Ve Türk Telekom özelleşti...

Fatma Ağaç

1990'lı yılların başından beri hep gündemde olan Türk Telekom özelleşmesi sonunda gerçekleşti. Türkiye'nin en büyük özelleştirmesi olan Türk Telekom özelleştirmesinde hisse devri tamamlanırken, yeni Yönetim Kurulu'nda Oger'den altı, kamudan dört kişi yer aldı.

Özelleştirmede tarihi bir dönemeç yaşandı. Türkiye'nin en büyük özelleştirmesi olan Türk Telekom özelleştirmesinde hisse devri tamamlandı. Türk Telekom'un yüzde 55 oranındaki hissesinin, alıcı firma Oger Telecom'a devrine ilişkin hissedarlar sözleşmesi ile hisse rehin sözleşmesi 14 Kasım 2005'te imzalandı. Böylece, Türk Telekom'un yüzde 55'i Saudi Oger Telekom'un oldu. Türk Telekom devir töreniyle birlikte 21 yıl boyunca Lübnanlı Oger Telecom ortaklığıyla işletilecek.

1 Temmuz 2005 tarihinde gerçekleştirilen Türk Telekom'un yüzde 55'inin blok satışına ilişkin ihalede, en yüksek teklifi 6 milyar 550 milyon Dolar ile Oger Telecom vermişti. Türk Telekom'un yüzde 55 oranındaki hissesine karşılık alınan 6.55 milyar Dolar'lık tam bedelin ilk taksidi olan, 1 milyar 310 milyon Dolar'lık dilim de Hazine'ye aktarıldı. Türk Telekom'un Yönetim Kurulu'nda Oger'den altı, kamudan dört kişi yer aldı.

Halkbank Genel Müdürlük binasındaki törene Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci, Türk Telekom EskiYönetim Kurulu Başkanı Erkan Akdemir, Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan ile Oger Telecom Başkan Yardımcısı Mohammed Hariri ve Oger Telecom Genel Müdürü Dr. Paul Doany katıldı. Sözleşmelere Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Oger Telecom Başkan Yardımcısı Mohammed Hariri ve Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan imza koydu.

Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci imza töreninde ilk konuşmayı yaptı. Kilci, 1990'lı yıllarda hep gündemde olan Türk Telekom'un özelleştirilmesinde önemli bir dönüm noktasına ulaşıldığını söyledi. Türk Telekom'un özelleştirilmesinin yakın tarihin önemli bir gündem maddesini oluşturduğunu kaydeden Kilci, geçmişte yaşanan yasal mı değil mi tartışmalarının Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararların geride kaldığını söyledi. Kilci, 2000 yılında yaşanan sonuçsuz ihale girişiminin ardından 2003 başında önemli bir aşamaya gelindiğini ve özelleştirme stratejisi çerçevesinde 25 Kasım 2004'te ihaleye çakıldığını anımsattı. Kilci, ihalenin 1 Temmuz 2005'te sonuçlandığını, ihale sonuçlarının Rekabet Kurulu'nda ve Bakanlar Kurulu'ndan onaylanmasının ardından hisse devir işlemi için Telekomünikasyon Kurumu'ndan izin alınarak imtiyaz sözleşmesinin Danıştay'a gönderilmesini takiben hisse devir işleminin tamamlama noktasına gelindiğini belirtti. Kilci, yatırımcı grubun bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve 1.3 milyar Dolar'lık peşinatı Hazine hesabına yatırdığını açıkladı. Kilci, Türk Telekom özelleştirmesinin sektöre olumlu katkılar vereceğini söyledi.

Kilci'den sonra Türk Telekom adına Erkan Akdemir konuştu. Akdemir, Türkiye'nin kalkınması, gelişmesi ve aynı zamanda daha rekabetçi hale gelmesini sağlayacak en önemli adımlardan biri olarak değerlendirdiği Türk Telekom'un hisse satış işleminin gerçekleştiğine dikkat çekti. Yönetim Kurulu'na 31 Aralık 2002 tarihli toplantısında öncelikli görev olarak Türk Telekom'un özelleştirmeye hazırlanması görevinin verildiğini anlatan Akdemir, aradan geçen 3 yılın sonunda bu hedefin yakalandığını bildirdi. Akdemir, üç yıl içinde yapılan çalışmaları aktardı.

