Datacore, Vmware , NetApp ve Hayat Bilgisi yetkililerinin hazır bulunduğu, sunucu (ana bilgisayar) üzerindeki sanallaştırmanın storage (bellek), ile nasıl birleşeceği konusundaki bilgileri paylaştıkları etkinlik Conrad Otel'de gerçekleştirildi.
Datacore Yönetim Kurulu Başkanı Sedar Özçelik, NetApp Ülke Müdürü Behçet Yumrukçallı, Vmware Türkiye ve İsrail Bölge Müdürü Shmulik Antebi ve Hayat Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Kayer'in açılış konuşmacıları olarak katıldığı etkinlik 14 Kasım 2007'de Vmware ve NetApp birleşimi Datacore'dan komple sanallaştırma çözümleri adı altında Conrad Otel'de basın ve firmalarla buluştu. Üç firmanın yetkililerinin, sanallaştırma alanında nelerin yapılması gerektiği konusunda, öngörülerde bulundukları etkinlikte sanallaştırma ve iş sürekliliği alanında uzman firma Datacore, bu ortak ortamda, ürün gamını genişletmiş oluyor. Konuyla ilgili Datacore Yönetim Kurulu Başkanı Sedar Özçelik ve NetApp Ülke Müdürü Behçet Yumrukçallı ile bir söyleşi gerçekleştirdik.
Yazılım sektörü Türkiye'de ne aşamada, sorunları ve çözümleri nelerdir?
Sedar Özçelik: Türkiye'de çok fazla rekabet olabileceğine inanmıyorum. ARGE'ye ayırdığınız parayla doğru orantılı. Çoklu uluslarda yazılım geliştirip satabilen firmalar başarılı oluyor. Şu anda çok az sayıda bu tarz firma var. Tabii burada devletin desteği de çok önemli. Türkiye geliştikçe yabancı yatırımlarda gelişiyor. Microsoft, Oracle gibi firmalar çığ gibi büyüyor. Maliyetler ve satış fiyatları artık daha aşağı çekilmiş durumda.
Hedefleriniz nelerdir?
Sedar Özçelik: Datacore'un amacı Türkiye'de doğru bir çözümleyici olmak. Bunu yaparken de bilgiyi üreten firma olmak istiyoruz. Hedefimiz bilgiyi kendinde toplayıp tamamen yerel, kendi kaynaklarıyla, kendi elemanlarıyla, birleşim bilgisini oluşturup bilgiyle ürünleri satmak. Maliyetin artması buradaki en büyük zorluk. Bizim inancımıza göre bilgiyi biriktiren firmalar ileride ayakta kalacaklar. Burada yaptığımız tamamen verimlilik, veri yönetimi ve sanallaşma üzerine yoğunlaşmak.
Şu anda gerçekleştirdiğiniz genel yapı ile ilgili bilgi verir misiniz?
Behçet Yumrukçallı: NetApp ve Vmware olarak küresel anlamda ciddi bir yakınlaşmaya girdik. Mayıs ayında stratejik ortaklık anlaşmasını imzaladık ve bunun etkilerini de yavaş yavaş görmeye başlıyoruz. Beraber pazara çıkma ya da ürünler tarafında birleşerek bunlar kendini gösterecek. Türkiye açısından bakarsak iki firma da kendi alanında lider ürün. Ama sonuçta tek başına birer ürün. Bunu çözüm haline getirecek firma da Datacore. Önemli olan burada bilgi birikimi. Storage tarafında sahipler, birleşim tarafında da bilgi birikimini kullanarak en ideal çözümleri müşteriye iletecek olmaları. Buradan en kazançlı çıkacak olanda müşteriler. Dolayısıyla Türkiye uzantısı olarak Datacore bizi birleştiriyor. Küresel anlamda zaten iş ortaklığı var.
