NİSAN 1998 Sayı: 31

Her hangi bir sorunun tek doğru yanıtı olur. Bir kelimenin tek doğru yazılışı vardır. Bir ismin ya da markanın dünyada nerede olursanız olun yazılışı aynıdır. Bu, Türk dili kurallarına göre de böyledir. Türk Dili Kurumu sözlüğünde bulamadığınız sözcük; Türkçe değildir. Yasa böyle. Yasalara karşı çıkan, yasa dışı ilan edilir. Bu da yasa. Hem de Anayasa. Yasalara karşı çıkılmaz. Karşılığı ceza olur. “Bilmiyordum” kabul edilmez. Cevap; “Bilseydin!” olur.
Toplumda kabul gören bir kural, yasalara karşı ise, cezalandırılır. Konu ne olursa olsun.
Partiler kapatılır. Gelenek, görenek diyenler hapsi boylar. Internet ülkemizde zaten gelişmemiş, ekmeğini bu yoldan kazanmaya çalışanlar sıkıntı içinde. Siz kalkın birde isim kargaşası yaratın. İnsanlar yaptığı işin ismini bile bilemiyorlar, bırakın iş yapmayı. Yok, küçük i ile yazılmıştır, hayır İ daha uygunmuş, zaten Türkçe’ leşmiş. Daha neler?
Bu zihniyet, yüzlerce yıllık; “Şopen’i, Pastör’ü, Vosvagen’i, AYBİEM’i” neden unuttu acaba? Onları ve yüzlercesini niye Türkçe’ leştirmedi desiniz? Ayrıca unutmamalıyım ki, Türk diline yerleşmiş ve büyük “I” ile başlayan özel olmayan kelimeler, “E” ile başlamaktadır: Enformasyon, Enternasyonal gibi. Enternet’e ne dersiniz?
“Internet”, bir olgu, dünyada tek ve en önemlisi bir özel isim. Internet’i Türk kullanıcısının kullanımına layıkıyla sunmayanlar; bari Türk dili ve yasalarına göre, özel isimlere gösterilen saygıyı gösterin. Burada tartışma konusu olacak birşey yok. Doğru tek: Özel isim, olduğu gibi yazılır! Dünyanın her yerinde.
Ha, Türkçe’leşsinmi? Onu da konunun tek yetkilisine bırakın: Türk Dili Kurumuna. Tükçe’leşse ne olur? Türkçe’leşmese ne olur? Biz Internet’i yoğun olarak kullanmak istiyoruz hem de Türkçe karekterlerimizle. Teknolojinin bize sunduğu son treni kaçırmamak için üzerimize düşen görevi hepimiz yapmalıyız. Sonuna kadar.

Saygılarımla,
Merih IŞIN