MAYIS 1999 Sayı: 44

Geçenlerde birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızdan birinin arkadaşları dergimize uğradı. Dergide kullandığımız çeşitli bilgisayarları önce uzaktan izlediler. Sonra, “çok bileni” mizanpaj’ın yapıldığı bilgisayarı seçti ve üzerinde, “Benimle Oynayabilirsin” yazdığına emin oldu. Oturdu ve ekranın zemin desen ve rengini kendi beğenisine göre ayarladı. Kalktı, yazışma ve tekliflerde en büyük yardımcımızın başına oturdu açılış mesajını, kendi taraftarı olduğu spor takımının fanatik bir destekçisi haline getirdi. Rahatlığını boşverin, bunları yapabilen birinin en azından bilgisayarlardan bir miktar anladığını tahmin edebilirsiniz. Ancak, bilgisayarların mikroişlemcisini merak eden arkadaş; bilgisayar’a soracağına dönüp bana sordu: “Bu, Pentium kaç?”. Soruya muhatap bilgisayar, bir Apple idi. Cevap basitti: RISC. Devam etti: “Yok, yok Pentium’u kaç?”. İkinci kere aynı cevabı aldığında, önce biraz dağıldı, sonra toparlanıp “233 mü, 300 mü?” dedi. 120MHz cevabına ise, “ne kadar yavaşmış, bu dinazoru neden burada tutuyorsunuz?” dedi.
Yoğun iş temposu içinde tam kurtulduğumuzu sanıyorduk ki, arkadaşlarımızdan birinin mobil telefonu çaldı. Konuşmanın bitiminde aynı meraklı arkadaş, kendisine yanaşıp elektronik konusundaki bilgisini ispat etmek zorunda hissederek, “Cebin ne?” diye yeni bir sohbet açtı.
Gelen cevap, kendisini iyice dağıttı: “ARAǔ. Maalesef arkadaşımız Benefon marka, ufacık, NMT sistemi ile çalışan, Türkiye’de adına genel olarak “Araç Telefonu” denilen bir telefon kullanıyordu. Birkaç dakika sonra ofisimizi terk ettiler.
Sanırız, “çokbilmiş” arkadaş şimdi kendisini yanlış ve eksik bilgilerle donatan “uzmanları” yâdediyordur. Mobil telefonlara, “cep” satıcılarına ve üreticilerine, “cepci” diyenler, bilgisayarların hep “Pentium” işlemci kullandığını ve bilgisayarların hızlarının yalnızca “MHz” ile ölçüldüğüne sananlar, geleceğimizi emanet edeceğimiz yeni kuşakları böyle yönlendirenler düşünsün.
Sizler öğrenmek istemiyorsunuz, bırakın bari geleceğimizi kuracaklar, küreselleşen bu dünyada ülkemizi layıkıyla temsil etsin. Teknolojiyi üretenle, onu takip etmeye çalışan bir olur mu ?. Hiç değilse üreticinin ürettiği ürünün ismini doğru söyleyelim. Onlarla rezil olmadan iş yapalım. Madem ki üretmiyoruz, bari doğruyu öğrenelim.

Saygılarımla,
Merih IŞIN