Sedar Özçelik: NetApp dünya devi ve konusunda da market lideri
. Vmware rakamları çok yüksek inanılmaz bir firma yaptıklarıyla. Ama eksik olan şey, bakıp çözümü sunabilecek firma olmaması. Türkiye'de Vmware satan firmalar var ama sadece sanallaştırma tarafında bakıyorlar. Bunu sanallaştırırken alt tarafta verinin de sürekli ve sanal olması lazım. Birbirlerini destekleyen yapılarda çalışıyor olması lazım. Dünyada bu uyumu çok iyi sağlayan iki ürün var NetApp ve Vmware. Hatta çok iddialı bir şekilde IMS'den bile daha iyi çözümler üretebilir. Biz de iki taraftan bakıp, doğru birleşimi sağlayıp, kendi hizmet anlayışımızla çözümleri birleştirip toplam çözüme doğru yönlenmek istiyoruz.
Müşteri yelpazenizi kimler oluşturuyor?
Behçet Yumrukçallı: Vmware tarafında pazarı bir bölümle sınırlamanın çok doğru olmadığına inanıyorum. Çünkü Vmware öyle bir ürün ki küçük ölçekli firmalar içinde, büyük ölçekli bankalar gibi kuruluşlar içinde çok cazip. Sonuçta sahip olma maliyetine bakılıyor. Belki her şeyi sanallaştırma ortamına sahip olamayabilir büyük firmalar. Ama muhakkak ki, Vmware için uygun ortamları olacaktır. Bunun sonucunda da doğası gereği bir alt seviyede merkezi veri depolama sistemlerine ihtiyaç duyacaklardır. Firma büyükse ve veri çoksa, ona göre bir donanıma sahip olacaktır. Herkese adresleyeceğimiz çözümler olduğuna inanıyorum.
Sedar Özçelik: Pazara bakarsanız, biz Türkiye'nin büyük 200-250 firmasına hizmet vermeye çalışıyoruz. Nedeni de çok basit. Veri çok büyük, buna ihtiyaçları var. Ama hızlı şekilde de aşağıya doğru bir kayış var. KOBİ'ler de bu yatırımı sadece Vmware tarafında değil, veriyi kontrol etme tarafında da yapmak zorundalar. Onların bu işi ufak bir hap gibi yutabilmeleri daha kolay. Hem Vmware, hem üstte sanallaştırma hem de altta verinin doğru yönetimini ve buna da süreklilik tanımı eklediğinizde, tek bir çözümle her şeyi bizden sağlayabilme şansları var. Buradaki ince nokta şu: Üst ölçekteki firmalar ayrı ayrı firmalarla konuşup farklı çözümleri birleştirecek BT departmanlarına sahipler. Ama orta ölçekteki firmalarda BT departmanlarında 2-3 kişi var ve her şeyde uzman olamazlar. Bizim oradaki rolümüz bunu tek bir hap haline getirip kurumlara sunabilmek.
Veri yönetimini biraz açabilir misiniz?
Behçet Yumrukçallı: Veri ile muhatap olduğunuz payda sayısını en aza indirmeniz lazım. Yani dağıtık ortamlarda olmamalı veri. Tek bir payda da topladıktan sonra tanımlar çok daha kolaylaşıyor. Topladığınız
veriyi sürekli kılabilmek gibi. Firma BT sisteminde oluşabilecek bir hatadan dolayı duraksamamalı. Hemen tanımı genişletiyorsunuz. İş sürekliliği, coğrafik bölgeler gibi yapılardan konuşuluyor. Bundan sonra bir ikinci adım daha var. Felaket yedekleme merkezleri. Bugün Türkiye'deki her firma bu yatırımları yapmak zorunda. Bu firmanın büyüklüğü ya da küçüklüğü ile ilgili değil verinin kıymeti ile ilgili. Yine hafıza üzerinde de sanallaştırma yapabiliyorsunuz. Bu iki adımdan sonra sanallaşmaya gidebiliyorsunuz. Daha sonra arşivlemede veri tek bir paydada toplandıysa oradan arşive bu veriyi yollamanız çok daha kolay. Ana adım işi bütünleştirmek.
