TEMMUZ 2008 Sayı: 154

Abesle iştigal…

Beni tanıyanlar, eminim başlığımı yadırgayacaklar. Bir Türkçe savaşımcısının böyle bir başlık atması hiç de normal değil. İyi ama biz söz sanatını kullanmak zorunda olanlar, bazen anlaması gereken kesime verecekleri iletileri böyle hazırlamak durumundalar.
İnsan emekli olunca ne yapar? Ya bir yerlerde yeniden işbaşı yapar, ya da kendine bir meşgale edinir. Birisi de ikincisini tercih edip, kendini oyalamak veya işbaşındayken verilmediğine inandığı değeri elde edebilmek adına mahkemelerde vakit geçirmeye karar vermiş. Ben şahsen sanmıyorum ama, o kişi kendisine niye o değerin verilmediğini umarım 36 milyon tüketiciye vermiş olduğu zarardan sonra nedenini şimdi daha iyi anlayabilmiştir. Tüketici bilinci ya da hakkaniyet esasları inancıyla yapmış olduğu iş; yol, su, elektrik olarak hem kendisine hem de tüm Türk tüketicilerine dönüyor. Bütünü görebilmek zor iş. Ata sözlerimiz var: ‘Öfkeyle kalkan, zararla oturur' gibi.
Adamın biri, bir operatörümüzün faturasını yanlış tahakkuk ettirdiğini tespit etmiş. O ay için 2.35 YTL fazla fatura kesildiğini ile ilgili operatöre yaptığı itirazı, operatör özür dileyerek yanlışlığı kabul etmiş, hatta iadeyi gerçekleştirmiş. Adam nedense o kadar kızmış ki, operatörü mahkemeye vermiş. Hem de lisans iptali istemiyle. Bir buçuk sene süren dava sonuçlanmış ve operatöre 32 milyon YTL ceza verilmiş. Adam ne yapmış? Cezayı yetersiz bulmuş, para cezasının 6 kat daha fazla olması ya da lisansın iptali gerektiğini belirtmiş ve ilaveten konuyla ilgili bir petrol firmasının da suçunu çekmesi gerektiğine inandığını söylemiş.
Operatör ne yapmış? Sonucu kabullenmiş, gerekli girişimlerde bulunmuş ama aynı günlere denk gelen bir zamanlamayla yeni bir fiyat ayarlaması açıklamış.
Bu adamı kim durduracak? Zaten her ay yapılan petrol zamlarından bıktık. Adamın manevi tatmini için haberleşmeme gelen fiyat artırımından sonra ilave bir petrol zammı yemek istemiyorum. Ya mahkeme o petrol şirketini de suçlu bulup, ona da bir ceza verirse ne olacak bu tüketicinin hali? Bir vatandaş zevklerini tatmin edecek diye 70 milyon insan bu zamlara katlanmaya mecbur mu? Kullanmışsın tüketici hakkını ve yapılan yanlışlığı düzelttirmişsin. Peki, devamı niye? Bir talebin mi oldu operatörden? Kabul mu etmediler? Mahkeme sonucuna göre cebine 1 Kuruş bile girmediğine göre, işin içinde rakipler olabilir mi?
Yoksa, sadece abesle mi iştigal ediyorsun?
Bu arada çok sevgili ve değerli köşe yazarlarımızdan Abdullah Raşit Gülhan'ın yazısından anladığım kadarıyla, tüm sektör STK'lerimiz bir araya gelerek benimle hemfikir olmuşlar ve yeni ‘Haberleşme Yasa'sında terminoloji değişikliği gündemdeymiş. Onur duydum. Verilen destek ve fikir birliği için teşekkürler.
Benim itirazım şuydu: Zaten değil ama öyle bile olsa, sektörümüzün isim kısaltmaları ‘İT'-İletişim Teknolojileri, ‘BİT'-Bilgi İletişim Teknolojileri, üst denetleme kurulumuzun adı da ‘BiTİK'-Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olamazdı. BiTİK isimli bir kurumun İT'leri ve BİT'leri denetlediği ve düzenlemelerini yaptığı bir ortam düşünebiliyor musunuz?

Saygılarımla.