Internet Konferansı’nda e-Türkiye tartışılacak


Internet konusunda ülkemizde düzenlenen tek konferans olan inet-tr 2002, Türkiye’yi Internet’e taşımak sloganıyla bu yıl da Internet konusunda en yeni, en güncel ve en çarpıcı konuların ele alınacağı bir platform olarak izleyenleriyle buluşacak.

inet-tr 2002, bu yıl ana tema olarak e-Türkiye’yi ele alacak ve başarılı e-devlet projeleri tartışılacak.
Internet ile ilgili grupları bir araya getirerek, Internet’i tanıtmak, tartışmak, ortak sorunlara çözümler aramak, Internet teknolojileri aracılığıyla toplumsal verimliliği artırmak amacıyla ülkemizde her yıl düzenlenen Ulusal Internet Konferansları’nın sekizincisi olan inet-tr 2002, bu yıl İstanbul Harbiye Askeri Müze Kültür Sitesi’nde 19-21 Aralık 2002 tarihleri arasında yapılacak. inet-tr 2002, bu yıl ana tema olarak e-Türkiye’yi ele alıyor. Sloganı geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi “Türkiye’yi Internet’e Taşımak” olan bu konferans; Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) taahhüt ettiği e-Avrupa ile e-Türkiye, e-devlet projeleri ve Türkiye’nin Internet stratejilerinin enine boyuna tartışılmasını amaçlıyor.
Üniversitelerin öncülüğünde 1995 yılında başlayan bir konferans dizisi olan inet-tr, toplumun dikkatini olabildiğince bu yöne çekmek amacıyla ulusal boyutta yapılıyor. inet-tr Konferansı, Türkiye Internet’inin önünü açacak ortak akıl arayışlarına bir platform olmayı, bir bilgi ve tecrübe paylaşımı ortamı olmayı hedefliyor. Konferans 3 gün boyunca altı salonda paralel olarak gerçekleştirilecek olan bildiriler, eğitim seminerleri, çalışma grupları ve şirket sunumlarından oluşacak.
Türkiye’nin Internet odaklı tek konferansı olan inet-tr’de, Türkiye Internet’inin güncel sorunları, kullanıcı hakları, istenmeyen e-postalar, virüs sorunu, e-devlet, e-ticaret başarı örnekleri, e-eğitim, e-sağlık, e-imza ve Internet güvenliği gibi birçok konu tartışılacak; bildiriler, paneller, çalışma grupları, eğitim seminerleri, şirketlerin sunumları ve sergi bölümü olacak. Konferansta bildiri sunma, eğitim semineri verme veya çalışma grubu düzenlemek için başvuru tarihi 15 Kasım’da sona erdi. Programı Aralık ayı başında belli olacak olan konferansta bu yıl e-devlet projelerine öncelik verilecek. Başarılı e-devlet projeleri enine boyuna tartışılacak. Üç gün sürecek konferansın konu başlıkları şöyle: “e-Türkiye, e-Avrupa+, e-Devlet, Bilgisayar Ağları ve Internet, Internet, Intranet ve Extranet, Kamu Bilgisayar Ağları, Dünyada ve Bizde Internet Altyapısı, Internet ve Medikal Bilişim, Yeni Internet Teknolojileri, Yeni Ekonomi,
M-ticaret, Internet’in AR-GE Amaçlı Kullanımı, Bilgisayarlaşma, Ulusal Bilgisayar Ağı ve Bilişim Altyapısı, Türkiye’de Internet’in Yapılanması, Internet’te Türkçe Kullanımı ve İçerik, Enformasyon Kaynakları, İndeksleme ve Tarama, e-Ticaret ve e-İş, e-Tarım/Tarımsal Bilişim, Internet’te Güvenlik, Internet, Kütüphanecilik, Elektronik Yayıncılık ve Basın, Eğitimde Internet Kullanımı, Özgür Yazılım, Açık Kaynak ve Internet, Internet’in Sosyal Boyutları, Internet’in Yasal Boyutları, Internet, Demokratikleşme ve Toplumsal Denetim, Internet’te Siyaset ve Siyasi Partiler, Internet’te Düzenleyici Kurullar, Gizlilik, Bireysel Haklar ve Internet”.
Konferansın dili Türkçe olacak. Ancak ayrı bir oturumda sunulmak üzere İngilizce bildiriler de okunacak. Tüm bildiriler ve sahiplerinin eğitim semineri notları, izin alınmak koşuluyla elektronik ortamda da kullanıcılara sunulacak. Konferansla ilgili her türlü iletişimin bilgi@inet-tr.org.tr e-posta adresinden sağlanacağı belirtildi.
Geçtiğimiz yıl yaklaşık 1.500 kişinin katıldığı konferansa bu yıl 2.000 kişinin katılması hedefleniyor. Alcatel, Aycell, Cisco, Ericsson, Sun Microsystems, Siemens, Garanti Bankası, Türk Telekom, Intel, MeteksanNet, Microsoft, Şekerbank, Turk Nokta Net, Netaş, ComputerWorld, PC World, IT Business Weekly, Radyo 92nokta3 ve Rota Dağıtım’ın sponsor olduğu konferans; BMD, INETD, LKD, TBD, TBV, TESİD, TID, TKD, TUBİSAD, TURKMIA, TÜTED, TZV ve UNAK tarafından da destekleniyor.