Vmware'le nasıl tanıştınız ve iş ortaklığınız nasıl gelişti? Sanallaşma denilince firmaların performans ile ilgili kaygıları oluyor mu?
Sedar Özçelik: Datacore sanallaşma tarafında bir takım çalışmalar yapmak istiyordu. Vmware ve NetApp'ın dünyadaki işbirliği bize çok ciddi bir yardım sağladı. Herhangi bir şey geliştirmemize gerek kalmadı. NetApp'ın Türkiye'deki partneri olduğumuz için Vmware'le de bu işin içine girmiş olduk. Diğer konuda da 500 tane ana bilgisayarı, 100 tane sunucu koyup onun üzerinde sanal bir ortam kurarak çalıştırmayı söylediğiniz zaman, ilk gündeme gelen şey performans ölçütleri. Geleneksel yapıya bakarsanız, her bir yazılıma bir sunucu mantığı var. Sunucular yazılımı paylaşmıyorlar. Bazen alınan sunucunun 1/3 performansını kullanan yazılımlarda var. Aslında performans düşüşü olmuyor. Aksine performans yaratacak ortamı kurulmuş olan makine sayısı düşürülerek aynı hizmeti çok daha az sayıda makine ile yapmış oluyoruz.
Behçet Yumrukçallı: Bizim firmaların araçları var. Bu araçlarla firmalardan kendi ortamlarındaki verileri topluyoruz. Kendi çalışmalarımız içinde analiz ediyoruz. Yüzde yüz doğru değil ama, fikir veriyor.
Sanallaştırma sonucu firmalara ne kadar bir kazanç sağlamış oluyorsunuz ?
Sedar Özçelik: Net bir rakam söylemek çok kolay değil. Amerika'da olsa kolay olurdu. Onların maliyet hesaplamasına baktığımızda her bir kalemi içerisine koyup her şeyi göz önüne çıkarabiliyorlar. Ama Türkiye'de bu maliyetler pek göz önünde bulundurulmuyor.
Behçet Yumrukçallı: Vmware ortamlarında veri depolaması bakış açısıyla klasik hale getirdiğiniz zaman, Vmware % 55'lik toplam bir sahip olma maliyeti getiriyor.
Ürünlerinizde çevreci koruma ile ilgili çalışmalar olduğundan bahsettiniz. Bunlar nelerdir?
Behçet Yumrukçallı: Özellikle BT sektöründe veri depolama ciddi bir bölüm. Gittikçe veriler artıyor. Verilerin artması daha çok verilerin saklanabileceği ortama ihtiyaç duyulması demek. Bu da beraberinde çok ciddi elektrik tüketimini getiriyor. Bu sistemler ciddi ısı yayıyorlar. Isı yayması demek ise, klimalarla bunların soğutulmasını beraberinde getiriyor. O zamanda elektrik tüketimi ciddi bir sorun olmaya başlıyor. Eskiden bu firmaların gözüne batmıyordu. Fakat artık bu büyük bir maliyet oluşturuyor. Tabii çevre korumada da büyük etkisi var. NetApp olarak bu konuda önemli çalışmalar yapıyoruz. Nasıl daha az elektrik harcayarak ve ısı yayarak bu sistemleri çalıştırabiliriz. Yakın gelecekte farklı çözümlerimiz çıkacak.
Datacore
Türkiye'deki veri depolama ve iş sürekliliği alanında, hız kazandıracak bir strateji ile kurulan Datacore, sadece bu alanda odaklanmış ilk ve tek firma durumunda. Müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılayacak veri yönetimi alanındaki her türlü çözümü tek elden sağlayan Datacore, çözüm odaklı iş anlayışıyla müşterilerine tam hizmet sunmakta. Datacore, açık sistemler üzerinde Türkiye'deki ilk merkezi yedekleme, metrocluster, felaket kurtarma ve sanal teyp projelerine imza atmış bir kuruluş.