Her sektör için üretim yapan kuruluş: Zebra Technologies

Alper Uygun

Mobil ya da sabit, tıbbi veya saha işlemleri ya da finans kuruluşları için olsun, çok geniş bir ürün gamına sahip olmakla birlikte, bazı ürünler ise dünyada sadece Zebra Technologies tarafından üretiliyor.
Bu ayki sayımızda, Zebra Technologies Ülke Başkanı Can Talu ile Zebra Technologies ve Türkiye’deki faaliyetleri hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.

Zebra Technologies olarak Türkiye’ye getirdiğiniz yeni çözümleriniz neler?
Zebra Amerikan çıkışlı bir firma, 40 yılı aşkın süredir hizmet veriyor. Pazarlarıyla sadece Türkiye’de değil, dünyada da lider durumda. Ürün çeşitliliğimize baktığımızda, her sektöre yönelik her pazara yönelik çözümlerimiz var. Masa üstü dediğimiz ürünlerden tutun da endüstriyel anlamdaki 7/24, 365 gün çalışabilen, sürekli etiket basabilen yazıcılarımız mevcut. Bu ürünleri ayrıştıracak olursak; kart yazıcılarımız, barkod yazıcılarımız, mobil yazıcılarımız var. Bunun yanında, Zebra dünyadaki tek yazıcı üreticisi ki aynı zamanda da etiket, kart gibi malzemeleri de üretiyor. Yeni ürünlere baktığımızda geçtiğimiz yıllarda mobilitenin çok fazla önem kazanması ile mobil yazıcılarımızı çıkardık. Günümüze geldiğimizde tüm ürün ailelerimizdeki ürünleri zaten günün gerekliliğine uygun olarak yeniliyoruz. Yeni teknolojilere dönüyoruz. En son eğilimlere uygun ürünleri çıkartıyoruz. En yeni ürünümüze baktığımızda da, sağlık sektörüne dair çıkarttığımız hasta bilekliğimiz var. Şu anda Avrupa ve Amerika’da çok kullanılıyor, Türkiye’de de kullanıma başlandı. Tamamen hasta güvenliği için, doğru hastaya doğru ilacın verilmesine yönelik bir çalışma bu. Hastaneye girdiği zaman, hastanın koluna bir bileklik takılıyor ve hastayı bu bileklik üzerinden takip etmeye yönelik bir proje bu. Diğer tüm ürünlerimizi de her dönemde yeniliyoruz. Gerek boyutunu ayarlıyoruz, gerektiğinde performansını arttırıyoruz.

Zebra Technologies olarak Türkiye’de bir ARGE çalışmanız, ARGE laboratuarınız var mı? Buna yönelik yeni çalışmalarınız olacak mı?
Bir ARGE laboratuarımız yok, biz 7 kişilik bir ekibiz. Bizim dünyamıza baktığınızda 7 kişi aslında çok büyük bir ekip. Ben, 2008’de göreve başladım tek başınaydım. Türkiye’deki büyümeden ve başarıdan dolayı da yönetim yatırım kararı aldı 2010’da da ofisimizi açtık ve 7 kişi olduk. Teknik bir arkadaşımız var bünyemizde diğer arkadaşlar da hep teknik kökenli ama satışa yönelik faaliyet gösteriyorlar. Teknik arkadaşımız zaten gerekli desteği sağlıyor. Hem müşteri tarafından hem de merkezdeki mühendislik bölümüne gerekli bilgiyi veriyor. Bizim ARGE ofislerimiz ağırlıklı olarak ‘Headquarter’ dediğimiz ana merkezlerimizde ya da Amerika’daki esas merkezimizde. Biz de onları besliyoruz. “Türkiye için şu ürün gerekli, bu değişikliklerin yapılması gerekiyor”. Onlar da bu durumlara çözümler tasarlayıp pazara sunuyor. Şu an için burada bir ARGE olması düşünülmüyor diyebilirim. İleride ne olacağı pazarın büyümesi ile ilgili. Bunun yanında bayilerimiz, dağıtıcılarımız ve teknik servis noktalarımız var. 80 ile hizmet verebilir durumdayız. 7/24 bu desteği sağlıyoruz.

