar hakkında bilgi vererek, yılda ortalama 90 bin cihaz kayıt işlemi gerçekleştirdiklerini söyledi. Alp Sevindik, telefon kayıt evraklarının Telekomünikasyon Kuruluna gönderim süresinin kısaltılması, kayıt işleminde pasaport sahibi ile hat sahibinin aynı olması zorunluluğunun getirilmesi, ruhsat ücretinin Telekomünikasyon Kurulu tarafından ithalat sırasında denetim pulu ücretine dönüştürülmesi gibi önlemler alınabileceğini kaydetti. 

“Gözünüz aydın! Yavrularınız oldu.”
“Mobil telekomünikasyonda Kayıt Dışı ve Yansımaları” adlı panelin son konuşmasını Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım yaptı. Kayıt dışı mobil telefonların satışına ve ülkeye girmesine engel olmak için çok çalıştıklarını ifade eden Yıldırım, şu anki durumdan memnuniyet duyduğunu kaydetti. Toplantıda Tüketiciler Derneği ve sivil toplum kuruluşları Türk Telekom'un sabit ücret uygulaması ile ilgili yöneltilen eleştirilerle alakalı olarak; “Yapacağımız iş belli. Biz vergiler üzerine kafamızı çok yoracağız, yoruyoruz, başladık, çalışıyoruz. Kurum, maliyet esaslı, itiraz edilemez şekilde altyapı çalışmalarını tamamlayacak. Ondan sonra bütün tarafları bir araya getireceğiz, bir hizmet varsa ücret olmalı, hizmet yoksa ücret de olmamalı, olmayan hizmet en pahalı hizmettir” dedi.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Sanal Mobil Operatörlüğü ile ilgili kanunun kabul edilmesi üzerine GSM operatörlerini kastederek, “Gözünüz aydın, yavrularınız oldu. Onlara gözünüz gibi bakın” dedi.