Ankara'dan
Kısa Kısa
ARGE yatırımlarına öncelik
Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK) 16'ıncı toplantısını gerçekleştirdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bilim ve teknolojiye yapılan yatırımın en verimli yatırım olduğunu ifade etti. Erdoğan, 60'ıncı Hükümet döneminde de ARGE yatırımlarının öncelikli olacağını bildirdi.
Erdoğan'ın başkanlığında TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü'nde 20 Kasım 2007 tarihinde yapılan toplantıda, daha önce alınan kararların yanısıra, bilim ve teknoloji alanının geleceğine yönelik atılacak adımlar için öngörülen karar taslakları onaya sunuldu.
Toplantıda, Ulusal Kamu Araştırmaları Programı, Ulusal Savunma Araştırmaları Programı, Deprem Araştırmaları Koordinasyonu, AB Çerçeve Programlarına Katılım ve AB Çevre Programları Ulusal İrtibat Kuruluşu Görevlendirilmesi kararları ele alındı.
Toplantıda ayrıca, Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri, Ulusal Uzay Araştırmaları Programı, Ulusal Bilim ve Teknoloji Politikaları Uygulama Planı 2005-2010, 2006-2008 Kamu ARGE Ödeneği, Küresel Isınma, İklim Değişikliği, Alınacak Tedbirler ve Adaptasyon Alanında Çalışma ve Ulusal Nükleer Teknoloji Geliştirme Programı değerlendirildi.
TÜBİTAK'tan yapılan yazılı açıklamada, toplantıda Erdoğan'ın son dört yılda ülkemizde bilim ve teknoloji alanında alınan mesafenin tesadüfi olmadığını söylediği belirtildi. Erdoğan, Hükümet olarak, ülkemizde bilim ve teknolojinin gelişmesi için kararlılıkla hareket ettiklerini dile getirdi.
Türkiye'nin 2003-2005 yılları arasında ARGE harcamalarındaki artış oranında Çin'le birlikte ilk sırada olduğunu belirten Recep Tayyip Erdoğan, bunun yeterli olmadığını, önümüzdeki dönemde bilim, teknoloji ve yeniliğe en fazla kaynak ayıran ilk 15 ülke arasında yer almayı hedeflediklerini kaydetti.
Özel kesimin araştırmaya daha fazla kaynak ayırması için gerekli tüm önlemlerin alındığını vurgulayan Basbakan Erdoğan konuyla ilgili olarak, Maliye Bakanlığı ve ilgili özel ve kamu kurum ve kuruluşlarının katılımı ve işbirliği ile hazırlanan, Bakanlar Kurulunca kabul edilerek Meclise gönderilmek üzere olan ARGE Faaliyetlerini Teşvike Yönelik Kanun Tasarısı ile özel kesimin bu alanda çok daha hızlı adımlar atacağından emin olduğunu söyledi.
Erdoğan, ulusal bilim, teknoloji ve yenilik sistemimizde insan kaynağının önemine değinerek, “Hem nitelik, hem de nicelik olarak yetişmiş insan gücü, ülkemizin rekabet gücünün artırılmasında en değerli hazinemizdir” dedi.
Türkiye'nin, dünyada son dönemde bilim insanı sayısı artısında en yüksek oranı yakalamış üçüncü ülke olduğunu söyleyen Erdoğan, 2010 yılı hedefi olan 40 bin araştırmacı sayısına bugün itibariyle ulaşılmış olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Ülkelerin bilim ve teknolojideki yerini gösteren önemli sonuç göstergelerinden ikisinin bilimsel yayınlar ve patentler olduğunu söyleyen Başbakan, bilimsel yayın sıralamasında Türkiye'nin 19'uncu sırada olduğunu, artış oranına bakıldığında ise Çin'den sonra ikinci sırada yer aldığını kaydetti. Yerli ve uluslararası patent sayılarındaki artısın da sevindirici olduğunu belirten Erdoğan, bu artışta Türk Patent Enstitüsü ve TÜBİTAK ortaklığı ile 2006 yılında başlatılmış olan destek programının etkisinin görülmeye başlandığını söyledi.
