|
|
Sivrisinek
Mantıksızlık her yerde….
Yalnızca bana mı öyle geliyor acaba? Bir şeyler ters gidiyor gibi, ama tam olarak da anlatamıyorum ne olduğunu. Mantıksızlıklar art arda sıralanıyor, zincir gibi. Hangi birini söylesem: Örneğin şu “Asgari Geçim İndirimi”; bekara ayrı, evli ve çocuksuza ayrı, 1 çocuğu olana ayrı hesaplanmış… Dört çocuğa kadar da tarifesi var. Benim büyüklerimden bir tanesi bile, bunun Türk halkı tarafından üremeye teşvik olarak algılanma olasılığını düşünmedi mi? Saatli bomba ya bu, ya da dinamit! Bu yasa 2008 başında yürürlüğe giriyor ya, 2008 sonu itibari ile doğum oranlarına bakmak lazım, umarım yanılıyor olurum ama, sıkı bir artış gelebilir.
Veya şu “Helal Gıda Sertifikası”; bence yeni tartışmalara gebe. Hayvan İslami usule göre kesilsin istiyorsun ama, sen biliyor musun o bıçağı çalan kasap abdestli miydi, cenabet miydi. Hadi buyur, bunu da sertifikasyon içine alalım derim ben. Gıdanın helali olur da giysinin, arabanın, evin olmaz mı? Bindiğin arabayı üreten işçisinden ustabaşına kadar hepsi gavur büyük olasılıkla (Malezya malı bir araba kullanmıyorsan elbette). Adamlar her gün domuz eti yiyorlar, günah değil mi şimdi bu. Helal mi senin bindiğin araba, bir daha düşün. Hey Allah'ım, seninle kulların arasında kalması gereken konular pazarlama malzemesi olmaya balayınca, yozlaşmada da sınırlar zorlanıyor böyle. Ne demişti bakanımız: “5,7 milyar Dolar'lık bir “Helal Yiyecek Pazarı” varmış… “Haram”ın pazarı olduğunu bilirdik de, “Helal”in pazarı olduğunu yeni öğrendik. Sen bizleri affet Ya Rabbim…
Geçenlerde bir dostum takıldı: “Hep AKP'ye ve AKP'lilere yükleniyorsun, diğerleri hiç mi yanlış bir şey yapmıyorlar?” dedi. Elbette yapıyorlar ve elimden geldiğince onları da eleştiriyorum, düşüncelerimi belirtiyorum. İşte bir örnek:
Aşağıda okuyacağınız mektup oturduğum yerin bağlı olduğu Beşiktaş Belediyesi'nin Başkanı İsmail Ünal Bey'e tarafımdan yollanmıştır. Konu; Beşiktaş Belediyesi'nin Kasım ayı içinde başlattığı bir proje:Emirhan Caddesi Yenileme Projesi.
“Sayın Belediye Başkanım,
Öncelikle, seçildiğiniz günden bu yana bizler için yaptıklarınıza teşekkür etmek isterim. Bununla beraber; son derece iyi niyetlerle ve bizlerin konforunu düşünerek başladığınız Emirhan Caddesi Projesi ile ilgili birkaç düşüncemi / endişemi de dile getirmek istiyorum:
Bildiğiniz gibi, Dikilitaş yöresi son 10 yıldır çok hızlı bir şekilde geliştiği için araba sahiplik oranı oldukça yüksektir. Buna karşın, özellikle Emirhan Caddesi ve çevre sokaklarda yollar bölüm bölüm çok daralmakta ve araç geçişini zorlaştırmaktadır. Trafik akışını yavaşlatan bu darboğazların temel nedeni, kanımca, araç sayısını fazla olması veya araçların uygunsuz park etmesinden daha çok yolların genişliğinin standart olmaması, yani düzensiz yapılan imar planıdır. Bu nedenle; araçların park etmesini engellemeye veya park alanlarını azaltma yönünde yapılacak tüm çalışmalar trafiği daha da tıkayacaktır. Ne yazık ki araçlarımızı –henüz- katlayarak park edemiyoruz ve yanımızda taşıyamıyoruz. Akşam evimize girerken uygun bir yer bulmak zorundayız. Mevcut durumda bile park yeri ararken birkaç tur attığımızı söylersem, kaldırımları genişletmenin çözüm yerine sorun yaratacağını daha açık ifade etmiş olurum. Benzer bir uygulama, 2 yıl önce Ortaköy Dereboyu Caddesi'nde yaşanmıştı: önceden trafik problemi olmayan caddede kaldırımlar genişletildikten sonra trafik –özellikle akşam saatlerinde- durma noktasına gelmektedir. İsterseniz gidip bakabilirsiniz. Uzun sözün kısası; daha çok kaldırıma değil, daha çok park yerine ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum sayın Başkanım.
Bütün bu çalışmaları yaparken, henüz ekonomik ömrünü tamamlamadığını ve üzerinde problemsiz olarak halen yürünebilir olduğunu düşündüğüm kaldırım taşlarının sökülerek yerlerine değişik bir ebat ve renkte yeni taşların döşenmesini ise üzülerek izliyorum. Eğer sorun, eski taşların kırılması ve kullanılamayacak durumda olması ise üzerlerine asfalt geçin, ama birkaç ay içinde yine kırılacak başka taşlar ile değiştirmeyin. Estetik kaygılar ile kaldırımlarını yenileyecek kadar zengin bir ülke olmadığımızı düşünüyorum sayın Başkanım. Bu tip uygulamaları AKP'li belediyelerin çok sık yaptığını biliyoruz, nedenleri malumunuzdur. Sizin aynı amaç ve kaygılar içinde olmadığınıza inanıyorum ancak, yerel seçimlerde size oy vermiş bir vatandaş olarak, böyle bir projeye imza atmanıza şaşırdığımı ve üzüldüğümü ifade etmeliyim.
Yeni düzenleme ile; yol kenarlarında ayrılmış olan parke taşlar döşeli park alanlarını, Büyükşehir Belediye'sinin yaptığı gibi, paralı hale getirmeyi planladığınızdan endişe etmekteyim. Otopark mafyasını ortadan kaldırmak amacı ile yola çıkan ve bu işi yasal hale getiren İSPARK şirketi benzeri bir uygulamadan çekiniyorum. Kentsel dokunun altyapısından biri olduğuna inandığım araç park alanlarını sağlamak ve geliştirmek için katlı otoparklar gibi çözümler üretmek yerine, şu anda park ettiğimiz yerleri paralı hale getirmeyin lütfen.
Umarım bu mesajım elinize ulaşır ve umarım düşüncelerimi, birlikte gelişim sağlamak amacı ile yapıcı öneri ve uyarılar olarak değerlendirirsiniz.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.”
Mektubu e-posta ile Başkan'ın adresine yolladım, ama deneyimlerim bana mesajın kendisine ulaşma olasılığının düşük olabileceğini öğretti. Mektubu bu sayfaya alarak hem dostum gibi düşünenler varsa kendilerine yanıt vermek hem de Belediye yetkilileri tarafından farkına varma / okunma olasılığını arttırmak istiyorum.
Hepinize mantıklı günler dilerim.
Bora Tekin
|
|