ITU Tam Yetkili Temsilciler Konferansı (PP06) Antalya'da gerçekleştirildi.

Fatma Ağaç

ITU'nun dört yılda bir gerçekleştirdiği Tam Yetkili Temsilciler Konferansı (PP06), 6-24 Kasım 2006 tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirildi. Toplantıda, ITU'nun bütçesi, planlama ve stratejileri ele alındı ve ITU yönetimi yeniden belirlendi. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin (ITU) dört yılda bir gerçekleştirdiği Tam Yetkili Temsilciler Konferansı (PP06), 6-24 Kasım 2006 tarihleri arasında Antalya-Beldibi Sungate Port Royal Otel'de gerçekleştirildi. ITU'nun bütçesi, planlama ve stratejilerinin ele alındığı ve ITU yönetiminin belirlendiği toplantıya 191 ülkeden 80'i aşkın bakan, 30 kadar bakan yardımcısı ile birlikte toplam 3 bin delege katıldı. PP06 Konferansı sırasında, Birleşmiş Milletlere bağlı olarak faaliyet gösteren, devletlerarası hukuk tüzel kişiliğine sahip bir uzmanlık kuruluşu olan ITU'nun genel sekreter, genel sekreter yardımcısı, büro direktörleri ile radyo düzenleme kurulu üyeleri belirlendi.

Genel Sekreterliği'ne Hamadoun Touré seçildi

Konferans kapsamında, 9 Kasım 2006'da başlayan ITU Genel Sekreterliği seçiminde 10 Kasım 2006 tarihinde yapılan 3'üncü turda, ITU Genel Sekreterliği'ne Mali Adayı Hamadoun Touré seçildi.  ITU Genel Sekreterliği seçimine Almanya'dan Matthias Kurth, Brezilya'dan R. Blois Montes de Souza, İsviçre'den Marc Furrer, Mali'den Hamadoun Touré, Tunus'tan Montasser Ouauili, Ürdün'den Muna Nijem aday olarak katılmıştı. Hamadoun Touré halen ITU-T Büro Direktörü olarak görev yapıyor. ITU Genel Sekreter Yardımcılığına da, Çin adayı Houlin Zhao seçildi. ITU Genel Sekreter Yardımcılığı seçimine İspanya'dan Carlos Sanchez, Çin'den Houlin Zhao, Ghana'dan John R. K. Tandoh, Türkiye'den ise Dr. T.Ayhan Beydoğan aday olarak katılmıştı. 1'inci turda Ghana'nın adaylıktan çekilmesiyle, 3 aday arasında seçime devam edildi. Houlin Zhao, halen ITU'nun Telekomünikasyon Standardizasyon Bürosu Direktörü olarak görev yapıyor. Öte yandan, ITU Konsey seçimi de yapıldı. Türkiye yeniden Konsey Üyeliği'ne seçildi. ITU Konseyi 46 üyeden oluşuyor. ITU'nun 5 bölgesinden (Amerika, Batı Avrupa; Doğu Afrika, Asya ve Avustralya) biri olan B Bölgesi'nden (Batı Avrupa) seçime giren Türkiye 120 oy alarak Konsey Üyeliği'ne seçildi. B Bölgesi'nde ayrıca Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, İsviçre, İsveç ve Portekiz Konsey Üyeliği'ne seçildi. Türkiye Fas'ta yapılan PP02 Konferansı'nda ITU Konsey Üyeliği'ne seçilmişti. Konsey, ITU'nun en yetkili yönetim organı olma özelliğini taşıyor. Politika ve strateji hazırlama yetki ve sorumluluğuna sahip ITU Konsey Üyeliği'ne seçilen ülkeler yeniden seçilebiliyor. Tam Yetkili Temsilciler Konferansı (PP06) kapsamında ayrıca ITU Büro Direktörleri de seçildi. Arabistan adayı Sami Al-Basheer Telekomünikasyon Kalkındırma Bürosu Direktörlüğü'ne, İngiltere'den Malcolm Johnson Telekomünikasyon Standardizasyon Bürosu Direktörlüğü'ne seçildi.