Saudi Oger Ltd.'nin Başkan Yardımcısı, Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Mohammed Hariri de, hisse satış sözleşmesinin sürecin tamamlanmasına yönelik tüm koşullarını yerine getirdiklerini bildirdi. İstikrarlı ve sürdürülebilir ekonomik ortamın oluşturulması, istikrarlı döviz kurları ve enflasyonun doğrudan yabancı yatırımcıyı çeken unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Hariri, Türk Telekom'un özelleştirilmesi, geniş kapsamlı düzenlemeler ve yasal işlemlere ihtiyaç duyulmasının yanısıra, sektör ve rekabete ilişkin düzenlemeleri de gerektirdiğini söyledi. Hariri, Türk Telekom'un özelleştirilmesine ilişkin söz konusu koşulları en kısa zamanda gerçekleştirdiklerini belirtti. Hariri, gerek Türkiye'ye gerekse Türk Telekom'a yatırım yapma taahhütleri olduğunun altını çizdi. Özelleştirme sürecinin gerek yerli gerek yabancı yatırımların yolunu açacağını umut ettiğini kaydeden Hariri, Telecom Italia ve Avea ile işbirliği içinde olacaklarını belirtti. Hariri konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yatırım planımız en ileri düzeyde teknoloji ile yeni ürün ve hizmetleri, altyapı ağ tesisi ve sistemlere yatırımı içermektedir. Burada olan, salt bir şirketin satın alma operasyonu değildir. Bu süreç, Türk Telekom'un büyümesi ve gelişmesine katkı sağlamanın yanısıra, Türkiye'nin geleceğine olan güvenimizin de tescilidir. Önümüzdeki dönemde, sektörle daha sık bir araya geleceğiz. Türk Telekom'a yaptığımız yatırım konusunda tam bir kararlılık içindeyiz. Bu yatırımla, Türk Telekom yönetimi, çalışanları, müşterileri ve Türk halkı da dahil olmak üzere, tüm sosyal paydaşlara değer yaratacağımızdan şüphemiz bulunmamaktadır. Türk Telekom'un bir mücevher değerinde olduğuna inanıyoruz ve onun büyümesi için yatırım yapmaya kararlıyız. Bu başarı, bir satınalma operasyonundan ziyade, sadece Türk Telekom'un değil, Türkiye'nin de geleceğine yatırım yapma konusundaki kararlılığımızı ifade etmektedir. Oger Telecom ve Telecom Italia işbirliği ve British Telecom'un danışmanlık kolu BT Telconsult ile eşsiz ve sağlam bir ekip oluşturduğumuza inanıyoruz. Büyük bir deneyime sahip olan bu ekip gerek GSM operatörü Avea'yı daha da güçlendirme, gerekse Türk Telekom'u dünya standartlarında bir telekomünikasyon şirketi haline dönüştürme yolunda sağlam ve güvenilir adımlar atacaktır”.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ise, ”Türkiye bugün tarihi bir anı yaşıyor” diyerek sözlerine başladı. Yıldırım, Türk Telekom özelleştirmesinin halk dilinde bitmeyen bir hikaye olduğunu anımsattı. Yıldırım, “1990'lı yıllarda başlayan, günümüze kadar çok lafı edilen ancak fazla bir şey yapılamayan T.C.'nin en büyük hisse satış yoluyla özelleştirilmesinde nihayet sona yaklaşmış bulunuyoruz” dedi. Yıldırım, hükümetlerinin göreve geldiği andan itibaren gerek yurt içinde gerekse yurt dışında oluşan güven ve istikrar ortamının, biriken sorunların çözümünde çok daha hızlı hareket etmenin yanı sıra dış yatırımcıların da ülkemize olan ilgisini artırmaya başladığını anlattı. Yıldırım, güçlü yönetimin verdiği istikrar ve güvenle birçok sorunun çözüm sürecine girdiğini söyledi. Türk Telekom özelleştirmesinde 2000 yılındaki deneme dışında ciddi bir girişim olmadığını belirten Yıldırım, söz konusu denemede de hukuki altyapıdaki belirsizlikler ve talep gelmemesi dolayısıyla başarısız olduğunu kaydetti. Yıldırım, 2003 Nisan ayı itibariyle Türk Telekom'un özelleştirilmesi için ilk kararı aldıklarını anlattı. Yıldırım, aradan geçen 43 aylık sürede Türk Telekom'un özelleştirilmesi gerçekleşmeden önce yapılması gereken önemli birkaç işin tamamlandığını bildirdi. Yıldırım, hukuki belirsizliklerin ortadan kaldırıldığını ve Türk Telekom'un hisse devrinden kamuya azami oranda kaynak sağlanacağını dile getirdi.

