| |
| Merih IŞIN |
| |
|
Editör'ün
karikatürü, 1995 yılında Cenevre telekom fuarında uydu üzerinden
gerçekleştirilen videokonferans ile Rusya'daki çizer Vladimir
Mochalov tarafından çizilmiştir. |
|
|
Editör
Sizleri bilmem ama biz, geçtiğimiz ay içerisinde İnternet'e erişememekten büyük miktarda iş gücü kaybı yaşadık. Türk Telekom'daki grev nedeniyle oluşan sabit telefonlardaki kesintiyi, GSM erişimi sayesinde bir şekilde halletmiştik ama, bugünkü alt yapıyla Net erişimindeki sorunu halletmek pek de kolay olacağa benzemiyor.
Geçen pazartesi dergiye geldiğimde açtım bilgisayarımı ve gelmiş olduğundan emin olduğum bin civarı e-postayı kontrol etmek amacıyla ‘Outlook' programını çalıştırdım. Bir yandan elektronik iletilerimi alırken bir yandan da baskı zamanı gelen yeni sayıda kullanılacak bir araştırma için ‘Explorer'ı açtım. Bu arada bir şey dikkatimi çekti. Üye olduğum bazı sitelerden her zaman gelen ‘yeni mesaj var' işaretleri ekranımda yoktu. Sitelere girmeye çalıştım ama nafile. Hiç birine erişemiyordum. Vikipedia, YouTube, Facebook, Metacafe ve diğerleri. Hemen Google'dan yardım almaya çalıştım. Komik ama, ona da erişim kapatılmıştı. Bir sıkıntı kapladı içimi. Nasıl da alışmıştık Net'le yaşamaya. Eskiden Net mi vardı?
Araştırdım ki, 5651 sayılı yeni İnternet Yasası gereği ilgili sitelere erişim engellenmiş. Sadece onlara mı? Gelen bilinçli ya da cahil ihbarlar, yeterli yabancı dil bilmediği için doğru işi yanlış yorumlandıranlar, daha neler neler… Böylece neredeyse, Dünya ağlar ağının yarıdan fazlası Türkiye'nin erişimine kapanmış. Yani Dünya'ya açılan kapımız kapanmış…
Artık hakkımızda yazılan yanlışları ve bunu yapanları göremeyeceğiz, milletçe doğrularımızı onlara anlatamayacağız, kısacası kendimizi ifade edemeyeceğiz ya da gerekiyorsa savunamayacağız. Hatta bütün devletler tüm işlerini Net üzerinden yapmaya çalışırken, bizler oralara erişemediğimiz için ekonominin gereği ticaret, turizm veya ihracat sektörlerimiz büyük yaralar alacak. Daha bunun bir de mobil tarafı var…
Ama erişimi engellemek için bölümler kurmaya veya ihbar beklemeye ya da tesadüfen denk gelmeye gerek yok ki. Net'teki arama motorlarına ilgili ‘yasak konuları' versinler, dökülen tüm sitelere erişimi kapatsınlar, görev eksiksiz tamamdır.
Ben buna benzer bir hikaye hatırlıyorum. Birkaç yüz yıl önce birisi bir şey icat etmiş. Yazılmak istenilenler elle yazılacağına, bir makinaya harfler diziliyor ve hatta kısa bir süre içerisinde bir sürü kopya da elde edilebiliyormuş. Bu dizgi ve baskı makinası, sakıncalı olduğu gerekçesiyle çok uzun bir süre ülkemize alınmamış. Ülkemiz insanı, dünyadan habersiz yaşamış… Genel bilgi eksikliğine bir de onlara kendini ve gerçekleri anlatamama sorunu eklenmiş. Yıllarca, hakkında yazılan iftira ve yanlış bilgileri görememiş, düzeltememiş ve bugünlerde soykırımla bile suçlanmış barbar Türkler olmuş. Hala uğraşıyoruz eksiğimizi gidermeye, işleri düzeltmeye. Ne derece başarılı olduğumuzda ortada. Uğraşımızdaki en önemli yardımcı araçlarımızdan biri de İnternet. Bu konuda, STK'lerin ve vatandaşın en önemli silahı. Ya o da yoksa?
Bu Yasa ciddi olarak uygulanırsa, sadece bizlere zarar verir. Sadece zarar vermekle de kalmaz, Türkiye ile aynı ayarda ve hızlı gelişmekte olan ülkelerin de ekmeğine yağ sürer. Ağ'a erişim olmadığı için, onların alıp başlarını gittiklerini anlayamayız bile.
Minik Mısra'nın ‘Günaydın! Hadi kalk, oynayalım' sesiyle uyandım yaşadığım kabustan. Şu anda ofisteyim ve haberleşmemizde herhangi bir sorun yaşamıyoruz.
Saygılarımla.
|
|