Av. Tolga İşmen, LL.M. (KCL)
tolga@telepati.com.tr



Kanun-e


Pazar Analizi Yönetmeliği

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Pazar Analizi Yönetmeliğini çıkardı. Aslında bu yeni bir yönetmelik değil; 2009 yılında yayınlanmış olan Elektronik Haberleşme Sektöründe Etkin Piyasa Gücüne Sahip İşletmeler ile Bu İşletmelere Getirilecek Yükümlülüklerin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik’in yenilenmiş hali. Bir, bu yazıda Pazar Analizi Yönetmeliğine “yeni yönetmelik” adını tekrar yazmayacağım eski yönetmeliği de “eski yönetmelik” diyelim. Şöyle hızlıca sayfa çevirirseniz fazlaca bir yenileme yapılmadığını da görüyorsunuz. Öncelikle başlığından başlayarak yeni yönetmelikte önemli sadeleştirmeler, kavramlara ilişkin güncellemeler ve modernleştirmeler söz konusu. Bu açıdan yeni yönetmeliğin bazı maddelerde, örneğin talep edilebilecek bilgi ve belgelere ilişkin 5(5)(a) Maddesinde önemli iyileştirmelere gidildiğini söylemek mümkün. Ancak yeni yönetmeliği incelerken ister istemez, “Bu kadar az değişiklik için yeni yönetmeliğe ihtiyaç var mıydı?” diye düşünmekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz. Sonra Yükümlülüklerin Getirilmesi başlıklı 10uncu Maddeye geliyorsunuz ve bu kadar yeniliği, en azından bence amaçlanan yeniliği burada görüyorsunuz. Etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere getirilebilecek yükümlülükler kategorisi önemli bir şekilde geliştirilmiş. Eski yönetmelikte de “ek veya ilave yönetmelik getirilebilir” şeklinde genel yetki veren bir hüküm bulunmaktaydı ama biraz sonra sayacağımız yükümlülüklerin ayrıca ve açıkça belirtilmesi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna önemli bir yetki vermekte ve esneklik sağlamakta. Bu yeni yükümlülük kategorileri nelerdir? Öncelikle erişim ve/veya arabağlantı sağlama yükümlülüğü getirilmekte. Bu aslında eski yönetmelik döneminde de bulunmakta ve referans arabağlantı teklifleri aracılığı ile temin edilmekteydi. Yeni yönetmelikteki değişikliğin pratikte nasıl bir farklılık yaratacağını göreceğiz. Ancak ortak yerleşim ve tesis paylaşımı yükümlülükleri eski yönetmelikte bulunmamaktaydı. Bu iki yükümlülük bize hemen 2000’li yılların en önemli konularından biri olan İş-Tim ulusal dolaşım sorununu hatırlatıyor. Unutmak isteyenler, unutacak kadar yaşlı olanlar ve hatırlamayacak kadar genç olanlar için hatırlatalım. Turkcell ve Telsim (bilmeyenler için şimdinin Vodafone’u) lisans aldıktan sonra, üçüncü GSM lisansı için ihale yapıldı ve İş Bankası ve Telecom Italia Mobile’den oluşan konsorsiyum, ihaleyi o gün için akıl almayan ve açıklanamayan 2,5 Milyar ABD doları bedel ile kazandı. Aynı dönemde dördüncü lisans da Türk Telekom’un sahi olduğu Aycell’e verildi. Bundan sonra İş-Tim hızlı bir şekilde piyasaya girdi. Ancak Türkiye çapında gerekli altyapı yatırımlarını yapmak yerine (hakkını yemeyelim bayağı bir altyapı yatırımı da yaptılar) ulusal dolaşım talebi ile ortaya çıktılar ve Turkcell ile Telsim’in altyapısından yararlanmaları gerektiğini, bu konuda bir hakları olduğunu iddia ettiler. İhale dokümanlarını ve lisansı inceleyenler bu hakkın kaynağını bulamadılar. Ancak İş-Tim iddiasını sürdürdü ve en sonunda 2004 yılında Türkiye Cumhuriyeti aleyhine lisans bedeli olan 2,5 Milyar ABD dolarlık bir tahkim davası açtı. Herkes bu dava nasıl sonuçlanacak diye beklerken kağıt üstünde bir birleşme olan ama aslında bir devralma olan bir işlem ile Aycell, İş-Tim’in markası olan Aria’yı devralarak bugünkü Avea oluştu. Bu hikayeyi pek çok yazı ile bu köşede tartıştık, isteyen arşivlerden inceleyebilir.
Şimdi yine ortak yerleşim ve tesis paylaşımı bir yükümlülük olarak yeni Yönetmeliği girdi. Bu yükümlülükler doğal tekel olunmayan alanlarda kullanılmaması gereken veya eğer kullanılacaksa ,çok çok istisnai durumlarda kullanılması gereken yükümlülükler. Bu yükümlülükler serbest piyasa yaklaşımdaki risk, yatırım, ödül denkleminde doğru fiyatlandırılmaları mümkün değil ve neredeyse her zaman etkin piyasa gücüne sahip işletmecinin zararına fiyatlandırılmaları gerekiyor, bunun da doğal tekel olmayan ortamda haklı gerekçesini bulmak çok zor. Ayrıca bu kadar rekabet hukukuna ilişkin bir alanda ve ekonominin elektronik haberleşme gibi son derece önemli ve ağ etkisi doğuran bir alanında Rekabet Kurumunun uzmanlığından yararlanmamanın ve yetkilerini kısıtlamanın gerekçelerini de doğru anlamak gerekiyor. Neresinden bakarsanız bakın, yeni yönetmelik dört kelime ile (“ortak yerleşim” ve “tesis paylaşımı”) çok önemli tartışmalar doğuracak gibi gözüküyor. (Esentepe-3 Kasım 2012)


Köşe Yazarları