Yıldırım, özelleştirmeden sonra da Türk Telekom'un kamu hizmetinin yaygınlaştırılarak devam edeceğini belirtti. Yıldırım, çoğunluk hissesine yabancı yatırımcıların da girmesine imkan veren düzenlemeleri yaptıklarını ve Türk Telekom personelinin hak kaybına uğramaması yönünde önemli düzenlemeler gerçekleştirdiklerini söyledi. Yıldırım, geçmiş dönemlerde gerek Anayasa Mahkemesi gerekse mahkemelerde sürekli sorun teşkil eden belirsizlikleri ortadan kaldıracak düzenlemeleri teker teker yaptıklarını ifade etti. Yıldırım, 2000 öncesiyle karşılaştırıldığında, Türk Telekom'un tekel hakkının sona erdiğinin görüldüğünü söyledi. Yıldırım, GSM operatörlerinin abone sayısının Türk Telekom'un sabit telefon abone sayısının iki katını geçtiğini ve sektörün hemen hemen tamamen serbestleştiği bir ortama girildiğini vurguladı. Yıldırım, Kasım 2004'te ihale ilanına çıktıklarını, 2005 Temmuz'unda da Oger Telecom'un Türk Telekom özelleştirmesinde ipi göğüslediğini anımsattı. Geçen sürede de devir ile ilgili yapılması gereken standart işlemlerin tamamlandığını belirten Yıldırım, hisse devri sözleşmesinin ardından yapılan Genel Kurul ve sonra imtiyaz sözleşmesinin imzalanacak olmasıyla, Türk Telekom'da yeni bir döneme girildiğine işaret etti. Yıldırım konuşmasına şöyle devam etti:

“Türk Telekom'da bir nöbet devir teslimi var. Türk Telekom bu ülkenin haberleşmesini 164 yıldır sürdürmektedir. Ancak gelişen ve değişen teknolojileri dikkate alarak, Türk Telekom'un bundan sonra telli haberleşmeden ziyade bilişim teknolojileri ve veriye yönelik hizmetlerini geliştirmesi ve halkımızın bu yöndeki beklentilerine cevap vermesi en büyük arzumuzdur. Bu konunun takipçisi olacağız. Amacımız hisse devrini yapmak değil, Türk Telekom'u daha hızlı karar alabilen ve kararlarını uygulamak suretiyle hem sektördeki pazar büyüklüğüne yardım eden hem de sektöre yeni girenlerin önünü açan bir kurum haline getirmek. Sektöre yeni girenlere destek olacak ve imkanlarından onları da makul ücret ve şartlarda yararlandıracak bir yapı hazırlamak. Yeni ortak, Türk Telekom'u daha da yukarıya çıkaracak bir politika izlemelidir. Bu iradenin, hem bizde hem de yeni hissedarda olduğunu görüyor ve bundan memnun oluyoruz.

Türk Telekom, avantajlı sayılabilecek şartları gittikçe azalmasına rağmen geldiğimiz bu noktada hem kamu yararı açısından hem de değişen teknolojileri kendine adapte etmesi bakımından yeni bir sürece başarı ile girmiştir. Yargı, telkinlere göre değil, hukuka göre karar verdi. Danıştay'a, sağduyulu davranışı için teşekkür ediyorum.

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da, “Bu işi bir an önce sonuçlandıralım da paraları alalım” diyerek konuşmasına başladı. Unakıtan, dünyada daha önce ‘Türkiye'de özelleştirme yapılamaz' şeklinde bir kanaat olduğunu ifade etti. Dünyadaki bütün finans çevrelerinin bu özelleştirmeyi takip ettiğini kaydeden Unakıtan, “Çok şükür ki Türkiye, bu özelleştirmeden yüz akıyla çıkıyor” dedi.

Doany Yönetim Kurulu Başkanı, Ekinalan yeniden Genel Müdür oldu

Hisse devir sözleşmesinin imzalanmasının ardından toplanan Türk Telekom Genel Kurulu'nda mevcut yönetim kurulu üyeleri istifa etti. Genel Kurul'da, Türk Telekom'u yönetecek 10 kişilik yeni Yönetim Kurulu oluşturuldu. Yönetim Kurulu'nda, Oger'i 6 üye, Hazine'yi ise 4 üye temsil etti. Türk Telekom Genel Müdürlüğü'ne Mehmet Ekinalan yeniden seçilirken, Yönetim Kurulu Başkanlığına ise Oger Telecom Genel Müdürü Paul Doany getirildi. Yönetim Kurulu'nda kamuyu temsilen Denizcilik Müsteşarı İsmet Yılmaz, Kara Ulaştırması Genel Müdürü Talat Aydın, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Hüseyin Altaş ve eski PTT Genel Müdürü Emin Başer yer aldı. Talat Aydın, Yönetim Kurulu'nda “altın hisseyi” temsil edecek. Yönetim Kurulu'na Oger kanadından da Mohammad Hariri, Ayman Al Hariri, Paul Doany, Doç.Dr. Rıza Metin Ercan, Ghassan Tahir, Basil Yared girdi.