BTYK'nın 11'inci toplantısında alınan karar uyarınca başlatılan Kamu Kurumları Araştırma Programı'na da değinen Erdoğan, bu programın amacının kamu tedariğinde yurtiçi ARGE potansiyeli ve öz kaynaklardan azami derecede yararlanılması olduğunu belirterek söylerini şöyle sürdürdü:
“Bugün memnuniyetle görüyorum ki, bakanlıklarımız ve pek çok kamu kurulusu, üniversitelerimiz, özel sektör ve araştırma enstitülerimiz ile birlikte, ihtiyaç duydukları alanda projelerini geliştirdi. Projeler sistematik bir şekilde TÜBİTAK kaynaklarından destekleniyor ve uygulamalar başladı. Artık Türkiye'de de kurumlarımız bir sorun olduğunda çözümleri kendi bilgi kaynaklarımızda arıyor”. Milli savunmamızın dışa bağımlılığının her geçen gün azaldığını söyleyen Başbakan, Silahlı Kuvvetlerin, bilim insanlarımızın geliştirdiği son teknolojiye dayalı sistemler ve teçhizat ile her geçen gün daha da güçlendiğini belirtti.
Bilimsel araştırma ve geliştirmenin sabır isteyen ve uzun soluklu bir faaliyet
olduğunu vurgulayan Erdoğan, başlatılan pek çok projenin sonuçlarının alınmaya başlandığını söyledi. Ülkemiz için çok önemli kayıplara neden olan akaryakıt kaçakçılığının önlenmesinde önemli bir adım olan “Ulusal Marker” projesinin de basarıyla sonuçlandığını söyleyen Erdoğan “Bu başarıdan dolayı TÜBDTAK Enstitülerini kutluyorum” dedi.
Aydın: “Bilim ve teknoloji alanına daha fazla yatırım yapılacak”
Toplantıda, Erdoğan'ın ardından söz alan Devlet Bakanı Prof. Mehmet Aydın da konuşmasında önümüzdeki yıllarda bilim ve teknoloji alanına daha fazla yatırım yapılacağını söyledi. Büyük projelerin maliyetinin yüksek olduğunu, ancak ülkeye bunun kat kat fazlasını kazandırdığını ifade eden Aydın, “Kamu desteğini, özellikle, ticari niteliği ön planda olmayan, ancak uzun vadede gerçekleştirilebilen, hatta bazı riskler taşıyan projelere, daha açık bir ifadeyle, temel bilimler ve teknolojileri ilgilendiren projelere yoğunlaştırmamız gerekiyor” dedi. Aydın konuşmasına şöyle devam etti:
“Hükümet olarak üzerimize düşen önemli bir görevin, bilim ve teknoloji alanlarının altyapısının güçlenmesine mümkün olduğunda katkı sağlamak, etkin, işlevsel ve rasyonel bilim ve teknoloji politikalarını hayata geçirerek, yönetişimi modernleştirmek, doğrudan yabancı yatırımlar için kolaylaştırıcılık görevini yerine getirmek ve bütün bunları yaparken de demokratik değerlerin ve hukukun üstünlüğü ilkesinin hem genişliğine hem de derinliğine güç
kazanması için bugüne kadar ortaya koyulan çabayı arttırarak sürdürmek olacak.
Komsularımızla kurulan iyi ilişkiler, ülkemizin uluslararası kuruluşlarla olan organik
münasebetleri ve AB'ye üyelik istikametinde gösterdiğimiz çabalar, TÜBDTAK'ın
uluslararası ağı içinde yer almasını, çok sayıda işbirliği anlaşması imzalamasını, AB
Çerçeve Programlarına (6. ve 7.) katılmasını kolaylaştırmıştır. TÜBDTAK'ın dışa
açılması önümüzdeki yıllarda da artarak devam edecektir.”