Zebra Technologies’in önümüzdeki dönemde ne gibi yeni ürünleri olacak?
Bizim yazıcılarımızın mali hafızası yok. Genelde yazar kasalarda görürsünüz, arkada bir kurşun ve mühür vardır. Bizim cihazlarımızın böyle bir özelliği yok; fakat pazar çok aç bu konuda mobil mali hafızalı yazıcılar üzerine çalışmalarımızı 2 senedir başlattık. ARGE’de üzerine çalışılıyor. Yakın zamanda mali hafızalı mobil yazıcıyı Türkiye pazarı için çıkartmış olacağız. Bunun dışında yeni olarak söyleyebileceğim çözüm, laboratuarlarda kullanılan beyaz bir etiketimiz var. Duruma göre renk değiştiren bir etiket. Patenti bizde olan bir ürün. IQColor dediğimiz bir etiket. Bir tahlil sonucu pozitifse, etiketin uygun yerini yakıyor etiket yeşile dönüşüyor. Negatif ise, kırmızıya dönüştürülebiliyor. Bu etiket sadece bizde var. Bunu kullanan hastaneler var. Tüplerin üstündeki yazı okunmayabilir, bir yanlışlık olabilir bu şekilde süreçler hızlanıyor ve hata payı en aza indiriliyor.
 
Tarım ve Madencilik, Eğitim ve Kütüphanecilik, Kamu Yönetimi, Sağlık, Konaklama ve Ağırlama, İmalat, Posta ve Kargo, Profesyonel Hizmetler, Kamu Güvenliği, Perakende, Güvenlik, Taşımacılık ve Lojistik, Altyapı Hizmetleri, Toptan Ticaret gibi pek çok sektörde işler yapıyorsunuz. Bu sektörlerden an çok ağırlık verdiğiniz, bundan sonra en fazla büyümeyi hedeflediğiniz sektör hangisi?
Zebra ilk olarak üretim sektörüne hizmet vererek yaratılmış bir kurum. Fakat gün geçtikçe her sektörde faaliyet gösteriyoruz. Bizim bir sektör ayrımımız yok ama, ana sektörler diyecek olursak, üretim, mağazacılık, saha otomasyon işlemlerde özellikle faaliyet gösteriyoruz; ancak bunların yanında her sektörde yer alabiliyoruz. Ben eski Telekom kökenliyim. 10 sene kadar telekom işlerinde çalıştım. Zebra’ya geçtiğimde de arkadaşlar sordular: “Hangi sektördesin?” enerjiye mi gidiyorsun, telekoma mı yoksa üretime mi geçiyorsun. Hayır, her yerde varız. Karadeniz’de ormanda tomruklar etiketlenirken orada varız. Migros’un tüm etiketleri Zebra yazıcılarla basılıyor. Dolayısıyla her sektörde iddialıyız. Her sektöre uygun çözümlerimiz var.

IBM, Motorola gibi firmalarla stratejik ortaklıklarınız var bize bu ortaklıklarınızdan bahseder misiniz?
Zebra, dediğim gibi pazar lideri ve artık döküm takibi, demirbaş takibi, insan takibi çok önemli. Tüm bu işlemler gerçekleştirilirken, biz tamamlayıcı ürün oluyoruz. Yazıcıdan çıktı almak için veri girebileceğiniz bir cihaz gerekir. Blackberry ile de çalışıyoruz, IPhone’la da çalışıyoruz; ama genelde OTVT’da (Otomatik Tanıma Veri Toplama) genelde kullanılan bir el terminali olması gerekir. Dışarıda gezen servis veren ya da ürün dağıtımı yapan firmalarda e-terminal var. Motorola’da e-terminali konusunda pazar lideri. Biz ürün çıkarırken, onların ürünleri ile test ediyoruz. Onlar ürün çıkarırken, bizim ürünlerimizle test ediyorlar. O yüzden Motorola ve Honeywell ile özel bir iş birlikteliğimiz var. Yazılım ve uygulama alanına geldiğimizde IBM ile de buna benzer iş ortaklıklarımız var. Onlar da herhangi bir müşterisine çözüm üretirken bizden destek alıyorlar. Biz de çözümümüzü müşteriye götürürken, IBM tarafından bir destek alabileceksek IBM’e gidiyoruz. Oracle ve SAP ile de yazılım konusunda iş birliğimiz var.
 