Bu arada 3 kişilik Denetim Kurulu da belli oldu. Denetim Kurulu'na Recai Berber (ERDEMİR T.A.Ş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı), Emin Zararsız (Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı) ve İbrahim Şahin (Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı) getirildi.

Türk Telekom'da Yönetim Kurulu Başkanı'nın başkanlık edeceği bir İcra Kurulu oluşturulacak. Genel Müdür ve tüm mevcut yöneticiler ile Türk Telekom organizasyon yapısı belirli bir süre için aynı kalacak. Oger Telecom ve BT Telconsult'un uzman yöneticilerinden oluşan ve şirketin tüm faaliyetlerini kapsayan üst düzey proje yönetim ekibi, Türk Telekom'un mevcut yönetim kadrosuna sağlayacağı destekle, önümüzdeki dönemde bir dizi kritik faaliyet alanının yönetimini üstlenecek.

Oger Telecom ve Telecom Italia'nın iş birliği Avea'nın gelişimine, yönetimine, çalışanlarına ve haberleşme ağı sistemlerini geliştirmeye yönelik güçlü bir taahhütte bulunuyor. Türk Telekom, Avea Yönetim Kurulu'nda dört üyeyle temsil edilecek. Bu üyeler, Mohammed Hariri, Dr. Paul Doany ve Doç.Dr. Metin Ercan olarak belirlendi. Telecom Italia, Giampaolo Zambeletti, Giuseppe Farina; Stefano Ciurli ve Nicola Verdicchio. tarafından temsil edilecek. İş Bankası'nı temsil eden mevcut Yönetim Kurulu Üyeleri Mahmut Magemizoğlu ve Metin Yılmaz ise görevlerine devam edecekler.

Ödeme vadeli yapılacak

2005 Temmuz başında Türk Telekom'un yüzde 55'inin blok satışına ilişkin ihalede en yüksek teklifi 6 milyar 550 milyon Dolar ile Oger Telecom vermiş ve bu bedeli vadeli olarak ödeyeceğini açıklamıştı. Oger imza töreniyle 1 milyar 310 milyon Dolar'ı peşin olarak Hazine'ye aktardı.

Bugün geçerli olan LIBOR değerinin dönem boyunca sabit kalacağı varsayımından hareketle, yatırımcının ödeyeceği toplam bedel 6 milyar 550 milyon Dolar'dan, yaklaşık 7 milyar 540 milyon Dolar'a kadar çıkıyor.

Vadeli seçenekte, yüzde 20'si peşin, kalan tutar ise 5 yıllık sürede ve 5 eşit taksitle, yıllık anapara taksitleri ve her yıl henüz ödenmemiş tutar üzerinden hesap edilecek yıllık faiziyle birlikte (yıllık LIBOR + 2.5 faiz) ödeme imkanı bulunuyordu.

Bu arada, Türk Telekom hisse devri sonrasında, şirketin yaratacağı kardan hissedarlarına vereceği temettü, hisse tutarına göre dağıtılacak.

Telecom Italia ile ortak girişim grubu kurarak, Türk Telekom'un yüzde 55 hissesinin blok satışına yönelik olarak ihaleye katılan Oger, Avea'da da yönetim ortağı oldu.

Oger Telecom ayrıca British Telecom'un uluslararası danışmanlık iştiraki olan BT Telconsult ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın belirlemiş olduğu ihale süreci koşulları doğrultusunda bir yönetim anlaşması imzalamıştı.

Öte yandan, Saudi Oger liderliğindeki ortak girişim grubu Ojer Telekomünikasyon, Türkiye'de bugüne kadar gerçekleştirilmiş en büyük kurumsal kredilerden biri olan 1.4 milyar Dolar tutarındaki sendikasyon kredisini, ABN AMRO ve Citigroup ortak liderliğinde imzaladı.