Yetiş: “ARGE'ye dayalı kamu tedarik sistemini geliştirilmeliyiz”
TÜBİTAK Başkan Vekili Prof. Dr. Nüket Yetiş sunumunda, önceki toplantılara ilişkin gelişmelerden bahsetti ve Türkiye'nin büyük bir atılım içinde olduğunu vurguladı.
BTYK'nın 16'ıncı toplantısında, Türkiye Araştırma Alanı (TARAL) kapsamında
2003-2007 yılları arasında kaydedilen gelişmelere ve bugüne kadar gerçekleştirilen
faaliyetlerin sonuçlarına değinen Yetiş, sunumunda, bilim ve teknoloji göstergelerine yer verdi.
Yetiş, ayrıca doğrudan kamu desteklerinin araştırma kapasitesinin geliştirilmesi, özel kesimin ARGE ve yenilik faaliyetlerinin teşvik edilmesi, ARGE'ye dayalı kamu tedarik sisteminin geliştirilmesi, ulusal ve uluslararası işbirliği ağlarının desteklenmesi, toplumda bilim iletişiminin güçlendirilmesi, bilim okur-yazarlığının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması alanlarında kullanılmakta olduğunu belirtti.
Özel kesimin ARGE ve yenilik faaliyetlerinin teşvik edilmesinde büyük bir atılımın sağlandığını kaydeden Yetiş, bu kapsamda 2003-2007 yılları arasında destek miktarının 5 kat, proje sayısının da 2,4 kat arttığını söyledi. Yetiş, ayrıca, Maliye Bakanlığı tarafından, diğer ülkelerdeki iyi örneklerin incelenerek ve katılımlı bir şekilde tüm paydaşların görüsü alınarak
hazırlanan “Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı”nın, özel sektörün ARGE ve yenilik faaliyetlerini teşvik eden en iyi kanunlardan biri olacağını söyledi.
Ocak 2007'de TÜBDTAK rehberliğinde başlatılan Ulusal Teknoloji Platformları hakkında da bilgi veren Yetiş, halen hayata geçirilmiş olan 5 platforma ilave olarak, BTYK'nın 15. toplantısında sunulan öneriler doğrultusunda Enerji ve Bitki Teknoloji Platformları'nın da kurulduğunu belirtti.
AB 7'inci Çerçeve Programı'na katılım süreci, katkı payları ve Türk kuruluşlarının her geçen gün artan başarısı hakkında detaylı ve somut bilgiler veren Yetiş, iletişimini güçlendirmek ve bilim okur-yazarlığını geliştirmek ve yaygınlaştırmak amacıyla başlatılan “Bilim ve Toplum Proje Destek Çağrısı” kapsamında gerçekleştirilen proje sayısındaki artışa da değindi.
TARAL faaliyetlerinin sonuçları kapsamındaki verileri de katılımcılarla paylaşan Yetiş, milli gelir içinde ARGE harcamalarının payının giderek arttığını söyledi. ARGE harcamaları içinde özel sektörün payının 3 yılda yüzde 23'den yüzde 34'e çıktığını belirten Yetiş “Ancak bu artış hala AB ortalamasının yarısı civarında” dedi.
12'inci İnternet Konferansı yapıldı
Türkiye'de İnternet Konferansı dizisinin 12'incisi 8-10 Kasım 2007 tarihlerinde Bilkent Üniversitesi'nde yapıldı. İnternet Konferansı'nda Sivil Toplum Sansür, e-Devlet Kapısı ve Serbestleşme konuları ağırlıklı olarak ele alındı.
İlk konferans da Bilkent'te Türkiye İnternet'inin emekleme günlerinde 1995 Kasım ayında tüm Türkiye'nin toplam yurt dışı kapasitenin 64K, yani bir çevirmeli modem kapasitesinde olduğu günlerde yapılmıştı. Türkiye İnterneti'ne ivme kazandırmak, sorunların çözümü için kafa yoran İnternetle ilgili gruplar biraraya gelmişti. Türkiye'de İnternet Konferansi, inet-tr, bu yıl tekrar Bilkent'te gerçekleştirildi.