Başbakan Erdoğan: “Haberleşme vergileri aşamalı olarak düşürülecek”
ITU Tam Yetkili Temsilciler Konferansı-PP06'nın 6 Kasım 2006'da Antalya'da gerçekleştirilen açılış törenine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve ITU Genel Sekreteri Yoshio Utsumi katıldı. Toplantıda konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, elektronik haberleşme hizmetlerinde vergi yükünün yüksek olduğunu, bunun aşamalı olarak azaltılması yönünde çalışmalara başladıklarını bildirdi. Erdoğan, haberleşme devriminin, hayatı ve geleceği en köklü biçimde dönüştürdüğünü, radyo, televizyon ve haberleşme uydularıyla başlayan kültürel devrimin bugün İnternet'le devam ettiğini anlattı. Erdoğan, haberleşme devriminden sonra zayıf ve güçlü devlet kriterlerinin de değiştiğini, devletlerin “küresel sistemle bütünleşenler” ve “bütünleşemeyenler” olarak ikiye ayrıldığını, alt kategorilerde de “üreten sistemle bütünleşmeye namzet” ya da “başarısızlıkları tescillenmiş olanlar” şeklinde tanımlamalar yapıldığını söyledi. Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Ben ise devletleri özellikle İnternet terminolojisiyle şöyle sınıflandırıyorum: ‘Çevrimiçi' devletler ve ‘Ağ dışı' devletler... Büyük bir memnuniyetle söyleyebilirim ki, Türkiye son yıllarda gerçekleştirdiğimiz büyük atılımlarla artık 24 saat çevrimiçi bir devlettir. e-Devlet ve e-dönüşüm projelerine büyük bir önem veriyoruz, bu projelerle münferit çalışmaları tek çatı altında toplayarak ‘vatandaş odaklı, katılımcı, şeffaf, etkin ve daha kaliteli, hızlı' kamu hizmeti sunmayı hedefliyoruz.” Erdoğan, bilgiye ulaşımı daha da kolaylaştırmaya çalıştıklarını, toplumun bütün kesimlerinin bu alanda eşit fırsatlara sahip olmasını istediklerine değindi. Gelişmeleri dikkatle izlediklerini belirten Erdoğan, değişiklik yaparken yatırımcı ve tüketicilerin haklarını korumaya hassasiyet gösterdiklerini vurgulayarak, Türkiye'de bilgi teknolojilerinden en etkin yararlanılmasını mümkün kılan bir altyapının oluşturulduğunu söyledi. Hükümetin üzerinde en çok durduğu birisinin, alternatif altyapı ve hizmet sunumuyla bilgiye daha etkin, hızlı, güvenli ve daha makul maliyetlerle erişimi sağlayabilmek olduğunu bildiren Erdoğan, “Türkiye'de halen elektronik haberleşme hizmetlerinde vergi oranının yüksek olduğunu biliyoruz. Bunun bilgi toplumuna dönüşme yolundaki hızlı ilerlememizi aksatmaması için vergi yükünün kademeli olarak azaltılması yönünde çalışmalara başlamış bulunuyoruz” diye konuştu.