İki bin katılımcı bekleniyor
Teması “e-Türkiye” ve sloganı “Türkiye’yi Internet’e Taşımak” olan ve Internet’in tüm boyutlarını kapsamaya özen gösteren konferansta; teknolojik gelişmelerin tartışıldığı bildiriler, Türkiye’den uygulama bildirileri, sponsor firmaların teknolojik sunumları, eğitim seminerleri, paneller, çalışma grupları ve firmaların standlarının yer aldığı bir sergi bölümü olacak.
AKP ve CHP’den üst düzey temsilcilerin bilişim, Internet ve bilgi toplumu olma yolundaki vizyon ve programlarını anlatacakları konferansta; başarılı e-devlet projelerini anlatan oturumlar, Internet teknolojileri ve demokrasi konulu bir panel ile elektronik seçim ve e-devlet gibi ulusal boyutlu konular ele alınacak. Yeni sayısal imza mevzuatını da kapsayan Internet hukuku ile ilgili oturumlar ile e-Türkiye projesinin enine boyuna tartışılacağı oturumların yer alacağı konferansta ayrıca; kullanıcıların SPAM’den (istenmeyen mesajlar) korunması ve bu amaçla yapılan örgütlenme çalışmaları, dünyada ve Türkiye’de bu konudaki gelişmeler, 3. kuşak (3G) ve yeni çoğul ortam servisleri, mobil Internet gibi güncel konular da ele alınacak. Konferans, 3 gün boyunca Linux, PHP ile Web programlama ve güvenlik konulu eğitim seminerleriyle izleyicilerin bilgi dağarcığına katkıda bulunacak.
Internet Teknolojileri Derneği (INETD)’nin kurumsal sahipliğinde gerçekleştirilen ve geçtiğimiz yıl yaklaşık 1.500 kişinin katıldığı, bu yıl ise 2.000 kişinin katılması beklenen konferans Türkiye Internet’inin önünü açacak ortak akıl arayışlarına bir platform, bir bilgi ve tecrübe paylaşımı ortamı olmayı hedefliyor.