Konferansın teması “İnternet ve Toplum”, sloganı ise “Bilgi Toplumuna Doğru”ydu.
Hükümet kanadının ilgi göstermediği açılışa, CHP Milletvekili Osman Çoşkunoğlu, MHP Milletvekili Oktay Vural, Bilkent Üniversitesi Rektörü Erol Arkun ve Tüm İnternet Derneği Başkanı Gökhan Hakmen katıldı. Açılışta konuşan Osman Coşkunoğlu, İnternet'in bilginin geniş halk kitlelerine yayılmasında en önemli araç olduğunu söyledi.
Oktay Vural ise kamu destekli özelleştirmenin tehlikeli olduğunu söyleyerek, bu tutumun Telekomünikasyon Kurumu üzerindeki baskısının devam ettiğini kaydetti.
Erol Arkun, ilk İnternet Konferansı'nın da Bilkent'te yapıldığını anlattı. Gökhan Hamken ise, İnternet üzerindeki sınırlamaların kaldırılmasını beklediklerini dile getirdi.
Türk İnternet'inin kurucusu Mustafa Akgül de konuşmasında, serbestleşmenin Türkiye'de bilerek ihmal edildiğini ileri sürdü.
Konferansta, VoIP, IPTV, 3N, e-İmza gibi yeni teknolojiler, Serbestleşme, Bilgi Toplumu Bakanlığı gibi temel politikalar, E-Devlet Kapısı ve Sansür Yasası olarak bilinen 5651 numaralı yasa gibi uygulamalar uzmanlar tarafından irdelendi. Üniversitelerin ve sivil toplum kuruluşlarının desteklediği konferans, TÜRKSAT ve Türk Telekom'un sponsorluğunda yapıldı.
5'inci e-TR ödülleri sahiplerini buldu
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) tarafından e-devlet çalışmaları kapsamında verilen 5'inci e-TR ödülleri sahiplerini buldu.
5'inci e-TR Ödülleri finalinde yarışan 9 projeden 3'ü ödül alırken, bu yıl ilk defa belediyelere özgü “e-Devlet Yolunda E-Belediye Kıyaslama Çalışması” anketi ile belirlenen, belediyelere de ödül verildi. Başarılı e-devlet uygulamaları açısından örnek olan belediyeler de özel ödül aldılar.
Değerlendirme sonucu Kamudan Kamuya e-Hizmetler Kategorisi'nde Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı, “Maliye Bakanlığı (Strateji Geliştirme Başkanlığı) SGB.net Sistemi Projesi”, Kamudan Vatandaşa i-hizmetler kategorisinde Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı “Bilgisayar Destekli Merkezi Seçmen Kütüğü Sistemi Projesi” ve Kamudan İş Dünyasına e-Hizmetler Kategorisinde Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü “TRAMER Projesi ödüle layık görüldü.
Kurumlara ödülleri, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren tarafından verildi.
e-Belediyecilik Özel Başarı Ödülleri'ni ise “Resepsiyon”, “Bağlan Beyoğlu” ve “Belediyenizi Siz Yönetin” projeleri ile İstanbul Beyoğlu Belediyesi, “Akıllı Kent Otomasyon Sistemi (AKOS) Projesi” ile Ankara Etimesgut Belediyesi, “e-Borç ve e-Ödeme” , “e-Tedarikçi”, “CRM”, “e-İleti” ve “e-Mezarlık” adlı projeleri ile Şanlıurfa Belediyesi kazandı.
Şanlıurfa Belediyesi ayrıca, teknolojiyi vatandaşlara doğrudan hizmet vermek adına kullanmakta başarılı uygulamaları bütünleşik bir e-devlet modeli ile hayata geçirmesinden dolayı jüri özel ödülüne de layık görüldü.
Belediye ödülleri, Başbakan Yardımcısı Ekren, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ve TBV Başkanı Faruk Eczacıbaşı tarafından verildi.
