PTT Genel Müdürü İbrahim Şahin: “Postbank’ın kurulması gündemimizde”

Fatma Ağaç

Şahin, 2003 Nisan ayında başlattıkları ve son dönemde ciddi olarak gündeme aldıkları Postbank Projesi’ni, yasa değişikliğine gerek duymadan, tasarruf bankalarına yardım amacıyla uygulamaya koymayı düşündüklerini söyledi.

SON dönemde özel sektör mantığıyla çalışmayı kendisine ilke edinen ve bu düşünceyle yola çıkıp bir arayış içerisine giren PTT Genel Müdürlüğü, geçen yıllarda söylenti düzeyinde kalan Postbank Projesi’ni gündemine aldı. PTT Genel Müdürü İbrahim Şahin, 2003 Nisan ayında başlattıkları ve son dönemde ciddi olarak gündeme aldıkları Postbank Projesi’ni, yasa değişikliğine gerek duymadan, tasarruf bankalarına yardım amacıyla uygulamaya koymayı düşündüklerini söyledi.
Göreve geldiklerinde, sürat, güven ve özel sektör girişimciliği/mantığı olmak üzere üç ilkeyle yola çıktıklarını anlatan Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Neden sürat? Mektuplar yavaş gidiyordu veya arzu edilen hızda değildi. Dedik ki ‘Biz bundan sonra mektupları kısa sürede götüreceğiz’. Güven kavramını da öne çıkardık. İnsanlar bize güveniyor ve bu güveni kesinlikle yok etmeyeceğiz. Bu güven artarak sürecek. İnsanlar eğer gönderilerini güvenle taşıtıyorlarsa bu onlar için avantaj ve tercih sebebi oluyor. Bir diğeri ilkemiz de özel sektör mantığı. Yani klasik kamu mantığıyla; ‘Bin gönderi 30 kiloya kadar alınıyor, 38 kiloyu alamam’ denilmemesi gerekiyor. Özel bir bankada müşteriler nasıl iyi ve güzel davranışlarla karşılanıyorlarsa, bizim PTT merkezlerimizde de aynı güzellikte karşılanmaları, insanlara asık suratla kaba bir şekilde davranılmaması gerekir.” Şahin, PTT’nin kısmen bankacılık, kısmen koli-kargo taşımacılığı ve geniş çapta da mektup dağıtım işi yapmasına karşın, sadece mektup dağıtım işi yapıyor gibi gözüktüğüne ya da öyle bir imajın var olduğuna işaret etti. Şahin PTT’nin çalışmalarına ve son dönem projelerine ilişkin olarak Telepati’nin sorularını cevaplandırdı:

Önceki PTT genel müdürleri tarafından da dile getirilen ancak uygulamaya geçirilemeyen Postbank Projesi’ne ilişkin siz neler yapıyorsunuz?
“Biz Postbank konusunu artık tamamen gündemimize aldık. Benden önceki genel müdürler de bu konuda çalışmalar yapmışlar. O günkü şartlar belki konjonktür buna müsaade etmemiş. Biz Postbank kurulması konusunu gündemimizde ön sıraya aldık.

Şahin şu aşamada 708 PTT şubesinin otomasyona geçmiş durumda olduğunu söyleyerek, “Biz bu seneki çalışmalarımızla bu sayıya yaklaşık 400 şubemizi daha ekleyip, otomasyona geçen şube sayımızı 1100’e çıkarmayı planlıyoruz. Bu da bizi çok güçlü kılacak, çünkü otomasyon ağı en güçlü banka olacağız” diye konuştu.
Dolayısıyla bizim bundan sonraki en önemli projemiz, Nisan ayında başlattığımız Postbank Projesi. Bunu da yasa değişikliğine gerek duyulmadan gerçekleştirmeyi ve tasarruf bankalarına yardım etmeyi düşünüyoruz. Özellikle küçük yerleşim alanlarında, Ziraat Bankası, Halkbank, Vakıflar Bankası veya diğer bankaların kapatıldığı yerlerde, bu bankaların varolan müşterilerine, ilgili bankaya muhabirlik yaparak, yokluğunu hissettirmeyecek şekilde bankacılık hizmeti vereceğiz.
Tasarruf bankacılığına gireceğimiz zaman, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’ndan (BDDK) izin alınması gerekiyor, klasik anlamda anonim şirket kurulması gerekiyor. Bu şirket marifetiyle bankacılık işlemi yapılması gerekiyor. ‘Bu sıkıntılara girmeden, acaba mevcut yapımızla bankacılık hizmeti yapabilir miyiz’ araştırmasına girdik. 4485 sayılı Posta Kanunu’nda da bankacılık yapılabileceğiyle ilgili hüküm var. Dolayısıyla biz bundan hareketle tasarruf işine girmeden, para transferi, para gönderilmesi, gereken paraların alınması, sabit ve GSM telefon fatura tahsilatının yapılması işini PTT merkezlerinde gerçekleştirebileceğimizi düşünerek, böyle bir hedef seçtik kendimize. Bizim bankacılık ayağıyla ilgili havale ücretlerimiz bu işi yapan diğer kuruluşlardan 3-4 kat daha ucuz. Bilen insanlar bizim havale hizmetlerimizi çok iyi kullanıyorlar. Bunu reklam veremediğimiz için yeterince duyuramıyoruz.”

