HAZİRAN 2006 Sayı: 141

Teknoloji ve Türkçe

İnternet'e şöyle bir göz atın: Göreceksiniz ki, birçok site birden fazla dilde yayın yapıyor. E! Ne var bunda, ne güzel dediğinizi duyar gibi oluyorum. Duyuyorum da, gezinti sırasında gördüğüm bazı siteler de çok ilginç geldi, sizlerle paylaşmak istedim.
Sitenin biri, 2 dilde yayın yaptığını iddia ediyor. Dillere bakıyorsunuz; biri İngilizce, diğeri ise Amerikanca. Hoppala… Amerikalılar da İngilizce konuşmuyor muydu? Hayır efendim konuşmuyorlar! Onlar, İngiliz İngilizce'sini bozmuş, İngilizce'nin farklı bir sürümünü kullanıyorlar. Avustralya örneğinde de olduğu gibi. Zaten o yüzden de filmlere konu oluyorlar ya: Bir İngiliz ile bir Amerikalının anlaşamadığı, gülünç duruma düştüğü komedi sahnelerini hepimiz çokça izlemişizdir.

Bu durum bizde de çok farklı değil. Biz de Anadolu Türkleri olarak, anadilimizi Batı ve Orta Doğu ile yaşanan uzun süreli yakın ilişkiler sonucunda bozmuş, farklı bir Türkçe sürümü yaratmışız. Bir Türkmen ya da Azeri ile konuşurken, Amerikalı-İngiliz durumuna düşüyoruz. Çok acı ama, yine de buraya kadar tamam, olmuş bir kere. Bu sorunu halletmek için geç de olsa, TDK ve diğer Türk devletlerinin ilgili birimleri hummalı bir çalışma içindeler ve yeni bir ‘Büyük Türk Sözlüğü' yaratmanın çalışmalarında büyük yol katetdiler. Alfabe değişikliği konusunda da bir görüş birliğine vardılar. Bir şekilde bir yerlere varılacak, ortak paydada birleşilecek ama izin vermiyorlar ki… Kimler mi? İkinci vatanım olan dilime saldıranlar ve yardımcıları. Onlar mı kim? Teknolojiyi üretenler ve onlara hayran Türk destekçileri. Nasıl yani? Elin adamı teknoloji üretiyor, biz de kullanmaya çalışıyoruz. Hangi dilde üretiliyor? Genelde Amerikanca. E, Amerikanca'nın İngilizce'den en büyük farklarından biri ne? Kısaltmaların çok fazla olması. Üretilen teknoloji de kısaltmalarla ifade edilince, dilimize direkt olarak teknolojik terimlerin kısaltılmış halleri giriyor. Ne olduğunu bildiğimizden emin, ama çoğu zaman düşünmeden ve yanlış kullanıyoruz. Hem mantığa aykırı hem de aslında İngilizce bilmediğimizi kanıtlıyoruz. Kısa Mesaj/Short Message-SM yerine, SMS-Short Message Services diyor ve birbirimize ‘kısa mesaj servisleri' atmaya çalışıyoruz. Nasıl atabiliyoruz bu servisleri birbirimize? Yapabiliyoruz, komiğiz çünkü.

Ülkemizde dünya devi kuruluşlar var. Gurur duyuyoruz. İyi de, bizde bir de eski bir deyiş var: “Balık baştan kokar”. ‘teknolojinin türkçesi' başlığıyla reklam yapan koca dev; güzelim Türkçe'mizin bozulmasına, görsel etkisiyle uzun süreli olabilecek bir yanlışlığa götürmekte bizleri. Daha doğrusu bel bağladığımız ve toplam nüfusumuzun yarısını oluşturan genç neslimizi. Hem de aldığı çok ciddi uyarılara rağmen, inatla. Tek o mu var? Nice devler dilimizin bozulmasına sanki çanak tutuyorlar. Nedir gerçek amacınız? Reklamınızda, tanıtımınızda böyle davranarak, televizyonunuzda gazetenizde bol miktarda yabancı kelime ve terim kullanarak nereye varabileceğinizi düşünüyorsunuz? Lansman, demo, workshop, trend, moderator vs. diyerek insanlarla iletişim kurabileceğinizi ya da günlük gazete satabileceğinizi mi umuyorsunuz? Okuma devrimini daha yeni tamamlamış Anadolu halkının sizin cafcaflı başlıklarınızdan etkileneceğini sanıyorsunuz? Hiç bir şey anlamıyorlar ki! Anlaşılmak istemiyor musunuz? Anadolu il gazetelerinin günlük toplam tirajının farkında mısınız? Ülkede gazete okunmuyor diyenler, yabancı dil bilgisiyle diğerlerine hava atmak isteyenler: Aynı uğraşı lütfen Türkiye'niz ve için verin!

Saygılarımla.

Uzun bir zamandır yazılarına ara vermek zorunda kalan ‘Saydam' köşesi yazarı Sinan Oymacı, bu aydan itibaren tekrar sizlerle olacak. Seni özlemiştik. Hoşgeldin Saydam!