E-TR ödülleri ile devlette örnek uygulamalara dikkat çekilmesi, yenilikçi girişimlerin kamuoyuna tanıtılması, başarılı girişimlerin desteklenmesi, özendirilmesi ve bu yöndeki uygulamaların yaygınlaştırılmasına katkıda bulunulması hedefleniyor
İbrahim Şahin TRT Genel Müdürü oldu
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT) Genel Müdürlüğüne, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı İbrahim Şahin atandı.
Daha önce atama kararnamesi 10'uncu Cumhurbaşkanı Necdet Sezer tarafından iki kez geri gönderilen İbrahim Şahin bu defa TRT Genel Müdürü oldu. Şahin'in kararnamesinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanmasının ardından, Resmi Gazete'de yayımlanarak atama tamamlandı.
İbrahim Şahin, 1962 yılında Amasya'da doğdu. 1982 yılında Ankara Hukuk Fakültesi'nde lisans eğitimine başlayan ve 1986 yılında mezun olan Şahin, mesleki bilgi ve deneyimini geliştirmek, İngiliz İdari Sistemi üzerinde çalışmalar yapmak üzere bir süre İngiltere'de bulundu.
Şahin, 1990 yılında sırasıyla Samsun, Konya, Kars, Bitlis ve Kastamonu'ya bağlı ilçelerde kaymakamlık yaptı, 2001 yılında İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği'ne atandı. Şahin, kısa süre sonra İçişleri Bakanlığı Kriz Merkezi'nde Sekreterya Başkanlığı görevine getirildi.
58'inci Hükümetle birlikte Ulaştırma Bakanlığı'nda görev alan Şahin, bir süre Bakan Danışmanlığı yaptıktan sonra 2003 yılında PTT Genel Müdürlüğü'ne atandı. Şahin, PTT'de gerçekleştirdiği kurumsal değişim ve yenilenme çalışmalarının yanı sıra PTT Bank Projesi'nden dolayı “2004 Kaynakları Etkin Kullanma ve Maliyetleri Düşürme Yılı Birincilik Ödülü”ne layık görüldü.
Şahin, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı'na Nisan 2005'te atandı. Evli, bir çocuk babası olan İbrahim Şahin, İngilizce biliyor.
Rekabet Kurumu Başkanlığı'na Prof. Nurettin Kaldırımcı atandı
Rekabet Kurumu Başkanlığına Prof. Nurettin Kaldırımcı atandı. Rekabet Kurumu tarafından önerilen üç aday arasından Prof. Dr. Nurettin Kaldırımcı'nın başkan olarak görevlendirilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Kurum Başkanlığı, Mustafa Parlak'ın görev süresinin Haziran ayında dolması nedeniyle boş bulunuyordu.
Avrupa Patent Sözleşmesi değişti
Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Sözleşme'nin (Avrupa Patent Sözleşmesi) Değiştirilmesine İlişkin Anlaşma'ya Türkiye'de dahil oldu. Dışişleri Bakanlığı'nın talebini değerlendiren Bakanlar Kurulu kararını açıkladı. Karar Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Avrupa Patent Sözleşmesi çerçevesinde Avrupa ülkelerinin işbirliği ve patent verilmesi işlemlerinin tek bir prosedür ile yapılmasının Avrupa'nın hukuki ve ekonomik bütünlüğüne önemli katkılar sağlayacağı göz önünde bulunduruluyor.
Avrupa patent sisteminin daha fazla geliştirilmesi için temellerin atılması suretiyle, Avrupa'da yeniliklerin ve ekonomik büyümenin daha etkin bir şekilde teşvik edilmesi arzu ediliyor.
Avrupa Patent Sözleşmesinin, patent sisteminin giderek artan uluslararası karakteri ışığında, son şeklinden bu yana meydana gelen teknolojik ve hukuki gelişmelere uyum sağlaması isteniyor. Avrupa Patent Sözleşmesi'nde yapılan değişiklik şöyle:
“ Taraf Devletlerin Bakanlar Konferansı: Taraf devletlerin patent işlerinden sorumlu bakanlarından oluşan bakanlar konferansı, Organizasyon ve Avrupa patent sistemi ile ilgili konuları tartışmak üzere, en azından her beş yılda bir toplanacaktır.