Yıldırım: “BHT-Bilgi ve Haberleşme Teknolojileri farklı anlayışları işbirliğine dönüştürüyor”
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye'de mobil telefon abone sayısının bugünlerde 50 milyonu, geniş bant hızlı İnternet erişiminde ise 2.5 milyonu aştığını bildirdi. ITU'nun Tam Yetkili Temsilciler Konferansı'nın açılışında konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, bilgi ve haberleşme teknolojilerinin günümüzde, geçmişte olduğundan daha farklı ölçüde yaşamı kolaylaştırdığını kaydetti. Bakan Yıldırım, bilgi ve haberleşme teknolojilerinin farklı anlayışları işbirliğine dönüştürdüğünü, insanların ve ülkelerin birbirini daha yakından tanımalarına, yakınlaşmalarına ve itilaflarını sona erdirmelerine fırsat sağladığını kaydederek, ülkeler ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını gidermeye araç olduğunu dile getirdi. Bilgi ve haberleşme teknolojilerinin “Sosyal ve iktisadi hayata doğrudan etki eden, her derde deva bir ilaç” gibi algılanması gerektiğini vurgulayan Bakan Yıldırım, “Her ilaç gibi bu teknolojilerin de kötü niyetli ve yanlış kullanımının önlenmesi için üretim standartlarının, kullanım şartlarının doğru belirlenmesi zorunludur. Bu anlamda, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği gibi organizasyona çok iş düşmektedir” dedi. Bakan Yıldırım, Türkiye'nin coğrafi şartlarından kaynaklı zorluklara rağmen her vatandaşın haberleşme hizmetinden eşit ve fazla yararlanmasının önceliklerinin arasında olduğunu vurguladı. Bu amaçla yeni teknolojilerin araştırıldığını belirten Yıldırım, uygun olanların kullanıldığını, geleceğe dönük yeni projelerin geliştirildiğini bildirdi. Yıldırım, bugün Türkiye'de sabit telefon abone sayısının yaklaşık 19 milyon olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Sabit telefonda hane başına kullanım oranının yüzde 100 olduğunu ifade etmek isterim. Ayrıca mobil telefon abone sayısı bugünlerde 50 milyonu aşmıştır. Bu da nüfusa göre, yüzde 70 bir kullanım oranına karşılık gelmektedir. Özellikle hükümetimiz döneminde, son üç yılda mobil telefon hizmetlerinde iki katına varan bir artış olduğunu ifade etmek istiyorum. Son üç yılda ülkemizde geniş bant hızlı İnternet erişimine de göz attığımızda, bugün itibariyle abone sayısı 2.5 milyonu aşmış bulunmakta, bir başka deyişle 16 milyon vatandaşımız İnternet kullanabilir hale gelmiş bulunmaktadır. Bir anlamda nüfusun yüzde 22 kullanım oranına tekabül eden İnternet kullanım oranı, önümüzdeki 2010 yılına kadar hükümetimizin koyduğu hedefle yüzde 60'lara çıkacaktır.” Bakan Yıldırım, Türkiye'de telekomünikasyon sektöründe bir kaç yıl önce ses ve altyapı tekelinin tamamıyla kaldırıldığını vurguladı. Yıldırım, halen uzak mesafede telefon sabit ve mobil hizmetleri veren işletmeciler, İnternet sağlayıcılar ve uydu platform işletmecileri, kablo platform işletmecileri olmak üzere, toplam 228 işletmenin faaliyet göstermekte olduğunu bildirdi. Haberleşmenin her yerden, her zaman, her şart altında sağlanmasının küreselleşmenin doğal bir sonucu olduğunu belirten Yıldırım, “Artık bireyler bilgi ve haberleşmenin verdiği imkanlarla devletin hizmet standartlarını, yönetim anlayışını kolayca sorgulayabilir hale gelmiştir. Daha az maliyetli, kolay ölçülebilen kamu hizmetlerini bugün vatandaşlar düne göre daha fazla talep etmektedir” diye konuştu. Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu da geleneksel yönetim anlayışının ve kurumsal bürokratik yapının yaşanan değişime ayak uydurması zorunluluğunu gündeme getirmektedir. Bilgi ve haberleşme teknolojilerindeki yenilikler, ekonomik ve sosyal yaşamın her alanında artık daha fazla etkili olmaya başlamıştır. Kamu yönetiminden, bireylerin yaşamından toplum yapısına kadar birçok değişiklikler yaşanmaktadır. Bir başka ifadeyle artık bilgi ve haberleşme teknolojileri sayesinde klasik toplumdan bilgi toplumuna geçiş süreci süratle devam etmektedir. Uygulamalarımıza geri dönüşüm sağlayan diğer bir husus da İnternet'in kullanılmasıdır. İnternet artık insanlığın dünyasını küçültmekte, günlük hayatını kolaylaştırmakta ve çeşitli uygulamalara ilişkin değerlendirmeleri ve önerileri anında görmemizi sağlamaktadır.” Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye'de e-devlet projesinin, yönetimde bilgi teknolojilerinin stratejik kullanımı sayesinde, bilgi toplumunun ihtiyacına cevap verecek, vatandaşı ve kurumları elektronik ortamda buluşturacak, verimliliği ve şeffaflığı sağlayacak bir kapsam içerdiğini de vurguladı. Kamu yöneticileri olarak e-devlet hizmetlerini verirken bunun bir ileri adımı olan e-yönetişim olgusuna da odaklanmak gerektiğini belirten Bakan Yıldırım, e-yönetişim sisteminin, sorumluluğu, yöneten ve yönetilen arasında daha eşit dağıtılmasını ve tarafların yönetime daha fazla katılımını sağlayacağını kaydetti. Yıldırım, bilgi ve haberleşme teknolojilerinin kullanımının sadece kamu hizmetlerinin daha hızlı verimli yöntemlerle vatandaşa aktarılmasını mümkün kılmayacağını, aynı zamanda kamunun kendi içinde işleyiş sürecinin de yeniden tasarlanmasına yönelik bir önem arz edeceğini ifade etti. Bakan Yıldırım, e-devlet ve e-yönetişimin kamu hizmetlerinin kullanıcı ve vatandaş odaklı bir yapıya dönüştürecek yeniden yapılanma modelinin de önemli bir altyapısını teşkil edeceğini bildirdi. Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: “Hükümet olarak telekomünikasyonda bilgi ve haberleşme teknolojilerinde özellikle yeni nesil hizmetlerde yerli fikri mülkiyetin artırılmasını, yerli ve yabancı yatırımların ülkemizde ARGE çalışmaları yapmalarını arzu ediyoruz. Bu anlamda uluslararası kuruluşlara, işletmelere ülkemizde üretim ve araştırma merkezi kurmalarını, yatırım yapmalarını ve bunun için sağlayacağımız desteklerden yararlanmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.”