Sendikasyona Türkiye Garanti Bankası A.Ş., Bayerische Hypo-und Vereinsbank AG, Denizbank A.Ş., Fortis Bank S.A./N.V., Finansbank A.Ş., Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O ve Oyak Bank'ın katılım sağladığı kaydedildi.

Yeni stratejiler ve yatırımlar anlatıldı

Oger Telecom, Türk Telekom'un yüzde 55'inin blok satışına dair hissedarlık sözleşmesinin imzalanmasını takiben İstanbul'da şirketle ilgili stratejilerini açıkladığı bir basın toplantısı düzenledi. Saudi Oger Ltd.'nin Başkan Yardımcısı, Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Mohammed Hariri, Telecom Italia Grubu'nun Başkan Yardımcısı ve Oger Telecom Yönetim Kurulu Üyesi Giampaolo Zambeletti ve BT Telconsult Genel Müdürü Colin Brooks'un katıldığı toplantıda Oger Telecom Genel Müdürü Dr. Paul Doany basın mensuplarına şirketle ilgili stratejilerini açıkladı.

Ses, geniş bant ve kurumsal veri hizmetlerine odaklanacak olan Türk Telekom için altı yıllık bir dönem içinde 3,5 milyar Dolar'lık bir yatırım planı öngörülüyor. Bu plan dahilinde Türk Telekom'un yatırımları yeni hizmetler, ağ, pazarlama ve satış organizasyonu ile insan kaynakları başlıkları altında sıralanıyor. Yatırım planlarının hızla devreye gireceğini dile getiren Doany, dünyanın başlıca telekomünikasyon operatörleriyle yarışır hale gelmeyi hedeflediklerinin altını çizdi. Türk Telekom'un tüm rakipleriyle ile aynı tip operasyon özgürlüğüne kavuşarak, sahip olduğu potansiyelle daha büyük hedefleri önüne koyacağını anlatan Doany, kurumun Türkiye pazarındaki konumu dolayısıyla, adil rekabete inanan sektörün önde gelen oyuncularından biri olacağını kaydetti. Türk Telekom'un katma değerli yeni veri hizmetlerini pazara sunacağını söyleyen Doany, 5 yıl içerisinde Türkiye'de geniş bant yaygınlığını AB düzeyine çıkarmayı amaçladıklarını belirtti.

Doğrudan yabancı yatırımların Türkiye için önemine değinen Doany, Türkiye'nin bu konuda başarılı çalışmalar gerçekleştirdiğini ve Türk Telekom'un özelleştirilmesi sürecinde de her aşamada başarılı bir sürecin işlediğine dikkat çekti. Türk Telekom'un bir kamu kuruluşu olmasından kaynaklanan kısıtlara rağmen, başta üst düzey haberleşme ağı ve ADSL pazarının yaygınlaşması gibi konular olmak üzere pek çok konuda başarılı çalışmalar gerçekleştirdiğini söyledi.

Türk Telekom'daki çalışanlarla yollarına devam edeceklerini belirten Doany, “Direniş çalışanların hakkıdır. Yasal hareketlere izin verilecek. Biz kimsenin işten çıkarılmayacağını söyledik. Şirketin planlarına destek veriyoruz. Türk Telekom'un aldığı kararlara saygı duyacağız” diye konuştu. Doany, Türk Telekom'un önümüzdeki dönemde satış, pazarlama, bilgisayar teknolojileri gibi alanlarda binlerce istihdam sağlayacağını kaydetti.

Doany, Türk Telekom'a yatırdıkları parayı 8'inci veya 9'uncu yılda geri alabileceklerini düşündüklerini söyledi. Doany, borçlarını ödemeyen aboneler için de mevcut standart uygulamanın devam edeceğini, Türk Telekom'da yüksek oranda bir ödeme sorunu bulunduğunu zannetmediğini ifade etti. Doany, ADSL hizmetinde limitli-limitsiz kullanım konusunun fiyatlamada bir kafa karışıklığına yol açabileceğini belirterek, bu konuyu kısa sürede çözmeyi ümit ettiklerini kaydetti.

Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Doany, imtiyaz sözleşmesinin 21 yıl sonra yenileneceğini ve sürecin ne şekilde gelişeceğinin o zaman belli olacağını söyledi. Doany, “Ortaklık devam da edebilir, yenilenebilir de” dedi.

Bu arada, Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Doany, yerli ortak konusunda istekli olduklarını söyledi. Oger Grubu'nun Başkan Yardımcısı Hariri de iki grupla görüştüklerini açıkladı.

