EKİM 2006 Sayı: 133

Siz ‘ABİDİK' sektörüne mi aitsiniz, yoksa ‘GUBİDİK' sektörüne mi?

Yaza söyleye dilimde tüy bitti! Telekom sektörü kuruluşları ‘İT' veya ‘BİT' sektörü firmaları değiller. İlgili firmaların çok değerli ve özel eğitimli çalışanlarının ise, hiçbir şekilde İT ya da BİT'lerle alakası yok. Ayrıca, ‘İT ya da ‘BİT' diye sektör olur mu? Sektörün açık adı böyle bir kısaltmaya götürse bile, insan hiç kendine böyle bir isim seçer mi?

TDK-Türk Dil Kurumu Türkçe sözlükte bakın ‘iletişim' sözcüğünü birinci maddesinde nasıl açıklıyor: “ Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim ”. Yani, bir tarafın diğer bir tarafa olan aktarımı. Yani, tek taraflı bir uygulama: Gazete veya dergi yayınlamak, uzaya sinyal göndermek, bir basın bülteni veya tanıtım föyü dağıtmak, Net üzerinden bilgilendirme postası yollamak, standart TV yayını yapmak, vs. gibi.

Kısacası, işaret edilen sektör ve bağlı kuruluşlar açıkça belirtilmiş. Zaten üniversitelerimizin ‘İletişim Fakültesi'nden mezun olanlar da, o sektöre ait kurum, kuruluş ve/veya şirketlerin ilgili bölümlerinde görev yapıyorlar. Ankara'da gerçekleşen ve yılda bir kez tertip edilen, ‘İletişim Şura'sı da aynı şirketler ve çalışanlarının katılımıyla gerçekleşiyor. İlgili firmaların bağlı olduğu yasa ve yönetmelikler yıllardır uygulamada ve denetleme üst kurumları var. Sanayi ve Ticaret Odalarında da ‘iletişim sektörü' temsil ediliyor ve STK-sivil Toplum Kuruluşları 5. gücünü oluşturuyor. Son olarak da, iletişim sektörünün kullanmakta olduğu ve devamlı olarak gelişen baskı, yayın ve tanıtım teknolojileri var. Sayısal baskı, HD-Yüksek çözünürlüklü TV yayını gibi. ‘İletişim Teknolojileri' dendiğinde, bunlar aklımıza geliyor ya da yanlış bilgilendirilmez veya yönlendirilmezsek gelmeli.

Sözlüğün daha sonraki açıklamalarda ise, bu çok geniş kapsamlı sözcüğün kapsadığı diğer konular açıklanıyor: Bir iletişim biçimi olan haberleşme gibi. İngilizce olan ‘communication' sözcüğü, kök olarak halk'tan gelmekte ve cihaz kullanmak suretiyle, karşılıklı taraflar arasındaki iletişimi ifade etmekte. Yani bu iletişimin gerçekleşmesi için, iki taraf olmalı ve her bir taraf uygun cihaz kullanmalı. Bu işin altyapısının kurulması olsun, son kullanıcıda bulunması gereken cihazların üretimi olsun, bu işin gerçekleşmesi için kullanılan teknolojiler olsun ve hatta en önemlisi tüm bu işleri gerçekleştiren sektör çalışanları olsun; hepsi birden ‘Haberleşme' sektörünü oluşturmakta. Elbette ki, böylesine bir bütünün de bağlı olduğu yasa ve yönetmelikler olmalı. Elbette ki, bu işleri üstlenecek insanlara üniversitelerimizin ‘Elektronik Haberleşme Mühendisliği' gibi bölümlerinde iyi eğitim verilmeli. Elbette ki, üst denetleme kurumları ve STK'ları olmalı ki, bunların hepsi Dünya'da olduğu gibi ülkemizde de tesis edilmiş durumda.

E! Daha ne istiyorsunuz? Neden Türk vatandaşları eksik ya da yanlış bilgilendiriliyor veya yönlendiriliyor? Özel bir amacınız mı var? Belirli bir planın parçası mı bu? Toplumumuzu, bilgisiz ya da eksik bırakmaya mı çalışıyorsunuz? Toprağımızı işgal edemeyenlerin ‘ikinci vatanımıza', yani dilimize olan saldırısına mı destek veriliyor?

Şu bir sayfaya sığdırmaya çalıştığım tek sözcüğün dışında daha neler var bilmiyor musunuz? Hepsini birden bu sayfada sizlerle nasıl paylaşacağım?

Cumhurbaşkanımızdan, ilk öğretim öğretmenleri ve velilere kadar, görev hepinizin! Turkcell'in reklamlarında olduğu gibi: “Sen mi kurtaracan..?” EVET!
Lütfen doğrusunu öğrenin, öğretin!

Saygılarımla.
Merih IŞIN.