Merih IŞIN
Editör'ün karikatürü, 1995 yılında Cenevre telekom fuarında uydu üzerinden gerçekleştirilen videokonferans ile Rusya'daki çizer Vladimir Mochalov tarafından çizilmiştir.

Editör

2023 hedefleri ve altyapı

Teknolojideki 2023 hedeflerimiz belirlenmişti. Şimdi yenileniyor ve büyük ihtimalle 3 sene sonra tekrar yenilecek. Bu da çok normal.
Hedefler rakamsal olarak belirlenirken, hız ve kullanım oranı konusundaki o rakamlara ulaşılması için gereken altyapının var olduğu ya da olacağı kabul ediliyordu. Ancak gelişimin bu kadar hızlı olması, ivedilikle altyapı yatırımlarına önem verilmesi ve hızlandırılması gündeme geldi. Evet! Geniş bant İnternet’te hız isteniyordu. Evet! Kullanım oranları yükselmeliydi. Evet! Türk Telekom’un büyük bir fiber optik ağı vardı. Ve yine evet! Turkcell Superonline gibi alternatif operatörler de taşın altına ellerini koymuşlardı.
Ancak, gelişme o kadar süratliydi ki, yine de yetmiyordu… Önlemler derhal alındı ve yatırımlar pratikte de başlatıldı.
Avrupa Rekabetçi Telekomünikasyon Derneği (ECTA)’nın her yıl düzenlediği, geniş bant yatırım ortamını iyileştirmeyi hedefleyen ve bu amaçla yapılan düzenlemelerin tartışıldığı ECTA Düzenleyiciler Konferansı, 26-28 Kasım tarihlerinde Brüksel’de gerçekleşti.
Telekomünikasyon sektöründe düzenleme ve denetleme alanında söz sahibi kuruluşları ve sektör liderlerini bir araya getiren konferansta, farklı düzenleme yaklaşımları ve iş modellerinin Avrupa telekomünikasyon pazarını nasıl şekillendirdiği konuşuldu. Konferansta en yoğun ilgi gören katılımcılardan biri, fiberde büyüme hızı ve saniyede 1000 Mb İnternet hizmeti ile dünyanın radarına giren Turkcell Superonline oldu.
Avrupa FTTH Konseyi’nin son raporuna göre Türkiye, yayılım oranı açısından Güney Kore, Hong Kong ve Japonya’nın başı çektiği dünya sıralamasında Fransa, İspanya, Kanada, İtalya gibi gelişmiş ülkelerin üzerinde yer alıyor. Avrupa genelinde durumun daha da iyi olduğunu görüyoruz. Avrupa’da yeni abone sayısı bakımından ilk 5 sıralamasında Türkiye; Fransa ve Hollanda’yı geride bırakarak, Ukrayna ve Rusya’nın ardından üçüncü sırada yer alıyor. Yine aynı raporda 1 milyonun üzerinde hane erişimine sahip ülkeler arasında Türkiye, Ukrayna ve Hollanda ile birlikte en hızlı büyüyen 3 ülke arasında bulunuyor.
Bu arada fiber optik teknolojisinin tartışıldığı, yararlarının sunulduğu, firmalardan ve kurumlardan uzmanların deneyimlerini paylaştıkları FTTH Forum 2012, 7-8 Kasım tarihlerinde İstanbul Movenpick Hotel’de gerçekleştirildi.
IDATE Telekom İş Birimi Yöneticisi Roland Montagne, konuşması sırasında Bangkok’a gittiğini söyledi. Japonya’nın FTTH’de lider durumda olduğunu ifade eden Montagne, Japonya’da nüfusun yüzde 90'dan fazlasının zaten FTTH ile kaplı olduğunu belirtti. Montagne,NTT DoCoMo’nun FTTH pazarında yüzde 75’lik bir payı olduğunu bunun da Japonya piyasasında tekelleşmeden dolayı bir sorun yarattığını belirtti. ABD’nin LTE teknolojisine çok yatırım yaptığından bahseden Montagne, ABD’de özellikle insanların FIOS TV’ye (öde ve izle sistemi) ilgi duyduğunu belirtti. Montagne, Türkiye’de ise Turkcell Superonline ve Türk Telekom’un fiber optik alanında öne çıkan iki firma olduklarını belirtti. Türkiye’nin Avrupa’daki fiber yapılanmada en hızlı büyüyen ülkelerden biri olduğunu belirten Montagne, gelişmekte olan ülkelerin bu konuda çok daha hızlı ilerleme kat ettiklerini sözlerine ekledi.
FTTH teknolojisi için temel zorluklardan biri olarak fiber kabloların çok katlı evlere girmesinin kolay olmadığını, site yöneticilerinden ve birçok bürokratik sorunla uğraşılması gerektiğinden bahsetti.
Velhasıl, adamların da dediği gibi hedeflerimiz doğrultusunda yolumuza devam ediyoruz…
Teknoloji, icat, gelişim filan derken aklıma gelen bir fıkrayı sizlerle paylaşmak istedim.
Bir gün Rus gazetelerinde bir haber: “Yerin 800m altında bakır kablo bulundu. Bu durumda, bu teknolojiyi 150 sene kadar önce bizler kullanıyormuşuz… Yani ilk biziz.”
İki gün geçmemiş ki, Amerikan gazetelerinde bir başka haber: “Bir kazı esnasında, yerin 1km altında bulunan fiber kablo, bu konuda bizim yaklaşık 200 senedir fiber optik teknolojisiyle çalıştığımızı kanıtlıyor”.
Bir müddet sessizlik ve bir hafta sonra bir Türk gazetesinde çıkan müthiş haber: “Temel, Trabzon’da yaptığı kazıda 3km’ye ulaştı. Ancak, ne bakır ne fiber kablo izine rastlanmadı. Bu da kanıtlar ki, dünyadaki ilk kablosuz haberleşmeyi biz bulmuşuz…”
Yüzünüzde gülümseme eksik olmasın. Nice senelere!

Saygılarımla.   

NOT: Fıkranın sonu, kesinlikle yanlış değil! Dünyadaki ilk kablosuz haberleşme, Türk ordusu tarafından kullanılmıştır. Savaş meydanlarında mutlaka bulunan Mehteranın, yüzün üzerindeki parçasının her biri ayrı bir emir olup, o tarih itibariyle öyle büyük alanlarda emrin ilgili birimlere gönderilmesinde kullanılmıştır. Mehteranın asli görevi, orduya moral vermek değil, komutanın emirlerini iletmektir.