Telekom'da
kamu yansımaları
Telekom vergileri 2009 yılından itibaren tedrici olarak azaltılacak
Hükümet, telekom sektörünün önemli sorunu olan “yüksek vergi” uygulamasında indirime hazırlanıyor. Maliye Bakanlığı'nın konuya ‘yeşil ışık' yakmasının ardından Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, vergi indirimine ilişkin kararı 2008 yılında vereceklerini, 2009 yılında da uygulamayı başlatacaklarını bildirdi.
Gazi Üniversitesi ile Maliye ve Vergi Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin işbirliğiyle 30 Ekim 2007 tarihinde gerçekleştirilen “Haberleşme Sektörünün Dünü ve Bugünü Paneli”nin açılışında konuşan Yıldırım, vergi indiriminin hiçbir ülkede kolay alınan kararlardan olmadığını vurguladı. Bütçe imkanları gözetilerek, haberleşmede vergi indiriminin mutlaka tedrici olarak azaltılmasının gerçekleştirileceğini söyleyen Yıldırım, “2008 yılında bunun kararını vereceğiz ve 2009 yılında da uygulamayı başlatacağız” diye konuştu.
Panelin açılışında, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Kadri Yamaç, Telekomünikasyon Kurumu (TK) Başkanı Dr. Tayfun Acarer ve Gazi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Muhteşem Kaynak da bir konuşma yaptı.
Bakan Yıldırım, haberleşmedeki özel iletişim vergilerinin yüksek olduğuna katıldığını belirterek, bunun Marmara Depremi sonrasında konulan vergilerin kalıcı hale getirilmesinden kaynaklandığını söyledi. Uçak, İnternet ve telefon ücretlerine ciddi oranda vergilerin geldiğini dile getiren Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu konuda dünyada hem vergi kalemi adedi bakımından, hem de vergilerin tümleşik toplamları bakımından en pahalı ülke konumundayız. Buna rağmen telekom sektörü çok hızlı gelişiyor. Eğer bu vergileri de aşağıya çekersek, bu gelişmenin hangi boyutta olduğunu tahmin edebilirsiniz.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Kongresi'nde haberleşmedeki özel iletişim vergilerinin zaman içinde indirileceğini beyan etti.
Biz bu noktadan hareketle tüm çalışmalarımızı, hazırlıklarımızı tamamladık. Vergi indirimi hiçbir ülkede kolay alınan kararlardan değildir. Gıdadan, tekstilden, turizmden, kurumlar vergisine varıncaya kadar pek çok alanda vergi indirimine gidilmiştir. Bütçe imkanları dikkate alınarak iletişimde de vergi indiriminin mutlaka ve mutlaka tedrici olarak azaltılması gerçekleştirilecektir. Bunun için 2008 yılında bunun kararını vereceğiz ve 2009 yılında da uygulamayı başlatacağız. Hedefimiz budur. Bununla ilgili çalışmaları ilgili kurumlar başta Maliye Bakanlığı olmak üzere birlikte yürütüyoruz.”
Yıldırım: “Bilgi toplumuna dönüşümle her vatandaşa teknolojiden yararlanma fırsatı sağlanacak”
Yıldırım, bilgi toplumuna dönüşümle her vatandaşın ICT/BHT-Bilişim ve Haberleşme Teknolojilerinden yararlanma fırsatının sağlanacağını, teknolojilerin iş dünyasına nüfuzunun temin edileceğini, rekabet avantajı yaratılacağını belirtti. Yıldırım, vatandaş odaklı hizmet dönüşümünün sağlanacağını, kamu hizmetlerinin de yüksek standartlarda sunulacağını dile getirdi.
Teknolojik gelişmelere paralel olarak bilgi toplumuna dönüşüm çalışmalarının başladığını söyleyen Yıldırım, Türkiye'nin de bu yönde çalışmalar yaparak bir Strateji Planı oluşturduğunu anlattı.
İnternet erişimi konusunda Türkiye'nin büyük bir ilerleme kaydettiğini anlatan Yıldırım, geniş bant İnternet erişiminde işletmelerin erişim oranının yüzde 52'ye ulaştığını, Dünya Ekonomik Formu değerlerine göre Türkiye'nin erişim şebekelerine bağlantı indeksinde 48'inci sıraya yükseldiğini bildirdi.
Yıldırım, vatandaş odaklı hizmet dönüşümünü sağlamak konusunda 2010 yılında eğitim amaçlı İnternet kullanan öğrencilerin sayısını yüzde 78'e, geniş bant erişime sahip işletmeleri yüzde 70'e, bilgisayar sahibi işletmeleri yüzde 95'e, elektronik kanallardan sunulan hizmetlerin oranını da yüzde 70'e çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.
