Merih IŞIN
Editör'ün karikatürü, 1995 yılında Cenevre telekom fuarında uydu üzerinden gerçekleştirilen videokonferans ile Rusya'daki çizer Vladimir Mochalov tarafından çizilmiştir.

Editör

Hayatın gerçekleri

Orkid, Bayan Voleybol Milli Takımımızın ana sponsorluğunu üstlenerek, hem voleybolumuza hem de 12 dev sporcumuza büyük bir destek sağladı. Umudumuz, bayan millilerimizin de ülkemizi en iyi şekilde temsil ederek kupa, hatta ‘şampiyonluk’la bu desteğe cevap vermesi.
Orkid dedim de aklıma geldi. Bir gün Temel yolda yürürken bakmış ki, İdris kollarının arasında 10-15 paket Orkid’le bir eczaneden çıkıyor. Temel, “Ula İdris, napiysun da! Nedir o elindekiler?” demiş. İdris, biraz mahcup biraz da heyecanlı, “Sus da, bunlar çok önemlidur! Ha pununla ata binepileysun, coging yapapileysun, herşey mümkündür da” demiş. Bakalım, kızlarımız nasıl bir sonuç alacaklar?
Hikaye bu ya, vampirin biri kan emmeye doyamadan gitmiş. Kapıda karşılayanlardan ısrarla bir hak daha istemiş. “N’olur beni geri gönderin! Bir hak daha verin. Beni, kanatlı ve kan emici olarak geri gönderin yeter!” demiş. Yalvarışlar kabul edilmiş. Vampir yine dünyada. Bu sefer, yarasa bedeninde. Üç gün geçmiş. Bir tüfek sesi. Bir avcının avı olmuş yarasa. Vampir yine kapıda. Yalvar yakar yeni bir hak daha almış. Yine illa kanatlı ve kan emici. Vampir bu kez sivrisinek bedeninde. Bir hafta sonra bir şaplak. Vampir, yine mefta. Yine kapıda. Yine aynı ısrarlar. En son bir hak daha. Elbette yine kanatlı, yine kan emici. Vampir, son kez dünyada. ‘Kanatlı Orkid’ kılığında. Sponsorumuza teşekkürlerimizle ama, benden bu kadar.

İnternet de, Orkid gibi hayatın gerçeklerinden. İnternet bir yaşam biçimi ve özel yasalara gereksinimi yok. Serbestleşmenin gündemden hiç düşmediği bugünlerde, İnternet için özel yasalar olması gerektiğine inanan çok. Ancak, iki ay önce Telepati Dergisi ve dünya İnternet Topluluğu (ISOC-Internet Society) İstanbul kolu tarafından organize edilen ve Telekomünikasyon Kurumu’nun İstanbul Bölge Müdürlüğü’nün salonunda gerçekleştirilen seminerde, konuk ettiğimiz ve ISOC adına bir konuşma yapan Harvard Üniversitesi Öğretim Üyesi Ben Edelman’ın da altını çizerek belirttiği gibi, İnternet günlük hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. İnternet’in özel yasalara gereksinimi yoktur. Günlük yaşamımızda, yasaların el verdiği oranda özgürüz. İyiler var, kötüler var. Neyin suç neyin serbest olduğunu, neyin kötü neyin iyi olduğunu biliyoruz. Toplum içinde birbirlerine uyumlu kişiler olarak yaşamak zorundayız ve hataların cezalandırıldığını biliyoruz. İnternet’te de durum aynı. Özel yasalara ihtiyaç yok. Madem ki İnternet yaşamın ta kendisi; o zaman günlük yaşamda suç olan bir şey varsa, İnternet’te de suç sayılır. Dolandırıcılık, hırsızlık, telif hakları ihlali, kişisel haklara saldırı ve benzerleri günlük yaşamda nasıl suç sayılıyor ve cezalandırılması gerekiyorsa, bu aynen İnternet için de geçerli olmalı. Yani, işi karmaşık bir hale getirip hukukçularımızı uğraştırmaya veya özel yasalar icat edilmesi için Adalet Bakanlığı’nın vaktini boşuna harcamasına hiç gerek yok. Yasalar ne diyorsa, o. Yürürlükte olan tüm yönetmelik, düzenleme ve yasalar aynen İnternet için de geçerli olmalıdır.
Pratik çözümlerde, birçok konuda tüm dünyaya parmak ısırtan Türk’ün zeka ve becerisine güveniyorum.
Saygılarımla.