“Veri kurtarma işinde bir sıkımlık barutunuz vardır, bunu doğru zamanda sıkabilirseniz başarılı olursunuz, yapamazsanız tüm bilgileri kaybedersiniz.”
1987 yılında Bilgisayar ve yan donanımlarına ilişkin servis vermek amacıyla yola çıkan Bimtes Elektronik Laboratuarları, 1996 yılında hobi olarak başladıkları “bilgi kurtarma” işini de 2001 yılından bu yana profesyonel olarak sürdürmekte. Bimtes Elektronik Laboratuarları Genel Müdürü Cemil Islıkçı'yla kuruldukları günden bugüne uzanan ve özellikle de veri kurtarma iş kolundaki faaliyetlerini içeren bir sohbet gerçekleştirdik:
Bimtes Elektronik Laboratuarları'nın kuruluşundan ve verdiği hizmetlerden bahsedebilir misiniz?
Bimtes Elektronik Laboratuarları, 1987 yılında Türkiye'de var olan bilgisayar ve yan donanımlarına ilişkin teknik servis vermek amacıyla kurulmuş bir şirkettir. Bu amaca yönelik olarak da kurulduğu günden beri hiç satış yapmamıştır. Yine amacımıza sadık kalarak sadece elektronik tamir-bakım-onarım ve yerinde servis hizmeti sunmuştur şirketimiz. 1987'den 1991 yılına kadar sadece bilgisayar ve yan donanımlarına yönelik hizmet veren Bimtes, 1991'den itibaren sanayi ve tıbbın ses-görüntü dallarını da içine aldı. Şu anda Türkiye'nin tüm noktalarına yerinde servisi de ihtiva eden bilgisayar donanımı ağırlıklı hizmeti, sanayide de her türlü elektronik kartın yonga bazında tamirat işlemini yapan bir servis organizasyonumuz var. 1996 yılında hobi olarak başladığımız “bilgi kurtarma” iş kolumuzu 2001 yılından bu yana çok yoğun yatırım atağı ile iyi noktal
ara getirmeye çalıştık. Bimtes Elektronik Laboratuarları'nın şu anda üç ana kolda çalışmaları var. Bunların ortak noktası işlerinin servis olmasıdır. Bir tanesi az önce bahsettiğim kuruluş amacına yönelik servis ve elektronik tamirat. İkincisi yıllardan beri özellikle Cem Islıkçı olarak benim üzerinde çok durduğum Türkiye'ye kim ithal ederse, ithal edilen ürünün tamir merkezinin tek olması ve bu tamir merkezinin üretici firma tarafından destekli olarak ayakta kalmasını sağlayacak bir yapının oluşturulması yani RMA dediğimiz ( Return Merchandise Authorization ) Geri dönüşümlü Malzeme Yönetimi'ne ilişkin bir iş kolunu ekibimiz 2001 yılından bu yana aktif olarak işletmekte. Şu anda Türkiye'deki dört markanın tek tamir merkeziyiz. Şöyle açıklayayım; kim ithal ederse etsin, kim satarsa satsın bozulduktan sonra ürünle ilgili servis hizmetini yurtdışı üretici firma ile yapmış olduğumuz kontrat çerçevesinde sadece Bimtes Elektronik Laboratuarları veriyor. Bu firmalar MSI, Nec, Lacie ve Liteon. Ayrıca hizmet vermekte olduğumuz iki marka daha var. Bunun yanında çok büyük bir dünya monitör markası ile de anlaşma yapmak üzereyiz. Üçüncü iş kolumuz da bilgi kurtarma (data recovery) dediğimiz alan. Bu iş koluna hobi olarak başlamamıza karşın profesyonel olarak tüm dünyayla aynı anda ülkemize de yatırım yaptık. Türkiye'de bilgi kurtarmaya yönelik “temiz oda” sahibi; diskin kapağının açılıp, içerisindeki medyasının ve kafalarının değişebildiği çalışmaların yapılabildiği tek yer Bimtes olarak görülüyor. Bu yönde dünyada isim olmuş markalarla bu çalışmaları ülkemizde gerçekleştiriyoruz.
Şu anda şirketimizde 30'u mühendis olmak üzere 60 kişilik bir ekibimiz var. Türkiye'nin her noktasına hizmet götürebilecek gücümüz var.
Özellikle büyük firmaları ele alacak olursak felaket senaryoları, merkezleri ya da verinin anlık yedeklenmesi gibi çözümlere sahipler. Genel olarak Türkiye'de veri kurtarma ihtiyacı ve boyutu nedir?