Yıldırım, bu hedeflere ulaşılmasıyla kamu yönetiminde modernizasyonun sağlanacağını, yıllık kamu cari giderlerinde yüzde 9 oranında tasarruf elde edileceğini, elektronik ortamda yapılan kamu alımlarının yüzde 90'a yükseleceğini, projelerin de zamanında tamamlanmasının temin edileceğini kaydetti.
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, sektörün gelişimini sürdürebilmesi ve hedeflerin yakalanabilmesi için yapılacak çok iş olduğunu, bazı kanuni düzenlemelerin yapıldığını, ancak bunların yeterli olmadığını kaydetti.
Elektronik Haberleşme Kanunu Tasarısı'nın yanısıra, bilişim konusundaki tasarının TBMM gündeminde olduğunu belirten Yıldırım, İnternet kaynaklı çocuk pornografisi başta olmak üzere bazı suçlarla mücadeleyi esas alan acil düzenlemenin yapıldığını, bu düzenlemenin 23 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girdiğini kaydetti.
Yıldırım, bu düzenleme kapsamında yer alan İnternet Kurulu'nun hukuki yapıya kavuşturulduğunu ifade ederek, bu kurulun üniversite ve diğer kamu kurumlarından temsilcilerin katılımıyla İnternet yoluyla yapılan neşriyatın izlenerek raporlamalarının yapılacağını kaydetti.
Bilişim ve haberleşme hizmetlerinin yurt çapında yaygınlaştırılması gerektiğini, bunun için 3N ve WiMAX gibi hizmetlere olanak sağlanacağını söyleyen Yıldırım, bunları temin etmek için işletmecilerden, öncelikle ülkenin her köşesinde sesli erişimi sağlamak için çalışmalarını istediklerini bildirdi.
Yıldırım, daha gelişmiş teknolojileri Türk insanının hak ettiğini, bunu geciktirmeden vatandaşlara sunacaklarını vurgulayarak, ancak bunu yaparken en temel haberleşmeyi sunmadan ülkede huzur, barış ve güvenliğin olamayacağını, terör belasına yeni sıkıntılar eklenmemesi gerektiğini ifade etti.
Yıldırım, mobil haberleşme teknolojilerinin her geçen gün geliştiğini ifade ederek, GSM operatörleri arasında numara taşınabilirliğinin mümkün hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:
“Teknolojiler geliştikçe belimizde su matarası gibi aletleri sıralamayalım. Bir aletle her şeyi yapar hale gelelim. Tek numarayla, bütün işler. Tek numaramız olacak, her işi yapacağız. Bunu da özellikle işletmelerden istirham ediyorum. Bu konuda tutuculuğu bırakalım. Bir araya gelelim. Sizin iyi olmanız bununla mümkün olmaz. Sizin iyi olmanız vereceğiniz hizmetin kalitesiyledir, hizmetinizin erişilebilirliğidir, müşterilerinizin memnuniyetidir.”
Acarer: “Vergilerde yapılacak iyileştirme sektöre büyük bir ivme kazandıracak”
Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer de konuşmasında, öncelikle sektörde vergiler konusunun son derece önemli olduğunu vurgulayarak, telekomünikasyon sektörünün gelişiminde vergiler konusunda yapılacak olan iyileştirmenin sektöre çok kısa zamanda büyük bir ivme kazandıracağını belirtti.
Acarer, Sanal Mobil Şebeke İşletmeciliği yani MVNO denilen yetkilendirmenin 2008'de tamamlanabileceğini bu şekilde yeni oyuncuların mobil telekomünikasyon sektörüne girerek bu sektörde yeni bir ekonomik kaynak teşkil edileceğini anlattı. Acarer konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Geçen dönemde telekomünikasyon sektöründe yapılan en önemli gelişmelerden bir tanesi kayıt dışı telefonlarla ilgilidir. Bu konu ısrarla yaklaşık 2 senedir üzerine durulan bir konu sonuçlanması da oldukça zor olan bir konu sürekli takibi gereken bir konu, geçen dönemin gerekli en önemli yasal düzenlemelerinden biri olarak kabul ediyoruz. Kanunun yayınlandığı 11 Temmuz'dan itibaren bugüne kadar geçen 23 aylık süreç içerisinde tam 63 milyon telefon kayıt altına alındı. Bunun yaklaşık değeri 9 milyar Dolar, nasıl hesapladınız derseniz geçen ay içinde ATO'nun bu kanun çıkana kadar ki süreç içinde 29 milyon GSM telefonunun kayıt dışı olarak ekonomiye 4,5 milyar Dolar'a mal olduğu şeklindeki istatistik veriler ile bizim 9 milyar Dolar'ı nasıl hesapladığımızı net olarak ortaya koyuyor.
