HAZİRAN 2004 Sayı: 105

TDK'nın Türkçe Sözlüğü varmış…

TÜRK Dil Kurumu (TDK) Türkçe Sözlük'ü doğru kabul edip kullanmaya kalkarsanız, sonuçta canınız sıkılabilir hatta zor durumlara düşebilirsiniz. İçerisinde binlerce yanlış, eksik ve çelişki dolu Sözlüğümüz bizleri derinden yaralamakta ve ziyadesiyle üzmektedir.

Ata'mızın kurduğu Kurum, kuruluş amaçlarına uygun hareket etmemekte ya da edememektedir. Kırktan fazla ülkeden binlerce sözcük transfer edildiği açıklaması, TDK tarafından Sözlük'te yer verilmekte ancak, günlük kullanımımızda olan binlerce sözcük ise yok sayılmaktadır. TDK'nın Sözlüğünde ‘kamyoncu' bulunmakta, ‘otobüscü' veya ‘minibüscü' karşılığı bulunmamaktadır. Yanlış ve eksik de olsa ‘bilgisayarcı' var, ‘enerjici' yok. ‘Yer altı kaynakları' veya ‘doğal kaynaklar' yok ama, ‘çet' ya da ‘chat'e karşılık bulmaktadır. ‘chat' gibi yüzlerce Türkçe olmayan ve hatta nasıl okunduğu bilinmeyen yabancı sözcüklerle dolu Türkçe Sözlüğümüz, dilimizi korumamız doğrultusunda gelecek nesillere nasıl yol gösterecektir?

Türkçe'mize yeni kabul edilen bu yabancı sözcükler, İlköğretim okullarında okuma-yazma öğreten ‘fiş'lerde de kullanılacak mıdır? Eskiden, ‘Baba bana top al' derken şimdi, ‘Baba bana laptop al' ya da ‘Ayşe ile Ali chat-çet yapıyor' mu denilecektir? Denilirse; Türkçe'si diz üstü bilgisayar olan ‘laptop'un orada ne aradığı ve nasıl okunduğu ve nedeni, o küçücük çocuğa nasıl anlatılacak ve ondan nasıl bir gelecek beklenecektir?

Türk dilini koruma ile ilgili ilk Yasa, yaklaşık 800 yıl önce Karaman Beyliği zamanında çıkartılmıştır. Nedir bu vurdumduymazlık? Bu başıbozukluğa kim dur diyecektir?

Teknoloji durmaksızın ve hızla gelişirken, dilimizin korunması ve gelişen teknoloji ile bütünleşmesi nasıl sağlanacaktır? Yeni kurulan Türk Devletleri ile nasıl Türkçe anlaşacağız? T.C. Türkçe'si, Atalarımızın Türkçe'si ile neden aynı değildir? Kaç tane Türkçe vardır?

TDK; adamın birinin ‘emrini', Sözlüğüne açıklama diye almış. Oldu olacak, iki kelam da ben edeyim. TDK, benim dediklerimi de sizlere deklare etsin, sizler de uygulayın bari. İş mi bu?

Sözlükte; R. Erduran "Müslüman olamayanlar için, ‘Toprağı bol olsun' diyeceksiniz" diye emrederken, aynı Sözlüğün ‘Atasözleri ve Deyimler' bölümünde Yusuf Ziya Ortaç ‘toprak olmak' deyiminin açıklamasında; ‘kişinin öldüğünü' kastetmekte, ‘toprağa bakmak' deyimi ‘ölümü yakın görülmek', ‘toprak paklar' deyimi ‘ancak öldüğü zaman…' açıklamasıyla ‘toprağı' ‘ölüm' ile özdeşleştirmekte, ‘toprağa düşmek' deyimi ‘ölüp gömülmek' ve ‘toprağa vermek' deyimi ise, ‘ölüyü gömmek' olarak açıklanmaktadır. TDK'nın aynı Sözlüğündeki açıklamalara ve ‘emirdeki' çelişkiye bakın! Hangisi doğru?

Toprağın İslam'la bütünleştiği kadar bütünleşen başka bir din yoktur. Biz ölülerimizi ‘toprağa veririz'. Toprağa vermek, verdiği canı, Allah'a geri vermek gibidir. Ölen kişinin namazını kılar, duasını eder ve toprağa vererek son yolculuğuna uğurlarız. Defin işlemi sırasında diğer müminler, ölünün mezarına bir avuç toprak atabilmek için uğraş verirler. Diğer tek Tanrı'lı dinlerde de benzeri uygulamalar mevcuttur. Ancak, bizde ‘ölü' tabuttan çıkartılır ve kefeni içinde ‘toprağın' koynuna iade edilir. Diğerlerinde ölü, tabutun içinde ve toprakla temas etmez şekilde gömülür. Yani onlar ölülerini, toprak altına koyarlar. Biz, toprakla bütünleşmesini sağlarız. O yüzden, ‘Toprağın bol olsun' deyişi bir Müslümanlık deyişi ve adeti olup, TDK Sözlüğünde R.Erduran tarafından emredildiği gibi, ‘Müslüman olmayan kişiler için söylenir' lafı tamamen yanlıştır. Ayrıca, dinimiz İslam ve kitabımız Kuran ise ve bu konuda kitabımızda yazan ya da Peygamberimiz tarafından uygulanan bir şey yoksa, gerisi hurafe ve uydurmacadır. İnanmayın. Benzeri şekilde söylenmekte olan, ‘gece ıslık çalma, şeytan gelir' ya da ‘gece tırnak kesilmez, günahtır' gibi deyişlere inanıyor musunuz?

Dilimiz, dinimiz ve T.C. Devleti çocuklarının geleceği adına, Hükümet'imizden ve TDK'dan konuya hassasiyetle ve ivedilikle çözüm getirmesini rica ediyorum. Bu vesileyle Atalarımızı, bu topraklar için canını vermiş tüm şehitlerimizi ve yakınlarımızı Rahmetle anıyor. ‘Toprakları bol olsun' diyorum.

Saygılarımla.