Av. Tolga İşmen, LL.M. (KCL)
tolga@telepati.com.tr



Kanun-e

İnternet ve sansür

Bu yılın son yazısı ve yine İnternet üzerine yazma ihtiyacı duyuyoruz. Bu yıl 3üncü defa 5651 Sayılı İnternet Kanunu ve bu kanun çerçevesinde getirilen düzenlemeleri ele alıyoruz. 1 Kasım 2007'de İnternet Toplu Kullanım Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik daha çok İnternet Kafe olarak bilinen ve ticari olarak kullanıcılar toplu İnternet kullanımı sağlayan işletmeleri ilgilendiriyor. Bu işletmelerin almaları gereken izinlerden ve özellikle yaşı küçük müşterilere ilişkin düzenlemeleri getiriyor. Bunun yanında ticari olmasa bile bütün toplu kullanım sağlayıcılarına (i) konusu suç oluşturan içeriklere erişimi engelleyici tedbirleri almayı ve (ii) iç IP dağıtım loglarını elektronik ortamda kendi sistemlerine kaydetmeleri yükümlülüğü getiriyor. Bir konuyu açıklığa kavuşturalım, toplu kullanım sağlayıcılığı tanımına çalışanlarına İnternet kullanımı imkanı tanıyan bütün işyerleri giriyor. Dolayısıyla bu yükümlülük çok geniş bir kitleyi ilgilendiriyor. Bu yeni bir yükümlülük de değil 5651 sayılı Kanunda bu yükümlülük zaten belirlenmiş durumdaydı. Ne Kanunda ne de Yönetmelikte bu yükümlülüğe uymamanın bir müeyyidesi belirlenmemiş durumda ama bu kimseyi sevindirmesin eğer bir şekilde bu yükümlülüğe uymamak cezalandırılmak istenirse genel hükümlere dayanılarak bir müeyyide bulunabileceğinden eminim. Bunun yanında Telekomünikasyon Kurumu, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı Kanuna aykırı yayın yapan siteleri ihbar için bir ihbar hattı kurmuş bulunmakta ve bu sayede artık vatandaşlarımız, kumar, fuhuş, müstehcenlik içeren siteleri ihbar ederek kapatılmalarını sağlayabilecekler.
5651 Sayılı İnternet Kanunun çok ciddi bir şekilde ele alınıp eleştirilmesi ve değişikliğinin sağlanması gerekiyor. Bu konuda toplumda çok az tepki var. Tepkisizliğin nedeni ise Kanunun hala tam olarak uygulanmaya başlanmamış olmasından kaynaklanıyor. Oysa uygulamalar başlayınca aklı başında bir tartışma yapmak imkansızlaşacak. Tartışmaya biz kendi bakışımızı açıklayarak başlayalım. 1990'larda İnternet sorumluluğuna ilişkin ilk olarak tartışmalar başladığından ve bu konuda konuştuğum seminerlerde bir hukukçu olarak şu ana kuralı belirtiyordum, hukuk düzeninde yasak olan bir eylem, İnternet'de de yasaktır. Bu kuralın arkasında durmamız da son derece önemli. Aksi takdirde bir hukuk devletinde yaşadığımızı söylemek mümkün olmaz. İşte bu kural nedeniyle İnternet Kanunu tartışmak son derece zor olacak. Çünkü İnternet Kanunu mevcut kanunlarda yer alanlar dışında hiçbir suçu yasaklamıyor. Yeni bir suç yaratmıyor. Kanunu uygulayanlar, bu özelliğin altını çizecekler ve özellikle çocuk pornosu gibi kavramları örnek vererek, Kanun'nu eleştirenleri çocuk pornosu destekleyicisi olarak gösterebilecekler. Oysa sorun, çocuk pornosu içeren sitelere erişimin engellenmesi değil. Çocukların cinsel istismarı kategorisi altında; örneğin, Nobokov'un Lolita romanından bir pasaj yayınlayan bir sitenin tamamının yayının engellenmesi söz konusu olabilecek. Ya da müstehcenlik başlığı altında, You Tube'den Myspace'ye kadar çok geniş bir yelpazedeki sitelerin erişimi engellenebilecek. Bu kavramlar genel olarak son derece muğlak ve tartışmaya açık oldukları ve Türkiye gibi muhafazakarlığın ciddi bir şekilde hakim görüş olduğu bir ülkede İnternet'in yarısından fazlasının yasaklanması sonucu ortaya çıkabilecek. Tek bir görüntü veya yazı nedeniyle bütün önemli gazetelerin, televizyonların, Wikipedia'nın, hatta Google'ın yayınına erişim engellenebilecek. Alınan kararlar tedbir niteliğinde olacağından savunma bile alınmadan sansür uygulanacak.
Bu tartışmanın hemen şimdi başlatılması gerekiyor. Şu anda Kanunu uygulanmadığı için rahat olan kitleler Kanun uygulanmaya başladıktan sonra çok daha zor bir tartışma ortamının içinde olacak. Hukuk devleti ilkesi ile haberleşme ve ifade özgürlüğünün İnternet çağında nasıl bir arada yaşabileceğinin çözümü ise, Türkiye'nin alışık olduğu “kör dövüşü” tartışmalardan daha fazlasını gerektiriyor.
Tolga İşmen
30 Kasım 2007, Singapore


Köşe Yazarları