Teknoloji geliştikçe veriyi depolayabileceğiniz yerin boyutu küçülüyor. Ne kadar küçük ortama ne kadar çok veri koyarsanız, bunun yedeklenebilme şansı gittikçe azalıyor. Verimiz büyüdükçe yedekleme iş olmaktan angarya olmaya başlıyor. Kişiye özel bilgiden şirkete özel bilgiye, devlete özel bilgiden finansa özel bilgiye kadar her bilginin sürekli olarak yedeğinin alınabilmesi her zaman mümkün olamayabiliyor. 90'lı yıllarda ülkemizdeki bilgisayar sayısı yaklaşık 5000 iken bugün 5 milyonun üzerinde. Bilgi kurtarma ihtiyacı duyulabilecek bu kadar ürün var. Sayıya karşın ortamın da küçülmesinden dolayı bilgi kurtarma işi her gün müşteri bağımsız olarak -müşterinin büyüklüğüne ya da küçüklüğüne bakılmadan- artarak devam ediyor.
Felaket senaryolarının kurulduğu yerlerdeki yedeklemelerde de alındığı sanılan yedeğin çalışmadığı zamanlar olabiliyor. Olayın bir başka yönü ise yedeklenecek veri çok çok üst seviyede değilse çevrimiçi yedeğin hiçbir yerde olmaması. Bu geceki yedek vardır, ancak geceden bu yana geçen sürede kaybınızı telafi etme şansınız yoksa bu bilgi kurtarmayı gerektiren bir iş konumuna düşer. Dolayısıyla bu noktada müşterinin büyüğü küçüğü ya da bilginin az ya da çok önemli olması diye bakmamak lazım. Çünkü bilgi kurtarmaya herkesin ihtiyacı olabilir. Bugün bir fotoğraf makinesinin hafızasındaki bilgiden tutun DVD'deki bilgiye, hard diskteki ve disketteki bilgiye kadar her türlü bilginin kurtarılması artık mümkündür. Hangi ortamda olursa olsun eğer o bilginini kurtarılmaya ihtiyacı var ise Bimtes Elektronik Laboratuar'ları bu bilgiyi kurtarmak için tüm imkânlarını seferber ediyor.
Sektörler olarak bakacak olur isek müşteri yelpazeniz kimlerden oluşuyor?
Bizim bilgi kurtarma konusunda bankacılık ve telekom sektörü dâhil birçok sektörle önemli çalışmalarımız var ve bu yönde esas geliri de onlardan ediniyoruz. Çünkü bugün normal bir kullanıcıdan ya da devletin organlarından aynı seviyede bir disk geldiği zaman kurtarma bedelinin kabul edilmesiyle, örneğin telekom sektöründeki firmalarla yapılan çalışmalarda fiyatın onaylanması arasında bariz farklar var. Müşteri portföyümüzde öğrenciden stüdyodaki fotoğrafçılara kadar ki onlar bizim önemli müşterilerimiz arasında yer alır, yine üretim yapan bir fabrikadaki presin içerisindeki diskin bozulmasıyla oradaki bilgilerin geri kazanılmasına kadar aklınıza gelebilecek her sektörden müşterimiz var. Ayda minimum 50, maksimum 120 disk bu laboratuara girer, bunlardan yüzde 50'ye yakınının fiyatı kabul edilerek kurtarılma işlemleri yapılır geriye kalanlar ise; ya fiyatı kabul edilemediği ya da kurtarılma imkânı olmadığı için iade edilir.
Peki, bilgi kurtarma çalışmaları yapılırken yaşanan süreçten ve ortaya konulan güvenlik ve gizlilik gibi şartlardan da bahsedebilir misiniz?
Bilgi, iki şekilde önem arz eder. Bir, kişiye özel olduğu için önemlidir -resim, yazışma ve harcamalar gibi- ikinci ise kuruluşun ya da şirketin yapısına özel olduğu için önemlidir. Her ikisi de kendi içinde gizlilik taşıdığı için bilgi kurtarma işinde çalışan insanların çok özenle seçilmesi gerekir. Diskiniz bozuluncaya kadar o bilgilere sadece siz sahipsinizdir ve bunları kimse ellemez. Ama bozulduktan sonra onu gönderdiğiniz laboratuar sizin bilgilerinize ulaşabiliyorsa bunu herkesle paylaşabilir. Dolayısıyla da bu noktada güvenlik oldukça önemlidir. Özellikle finans kurumları, telekom firmaları ve diğer tüm müşterilerimizle ortak yaptığımız uluslararası standartlara göre hazırlanmış karşılıklı güveni içeren gizlilik anlaşması yapıyoruz. Biz bunu Türkiye'de bu boyutta verebilen tek firmayız. Dolayısıyla bize bugün askeri bilgiden tutun, X bankaya ait çok önemli bilgilere kadar her türlü veriyi içeren disk gelir, burada güvenle açılır, belli bir süre özenle saklanır sonra imha edilir. Yani bilgi kurtarmadaki yatırımın en önemli paylarından bir tanesi şu; eğer süreklilik arz eden bir iş yapmak istiyorsanız güvenirlilik olmak zorunda. Onun için bilgi kurtarma işi çok özenle eleman seçmeyi gerektiren bir iştir. Bilgi kurtarma işi bizim üç ana kolumuzdan biri olmasına rağmen, bu işte şu anda sadece 4 kişi çalışır. 60 kişiden sadece 4 kişi bununla ilgilenir ki bunların da, kişinin ya da firmanın bilgisinin önem derecesine göre, hepsi aynı bilgilere ulaşabilecek konumda değillerdir. Aralarında en yetkili benim. Çok özel bilgileri kontrol eder, başkalarının bu bilgiye ulaşmaması için gereken önlemi sonuna kadar alırız. Bu işte hem iş ahlakı hem vicdan hem yatırım hem de bilgi birikimi güçlü olmalıdır. Çünkü bilgi kurtarma işi herhangi bir bilgisayarın ana kartını değiştirmekten çok farklı bir iştir ki her bir ürün, disk kendi içinde ayrı özelliği olan bir vakadır.