Internet’in tarihçesi
İnsan hayatını kökünden değiştiren bir buluş olan Internet’in, nükleer saldırı sonrasında haberleşmenin nasıl yürütüleceği ile ilgili yapılan araştırmalar sonrasında ortaya çıktığı belirtiliyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nde, 1960’lı yıllarda RAND isimli bir birim, olası bir nükleer saldırı sonrasında haberleşmenin nasıl yürütüleceği ile ilgili bir araştırma başlattı. Nükleer bir saldırıda, bilgisayar ağına bağlı her hangi bir bilgisayarın zarar görmesi halinde iletişimin mümkün olamayacağı ve merkezi bir haberleşmenin istenilen güvenliği sağlayamayacağı görüşünden hareket eden uzmanlar, 1964 yılında merkezi kontrolün olmadığı, her bilgisayarın eşit derecede güce sahip olabileceği bir bilgisayar ağı kurulması konusunda hükümete bir teklif verdiler. Bu ağda işleyecek olan her bilgisayar, mesajları ayrıca verilecek olan adreslere yollayacak ve bilgisayarların zarar görmesi, işleyişi bozmayacaktı. Bu amaçla ilk çalışmalar İngiltere’de yapıldı ve ARPA (Pentagon’s Advanced Research Projects Agency) bu sistemi geliştirmeye gönüllü oldu. 1970’de ARPANET kurularak, uzak yerlerde bilgisayar bağlantısı ile iletişim kurulabilecek bir sistem oluşturuldu.
1972 yılında bugünkü anlamda kullanılan elektronik posta sistemi geliştirildi. 1973 yılına gelindiğinde ise ARPANET’in dış ülkelere açılması sağlanarak, İngiltere ve Norveç’te de kullanımı mümkün hale getirildi. O zamanlarda işleyen protokol ise NCP, yani; Network Control Protocol olarak adlandırılmıştı. 1980’lerde NCP yerine bugün de kullanılan TCP/IP protokolü uygulamaya kondu. TCP/IP’nin merkeziyetçiliğe dayanmayan yapısı Internet’in gelişimini daha da hızlandırdı.
Internet ismi de ilk olarak bu dönemde kullanılmaya başlandı. ARPANET bu kurulan ağın askeri amaçlı olmayan bölümüne verilen isim olarak kalırken, askeri amaçlı kurulan ağa da MILNET ismi verildi. 1990’lı yıllara gelindiğinde ilk tarayıcı olan Mosaic piyasaya çıktı. World Wide Web kavramı doğdu. Bu yıllarda Internet’in büyüme hızı yüzde 341 olarak tespit edildi.
Michael Dertouzos ve arkadaşları tarafından oluşturulan www, Web ya da W3 (World Wide Web), 1989 yılında “Yüksek Enerji Fiziği” konusunda araştırma yapan kişiler tarafından CERN’de (European Particle Physics Laboratory) geliştirildi. Yazı, resim, ses, film ve animasyon gibi pek çok farklı yapıdaki veriye ve bir dokümandan başka bir dokümana ulaşmamızı sağlayan bu çoğul ortam sistemi için ilk www tarayıcısı 1992 yılında hizmete sunuldu. 1993 yılı başlarında hizmette olan Web sitesi sayısı 50’yi geçmiyordu. Bu yıl içerisinde toplam Internet trafiğinin yüzde 0.1’lik bölümü Web tarafından oluşturuluyordu.

İlk konferans
1994 yılında Web’in Woodstock’ı olarak bilinen ilk uluslararası konferans verildi. İlk tarayıcı Mosaic’i piyasaya sunan grup bu konferansta, şu anda en çok kullanılan Web listeleyicisi olan Netscape Navigator’ın ilk beta (0.9) sürümünü çıkardı. Aynı yıl, ilk uluslararası Web komitesi (International WWW Conference Committee) CERN ve NCSA tarafından kuruldu. Bu komite, Web ile ilgili her türlü gelişimi yönlendirmek amacıyla oluşturuldu. Bu ağ üzerinde bir ortamdaki veri başka bir veriyi bir link yardımıyla çağırabilirken, bu farklı yapıdaki veriler uygun bir standart ile bir arada kullanılıp bir ağ tarayıcıyla (Web browser) görüntülenebildi. Açık bir sistem olup her hangi bir işletim sistemine bağlı olmayan bu ağ sayesinde dünyada her şey kolaylaştı.
HTML (Hypertext Markup Language), Web listeleyicileri tarafından yorumlanan ve çevrilen bir yazılım kodu olarak ortaya çıktı. Bu kod, daha çok, yazılı bir dokümanı formatlamak ve Internet ortamında okunabilir hale getirmek için kullanıldı. Tarayıcı (browser) ise HTML kodunu gösteren yazılıma verilen isim olarak ortaya çıkarken, adından da anlaşılabileceği gibi Web’de tarama yapmak için kullanılır hale getirildi. İlk tarayıcılar Viola ve Midas adıyla 1993’ün Ocak ayında piyasaya çıkarıldı. Bunlardan en popüler olanı ise sonradan NCSA’da (National Center for Supercomputing Application) geliştirilmiş olan Mosaic olurken, bu tarayıcının daha mükemmeli olan Netscape oluşturuldu.