Zebra Technologies olarak en öne çıkan çözümleriniz neler?
Türkiye pazarına baktığımız zaman masa üstü dediğimiz küçük tipli yazıcılar ön planda bizim. Eczanelerde, bakkallarda, tüm lojistik şirketlerinde, hastanelerde bu cihazlarımız var. Bunun yanında, mobil tarafta Türkiye’de oldukça kuvvetliyiz. Arçelik, mobil cihazımızdan 6 bin adet kullanıyor ve dünyada bu cihazı en fazla kullanan müşteri durumunda. Diğer rakipleri de onları takip ediyor. Bunun yanında, sadece Türkiye’de başlayan kredi kartı basımını gerçekleştiriyoruz. Birçok bankada, pilot çalışmaları yapmakta olan kart yazıcılarımız var. Geçtiğimiz aylarda sistem devreye alındı. Albaraka Türk Bankası’nın 130 şubesinde anında kredi kartı basmak üzere konumlandırılmış 170 tane yazıcı var. Bugün bir Albaraka Türk Bankası’na gittiğinizde, kredi kartınızı başvurduğunuz anda alabiliyorsunuz. Mali durumunuz uygunsa, 1 dakika içinde hemen kartınızı alıyorsunuz. 22 bankada ise az sayıda ürünle çalışıyoruz. Bankacılık ve kredi kartı dünyası biraz daha uzun süren süreçlerden geçiyor çünkü Visa ve MasterCard’tan onay alınıyor. O yazıcının duracağı yer çok güvenli bir yer olması lazım. O nedenle biraz uzun sürüyor. Bankalar için de büyük maliyet avantajı. Bir kartın eski sistemle gönderilmesinin 11-12 avroluk maliyeti var, bunun maliyeti 1 lira bile değil.

Zebra Technologies’in başarısını siz neye bağlıyorsunuz?
Tamamen müşteriye yönelik çalışıyoruz. Çok güçlü bir kanalımız var. Kanal üzerinden her işimizi bugüne kadar yaptık. Bağlılığımız son derece fazla ve müşterinin sesi durumunda olmayı tercih ediyoruz. Müşteriyi dinleyip müşterinin isteklerine uygun çözümü iş ortaklarımız ile birlikte müşteriye teslim ediyoruz. Ortaklıklarımızla müşteriye anahtar teslim çözümler sunabiliyoruz ve hep müşterinin yanındayız. O yüzden başarı kendiliğinden geliyor zaten. Yeniliklere açık olmamızdan dolayı daha eğilim başlamadan biz önlemimizi alıyoruz. Bugün, “Bulut bulut” diye konuşuluyor. Bunun için de ekiplerimiz çalışmalarını sürdürüyor. Onun için de hazırız. Tıpkı RFID’de hazır olduğumuz gibi. Yeniliğe açık olmamız, yatırıma açık olmamız bizim büyümemizi etkileyen en önemli unsurlar.

Her şeyin İnternet’ten ve sayısal ortamdan yapılmaya başlanması Zebra Technologies’i nasıl etkiliyor? Bu gelişmeye uyum sağlamak üzere gerçekleştirdiğiniz yenilikler var mı?
Mobilite safhasını geçtik. O bir eğilimdi bunun için önemlerimizi aldık. Mobil yazıcılar çıkarttık. Bazı mobil yazıcılarımız ise sadece bizde var. Mesela: RFID mobil yazıcı. Başka bir firmada yok. Dünyada sadece bizde var. Hem mobil hem RFID kodlama yapabiliyor. Bunun yanında şimdi bulut eğilimi var. Normalde biz donanım üreticisiyiz donanım mühendislerinin olması lazım ama sırf bu gelişme nedeniyle ekibimizin yazısı yazılım mühendisinden oluşuyor. Sırf bu işe soyunmuş durumdalar, bu işle uğraşıyorlar. Ona da hazır ve nazır bir durumdalar. Mobilite, işte her şey artık İnternet’e döndü vs. Bizim tüm iç yazılımlarımız, ürünün bu sistemlere hazır durumda. Yarın “Bulut” biter başka bir şey çıkarsa, ona da hazır olacağımızdan eminim ben.