EKİM 2007 Sayı: 145

Sen mi kurtaracan Dünya'yı?

Yok, onu kurtaramam da... Zaten onun filmi de çekilmişti. Hatta, devamı bile çekildi. Hem yerli, hem yabancı. Çok da eğlenmiştik. Seyrederken hala eğleniyoruz… Reklamları da vardı. Turkcell yapmıştı. Çok da iyiydi. Bayağı bayağı, birileri uğraşıyor bu işle. Hem de sürekli. Hem de yüzyıllardır. Ben başka bir şeyleri kurtarmaya uğraşıyorum…

Dünya deyince, herkesin dünyası farklı. Benim dünyam, benim doğrularım. Benim doğrularım, bazen tek…

Temel bir gün yolda arabasının içinde giderken, polis telsizinden bir anons duymuş:

“… karayolunda tek yönlü yolda, ters istikamette seyir halinde bir araç var. Lütfen dikkatli olunuz!”

“Ne bir tanesi, hepsi ters yönde!” demiş…

Okullarımızda bunun eğitimi verilmediği ve bu işin ana şirketlerinin doğruları vatandaşımıza aktarmadığı sürece, yapılabilecek çok fazla bir şey yok. Hele konuyla ilgili bir bakan da çıkıp yanlış beyanat veriyorsa ve medya da işin aslını bilmediği için bunu doğru kabul edip, yazıyor ve yayınlıyorsa; babamın deyişiyle, ‘Vermeyince Mamut, neylesin kel Mamut?'…

Sektörün bakanı bana, ‘İT-İletişim Teknolojileri' ya da ‘BİT-Bilgi ve İletişim Teknolojileri' sektörü diyorsa, sektörün devleri veya STK'leri karşı çıkmak bir yana, tüm medyayı da arkalarına alarak, hatta şirket isimlerinde kullanarak ona destek veriyorlarsa, diyorum ki, Cem Yılmaz çok haklı: ”Eğitim şart!” Daha adamlar ne iş yaptıklarını bilmiyorlar. O zaman nasıl güveneceğiz bunlara…

Demem o demek ki, ‘Kimler Dünya yuvarlaktır deyip; engizisyonda yargılanmadı, boyunları vurulmadı, kimler bugün olsa hapse bile girmeyecekken, söylediklerinden ötürü yargılanıp asılmadı.

Diyorum ki, evet! Ben kurtacam yeni nesli… Türkçe'mizi, kafası karıştırılan genç kesimi. Ben tek miyim sanıyorsunuz… Sayın bakalım kaç kişiyiz… İnternet kullanıcısı yaklaşık 20 milyon insan, 729 sene önce Karamanoğlu Mehmet beyin yayınladığı yasayı biliyor…

“Bu günden sonra divanda, dergâhda ve bargâhda, meclisde ve meydanda Türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır”.

Bir Fransız ya da Alman, bir Türk'ten daha mı milliyetçi ki, yabancı sözcükleri kesinlikle diline kabul etmiyor ve kendi dilindeki karşılıklarını kullanıyor ya da karşılığı yoksa türetiyor? Yeri gelmişken, Türkçe'mize katkılarınızdan dolayı, teşekkürler Aydın Köksal hocam. Madem Türkçe karşılık lazım değil, orijinali de olsa olur, o zaman neden İnternet'te Türkçe içerik sıkıntısından bahsediliyor? Kullan orijinalini gitsin… Neden Türkçe'si lazım ki?

Her ne kadar ‘Bilişim' ve ‘Telekom' sektörleri Dünya'da birbirine yaklaşıyor olsa da, çok şeyi paylaşıyor olsa da, bu sektörler; yasalarıyla, şirketleriyle, STK'leriyle ama aslında doğalarıyla birbirinden farklı sektörler olup, ‘İletişim' sektörü ise her ikisinden de tamamen farklı bir sektördür. Söz konusu sektörler bugünlerde, ‘Üçlü oyun-ses/görüntü/veri' tabir edilen teknolojinin ayrılmaz birer parçası durumundalar ama; her birine özel yasalarıyla, üst denetleme kurumlarıyla, STK'leriyle, şirketleriyle ve üniversitelerimizde yetişen elemanlarıyla.

Bizim nesil kayıp sayılır ama, bizden sonrakileri kazabilmek hala olası. Haydi, hep birlikte…

Saygılarımla.