Türkiye’de kısa sürede büyük gelişme
Dünyada Internet ve Internet teknolojisi hızla gelişirken, Türkiye’de insanların çok az bir kısmı Internet’le tanışmıştı. Internet’teki hızlı gelişmenin başlangıcı ise 1995 yılı oldu. 1995 yılı sonuna kadar çok kısıtlı bir kitlenin kullanımına açık olan Internet’i yaygınlaştırmak, şirketlerin ve bireylerin Internet kullanımını sağlayabilmek amacıyla bir ihale açıldı. Bu ihalenin sonucunda INTURNET konsorsiyumu adı verilen ve Sprint, Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve SATKO’nun hizmetlerini kapsayan bir oluşuma gidildi ve TURNET yapısı 1996 sonunda hizmete girdi. O dönemde Türkiye’deki kullanıcı sayısı 20 bin civarındaydı. TURNET’le birlikte hizmete giren yaklaşık 100 kadar Internet servis sağlayıcısı kurum; kişilere çevirmeli ve kara hatları aracılığıyla Internet bağlantısı sağlamaya başladı. Internet kullanıcılarının sayısı beklenmedik bir patlama gösterince, 1997’de TURNET ağı bu talebi karşılayamaz hale geldi. Tahminlere göre bu dönemde yaklaşık 100 bin Internet kullanıcısı oluştu ve artan talep Internet servis sağlayıcılarını çözüm arayışlarına sevk etti.
Superonline ve Turk.Net gibi hizmet sağlayıcılar birçok modem ve telefon hattı döşeyerek bu talebi karşılamaya çalışırken, bir yandan da pahalı pazarlama kampanyaları ve promosyon etkinliklerinin yanı sıra, teknik ekipmana yaptıkları yatırımlar sebebiyle büyük kayıplara uğradı. Daha küçük yapıdaki servis sağlayıcıların kaybı göreceli olarak daha azdı. PRI hatları ve Cisco bağlantılarının piyasaya girmesi sayesinde Internet servis sağlayıcıların kuruluş aşamasındaki harcamaları büyük ölçüde azaldı ve bu sayede oluşan yoğun rekabet sayesinde Internet bağlantı fiyatları Avrupa’daki fiyatların altına düştü. Bu son ataktan sonra 1998’in sonuna doğru çevirmeli bağlantı kullanıcılarının sayısı 200 bine yükseldi.
1998’de dünyadaki ekonomik çöküşün sonucu olarak, gelişmekte olan ülkelere yapılan yatırımlar, New York Borsası’nda kayıtlı Internet şirketlerine yöneldi ve Internet ile e-ticaret şirketlerinin hisseleri portföylerin gözdesi haline geldi. Ticari ve ekonomik etkinliklerin bir değişime uğrayacağı göz önünde bulundurularak, Internet’in Türk halkının daha büyük bir bölümüne yaygınlaştırma çalışmaları başlatıldı. Garanti-Siemens’in Internet erişim ücretlerini düşürmesinden sonra Superonline da fiyat kırdı. Bu iki şirketi, hem kişisel bilgisayar (PC) hem de Internet bağlantı paketini 36 ay vade ile satan Vestel izledi ve ardından da Internet bağlantısını ilk defa aylık 10 Dolar’ın altına düşüren İş Bankası önemli bir gelişmeye imza attı.

Internet ‘cafe’ler
1999’un sonuna doğru Internet’e bağlananların sayısı 750 bin civarındaydı. Bu rakam akademik çevreler, ofisler ve Internet ‘cafe’lerin yaygınlaşması ile 1 milyonun üzerine çıktı. INETD’nin verdiği bilgilere göre; Türkiye’deki Internet kullanımı ile ilgili verilere bakıldığında resmi olarak 450 bin kişinin Internet bağlantısına sahip olduğu, fakat kullanıcı sayısının aslında dört katına yakın olduğu tahmin ediliyor. Önümüzdeki üç sene içinde ise Internet kullanıcılarının sayısında da her yıl yüzde 50’lik bir artış bekleniyor.

Web siteleri birer reklam aracı
Bugünkü Internet kullanıcılarının yüzde 21’inin bir yıldan daha az, yüzde 38’inin ise bir yıl ile üç yıl arasında ve kalan kısmının da üç yıldan daha fazla süredir Internet kullandıkları belirlendi. Bu sürelerin azlığı göz önünde bulundurulduğunda Internet piyasasındaki büyümenin ne kadar da büyük bir olay olduğu ortaya çıkıyor. Internet için mega market tanımlaması yapılırken, bu alandaki gelişme hemen her sektörde kendini hissettirdi. Bugün artık Web siteleri reklam aracı olarak kullanılıyor ve şirketler iyi bir şekilde tasarlanmış sitelerin güçlü bir markayla beraber ne kadar güçlü şekilde tüketiciyi etkileyebileceğini herkese gösteriyor.
Artık, ticaret klasik anlamda yapılmaktan çok Internet üzerinden yapılıyor. Bu alandan beklenen gelirler, 2002 yılı itibariyle 440 milyar Dolar olarak tahmin ediliyor. 3 bin Amerikan şirketi üzerinde yapılan araştırmada, Internet ekonomisinin geçen yıla oranla yüzde 62’lik bir büyüme kaydettiğinin ortaya çıkması, Internet’in hem gelişme hızını hem de etkisini gözler önüne seren en önemli gösterge.