Kendi cihazını getir ama...


Yavaş yavaş tüm dünyaya yayılmaya başlayan kendi cihazını getir (Bring Your Own Device) eğilimi, şirketler için tasarruf anlamına geliyor. Türkiye’de de etkisini göstermeye başlayan bu eğilimin arkasındaki tehlike ise kuruma yıkıcı zararlar verebilecek cinsten...
Yeni nesil çalışanlar akıllı telefon ve tablet bilgisayarlara sahip oldukları gibi, onlar için bu mobil cihazlar hayatın vazgeçilmez birer parçası. Çalışanlar, günümüzde e-posta alışverişi ve buna benzer birçok işi mobil cihazlar üzerinden yapmayı tercih ediyor. Kurumlar çalışanlarını bu gibi teknolojiye bağlı kişiler içerisinden seçtiklerinde, çalışan başına en az 1500 dolar masraftan tasarruf sağlayabildiklerini söylemek hatalı olmaz.
Kurumlar için iyi haber olan kendi cihazını getir eğilimi, BT-Bilişim Teknolojileri yöneticileri için ne kadar verimli ve güvenli bir yöntem? Kurumların teknoloji ve ağ yapılarından sorumlu olan BT yöneticileri için durum maalesef finans bölümü kadar parlak değil. Her bağlantının kontrol edilmesi gereken yapılarda, güvenlik endişesi taşınmaması söz konusu bile olamaz. Kaldı ki, bir de sisteme binen ekstra yükler oluşacak.
Helyum Bilişim Genel Müdür Yardımcısı Neslihan Aksun, iş dünyası tarafından kendi cihazını getir eğilimine karşı sergilenen hevesli yaklaşımın endişe verici olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “İş dünyasının büyük bir kısmı mobil cihazlar üzerinden dönüyor. Hızla ülkemizde de yaygınlaşan bu eğilime biz ‘mobil dönüşüm’ diyoruz. Mobil cihaz maliyetlerini sıfıra indirmek bir şirket sahibi ya da yöneticisi için her ne kadar önemli ise, bu mobil cihazlar üzerinden aktarılması gereken bilgilerin güvenliğine de o kadar önem verilmelidir”.
Aksun’a göre; kendi cihazını getir eğilimi, güvenlik önlemlerinin alınması halinde kurumlar için ciddi tasarruf sağlarken, öte yandan da kurumsal bilgilerin güvende kalmasını sağlıyor. Özellikle son dönemde büyük bir artış gösteren Android’li cihazların destekledikleri çokça bağımsız uygulama mağazaları bulunmakta. İşte en çok bundan dolayı kötü niyetli siber korsanların bu platformlara iştahları günden güne daha da kabarıyor. Tehlikelerden uzak kalmak için ise atılması gereken en temel adım mobil cihazların da yönetilebileceği ve kontrol edilebileceği altyapıya sahip bir güvenlik çözümünü acilen devreye almak. Aksi takdirde, kendi cihazını getir trendi ile cihaz maliyetleri düşerken, oluşacak yönetilemez zararlı risklerin rakamsal değerleri hesaplanamayacak boyutlarda olabilir. Trend Micro Mobile Security, Kurumların istediği akıllı telefon ve tablet platformlarında mobil cihazları ve verileri korur. Bu fiziksel ve sanal, bilgisayar ve bilgisayar dışı cihazları kapsayan bir güvenlik çemberi dahilinde, tümleşik bir mobil cihaz yönetimi ve güvenliği çözümü. Bu çözüm cihaz yönetimi ve güvenliği için tek noktadan şeffaflık ve kontrol olanağı sağlayarak organizasyonların giderleri azaltmasına olanak sağlıyor. Parola kullanımını zorunlu tutarak, verileri şifreleyerek ve kayıp ya da çalışan cihazlardaki verileri uzaktan silerek verileri koruyarak ve veri kaybını sınırlandırıyor.