Cenk YAPICI
Twitter: @cenkyapici

Muhaberat

Çevrimiçi sosyal paylaşımda saygı duruşu

Facebook 2004, Twitter ise 2006’dan beri yayında. Her iki sosyal ağ da yaklaşık 4 yıldır hayatımızın içinde, tam ortasında.
Facebook’a önce meraktan, sonra ilkokul arkadaşlarımızı bulmak için girdik. Fotoğraflarımızı ekledik, yeni arkadaşları ekledik, eski arkadaşlarımızı ekledik, kesmedi. Uygulamalar ekledik, kullansak da kullanmasak da. Bu kadar arkadaş bir araya gelince elbette sadece sohbet ve fotoğraf eklemek dışında da bir şeyler de yapılmalıydı. Video ya da müzik sitelerden hem kendi hem de arkadaşlarımızın duvarlarında müzik parçaları, klipler, komik videolar paylaşmaya başladık. Eser sahiplerinin, sanatçıların ne düşündüklerini umursamadan, o anki eğlencelerimiz için paylaştık. Hala da paylaşmaya devam ediyoruz.
Twitter’a önce meraktan girdik, sonra asi duruşumuzu, çoğu zaman yükseltemediğimiz sesimizi duyurmak, duygularımızı daha rahat açığa çıkarmak, tanımadığımız izleyicilerimizle paylaşmak için girdik; kesmedi 140 karakter. Twitter da sadece yazı paylaşılırken, video ve fotoğraf desteği de vermeye başladı. Sürekli fotoğraflar ve videolar paylaşmaya başladık; paylaşmaya devam ediyoruz.

Facebook ve Twitter’da artık bu paylaşımları yapamaya devam edemeyeceğiz…
İnternet çok büyük bir veri okyanusu; içerisinde ne ararsanız var. Aranılanların içinde en değerli olanlar kuşkusuz müzik parçaları, videolar ve oyunlar. İnternet’teki korsan indirmeler ve paylaşımlar nedeniyle telife konu olan eserlerin satışında çok ciddi düşüş olduğu ortada. 1994 yılında 120 milyon olan albüm satışının, 2004’te 70 milyona, 2011’de 9 milyona kadar düşmesi aslında eser sahiplerinin endişesini fazlasıyla ortaya koyuyor. Sayısal taraftaki yasal içerikler gelirleri her ne kadar artış eğiliminde olsa da korsan içerik tüketiminin boyutları halen çok büyük.
Korsan içerik paylaşımını kısıtlamayı ve en düşük seviyelere indirmeyi hedefleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı, yeni bir düzenleme ile Fransa ve Amerika’da kullanılan ve paylaşımları yakalayan sistemi Türkiye’de de kısa zaman içinde hizmete açmayı planlıyor. Buna göre, kendi bilgisayarından herhangi bir şekilde arkadaşına müzik eseri, sinema filmi veya kitabı gönderen, bu tip eserleri sosyal medyada paylaşan, otomatik olarak tespit edilecek, kişiye, yasa dışı çoğaltımda bulunmak suçundan para cezasına kadar yaptırımlar uygulanacak. Fransa’da HADOPİ adı ile kurulan sistem sayesinde, ilk uyarıdan sonra paylaşım yapanların yüzde 90’ının bir daha eser paylaşmıyormuş ve 1,5 yıl içinde korsan paylaşımın yüzde 3’lere kadar düşüyormuş.

Sistem nasıl çalışacak?
Bunun için öncelikle müzik konusunda kurulmuş meslek birlikleri veya yayınevi, yapımcı gibi eser sahiplerinin haklarını koruyan birimler, kendi veri tabanlarını oluşturacak. Bu veri tabanında müzikler, kitaplar, diziler, filmler yer alacak. Her bir eserin içinde de özel bir kod olacak. Robot yazılım, bu kodlara sahip herhangi bir eserin başka bir bilgisayara gönderilmesi veya paylaşılmasını anında tespit edecekmiş.
Aslında sadece paylaşmak değil mevzu bahis olan; yasal içerikleri tüketmeyi bir yaşam tarzı, saygı unsuru olarak hayatımıza almalıyız. TTNET Müzik, Tivibu veya Playstore her gün yenilenen, zengin içerikleri ile eğlencenin hizmetindeyken, yasadışı sitelerden müzik, film ya da oyun indirmek, sanata, sanatçıya ve endüstriye zarar vermek ne kadar doğru?
Her şeyin yasal olanı, orijinali güzeldir…
Ramazan ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutlarım.
Saygılarımla.