Telekomünikasyon trilyonlarca Dolar kazandırıyor
ITU Genel Sekreteri Yoshio Utsumi ise, 8 yıllık görev süresi boyunca bilgi teknolojileri konusunda çok büyük gelişmeler olduğunu, “.com” patlaması ve çökmesi yaşandığını, İnternet'in gücünün tüm ülkelere ulaştığını, devlet tekellerinin özel rekabete açıldığını, analog şebekelerin sayısal şebekelere dönüştüğünü anlattı. Mobil telefonun tüm dünyayı sardığını, 2 milyar yeni İnternet kullanıcısının dünya şebekelerine eklendiğini ve 800 milyonu aşkın kullanıcının İnternet'e bağlandığını belirten Utsumi, “ITU bu değişikliğin olacağını bekliyordu ve bu değişikliğe yardımcı oldu. Bugün telekomünikasyon, dünyanın bilişim ticaretinin en önemli parçasıdır ve dünya servetine olan katkısı yüzde 7'yi aşmaktadır. Utsumi telekomünikasyonun bugün dünyaya trilyonlarca Dolar kazandırdığını söyledi. Türkiye'nin ev sahipliğinden dolayı büyük mutluluk duyduklarını kaydeden ITU Genel Sekreteri Yoshio Utsumi, son 8 yılda 2 milyar yeni kullanıcının dünya şebekelerine bağlandığını kaydetti. Telekomünikasyon, bilgi teknolojileri ticaretinin en önemli parçası olduğuna işaret eden Genel Sekreter, “Bilgi ve haberleşme teknolojilerinin dünya ekonomisine olan katkısı yılda yüzde 7'yi aşmaktadır. Milyar Dolar'lık katkı yapmaktadır” dedi. Utsumi, telekomünikasyonun, dünyanın bilgi teknolojileri ticaretinin en önemli parçası olduğunu bildirdi. Yoshio Utsumi, şöyle dedi: “ITU bu değişikliğin olacağını bekliyordu ve bu değişikliğe yardımcı oldu. Bugün telekomünikasyon, dünyanın bilgi teknolojileri ticaretinin en önemli parçasıdır ve dünya servetine olan katkısı yüzde 7'yi aşmaktadır.”

PP06 Heyet Başkanları Yemeği
PP06 Konferansı'na katılan ülkelerin heyet başkanları ve yardımcıları için düzenlenen Heyet Başkanları Yemeği'nde, konukları Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Büyükelçi Bilge Cankorel, Telekomünikasyon Kurulu Başkanı Dr. Tayfun Acarer, Kurul üyesi ve ITU Genel Sekreter Yardımcısı adayı Dr. T.Ayhan Beydoğan karşıladı. Heyet Başkanları yemeğine, ITU Genel Sekreteri Yoshio Utsumi, Genel Sekreter Yardımcısı ve sektör başkanları, Konferansa katılan ülkelerin heyet başkanı olarak bakanlar, bakan yardımcıları, büyükelçiler, otorite başkanları ve yardımcıları katıldı. Yemeğe, ayrıca Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı İbrahim Şahin, Müsteşar Yardımcısı Suat Hayri Aka, Telekomünikasyon Kurulu II. Başkanı Galip Zerey, Kurul üyeleri Dr. Faruk Cömert, Hüseyin Edis ve Ahmet Hamdi Atalay katıldı. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım yaptığı konuşmasında, seçkin konukları ülkemizde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek konferansa katılımın yüksekliğinin sevindirici olduğunu belirtti. Konferansın dostlukların gelişiminde ve geliştirilmesinde katkısının kayda değer olduğunu ekleyen Bakan Yıldırım, Türkiye'nin Konsey üyeliği adaylığı ve Genel sekreter yardımcılığı adaylığının Türkiye'de önemsendiğini vurguladı. Yemekte Dr.T. Ayhan Beydoğan da katılımcılara hitap etti. Yemek sonunda ünlü sanatçı Fatih Erkoç sahne aldı ve katılımcıların beğeni ile izlediği bir konser verdi.