Bilgi kurtarmaya yönelik parkurunuz ve tecrübenin önemi
Örneğin aynı marka, aynı model ve aynı boyutta iki üründen kurtarılan bilginin kurtarma fiyatı farklılık gösterir. Bunu etkileyen fabrikasyon ayarlarının bozuklukları, yüzeyde oluşan bozukluklar gibi birçok etken vardır. Bu noktada teknoloji devreye girer, eğer o teknolojik yatırımınız varsa ciddi anlamda kazınarak çizilmediği sürece, o bilgiyi kurtarma şansı yüzde 100'e yakındır. Ancak bu yatırımla birlikte buna yönelik çalışmayı gerçekleştirmek için bilgi birikimini tecrübe ile ediniyorsunuz. Dünyada onlarca firma, yüzlerce program var. Bunların birbiri ile koordineli düzgün bir şekilde çalışabilmesini sağlamak tecrübeye dayanıyor. Biz de yıllardan beri bu tecrübeyi oturttuğumuza inanıyoruz, teknolojiyi çok sıkı şekilde takip ediyoruz, çok ciddi yatırım yapıyoruz. Sadece bilgi kurtarmaya yönelik yatırımımızı örnekleyecek olursak yaklaşık olarak 800 bin Euro'luk yatırımımız laboratuarda bilgi kurtarmak için bulunuyor. Bu iş layıkıyla yapılabiliyorsa çok özel ve çok da kazançlı bir iştir. Bilgi kurtarmanın diğer işlerden bir diğer farkı da süreklilik arz eden bir iş olmasıdır. Yani işin yüzde 90'ı teknik uzmanın bir fiil işinin başında bulunmasından oluşuyor ki ancak bu şekilde başarıya ulaşılabilir.
Bu işte bir sıkımlık barutunuz vardır bunu doğru zamanda sıkabilirseniz başarılı olursunuz, yapamazsanız tüm bilgileri kaybedersiniz. Ayrıca kurtaracağınız bilgide kullanıcıya danışarak öncelik sırasını belirlemeniz gerekir. Çünkü bozuk bir yerden bilgi kurtarmak için sınırınız ve belli bir süreniz vardır. Bu süre içinde o bilgiyi almanız gerekir, bir daha kurtaramazsınız. O önceliği belirleyebilmek için biz müşterilerle birebir konuşmayı ön planda tutarız.
Son olarak bir kullanıcı, bilginin kurtarılmasını istiyorsa nelere dikkat etmelidir?
Bakın, müdahale edilmemiş herhangi bir ortamdaki bilginin kurtarılma olasılığı yüzde 100'e yakındır. Büyük yangın geçirmemişse, içine bolca su dökülmemişse, çamurlu suyun içinde kalmamışsa o bilgi yüzde 99 ihtimalle kurtarılabilir. Bize bu yönde gelen ürünlerin içinde yapılmaması gereken en önemli iki büyük hata şunlar; bir tanesi bu işte uzman olmayan kişilerin müdahale etmesi, bunlar bilginin kurtarma olasılığını yüzde 60 ila 80 oranında azaltıyor. Diğeri de kullanıcılar. Bilgisi çok da önemli olsa İnternet'ten bir takım programlar indiriyorlar. Ancak bu programlar ucuz ve basit problemlere göre hazırlanmış programlardır. Her program farklı şeyleri kurtarabilir birisi Word'ü diğeri Excel'i, bunu kullanıcı bilmeden diskine uygularsa ki bu noktada kullanıcı bunlarla kurtardım sandığı bilgiyi geriye yüklüyor. İşte o zaman bilgiyi kurtarma şansı yüzde 10'dur. Yani normalde 50 Euro'ya kurtarılabilecek bilgi, bu sayede 3000 – 4000 Euro gibi büyük rakamlara ulaşıyor. Dolayısıyla kullanıcı, bilgisi önemli ise bilmediği programlarla kurcalamamalı, kurcaladıysa da bulduğu şeyi diskine geri yüklememelidir.