TÜBİSAD: “GSM baz istasyonlarının sökülmesi Anayasa’ya aykırıdır”

 

GSM teknolojisi standart TV, radyo gibi yayınlardan farklı olarak çift yönlü bir iletişim (haberleşme) sağlamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, bir baz istasyonu ile ilgili olarak vermiş olduğu 2012/4-147 Esas sayılı kararı, kamuoyunda bir süredir tartışılmaktadır. Bu karara ilişkin tartışmalar Derneğimiz tarafından yakından takip edilmekte, kararın içeriği ve etkileri konusunda kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerekliliği önemsenmektedir.
Baz istasyonlarının bilimsel gerekçelere dayanmadan sübjektif sebeplerle sökülmesini konu edinen bu karar ve bu kararın yorumuna dayalı olarak geliştirilecek uygulamaların ülkemizin ekonomik ve sosyal gelişimine etkisi düşünülerek kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi bakımından bu açıklamanın yapılması zarureti doğmuştur.
Ülkemizde kullanılan baz istasyonları, diğer ülkelerde uygulanan sistemlerle aynıdır. Baz istasyonları, uluslararası standartlardaki değerler içerisinde düşük çıkış güçlerinde ve hücresel yapıda çalışmaktadırlar.
En basit tanımıyla baz istasyonu, GSM telefonu ile haberleşme için kullanılan bir anten ile bir radyo verici alıcısından oluşan bir sistemdir. Yani mobil telefonlar, diğer mobil telefonlarla ve sabit ağ telefonlarıyla baz istasyonları üzerinden kurdukları bağlantılar ile görüşme yapabilirler.
GSM, 3. Nesil gibi haberleşme sistemleri hücresel yapıdadır ve haberleşmenin kesintisiz sağlanabilmesi için bu hücrelerin dolayısıyla baz istasyonlarının birbiri arasında kapsama alanı boşluğu bulunmayacak şekilde kurulması gereklidir. Bunun için baz istasyonlarının televizyon vericileri gibi sadece şehir dışında kurulması imkanı bulunmamaktadır. Ayrıca, GSM teknolojisi; standart TV, radyo gibi yayınlardan farklı olarak çift yönlü bir iletişim (haberleşme) sağlamaktadır. Bu sebeple, baz istasyonunun sinyalinin telefon cihazına erişmesi kadar telefon sinyalinin baz istasyonu antenine erişmesi de gereklidir. Ancak telefon cihazı büyük bir sinyal şiddeti sağlayamayacağı için, baz istasyonuna yakın olmak durumundadır. Kısacası cihaz baz istasyonuna ne kadar yakın olursa çıkış sinyali o kadar düşük olmakta ve iletişimde bulunan baz istasyonu da düşük seviyeli bir çıkış sinyali ile karşılık vermektedir. Bu sebeplerle, baz istasyonlarının şehir içlerine kurulması tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de teknik bir zorunluluktur.
Yetkili kurum olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), AB ülkelerinin de tercih ettiği ve dünyada en çok tercih edilen otorite olan ICNIRP’yi (Uluslararası İyonlaştırmayan Radyasyondan Koruma Komisyonu) referans almaktadır. IRCNIP'nin baz istasyonları için belirlediği limit değer 41,2 volt / metre iken, Türkiye’de BTK'nın belirlediği limit değer 10,23 Volt/ metre olarak uygulamaktadır. Buna göre Türkiye’deki baz istasyonları 4 kat daha güvenlidir. Baz istasyonlarının kaldırılmasına yönelik uygulamalarda bu bilimsel gerçek ışığında bakılmalıdır.
Özetlenen nedenlerle, baz istasyonlarının kaldırılması ve/veya şehir dışına taşınmaları halinde modern toplumlar için hava ve su gibi yaşamsal bir gereklilik olan ve bir kamu hizmeti olan mobil iletişim hizmetlerinin sunulması mümkün olmayacaktır.
Günümüzde tüketicilerin her geçen gün daha yüksek kapasite ve kalitede hizmet alma ihtiyacı artarken, bu taleplerin yerine getirilmesinde en temel alt yapı bileşeni olan baz istasyonlarını kaldırmak, anayasal bir hak olan haberleşme hakkını da sınırlamak anlamına gelmektedir. Bu nedenle baz istasyonlarının herhangi bir bilimsel gerekçesi olmadan sökülmesi ya da taşınması savunulurken, bu durumun gerçekleşmesi halinde mobil haberleşmenin duracağı ve anayasal bir hak olan haberleşme hakkının engellenmiş olacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
TÜBİSAD