“Türk Telekom'u lider bir şirkete dönüştüreceğiz”

Türk Telekom yönetiminin bir kamu kuruluşu olmaktan kaynaklanan operasyon kısıtlarına rağmen etkileyici ve başarılı sonuçlar elde ettiğine değinen Dr. Paul Doany,

bundan böyle şirketin doğrudan ve dolaylı tüm rakipleri ile aynı operasyon özgürlüğüne kavuşacağını ve böylece sahip olduğu potansiyeli sonuna kadar kullanarak, kendisine daha yüksek hedefler belirleyeceğini ifade etti.

Sözlerini “Türk Telekom yönetimiyle birlikte çalışarak özellikle eğitim olanakları ve bilgi birikimi transferi ile insan kaynaklarına yatırım yapmayı hedefliyoruz” diye sürdüren Doany, şirketin faaliyetlerini değişik iş alanlarına doğru genişletirken, satış, pazarlama, müşteri ilişkileri gibi alanlarda yeni iş olanakları yaratılacağını vurguladı.

Doany Türk Telekom'la ilgili vizyonlarını, şöyle özetledi: “En son teknolojiler ile kaliteli hizmet sunarak Türk Telekom'u, dünyanın en iyi telekomünikasyon şirketleri arasında lider operatör konumuna getirmek ve hissedarları nezninde değer yaratmak”

Doany şirketin rekabet stratejisiyle ilgili olarak, “Başlıca hedeflerimiz arasında Türk Telekom'un ortaklıklarını tüketici yararına genişletmeyi hedefleyen iyi bir iş ortağı ve adil rekabetin savunucusu olmasıdır. Türk Telekom, adil rekabet ilkelerini destekleyen sektör düzenlemelerinin hayata geçirilmesi konusunda Telekomünikasyon Kurumu ile iş birliği içerisinde olacaktır.” şeklinde konuştu.

Doany ayrıca, Türk Telekom'un öncelikli iş hedefleri hakkında da bilgiler verdi ve Türk Telekom'un, yasal düzenlemeler çerçevesinde, sabit hat fiyatlandırmasını yeniden dengeleme çabalarını sürdüreceğini, yeni ürün ve katma değerli hizmetler sunacağını belirtti. Bunlara ek olarak, beş yıl içerisinde geniş-bant yaygınlığını AB düzeyine çıkarmak ve bant genişliğini artırmak suretiyle ülkedeki kalite ve hizmet ulaşılabilirliğini artırmanın önemine değinen Doany sözlerine şöyle devam etti: “Türk Telekom katma değerli yeni veri hizmetlerini pazara sunacak ve abone sayısını artıracaktır. Dahası, kurumlar arasında temel veri erişiminin yaygınlığını artıracak ve tam kapsamlı iş çözümlerini tasarlama, pazarlama ve destekleme amacıyla ayrı bir birim oluşturacaktır. Toptan ürünler, Türk Telekom'un kapsamlı haberleşme ağı varlıklarını tamamen geliştirmesini ve geniş-bant ile birlikte yeni veri ürünlerinin daha hızlı benimsenmesini sağlayacaktır.”

“Müşteri hizmetleri stratejisi çerçevesinde Türk Telekom en üst düzeyde hizmet politikası süreç ve sistemlerini tasarlayacaktır. Satın alma prosedürleri basitleştirilecek ve özellikle ADSL'de hizmet aktivasyonu hızlandırılacaktır. Hizmet ve fatura işlemleri müşteri odaklı ve verimli bir hizmet yaklaşımıyla gerçekleştirilecektir. Etkin ve etkili yardım masası hizmetleri sunulacaktır. Ürün ve hizmet seçimi konusunda Türk Telekom müşteriye tavsiyede bulunacaktır. Yeni müşteri sadakati programları geliştirilecektir. Yasal düzenlemeler ve imtiyaz sözleşmesi doğrultusunda, az gelişmiş ve gelişmekte olan mahrumiyet bölgelerinin ihtiyaçların karşılanması için bu bölgelere uygun maliyetli hizmetler sunmak amacıyla gerekli teknolojik yatırımlar yapılacaktır.

İmtiyaz Sözleşmesi imzalanacak

Türk Telekom'un yeni yönetimi imtiyaz sözleşmesini imzalayacak. Danıştay'ın görüşü alınarak yeniden şekillendirilen imtiyaz sözleşmesini ise, Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer ile Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan imzalayacak.

