Medyasör

Tüm aydınlarımız okusun. Bu bir müze yazısıdır...

GEÇEN ay dokuz eyaletten oluşan Avusturya'nın, Viyana'dan sonra ikinci büyük eyaleti olan Steiermark eyaletinin Traofaiach kentinden, bir müze açılışı için davet aldım. Eski söylemle “Davete icabet, eser-i nezakettir” deyip, tuttum diyar-gurbetin yolunu. Müzenin adı Heimat Museum, yani Memleket Müzesi. Büyük çapta, bir grup gönüllünün eseri. Belediye Başkanı August Wagner'in katkıları da ihmal edilemez tabii. Müzenin açılışı nedeni ile iki gün üst üste törenler düzenlendi. Öğrendim ki; 2002 sayımlarına göre 8.048.000 kişilik bir nüfusu olan (İstanbul'un yarısı kadar) Avusturya'da, müzesi olamayan bir tek kent bile yok. Bir de bizim memleketin müze durumun öğreneyim istedim. 2003 yılı sonunda 70 milyon 847 bin nüfusu olan koskoca Türkiye'de; 128'i Kültür Bakanlığı'na bağlı, 26'sı da özel olmak üzere toplam 154 müze bulunuyor. Ya kahvehanelerimize ne demeli? Ülkemizde 65 bin kişiye bir kütüphane düşerken, her 95 kişiye bir kahvehane düşüyormuş. Herhalde kişi başına düşen kahvehane sayısı ile dünya listelerinde en başta yer alıyoruzdur. Söz Avusturya'dan açılmışken, oradan devam edelim. Avusturya'da müzeler arasında uzmanlaşma söz konusu imiş. Yani, bu kentin müzesi, şu zaman dilimine ait kıyafetler konusunda çalışırken, komşu kentin müzesi bir başka konuda faaliyet gösteriyormuş. Trofaiach Memleket Müzesi'nde ağırlıklı olarak yörenin eski kıyafetleri ve tamamen işlevsel, çok eski bir eczane sergilendi. Zeminde cam bir muhafazaya yerleştirilmiş ve 20-30 yaşları arasında bir bayana ait olduğu tahmin edilen, tüm kemikleri eksiksiz iskelet, çok büyük ilgi gördü. Bir duvara da çerçeveli bir yazı yazılmıştı: “Geduld Uberwindet Alles”. Yani, “Sabır, her şeyin üstesinden gelir.”

Belediye Başkanı August Wagner ile ileriki günlerde, ayrıntılı bir söyleşi yapacağım. Tabii söyleşide, bu sayfanın okurları da olacak.

Kahvehane, müze, kütüphane, kültür, sanat vs. Ne demişler eskiler?

“Anlayana, davul-zurna, saz. Anlamayana, başmakale yaz!”