2007 yılında özellikle mobil sektörde, hizmet kalitesinde olumlu gelişmeler kaydedildi. Özellikle arama blokaj ve arama başarısızlık oranlarında temin edilen somut ve olumlu gelişmeler hizmet kalitesinde de çok olumlu sonuçların alınmasına yol açtı, ancak bu konuda doğrudan ilgisi olması nedeniyle Temmuz ayı içinde Ankara Büyük Şehir Belediyesi'nin almış olduğu baz istasyonları ile ilgili karardan çok ciddi endişe duyduğumuzu özellikle belirtmek istiyorum. Uygulanması teknik açıdan hemen hemen imkansız olan bu uygulama eğer hayata geçirildiği takdirde mobil haberleşme neredeyse imkansız hale gelecektir.
Ülkemizde mobil haberleşme sektöründe hizmet kalitesinde özellikle 2007 yılının başından beri temin edilen olumlu gelişmelere karşılık GSM sektörünün, GSM sisteminin kapsama alanında nüfusa göre değerlendirme yapıldığında coğrafik saha ve küçük yerleşim alanlarına göre hiç de iç açıcı sonuçlarla karşılaşmıyoruz.
Mevcut imtiyaz sözleşmelerinde 10 bin ve daha üst nüfuslu yerler dikkate alınarak hizmet kalitesi belirleniyor ancak dünyanın nüfus ve coğrafik alan olarak en büyük ülkelerinden biri olan Türkiye'de özellikle ana güzergahlar ve büyük yerleşim yerleri dışında çok ciddi bir kapsama alanı problemi bulunuyor. Bu hususu kurum olarak içimize sindiremiyoruz ve de bu olguyu kabul edemiyoruz.
Bu sorun; yani Türkiye'nin genelindeki kapsama sorunu problemi, sadece Telekomünikasyon Kurumu'nun problemi değil, mobil hizmet sunan tüm operatörlerinde başlıca sorunlarından biri olduğunu düşünüyoruz. Bu bölgelerde yaşayan yani düşük nüfuslu yerlerde yaşayan insanlarımızın da vatandaşlarımızın da büyük şehirlerde yaşayan insanların gibi her türlü telekomünikasyon hizmetine sahip olma hakkı olduğuna inanıyoruz. Bu hususu abone sayıları dikkate alındığında Avrupa'nın en büyük 3 operatörü olarak kabul edeceğimiz mevcut GSM operatörlerinin de içine sindirdiklerini ben açıkça düşünmüyorum. Bu nedenle TK olarak mobil telefon hizmeti alamayan yerler ve mobil güzergahlarıyla ilgili çok kapsamlı bir çalışma başlattık. GSM operatörleriyle ülkemizin sosyal bir sorunu haline gelen bu konunun çok büyük ölçüde çözülebileceğini ümit ediyoruz. GSM operatörlerimizin de bu konuda bize her türlü desteği vereceğini ve bu ülkeye karşı sosyal sorumluluklarını fazlasıyla yerine getireceklerine inanıyoruz.
Bu arada son olarak belirtmek istediğim konulardan bir tanesi yerli üretim, yerli fikri mülkiyet ve ARGE konusu. Bu konuda son dönemlerde gerçekten çok büyük ilerlemeler temin edildi. Türkiye'de bu konuda çok büyük bir potansiyel var inanıyorum ki, bu salondaki herkes de Türkiye'de ARGE Yerli üretim konusunda benimle aynı düşüncede. Bu arada, Türk Telekom'un bazı ARGE Firmalarını satın almasını ve bu süreçte bu güne kadar temin edilen olumlu gelişmeleri memnuniyet ve dikkatle izliyoruz. Bu konuda çalışan mevcut firmalarımız yani ARGE firmalarımız için, artık Türkiye'nin yeterli olmayacağı ve mutlaka dışarıya açılmalarının gerekliliğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. ARGE Yerli Üretim ve istihdam bu konular Türkiye için büyük önem ve hassasiyet taşımakta.”
Vergi indirimi bütün operatörlerin beklentisi
Gazi Üniversitesinde düzenlenen “Haberleşme Sektörünün Dünü ve Bugünü” konulu panele, Turkcell Genel Müdür Yardımcısı İlter Terzioğlu, Vodafone Hukuk Bölümü Başkanı Selçuk Karaçay, Avea Genel Müdürü Cüneyt Türktan, Türk Telekom Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Emin Başer, konuşmacı olarak katıldı. Paneli gazeteci Şükrü Kızılot yönetti.
Turkcell Genel Müdür Yardımcısı İlter Terzioğlu, 2007 itibariyle nüfusu 2 binden yüksek olan yerleri kapsadıklarını dile getirerek, 2008'de de nüfusu bini geçen tüm yerleri kapsama alanına dahil etmiş olacaklarının altını çizdi.
