MART 1998 Sayı: 30

Ben, dernekleri spor klüplerine veya siyasi partilere benzetiyorum. Türkiye’mizde dernekler; aynı işi veya görüşü paylaşan kişilerin zaman zaman biraraya gelmesi ve sohbet edilmesi amacı ile kuruluyorlar. Elbette ki istisnalar var. Türkiye Elektronik Sanayicileri Derneği, TESİD bunlardan bir tanesi. Amaçları ve hedefleri belli, üyeleri tarafından maddi ve manevi desteklenen ve gerçekten üyelerine ve sektöre birşeyleri verebilen bir dernek.
Telekomünikasyon sektörü çok geniş: Bilgisayar, komünikasyon yazılımı, Internet, uydu sistemleri, telefon santralları, sabit ve mobil telefonlar, TV ve radyolar, telefon şebekeleri hep sektörümüz içinde alt sektörler. Ancak, herbiri tek başına artık birşey ifade etmiyorlar. Çözümler, hep bütünleşik.
O zaman neden bir sürü dernek kuruluyor? Neden komünikasyon sektörüne küresel bakamıyoruz? Birbirinin içinde olan alt sektörler ayrı ayrı dernekleşeceğine, çalışma grupları oluştursalar ve tek bir çatı altında toplansalar çok büyük bir güç oluşturmayacaklar mı?
Çalışma grupları, hedefleri doğrultusunda yaptıkları çalışma veya isteklerini dernek aracılığı ile yurtiçi ve yurtdışında gerekli yerlere iletebilseler daha rahat sonuç almayacaklar mı?
Yedi tane bilgisayar ve yazılım derneği, üç tane komünikasyon derneği, iki tane işadamları derneği bir bütün olabilseydi, “Tüm Telekomünikasyoncular Derneği” olsalardı...
En azından, bugün dünyada “standart” kabul edilmiş bir Türkçe bilgisayar klavyemiz olurdu. Internet kullanımında dünyadan bu kadar geri kalmazdık. Türk Telekom özelleşmiş olurdu. Yabancı sermaye, sektörümüze yağmur gibi yağardı. ISDN hizmeti çoktan başlatılmış olurdu. Akıllı kartları yaygın olarak kullanmaya başlamış olurduk. Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler. Herşey o kadar zor ki? Bayılıyoruz işleri karmaşık hale getirmeye.
Ülkemizin en elit sektörüne hiç yakışmıyor. Aslında herşey o kadar kolay ki, yeter ki bir bütün olabilelim. Yeterli bilgi ve insan gücüne de sahibiz. İsteyelim yeter!

Saygılarımla,
Merih IŞIN