Türk Telekom ile Ulaştırma Bakanlığı arasında 28 Şubat 2001'de imzalanan 25 yıllık görev sözleşmesi, şirketin kamudan özel kesime geçmesi nedeniyle imtiyaz sözleşmesine dönüştürülmüştü. Sözleşmesi süresi 28 Şubat 2026'da sona erecek.

İmtiyaz Sözleşmesi, sınırlı sayıda işletmeci tarafından yürütülmesi gereken ve ulusal çapta verilecek olan telekomünikasyon hizmetleri ve/veya kurulacak ve işletilecek telekomünikasyon altyapılarına ilişkin olarak Telekomünikasyon Kurumu ve işletmeci arasında yapılan sözleşme olarak tanımlanıyor. İmtiyaz sözleşmesi kapsamında özelleştirmelerde Danıştay'ın görüşü alınıyor.

Danıştay İdari İşler Kurulu'nun, Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında parafe edilen, “Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi Taslağı”nın Danıştay 1'inci Dairesi`nce istenen değişiklikleri 2005 Ekim sonunda aynen kabul etmişti.

Danıştay görüşünde, Türk Telekom'un satışına ilişkin iş ve işlemler, ekonomik tercihler ile teknik verilere ilişkin sorumluluğu ilgili idarelere ait olmak kaydıyla, sözleşmede bazı hükümlere açıklık getirilmesi ve bazı maddelerin çıkarılmasının yanı sıra bazı kavramların yer alması gerektiği belirtmişti.

Bu kapsamda, daha önce belirsiz olarak görülen altyapının devri konusu da Danıştay'ın görüşü doğrultusunda yeniden düzenledi. Buna göre, “imtiyaz sözleşme süresinin sona ermesi veya yenilenmemesi halinde Türk Telekom tüm teçhizatı ve bütün fonksiyonlarıyla çalışır halde, bu teçhizatın kurulu bulunduğu, kendi kullanımında olan taşınmazları Telekomünikasyon Kurumu'na veya kurumun göstereceği kuruluşa bedelsiz devredecek.

“Bu arada, Oger Telecom, şu anda Türk Telekom'un yüzde 40 hissedar olduğu Avea'daki yüzde 40'lık payın da yüzde 55'ini almış oldu.. Böylece Oger Telecom Avea'nın yüzde 22'sine sahip olurken Hazine'nin payı yüzde 18'e geriledi. Avea'da, Telecom Italia şirketi olan Telecom Italia Mobile'ın yüzde 40 ve İş Bankası grubunun da yüzde 20 hissesi bulunuyor.

Özelleştirme sonrası ne denildi neler yapıldı?

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, Türk Telekom'un devrinin, Türkiye'nin özelleştirme programının büyük bir başarısı olduğunu söyledi.

Vorkink, Türk Telekom'un yüzde 55 oranındaki hissesinin, alıcı firma Oger Telecom'a devrine ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin özelleştirmede önemli bir aşama kaydederek bu konudaki kararlılığını gösterdiğini bildirdi.

Andrew Vorkink, Türk Telekom'un devrinin, uluslararası doğrudan sermayenin Türkiye'ye gelmesine önemli katkı sağlayacağını kaydetti.

Türkiye Kamu-Sen ile KESK, devir sözleşmesini protesto ekmek için eylem yaptı

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, bu ülkenin yabancı sermayeyi neden ihtiyaç olarak gördüğünü anlamadığını ifade etti.

KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul da, AK Parti Hükümeti'nin ülkeyi sattığını iddia ederek, “AK Parti Hükümeti IMF tarafından yazılan reçeteyi yerine getiriyor. Bu reçete bizlerin lehine değil, yabancı sermayenin lehinedir. Bu hükümet bu ülkeyi satıyor. Biz buna izin vermeyeceğiz. Hükümetin bu uygulamalardan kendi iradesiyle vazgeçmeye niyeti yok. Biz kendi çabalarımızla bunu başaracağız”diye konuştu.