Acarer, heyet başkanları ile ikili görüşmeler yaptı
ITU-PP06 Konferansı süresince Kurul Başkanı Dr. Tayfun Acarer konferansa katılan ülkelerin heyet başkanları ile ikili görüşmeler yaptı. Acarer, Kazakistan Heyet Başkanı Azilkhan Abeuov, Fas Büyükelçisi Abdellah Zagour, Gana'dan Yahaya Issah ve Benjamin Aggrey, Somali'den Posta ve Telekomünikasyon Bakanı Abdi Mohamed Tarrah ve Heyet Başkan Yardımcısı Ahmed Mohamed Adan, ITU nezdinde Swaziland Büyükelçisi Thembayena Dlamini, ITU Genel Sekreter Yardımcısı Houlin Zhao Romanya'dan Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Nagy Zsolt ve Bakan Yardımcısı Bejan Florini, Büyükelçi Constantin Grigore ile AB ile Bütünleşme ve Uluslararası İlişkiler Daire Başkanı Negrescu Ionut, ITU Genel Sekreteri Hamadoun Touré, Komor Adaları'ndan Posta ve Telekomünikasyon Bakanlığı Yetkilisi Mohammed Abdallah Ali ve COMOR Telekom Genel Müdürü Charikane Bouchrane, Fildişi Adaları'ndan Telekomünikasyon Otoritesi Kurul Üyesi Sylvain N'goan, Genel Sekreter Kouakou Jean Baptiste Kla ve Uluslararası İlişkiler Dairesi Başkanı Bella Lambert Bouo, Gambiya'dan Düzenleyici Kurul Üyesi Janet Sallah, Barbados'tan Delegasyon Başkanı Natalie Burke, Hindistan Telekomünikasyon Bakanlığı Üyesi D. S. Mathur, Telekomünikasyon Bakanlığı Danışmanı P.K. Garg, Telekomünikasyon Bakanlığı Başkan Yardımcısı R. N. Jha, Suudi Arabistan Telekomünikasyon ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı Genel Müdürü Al Bashaer, ITU-BR Büro Başkanı Valery Timofeev, Malezya Haberleşme-Enerji ve Su Bakanlığı Genel Sekreteri Dr. Halim Man, Brezilya Anatel Yönetim Kurulu Üyesi Jose Leite Pereira, Costa Rika Yerleşik Operatörü ICE'nin Teknik Danışmanı Manuel Incer, ITU TSB Direktörü Malcolm Johnson ile görüşmeler yaptı.

Çoşkunoğlu: “Yasası çıkmadan konferans yapıldı”
CHP Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu, yaptığı yazılı açıklamada konferansın organizasyonu, gerçekleştirilmesi ve finansmanına ilişkin anlaşmanın onaylanmasını sağlayacak olan yasa tasarısının bir süredir TBMM Genel Kurul gündeminde olduğu halde, görüşülüp onaylanmadığına dikkat çekerek, bunu “hükümetin büyük bir ciddiyetsizliği” şeklinde değerlendirdi. Çoşkunoğlu açıklamasını şöyle sürdürdü: “ITU'nun en üst düzeydeki konferansı olan, 4 yılda bir yapılan, 4 hafta süren ve önemli kararların alındığı Tam Yetkili Temsilciler Konferansı'nın bu yıl Türkiye'de yapılma kararı 2002'de alınmış ve hükümet ile ITU arasında bir anlaşma yapılmıştır. Konferansın organizasyonu, gerçekleştirilmesi ve finansmanına ilişkin anlaşmanın onaylanmasını sağlayacak olan yasa tasarısı bir süredir TBMM Genel Kurul gündeminde olduğu halde, görüşülüp onaylanmamıştır. Böylesine büyük, önemli ve olağanüstü masraflı, Birleşmiş Milletler bünyesindeki uluslararası bir kuruluşun konferansına hem ev sahipliği yapıp hem de bu konferansın yasal olmadan başlaması, hükümetin büyük bir ciddiyetsizliğidir. Ayrıca, konferans finansmanını onaylayan bu yasa çıkmadan, masrafların yapılmış olması da başka bir ciddiyetsizliktir.”