Terzioğlu, “Telekomünikasyon Sektörü ve Vergi Düzenlemelerinin Etkileri” başlıklı sunumunda, telekomünikasyon sektöründe 58 milyonu aşan mobil, 18 milyonun üzerinde sabit hat ve 4 milyonu aşkın DSL kullanıcı bulunduğunu ve yaklaşık 30 milyar Dolar'lık potansiyel ile büyüme fırsatlarının devam ettiğini söyledi.
Telekomünikasyon sektöründeki vergi yükünün, ekonominin tümünü ilgilendirdiğini dile getiren Terzioğlu, İngiltere'deki London School of Economics Akademisinde yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre, mobil kullanım oranındaki her yüzde 10 oranındaki büyümenin, ülkenin yıllık ekonomik büyümesine yüzde 1 oranında artış sağladığını belirtti.
Ülkemizde telekomünikasyon hizmetleri üzerindeki vergi yükünün çok yüksek olduğunu vurgulayan, Terzioğlu, bu alandaki yeni düzenlemelerin 2009 yılında yapılabileceğini ancak özel olarak katma değerli vergilerde indirimin hemen gerçekleştirilebileceğini söyledi.
Vodafone Hukuk Bölümü Başkanı Selçuk Karaçay da, “Telekomünikasyon Sektöründe Vergi ve Vergi Benzeri Ödemeler Yükü” konulu sunumunda, Türkiye'deki haberleşme sektöründeki vergi ve kamu ödemesi yükünün yüksekliğine işaret etti. Sabit telefon hizmetlerinden yaklaşık yüzde 34'e yakın vergi ve vergi benzeri ödemeler alınırken, GSM hizmetlerinden alınan vergi ve vergi benzeri ödemelerin yaklaşık yüzde 60 olduğunu ifade eden Karaçay, bu durumun makul olmadığını söyledi. Karaçay, bu durumun kullanıcı açısından az kullanım ve yüksek bedel, işletmeci açısından gelir kaybı, verimsiz işletme, az yatırım ve sınırlı rekabet, kamu açısından ise artan sektörel sıkıntı, artan yatırım riskleri, istihdam sorunları, vergi kayıpları ve hazine gelirlerinde azalma gibi olumsuz durumlar yarattığını anlattı.
Vergi ve benzeri indiriminin olası sonuçlarını değerlendiren Karaçay, böylece abone sayısının hızla artacağını, daha etkin bir rekabet ortamının tesis edileceğini, GSM hizmetinin daha düşük gelir gruplarına da yayılacağını, istihdam ve yeni yatırımların artacağını düşündüklerini ifade etti. Karaçay, numara taşınabilirliği konusunda da yakın zamanda bir gelişme yaşanmasını umduğunu söyledi.
Avea Genel Müdürü Cüneyt Türktan ise, “Telekomünikasyon Sektörünün Gelişmesine Vergiler Açısından Bakış” konulu bir sunum yaptı.
Türktan, katma değerli servislerin gelişemediğine değinerek, bunda vergi yüksekliğinin büyük rolünün olduğunu söyledi.
Sektördeki yüklerin azaltılabilmesi için özellikle özel iletişim vergisinin, telsiz ruhsatname ücretinin, telsiz kullanım ücretinin kaldırılması gerektiğini belirtti. Türktan, özel iletişim vergisinin önümüzdeki sene düşürülmesi gerektiğini dile getirerek, Bu sağlanırsa sektörde katma değerli servis kullanımları artar ve kullanım miktarı arttığı için düşürülen vergi tekrar telafi edilebilir diye düşünüyoruz. Ayrıca da hizmetin, düşük gelir gruplarına da yayılma imkanı ve sektörde daha fazla canlanma olabilir. Etkin bir rekabet ortamı olacaktır. Yeni teknolojilerin kullanımı artacaktır” dedi.
Türktan, 10 haneli yerlerin bile kapsama alanına alınmasından yana olduklarını ve buna da destek vermeye hazır olduklarını kaydetti.
Türk Telekom Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Emin Başer de, vergilerin bir kısmının kaldırılmasını, bir kısmının da indirilmesini istediklerini söyledi. Başer, sabit telefon şebekelerinin 57 bin yerleşim yerine uzandığını ve 50 milyon kişiye telefon hizmeti verildiğini anlatarak, bu hizmetin ciddi teknik alt yapı gerektirdiğini vurguladı. Başer, Türkiye'nin sabit operatörler içinde Avrupa'da 5'inci, dünyada ise 13'üncü sırada bulunduğunun altını çizerek, hedeflerinin Avrupa'nın ilk üçü, dünyanın ilk 5'i içine girmek olduğunu belirtti.