Haber-Sen Genel Başkanı Esin Yelekçi ise, hükümetin gizli saklı imza attığını söyleyerek, “Bu kurumlarda çalışan emekçiler olarak bizleri hiçbir şekilde engelleyemeyecekler. Bundan sonraki süreçte bizim eylemlerimiz devam edecektir. Türkiye'nin dörtbir yanında aylardır satılamaz dedik. Islık ve alkışlarla bir kez daha protesto ediyoruz. Yabancı sermayeye peşkeş çekilen bu kurumları kimseye teslim etmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan, Türk Telekom Avrupa Yakası Müdürlüğü bahçesinde sabah saatlerinden itibaren toplanmaya başlayan çalışanlar, “Telekom halkındır, satılamaz”, “Özelleştirmeye karşı tek yumruk, tek barikat” ve “Uluslararası sermayeye ve işbirlikçilerine teslim olmayacağız” yazılı pankartlar açarak, çeşitli sloganlar attılar.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ertan Gülek, Türk Telekom'un “mirasyedi anlayışıyla akılsızca yapılan bir özelleştirme” olduğunu savundu. Türk Telekom'un değerinin çok altında satıldığını öne süren Gülek, kurumun bu yılın ilk 9 ayına göre yıllık karının 2.9 milyar YTL olacağını, Türk Telekom'u satın alan Oger'in yüzde 55'lik hissesinin yıllık net karının ise 854 milyon Dolar olarak gerçekleşeceğini ifade etti.

Gülek, Türk Telekom'un stratejik, ekonomik ve sosyal değerini bildiklerini ve böyle bir özelleştirmeyi kabul edemediklerini ve etmeyeceklerini kaydetti

Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, Türkiye Haber-İş Sendikası'nın, Danıştay 13'üncü Dairesi'nin, Türk Telekom'un yüzde 55 oranındaki hissesinin blok olarak satılmasına ilişkin ihale komisyonu kararının yürütmesinin durdurulması isteminin reddine yapılan itirazı daha sonra görüşecek.

Kurul, 5189 sayılı Çeşitli Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa ile değiştirilen, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Yasası'nın, ek 17'inci maddesinin 3'üncü fıkrasındaki, “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi hisselerinin en çok yüzde 49'u devredilebilir” hükmünü kaldıran düzenleme için Anayasa Mahkemesi'ne açılan davanın sonucunun beklenmesine karar verdi.

 

1993'te 20 milyar Dolar değer biçilmişti

1993 yılında özelleştirme tartışmalarının yapıldığı dönemde 20 milyar Dolar değer biçilen, ancak o dönemden bugüne kadar bir türlü satılamayan Türk Telekom, 1994 yılında PTT'den ayrılarak ayrı bir genel müdürlük olarak örgütlendi. 12 yıldır değeri ve özelleştirmesi konusunda tartışmalar yaşanan Türk Telekom, yapılan satışla Cumhuriyet tarihinin en büyük özelleştirmesinde yer aldı.

Bu 12 yıl içinde yeni iş modelleri, yeni teknolojiler, yeni hizmetler kullanıma girdi, telekomünikasyon pazarında tekel dönemi sona erdi. Türk Telekom bu süreçte haberleşme teknolojilerindeki ilerleme ve yenilikleri hızla Türkiye'ye aktardı ve dönüşüm içinde kendini pazarın ve tüketicilerin ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırdı.

Türk Telekom son yıllarda stratejik önceliğini ses taşımacılığından veri haberleşmesine ve katma değerli servislere kaydırdı. 2004 bu anlamda bu yeni stratejinin başlangıç yılı oldu. Türkiye'de ADSL ile İnternet bağlantısına olan talepte geçtiğimiz yıl büyük bir patlama yaşandı. Bu artış eğilimi 2005 yılında da devam etti. 31 Aralık 2004 -30 Haziran 2005 döneminde Türkiye içinde İngiltere, Fransa, Rusya, Portekiz, İsrail, Polonya gibi ülkelerin de bulunduğu 17 ülke içinde yüzde 78,44 DSL hat artışı oranı ile en yüksek artış gerekleştiren ülke oldu.

Türk Telekom, 2005 sonu itibarıyla ADSL'de 1,5 milyon aboneye ulaşmayı hedefliyor. Ayrıca bu yılın sonunda, telefon abonelerinin yüzde 81'i ADSL'e ulaşabilir hale gelecek. Bu 3600 noktada ADSL geniş bant hizmeti veriliyor anlamına geliyor.

Türk Telekom, ADSL'in dışında bu yılki diğer yatırım alanlarını da Güvenlik, Metro-Ethernet, Wi-Fi, İnternet Veri Merkezi ve IP/MPLS omurga yatırımları olarak belirlemişti. Türk Telekom, bununla beraber son yıllarda gelişen ve dünyada belli başlı bir kaç ülkede kullanılmaya başlanan WIMAX teknolojisini, Telekomünikasyon Kurumu'nun onayı ile Yozgat ili Boğazlıyan ilçesi kırsalındaki 5 farklı okul ve bir fabrikanın İnternet bağlantısında deniyor.