AĞUSTOS 2008 Sayı: 155

Yanlış hesap Bağdat'tan döner… Ya da ‘Aklın yolu birdir'

31 Temmuz gecesi yazımı tam bitirmiştim ki, Elektronik Haberleşme Kanunu'nun yasalaştığı haberi geldi. Detayını öğrendiğimde ise; bir yandan hazırlanan yasanın ivedilikle gerekli olmasından bir yandan da Türkçe terminoloji ve tanımlamaların olması gerektiği gibi yapılmış olmasından büyük mutluluk duydum. Öyle ya, onüç yıldır bunun savaşını veriyordum ve yalnızdım. Ta ki geçen ay telekom sektörü STK'lerinin bir araya gelerek, verdikleri bu desteği de dergimiz köşe yazarı Abdullah Raşit Gülhan'ın köşesi ‘Bence'den duyurana kadar. Meğerse sadece telekom sektörü STK'leri yokmuş böyle düşünen. Daha nice akıllı ve ileri görüşlü etkin ve yetkin insanlar varmış ki, bu yasa bu şekilde çıkartılabildi.
Yaza söyleye dilimde tüy bitti: ‘Bilişim', ‘İletişim' ve ‘Haberleşme-Telekom' sektörleri üç ayrı sektördür. Bırakın yanlış kullanımı, ülke nüfusunun %50'den fazlasını gençlerin oluşturduğu bir ortamda, kavram kargaşası yaratacak herhangi bir girişimin bile çok uzun yıllar sürecek problemler yaratacağını ve düzeltilmesinin bir-iki nesil süreceğini anlatmaya çalıştım.
Ülkemizin geleceğini böyle bir kargaşadan kurtaran, ufacık bile olsa bir katkısı olan bu akil insanları tebrik ediyor, tekrar tekrar teşekkür ediyorum.
Yasa çıkartılamamış olsaydı yayınlanacak köşe yazımı, nelerden kurtulduğumuzun daha iyi anlaşılabileceği düşüncesiyle yine de aşağıda görüşlerinize sunuyorum.

Saygılarımla.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

‘İT', ‘BİT' sektörü derken derken, işte huzurlarınızda ‘BiTİK'…

Elektronik Haberleşme Kanunu Tasarısı'nın (EHK), Türkiye Büyük Millet Meclisi Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu'nda kabul edilmesinin ardından Genel Kurul'da görüşülüp kanunlaşması beklenirken, geçen ayki yazımda da belirttiğim gibi özellikle Yasa'da yer alan terminoloji ve Türkçe konusunda sektörümüz STK'lerinden destek gelmişti.
Bize göre tasarıdaki; telekom sektörü üst denetleme kurumu olan TK-Telekomünikasyon Kurumu'nun değiştirilmesi düşünülen yeni ismindeki (BiTİK-Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) ‘bilgi' sözcüğü bir kavram/olgu olup, bir kavramın ise teknolojisi olmaz, olamaz! Teknoloji bilimdir ve somuttur. Soyutun teknolojisi olmaz.
Aydın Köksal hocamızın Türkçe'mize 1971 yılında armağan ettiği sözcük olan ‘Bilişim', bu iş için biçilmiş kaftandır ve yapılan işin içeriğini mükemmel açıklamaktadır. ‘İletişim Teknolojileri' ise, HDTV-Yüksek Çözünürlüklü TV teknolojisi, Digital Publishing System-Sayısal Baskı Sistemleri teknolojisi gibi zaten mevcut olan ‘İletişim Sektörü-Basın Yayın ve Halkla İlişkiler' sektörünün kullanmakta olduğu teknolojileri tanımlamaktadır.
Terminolojinin yeni planlandığı gibi kullanımı, kavram kargaşası oluşturacak ve önümüzdeki kısa dönemde bir çok konuda çözümsüz problemler yaratacaktır.
‘İletişim' sektörü; üst denetleme kurumu (RTÜK-Retük okunur), Ankara'da her yıl yapılan ve ilgili sektör kurum ve kuruluşlarının katıldığı ‘İletişim Şurası', üniversitelerimizin fakültelerinde yer alan ‘İletişim Bölümü', sektöre ait köklü STK'ler ve sektörün Basın Yayın Kuruluşları ve Halkla İlişkiler şirketleri ya da şirketlerin ‘İletişim' bölümleriyle bir bütündür. TK'de bile, Kurum'un üçüncü şahıslarla iletişimini sağlamakla görevli bir birim olarak ‘İletişim Başkanlığı' vardır.
‘Bilişim' ve ‘Telekom' sektörleri ise, uluslararası pazarlarda kullanılan IT-Information Technologies/BT-Bilişim Teknolojileri ve Communication Technologies/HT-Haberleşme Teknolojileri'nin piyasadaki gelişmeler doğrultusunda birbirlerine yakınsaması sonucu dünyada ICT-Information and Communication Technologies adını almıştır. Bu durumda bizde de, daha önce kullanılan ‘Bilişim' ve ‘Haberleşme' sözcükleri kullanılarak, içeriği değişmeden, BHT-Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri haline gelmesi doğal görülen şeklidir. Çünkü sektörlerin içeriği değişmemiş, sadece varolan iki sektör birleştirilmiştir. Bizim anlayamadığımız; içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılmamış olmasına rağmen zaten varolan bir başka sektörün adının alınmasıdır ki, kavram kargaşası ve bir çok yerde isim değişiklilerini zorunlu hale gelmesi ve onarılması yıllar alacak ve çok zor olacak bir yolun neden tercih edildiğidir. Ayrıca açıktır ki, ilgili üst denetleme kurumunun bundan sonra çok fazla kullanılacak olan kısaltılmış ismi, ‘BiTİK' ya da ‘BTİK' olmamalıdır. ‘İT' ya da ‘BİT' diye sektörlerimizin var olmadığı gibi.