Üst düzey çalışanların atanması: Avrupa Patent Ofisi Başkanı, İdari Konsey tarafından atanır, Başkan yardımcıları, Avrupa Patent Ofisi Başkanının görüşü alındıktan sonra İdari Konsey tarafından atanır, Temyiz Kurulları ve Genişletilmiş Temyiz Kurulu üyeleri, Başkanları da dahil olmak üzere, Avrupa Patent Ofisi Başkanı'nın teklifi üzerine İdari Konsey tarafından atanır.
Avrupa Patent Ofisi, Avrupa patent başvuruları ve diğer belgelerin dili: Avrupa Patent Ofisi'nin resmi dilleri İngilizce, Fransızca ve Almanca'dır.
e-Konsolosluk uygulaması yaygınlaştırılıyor
Türkiye ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı arasında imzalanan “Dışişleri Bakanlığı'nın Hizmet Sunumunda Etkinlik Artışı için e-Konsolosluk Modülünün Yaygınlaştırılması” anlaşmasına uygun olarak e-Konsolosluk Projesi yaygınlaştırılıyor.
Resmi Gazete'de yayımlanarak, yürürlüğe giren anlaşma kapsamında, BHT-Bilişim ve Haberleşme Teknolojilerinin artan düzeylerde kullanımıyla Dışişleri Bakanlığı'nın hizmetlerinin geliştirilmesi ve e-Konsolosluk modeline ulaşılması amaçlanıyor.
1990'lı yıllarda bilişim ve haberleşme teknolojileri sektöründe ortaya çıkan önemli gelişmeler, kamu kurumlarının sunduğu hizmetlerin yüz yüze ortamlardan İnternet ortamına taşınmasıyla sonuçlanırken, bu gelişme, hizmet sunumunda hükümetleri yeni bir meydan okumayla karşı karşıya bıraktı.
Dışişleri Bakanlığı bu amaçla bir taraftan “Belge-Arşiv Programı'nı geliştirirken, bir taraftan da “e-Konsolosluk Net kapısı” vasıtasıyla yeni e-yönetişim modellerine uyum sağlama sürecini başlattı.Dışişleri Bakanlığı, bütün dünyada e-yönetişim alanında süren çabalar ile kaydedilen hızlı gelişmeleri ve gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasında sayısal alanda daralan farkı dikkate alarak, Türkiye'de elektronik kamu yönetiminin kullanımında bir genişleme sağlamayı amaçladı.
Bu projeyle, BHT'nin artan düzeylerde kullanımıyla Dışişleri Bakanlığı'nın hizmetlerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. İlgili Bakanlık birimlerinin teknik ve insani kapasitelerinin arttırılmasıyla, e-Konsolosluk sisteminden yararlanılarak daha kaliteli hizmet sunmak mümkün olabilecek.
İnternet Kafelere girişe sınırlama
İnternet toplu kullanım sağlayıcı mekanlara 12 yaşından küçükler ancak yanlarında veli veya vasileriyle girebilecek, 15 yaşından küçükler ise veli ya da vasileri olmadan saat 20.00'den sonra mekanlara alınmayacak. İnternet Toplu Kullanım Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yönetmelikle, İnternet toplu kullanım sağlayıcıları ve ticari amaçla İnternet toplu kullanım sağlayıcılarının yükümlülükleri ve sorumlulukları ile denetimlerine ilişkin esas ve usuller düzenlendi.
Yönetmelikte, İnternet toplu kullanım sağlayıcılarının yükümlülükleri, “Konusu suç oluşturan içeriklere erişimi önleyici tedbirleri almak” ve “İç IP Dağıtım Loglarını elektronik ortamda kendi sistemlerine kaydetmek” şeklinde yer alırken, ticari amaçla İnternet toplu kullanım sağlayıcılarının yükümlülükleri ise şöyle sıralandı:
“Konusu suç oluşturan içeriklere erişimi önleyici tedbirleri almak.
Başkanlık tarafından onaylanan içerik filtreleme yazılımını kullanmak.