İnternet denetimi 23 Kasım 2007'de başladı
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun gereğince; Türk Ceza Kanununda yer alan, intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama ile Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlara erişimin engellenmesine 23 Kasım 2007 tarihi itibariyle başlandı.
Söz konusu Kanun, içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile İnternet ortamında işlenen 8 katalog suçları ile içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenliyor.
Erişimin engellenmesi kararları, soruşturma evresinde hakim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilecek. İçerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunması, ya da içerik ve yer sağlayıcı yurt içinde bulunmakla birlikte Çocukları Cinsel İstismarı (TCK-md.103) ve Çocuklara yönelik Müstehcenlik (TCK-md.226) suçlarında erişimin engellenmesi kararlarını Başkanlık doğrudan verebilecek. Bu yayınlara alan adından erişim engelleme yapılacak ve bu işlem erişim sağlayıcılar üzerinden yürütülecek.
Kanunun öngördüğü çalışmalar, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, İnternet Daire Başkanlığı tarafından gerçekleştirilecek. İnternet Dairesi Başkanlığı, erişim engelleme işlemlerini başta Türk Telekom-TTNet olmak üzere Telekomünikasyon Kurumu'ndan erişim sağlayıcı faaliyet belgesi alan bütün erişim sağlayıcıları ile işbirliği içerisinde yapacaktır.
Öte yandan, İnternet erişimi sağlayıcılar ile yer sağlayıcılara faaliyet belgesi verilmesine ilişkin usul ve esaslar da belirlendi.
Telekomünikasyon Kurumu Tarafından Erişim Sağlayıcılara ve Yer Sağlayıcılara Faaliyet Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanuna dayanılarak hazırlanan yönetmeliğe göre, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde erişim sağlayıcı olmak isteyen sermaye şirketleri ile yer sağlayıcı olarak faaliyet göstermek isteyen gerçek veya tüzel kişiler, hizmet vermeye başlamadan önce Kurum tarafından düzenlenecek faaliyet belgesini almakla yükümlü olacak. Faaliyet belgesi, erişim sağlayıcı faaliyet belgesi ve yer sağlayıcı faaliyet belgesi olmak üzere iki şekilde düzenlenecek. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde, yer sağlayıcı faaliyet belgesi almaksızın yer sağlayıcılığı faaliyetinde bulunanların İnternet erişim hizmeti, Başkanlık kararıyla ilgili erişim sağlayıcı tarafından durdurulacak.
Erişim sağlayıcı faaliyet belgesi, erişim sağlayıcının Kurum tarafından telekomünikasyon hizmeti sunma konusunda yetkilendirildiği süre kadar, yer sağlayıcı faaliyet belgesi ise düzenlendiği tarihten itibaren beş yıl süreyle geçerli olacak.
Erişim sağlayıcısı faaliyet belgesi için başvuru yapacak sermaye şirketi olan tüzel kişilerin hisselerinden en az yüzde beşine sahip ortaklarda ve tüzel kişiliği idare ve temsile yetkili kişilerde, Terörle Mücadele Kanunu'nda belirtilen suçlar ile Türk Ceza Kanunu'nda yer alan millete ve devlete karşı işlenen suçlardan hürriyeti bağlayıcı ceza ile hüküm giymiş olmaması şartı aranacak.
Yabancılar bakımından, yer sağlayıcı faaliyet belgesi için başvuru yapacak gerçek veya tüzel kişilerin ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yetkili kişi aracılığıyla başvuru yapması gerekecek.
Faaliyet belgesi başvurusu, verilmesi, devri, yenilenmesi ve sona ermesine ilişkin usuller de yönetmelikte düzenlendi.
Erişim sağlayıcıları ve yer sağlayıcıları, tanıtıcı bilgilerini kendilerine ait İnternet ortamında, kullanıcıların ana sayfadan doğrudan ulaşabileceği şekilde, iletişim başlığı altında, doğru, eksiksiz ve güncel olarak bulundurmakla yükümlü olacak.
Erişim sağlayıcılar, herhangi bir kullanıcısının yayınladığı hukuka aykırı içerikten, 5651 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Başkanlıkça haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak engelleme imkanı bulunduğu ölçüde erişimi engelleyecek.
Sağladığı hizmetlere ilişkin olarak, Başkanlığın Kanunla verilen görevlerini yerine getirebilmesi için; erişim sağlayıcı trafik bilgisini bir yıl saklayacak.
İletişim bilgilerini yönetmelikte belirtildiği şekilde yayınlamayan erişim sağlayıcıya veya yer sağlayıcıya Başkanlık tarafından 2 bin YTL'den 10 bin YTL'ye kadar idari para cezası verilecek.
