MAYIS 2006 Sayı: 128

Siz hiç 'BİT' gördünüz mü?

Siz hiç, 'HAMAMBÖCEĞİ' veya 'İT' ya da 'DOMUZ' diye kısaltması yapılan bir sektör ya da kurum veya kuruluş gördünüz mü? Şahsen ben görmedim. Amma velakin, adına 'BİT' denilen bir 'şeyi' geçen ay yine gördüm. Birileri, bir sektöre "BİT" adını takmış. Onlar takmış da, ilgili sektör kuruluşları da kabullenmiş...!?

Bakınız beyler, hanımlar! Bir daha yazmayacağım. Son defa uyarıyorum: Bunun okulu yok! Okullarda öğretilmiyor. Bilen biliyor, bilmeyen de güzel Türkçe'mizin bozulabilmesi için, elinden geleni ardına koymuyor.

İş adamına soruyorsunuz: "Hangi sektörde çalışıyorsunuz?"

Cevap: "Tekstil", "Turizm" veya "Finans" ya da "Enerji" gibi oluyor. Hiç, "BİT" diyenini duydunuz mu? Şaka mı yapıyorsunuz?

"İletişim" sözcüğü çok kapsamlı bir sözcük olup, ifade ettiği anlamda "haberleşme" de yer alır. Üniversitelerimizin iletişim bölümleri vardır ve Basın Yayın ve Halkla İlişkiler şirket ve bölümlerine eleman yetiştirir. Siz hiç İletişim Fakültesinden mezun olup, Alcatel ya da Netaş gibi bir kuruluşun ARGE bölümde çalışabilenine rastladınız mı? İletişimle ilgili şirketler ise, Basın Yayın Kanunları çerçevesinde hareket eder ve RTÜK (Re-Tük okunur. Türkçe'mizde "Rü" harfi mevcut değildir) tarafından denetleme ve düzenlemesi yapılır. Ayrıca, yılda bir defa ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla düzenlenen İletişim Şura'sı gerçekleşir. Sektöre ait sivil toplum kuruluşları mevcuttur. İletişim, tek taraflı olabilir. Yani, birileri bir şekilde sizlere bir şeyler iletebilir.

İyi de söz konusu sektör; "Haberleşme" sektörüdür ki, haberleşme de illa ki iki tarafa ihtiyaç vardır. Haberleşmek için; yani İngilizce'siyle "Communicate" etmek için, bir cihaz kullanmak ve iki uçta da iki tarafın hazır olması gerekir. Olay, etkileşimlidir. Bildiğiniz basılı gazete, dergi ya da televizyon yayını haberleşme değildir. Ya da uzaya bir sinyal yollamak, haberleşmenin bir yolu değildir. "Haberleşme", "komünikasyon" veya askeri deyimle "muhabere" aynı anlamdadır ve iki tarafın birbiriyle iletişim kurması demektir. İngilizce "Communication" sözcüğünü kim "İletişim" olarak Türkçe'ye çevirdiyse, dilini eşek arısı soksun. Haberleşme sektörü için kullanılmakta olan Telekom Yasası vardır. Denetleme ve düzenleme görevi ise, TK-Telekomünikasyon Kurumu'na verilmiştir. TESİD/TÜTED/MOBİSAD/TELKODER gibi sivil toplum kuruluşları tarafından temsil edilmektedir. Üniversitelerimizde ise, Elektronik Haberleşme Bölümleri vardır. Buralardan mezun olan öğrenciler ise, komünikasyon sektöründe istihdam edilmektedirler.

Dünyada hızla gelişen bilgi (IT-Information Technologies/BT-Bilişim Teknolojileri) ve haberleşme (CT-Communication Technologies/HT-Haberleşme Teknolojileri) teknolojileri sektörleri bir çok konuda iç içe geçmeye başlayınca, iki sektör birleştirilmiş ve ICT/BHT sektörü yaratılmıştır.   

Şimdi zaten eğitim noksanı olan vatandaşımıza, hem de Devlet Bakanı ya da diğer büyüklerimiz bu sektörün adı "BİT" derse, nice olur bizim halimiz? Okullarımızda eğitim dili İngilizce olmamalı ama, ciddi İngilizce eğitim verilmeli.

Bu benim aklıma, değerli dostum Nezih Kuleyin'in vaktiyle yazdığı bir yazıyı getirdi. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında ülkemizde yabancı dil olarak Fransız'ca hakim. Hükümetin yetkilileri Fransa'ya bir ziyarete gidiyorlar. "Numarasız" ve "Yüznumaranın" Fransızca yazılışları çok farklı ama telaffuzu aynı. Kaldıkları otelde odalarda tuvalet yok. Her katta bir tane mevcut ve kapı numarasız. Tuvaleti sorduklarında aldıkları cevap: "Numarasız " ama, bizimkiler "Yüznumara" kabul ediyorlar. Ülkeye döndüklerinde de, tuvalete "Yüznumara" demeye başlıyorlar. Yani seksen yıldır yanlış kullanıyoruz ve hala farkında bile değiliz.

Yani şimdi, 80 yıl süreyle de "Haberleşmeye" "İletişim" mi diyelim?

Saygılarımla.