Başkanlık tarafından verilen yazılım ile, (d) bendi gereğince kaydedilen bilgileri ve bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini teyit eden değeri kendi sistemlerine günlük olarak kaydetmek ve bu verileri bir yıl süre ile saklamak.
Mülki idare amirlerince izin alınmadan açıldığı tespit edilen iş yerleri, mülki idare amirlikleri tarafından sebebi bir tutanakla belirlenmek ve mühürlenmek suretiyle resen kapatılacak.
İzin belgesi sahibinin tüzel kişi olması durumunda, iş yerini idare etmek üzere bir sorumlu müdür görevlendirilecek. Sorumlu müdür mülki idare amirliklerine bildirilerek izin belgesinde belirtilecek.
Tütün ve tütün mamulleri tüketim bölümü bulunmayan iş yerlerinde tütün ve tütün mamulleri içilemeyecek. İş yerlerinde 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanununa aykırı hareket edilemeyecek.
İş yerlerindeki bilgisayarlarda uyuşturucu veya uyarıcı madde alışkanlığı, intihara yönlendirme, cinsel istismar, müstehcenlik, fuhuş, şiddet, kumar ve benzeri kötü alışkanlıkları teşvik eden ve 18 yaşından küçüklerin psikolojik ve fizyolojik gelişimine olumsuz etkisi olabilecek oyunlar oynatılamayacak.
İş yerlerine giren ve çıkanların tespiti amacıyla gerekli kamera kayıt sistemi kurulacak.
Ticari amaçla İnternet toplu kullanım sağlayıcılarına, yönetmelikte belirtilen yükümlülüklerine aykırı hareket ettiklerinin belirlenmesi durumunda mülki idare amiri tarafından 3 bin YTL'den 15 bin YTL'ye kadar idari para cezası verilecek.”
Aselsan'a Türkiye‘nin ilk sanal teyp kütüphanesi kuruluyor
Aselsan, Türkiye‘nin İlk Sanal Teyp Kütüphanesi İçin Datacore‘un tam hizmet anlayışını tercih ediyor.
Aselsan, veri yedekleme alnında geri dönme sürelerini düşürecek, aynı zamanda bu verilerin saklandığı kartuş sayılarında ciddi azalma sağlayacak Türkiye‘deki ilk Sanal Teyp Kütüphanesi‘ne sahip oluyor. Veri depolama ve iş sürekliliğine odaklanan ilk ve tek firma Datacore, bu projenin altyapısını kuruyor.
Aselsan, bu önemli proje için Datacore‘un tam hizmet anlayışını tercih ediyor. Datacore, Sanal Teyp Kütüphanesi projesi için bu alanda bir dünya lideri olan Sepaton‘un ürünlerini kullanıyor. Sepaton, sunduğu VTL uygulamalarıyla bilişim dünyasının saygın dergilerinden Storage tarafından, “2006 Yılının En İyi Ürünü” ödülüne layık görülmüştü. Datacore, dünya çapında başarısı kanıtlanan Sepaton ve ülkemizin elektroni devi Aselsan, bu proje için bir araya geliyor.
Türkiye‘deki veri depolama ve iş sürekliliği alanında, hız kazandıracak bir strateji ile kurulan Datacore, sadece bu alanda odaklanmış ilk ve tek firma konumunda. Müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılayacak veri yönetimi alanındaki her türlü çözümü tek elden sağlayan Datacore, çözüm odaklı iş anlayışıyla müşterilerine tam hizmet sunuyor. Datacore, açık sistemler üzerinde Türkiye‘deki ilk merkezi yedekleme, metrocluster, felaket kurtarma ve sanal teyp projelerine imza attı. Daha fazla bilgi için: (http://www.datacore.com.tr/ ).
Sepaton ise, veri yedekleme ve geri dönüş talebinde bulunan her boyuttaki firmaya veri koruma kurallarını değiştirerek, bu alanda imkanlar sunuyor. Sepaton‘un öngörülebilir ve disk bazlı çözümleri akıllı, güvenilir olduğu gibi yedekleme, yönetim ve kurtarma alanındaki masrafları da azaltıyor.