Erişim sağlayıcılar, yükümlülüklerinden birini yerine getirmemeleri halinde ise, Başkanlık tarafından 10 bin YTL'den 50 bin YTL'ye kadar idari para cezasıyla cezalandırılacak.
Erişim ve yer sağlayıcıların Telekomünikasyon Kurumu'nun talebi doğrultusunda erişimi engellemekle yükümlü olacakları içerikler arasında, Atatürk aleyhine işlenen suçlar, intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş ve kumar oynanması gibi suçlar yer alıyor.
Öte yandan, Türk Telekom'un İnternet Şirketi TTNet'in ücretsiz sunduğu “Aile Koruma Şifresi” ile çocuklar, ebeveynlerinin belirleyeceği zaman ve sınırlar içinde, sakıncalı sitelere girmeden İnternet'ten faydalanabilecek.
Türksat, uydular üzerinden katma değerli hizmetler sağlıyor
Türksat A.Ş., uydu işletmeciliğinin yanısıra, uydular üzerinden diğer katma değerli hizmetleri de sağlıyor. Türksat A.Ş. aynı zamanda ülkemizin bilgi toplumuna dönüşme stratejisinin içinde yer alan e-Devlet sürecinin alt yapısını hazırlarken, Uzaktan Algılama Sistemi (Türksatglobe) ile gözlem uydularından sağlanan yeryüzü görüntülerini tüm kamu ve özel sektörün hizmetine sunuyor.
Türksat'tan yapılan yazılı açıklamada, hizmet yarışında yönetim düzeyinde bir bayrak değişimi yaşandığı belirtildi. Son yıllarını kamuda üst düzey yöneticilik ile geçiren yirmi yıllık kamu görevi tecrübesine sahip olan Dr. Özkan Dalbay'ın genel müdürlük görevine atandığı resmi olarak açıklandı.
e-Devlet uygulamalarındaki tecrübesi, işletme alanında doktor a eğitimi bulunan Dalbay'ın uzay ve bilişim teknolojileri merkezi olma vizyonunu sürdüren Türksat'ta görev alması olumlu bir gelişme olarak nitelendiriliyor.
Açıklamada, Türksat A.Ş'nin yeni dönemde de, başta Ulaştırma Bakanlığı olmak üzere tüm kamu ve özel sektör kuruluşları, medya ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliklerini artırarak, hız ve kalite eksenindeki hizmetlerini kesintisiz sürdürmeye devam edeceği vurgulanıyor.
Öte yandan, Türkiye'nin yeni haberleşme uydusu TÜRKSAT 3A'nın yapımı tamamlandı. Son testleri yapılan uydunun yeni yılın ilk çeyreğinde uzaya gönderilmesi planlanıyor. Uydunun üretiminin ardından belirli bir takvim içinde uzaya fırlatılacak. Türkiye'nin uzaydaki iki uydusundan biri olan TÜRKSAT 1C'nin ömrü 2008'e sarkacak.
Turkcell'den deprem projesi
Turkcell, deprem çalışmalarına yönelik bir proje başlattı. Turkcell'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Turkcell-Eclipse Çözüm Ortaklığı Uygulaması TÜBİTAK'ın (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) Deprem Araştırma Projeleri'nin hizmetine sunuldu. Projeler çerçevesinde, Turkcell kurumsal çözüm ortaklarından Eclipse bu iş için özel geliştirdiği ve yazılımını yaptığı uzaktan ölçümleme (telemetri) cihazları kullanılacak. Bunlar, TÜBİTAK'ın Marmara Araştırma Merkezi Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü (YDBE) tarafından depremleri disiplinli izlemek ve kısa zamanda bilgi üretmek amacıyla kullanılan uzaktan ölçümleme cihazları ve yer belirleme amaçlı sabit GPS (Global Positioning System) istasyonlarına eklenecek. Çalışmalar yaygınlaştığında bu cihazlarla Türkiye'nin pek çok noktasında fay hatlarıyla ayrılan levha hareketleri izlenecek, muhtelif su kaynaklarındaki değişimleri ve topraktan salınan radon gazı miktarının anında takip edilmesi mümkün olacak. GPS, su analizi ve Radon ölçüm algılayıcılarından toplanan veriler Turkcell GSM/GPRS/EDGE şebekesi kullanılarak TÜBİTAK'ın YDBE (Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü) merkezi sunucusuna iletilecek. İlk aşamada Marmara bölgesindeki sabit GPS istasyonlarıyla başlayan kurulumları ilerleyen günlerde diğer bölgelerdeki GPS istasyonları ve radon/su ölçüm noktaları izleyecek
Ciliv: ”3N'i iyi anlatamadık”
Bilişim'07 Etkinliği kapsamında basın mensuplarıyla bir sohbet toplantısı yapan Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, Telekomünikasyon Kurumu tarafından iptal edilen 3N İhalesi üzerinde durdu. “Bu konunun doğru anlaşılamamasında bizim de suçumuz var” diyen Ciliv, bu teknolojinin lüks olarak algılandığını bu nedenle yeterli talep yaratılamadığını belirtti. 3N'de hep görüntülü haberleşmenin ön plana çıkarıldığını söyleyen Ciliv, “Oysa 3N'nin getireceği en önemli avantaj geniş bant İnternet erişimi olacak. Ciliv, Türkiye'nin daha fazla gecikmeden bu teknolojiye geçmesi gerektiğinin altını çizdi. Ciliv, yeni açılacak 3N ihalesinde ön koşul olacak ‘kapsama alanı' konusuna da açıklık getirerek, “Turkcell, bugün Türkiye'nin yüzde 98'ine erişir durumda. Geri kalan yüzde 2 için, erişilebilen kitleye haksızlık yapılıyor” diye konuştu. Yüzde 98'in 3N teknolojisinden mahrum edilmemesi gerektiğinin altını çizen Ciliv, 2007 yılı sonunda Türkiye'de nüfusu 2 bin olan her yerde erişilebilir olacaklarını kaydetti. Ciliv, 2008 sonunda ise nüfusu bin olan yerlere ulaşacaklarını belirtti.
Ciliv, abone sayısı bakımından Turkcell'in Alman T-Mobile'ı geçerek Avrupa'nın ikinci büyük operatörü olduğunu söyledi. Ciliv Turkcell'in 2008 yılında yatırımlarını, 3N lisans bedeli hariç, 800 milyon Dolar'a çıkartacağını vurguladı. Ciliv, özel iletişim vergisinin 2009 yılında tedricen düşürülmesinin biraz geç bir uygulama olacağını kaydetti.
Türk Telekom ve Avea'nın yatırım ihaleleri 2 milyar YTL'ye ulaştı
Türk Telekom ve Avea'nın Ekim 2007 itibarıyla sözleşme imzalanan yatırım ihaleleri toplamının 2 milyar YTL'ye ulaştığı açıklandı. Türk Telekom ve Avea'dan yapılan ortak yazılı açıklamada, 2 milyar YTL'lik yatırım miktarının 1,7 milyar YTL'sinin Türk Telekom, 300 milyon YTL'sinin ise Avea'ya ait olduğu bildirildi.
Açıklamada, 9 milyonu aşan abonesi ile Türkiye mobil haberleşme pazarının yüzde 15'ine sahip olan Avea'nın 2007 yılı içindeki toplam yatırımlarının 301,8 milyon YTL'yi bulduğu, ağ teknolojileri, bilişim sistemleri ve satış kanallarının tümünü kapsayan bu yatırımların 284,7 milyon YTL'sinin ağ ve telekom teknolojilerine yapıldığı belirtildi.
Türk Telekom'un 2007 yılı için öngördüğü yatırım bedelinin ise 1,4 milyar YTL olduğuna dikkat çekilen açıklamada, projelerin uygulamasına hızla devam eden Türk Telekom'un belediyeler ve karayollarının çalışmalarından kaynaklanan gecikmeler ile içinde bulunduğu grev nedeniyle projelerin bir kısmının uygulamasına henüz başlamadığı kaydedildi.
Açıklamada, Türk Telekom'un, 10 Temmuz 2007 tarihinde erişim şebekesi küresel ihalesi sözleşmesini 1 milyar YTL tahmini yatırım bedeli ile imzaladığı hatırlatılarak, bu ihale ile başta kırsal alandaki telekomünikasyon altyapısının geliştirilmesi ve en ücra köylere kadar telefon ve İnternet hizmetlerinin ulaştırılmasının hedeflendiği vurgulandı.
Ekim 2007 tarihi itibarıyla telekomünikasyon hizmet ve altyapılarına ilişkin yatırımlar için 700 milyon YTL'lik çağrı merkezi, faturalama altyapısının geliştirilmesi, fiber optik kablolarının döşenmesi gibi müşterilerin daha hızlı ve kaliteli hizmet almalarını sağlayacak projeleri içeren sözleşmeler imzalandığı belirtilen açıklamada, imzalanan tüm bu sözleşmelerle Türk Telekom'un 2007 içinde taahhüt edilen yatırım bedelinin 1,7 milyar YTL olduğu bildirildi. Öte yandan, Avea'nın, Norveçli GSM operatörü AeroMobile ile uluslararası dolaşım anlaşması yaptığı duyuruldu.