Meteksan'ı Alper Köstem aldı
Meteksan'ın uzun yıllar genel müdürlüğünü, yönetim kurulu üyeliğini ve yönetim kurulu başkanlığını yapan Alper Köstem, Meteksan'ı satın aldı. Köstem ve diğer yöneticilerin kurduğu Aktera Şirket'i, Meteksan'ı 350 milyon Dolar'a aldı. Satış işleminde Citibank, Yapı Kredi ve Bank Asya'dan finans desteği sağlandı.
Öte yandan, Meteksan Sistem ve Attachmate, 20 Kasım'da “Güvenlik ve Uyumluluk” konulu bir toplantı düzenledi. Attachmate Güvenlik Baş Stratejisti Ulrich Weigel'in de katıldığı toplantıda, küresel güvenlik standartları değerlendirildi, otomatik risk yönetimi ve uyumluluk konularında ipuçları verildi.
Toplantı, Meteksan Sistem Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü Murat Gün'ün açılış konuşmasıyla başladı. Gün sunumunda, BT-Bilişim Teknolojileri çözümlerinde başarının yetkin insan kaynağına, teknoloji bilgisine ve süreç deneyimine dayandığını; sistem bütünleştiriciliği kimliğinin bu noktada öne çıktığını belirtti.
Attachmate Güvenlik Baş Stratejisti Ulrich Weigel ise, “Projeden Sürece” başlıklı bir sunum yaptı. Weigel sunumunda, küresel güvenlik standartlarını değerlendirdi, otomatik risk yönetimi ve uyumluluk konularında ipuçları verdi.
Aladdin, İnternet Güvenliği'ni anlattı
Bilgi güvenliği firmalarından Aladdin'in düzenlediği ”İnternet Güvenliği 2008” toplantısında, bilgi güvenliğindeki yeni eğilimler anlatıldı.
26 Kasım 2008 Ankara, Sheraton Otel'de düzenlenen toplantıda, Aladdin Firması yetkilileri, bilgi güvenliğini önemseyen kurum ve kuruluşlara Güvenlik Sektörü'ndeki en son eğilimler konusunda bilgi verdi. Aladdin Firması, Hindistan Hükümeti için gerçekleştirmiş olduğu e-İmza Projesi ve Hindistan'ın en büyük eğitim ağında, eğitim kurumlarını birbirine bağlayan güvenlik ile ilgili yapmış olduğu çalışmalar dolayısı ile iki yıldır Hindistan Hükümeti tarafından ödüllendiriliyor.
Toplantıda katılımcıların, İnternet güvenliğinde gelişmeleri ne kadar takip edebiliyorsunuz?, Bilgi Güvenliğindeki yeni eğilimler ne yönde?, Yeni uygulamalardan ne kadar haberiniz var?, Kurumlar ve KOBİ'ler için güvenlikteki yeni yaklaşımlar neler?, Dünyada neler oluyor siz nerede kaldınız?, En değerli hazineniz bilginizi korumak için hala ”eski yöntemleri” mi kullanıyorsunuz?, Daha fazlasını mı öğrenmek istiyorsunuz? soruları cevaplandırıldı.
Toplantıda, bugünün iş dünyasında genel anlamda güvenlik ve kimlik doğrulamanın kurumların hassas bilgilerini korumak için vazgeçilmez bir unsur haline geldiği belirtildi. Toplantıda ayrıca, müşterilerin, iş ortaklarının, çalışanların verimliliklerini artırmak ve rekabet avantajı sağlamak için yeni şifreleme yöntemleri kullanıldığı aktarıldı. Toplantıda; Hindistan'da e-devlet uygulamalarında kullanılan, elektronik imza ve eğitim sistemi altyapısını koruyan tek uygulama olan eToken'ın avantajları anlatıldı. Ayrıca, “eToken iş hayatınızı ve geleceğinizi güven altına alıyor” sunumu yapıldı.
|