Avea'dan yapılan yazılı açıklamada, kapsama alanını genişletmeye devam eden Avea'nın, Eylül ayında uçaklarda GSM hizmeti veren İsviçre merkezli OnAir ile dünyadaki diğer operatörler ile aynı anda uluslararası dolaşım servis açılışını yaptığı hatırlatıldı.
Altimo'nun Turkcell hisseleri üzerindeki rehin haklarını tanındı
British Virgin Islands Mahkemesi'nin, Altimo'nun Turkcell hisseleri üzerindeki rehin haklarını tanıdığı açıklandı. Altimo'dan yapılan yazılı açıklamada, Çukurova ile davalı olan Altimo'nun Turkcell hisseleri üzerindeki rehinlerin kaldırılmasına yönelik Telia Sonera başvurusu konusunda Altimo lehine karar verdiği kaydedildi.
Altimo, borcuna karşılık Çukurova'nın Turkcell'deki yüzde 13,8 hissesinin tahsisini talep etmişti. Buna rağmen hisselerin sahibi olarak Çukurova, Altimo'nun teknik kaydını bloke etti. Altimo, daha sonra British Virgin Islands mahkemelerine başvurmuştu ve mahkeme iki tarafın da kendi hukuksal haklarını koruması yönünde mutabık kalmıştı.
Açıklamada, Kasım 2005'te Alfa Grubu'nun, Çukurova ile çoklu sözleşmeler sonunda Turkcell'in yüzde 13,22 hissesini aldığı ve bunun yanısıra, Çukurova Grubuna 1,7 milyar Dolar borç verdiği, Kasım 2006'da Çukurova'nın toplam borcunun 357 milyon Dolar'ını ödediği ve 217 milyon Dolar da faiz verdiği anımsatıldı.
Öte yandan, TeliaSonera ve Turkcell'in Avrasya'daki operasyonlarını yöneten ortak iştiraki Fintur Holding, 2007-2008 yıllarında Özbekistan'daki GSM sektörüne 152 milyon Dolar'lık yatırım yapacak.
RIM, Blackberry ile kamuya güç katıyor
Mobil haberleşme pazarında yenilikçi kablosuz çözümler sunan dünya lideri Kanadalı firma Research In Motion (RIM), BlackBerry kurumsal çözümlerinin kamu sektörüne katacağı faydaları, Türkiye'deki GSM operatörleri ile devlet kuruluşları ve yerel yönetimlere aktarmak üzere Ankara'da bir dizi konferans gerçekleştirdi.
Toplantıda, giderek mobil hale gelen işgücüne ve çalışma şekillerindeki değişikliklere başta, Başbakanlık, Bakanlıklar, Emniyet Teşkilatı gibi devlet kademeleri ile Ordu ve Belediyelerin nasıl uyum sağlayacağı çeşitli konu başlıklarıyla ele alındı. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de e-dönüşüm sürecinde kamunun da bu sürece hızla ve güvenle ayak uydurmasına olanak sağlayacak çözümlere duyulan ihtiyacı BlackBerry®'nin karşılayacağı anlatıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan RIM Güneydoğu Avrupa Satış Müdürü Erkut Alkaya, BlackBerry®'nin kamudaki mobil iş çözümleriyle verimliliğe önemli katkı sağlayacağına ve vatandaşa yansıyan hizmetlerde fark yaratacağına inandığını vurguladı.
Toplantıda konuşan RIM Uluslararası Stratejik Müşteriler Direktörü Steve Clary, e-Devlet yolunda mobilite ve güvenliğin büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Clary, kamu kurumlarının, etkin çalışmasını, üretkenliğini arttırmak ve çeşitli avantajlar sağlamak için mobil çözümleri tercih etmesinin gerekliliğini belirtti. Clary, konuşmasına şöyle devam etti:
“BlackBerry çözümleri, kritik iş süreçlerinin hayata geçirilmesine yönelik yeni ufuklar açıyor. Kamu programlarının verimliliğine katkıda bulunan en temel etkenlerin başında, çalışanların ihtiyaç duydukları stratejik verilere her zaman ve her yerden ulaşabilmeleri yer alıyor. Bu verimliliğin vatandaşlara sunulan hizmetlerde katma değer yaratacağı açıktır. Bu doğrultuda BlackBerry akıllı telefonlarının tercih edilmesinin; başta, Başbakanlık, Bakanlıklar, Emniyet Teşkilatı gibi devlet kademeleri, Ordu ve Belediyelerin gelişimine olumlu katkı sağlayacağına inanıyoruz”.
RIM Küresel Güvenlik Direktörü Scott Totzke ise, BlackBerry® Kurumsal Çözümü'nün kısa bir süre önce bağımsız değerlendirme kuruluşunca denetlenerek, EAL 2+ güvenlik kriterine uygun bulunduğunu hatırlattı.
|