PTT koli-kargo taşımacılığında nasıl bir hizmet veriyor ve nasıl bir düzeye gelmiş durumda?
“Yeni Karayolu Taşıma Kanunu çıktı ve bu kanunda bundan böyle eğer bir koli-kargo şirketi kurulacaksa kesinlikle PTT’den lisans alınması gerekiyor. Bu izni almayanlar bu işi yapamayacaklar. Bunu duyan firmalar şu an bizimle sıkı bir temas içerisindeler. Biz artık çok ciddi boyutlarda koli-kargo taşımacılığı yapacağız. Bunu yaparken de uluslararası bir firmayla mı, yoksa yerli bir firmayla mı ortaklık yapacağız bunu tartışıyoruz. Neden ortaklık, çünkü özel sektör ruhuyla hareket etmek istiyoruz. Bunlar belki uzun vadeli hedefler. Ama bunun yanında da kısa vadede yapılmasını öngördüğümüz işler var. Şu anda otomasyona kavuşan 708 çevrimiçi şubemiz var. Biz bu seneki çalışmalarımızla otomasyona geçen şube sayımızı 1100’e çıkarmayı planlıyoruz. Yani yaklaşık 400 şube ekleyeceğiz. Bu bizi çok güçlü kılacak. Çünkü otomasyon ağı en güçlü banka olacağız.
Bir de bunun yanında Kayıtlı Otomasyon Projemiz var. Kayıtlı Otomasyon Projesi’yle de; kayıtlı bir mektubu ya da bir APS’yi veya bir kredi kartını bize verdiğinizde onun nerede olduğunu, kaç günde gideceğini, bilgisayarınızdan ya da bir PTT merkezinden öğrenebileceksiniz. GPRS üzerinden İnternet’e erişip gönderiler hakkında bilgi edinebilmek de mümkün olacak. Kayıtlı Otomasyon Projesi’yle barkod sistemine geçilecek. Dolayısıyla bir mektup kaybı söz konusu olmayacak. Sürat ortaya çıkacak. Biz gerek Kayıtlı Otomasyon Projesi’yle gerekse de Otomasyon Projesi’yle gelişmiş bir ülkedeki PTT tablosunu insanlara sunmayı hedefliyoruz.
GSM operatörleriyle fatura tahsilatı anlaşmaları yapıyoruz. Telsim’le böyle bir anlaşma daha önce yapılmış. Aynı anlaşmayı yakın süre içerisinde Turkcell’le yapacağız. Aycell ve Aria ile de anlaşmamız var. Türk Telekom’la zaten sabit telefon faturaları için çok eskiden beri bir anlaşmamız mevcut.
Fatura dağıtımıyla ilgili bir olumsuzluk yaşanıyor. Bu, posta tekeliyle ilişkili yaşanıyor. Bizim tekelimizde olan birşeyi özel kargo ya da koli şirketine vererek dağıttıramazlar. Son yayınlanan bir başbakanlık genelgesinde de posta gönderisiyle ilgili tüm iletişim hizmetlerinin PTT üzerinden yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunuyor. Bütün kamu kurum ve kuruluşları buna uymak zorundalar. Ayrıca bir de Posta Kanunu’ndan gelen bir tekel hakkımız var. Özel sektörle rekabet ediyoruz, ama bu noktada iyi bir sınav veremiyoruz. Kargo gönderisi konusunda bizim bulunduğumuz yer yüzde 2 seviyesinde. Bu oran yüzde10-20 düzeyinde neden olmasın? Çünkü çok yaygın ağı olan bir kuruluşuz. 36 bin çalışanı, yaklaşık 4 bin işyeriyle tüm Türkiye’de varız ama kamyonlarımız maalesef bazen boş gidiyor.”

E-imza Yasası çıktığında PTT sertifikasyon ya da onay kurumu olmak istiyor? Buna ilişkin PTT’nin yaptığı herhangi bir çalışma, yatırım var mı ya da altyapınız buna uygun mu?
“E-imza ile ilgili fikri bazda çalışmalarımız var ama buna ilişkin henüz bir yatırım yapmadık. Diğer ülkelerdeki uygulamaları inceliyoruz. Biz altyapımızdan dolayı bu işi götürebileceğimiz kanaatindeyiz. Dolayısıyla diyoruz ki elektronik sertifikasyonu PTT versin. Çünkü bu sene sonu itibariyle sayıları 1100’ü bulan çevrimiçi şubemiz olacak. Herhangi bir şahıs herhangi bir PTT şubesine gelip, elektronik imzasını alabilecek. Buna karşılık bir bedel ödeyecek. Sadece bu otomasyon ağını oluşturmak için yaptığımız yatırım 30 trilyon civarında. Bu ciddi bir yatırım ve biz bu yatırımın karşılığını görmek istiyoruz. Dolayısıyla biz bu altyapıyı elektronik ticarette de kullanabiliriz diyoruz. Bu tamamen yasama organının elindeki bir yetki. Yasama organı derse ki tamam bunu PTT yapsın, biz bunu yapmaya talibiz. Ondan sonra da yatırımı yaparız.”

Bazı özel bankalarla bazı hizmetlerin yürütülmesine ilişkin anlaşmalar yapmıştınız. Bu halka genişletilecek mi yoksa mevcut korunuyor mu?
“Ben göreve gelmeden önce Körfez Bankası’yla başlayan bir anlaşma vardı. Bu daha sonra Osmanlı Bankası’na ardından da Garanti Bankası’na devredildi. Ben göreve geldikten sonra Finansbank’la bir protokol yaptık. Finansbank’la yaptığımız anlaşma gereği, Finansbank müşterilerinin kredi kartı tahsilatı PTT şubelerinde yapılıyor. Citibank’la da böyle bir anlaşma imzaladık. Bunun yanında Anadolu Finans, hemen akabinde de Asya Finans’la anlaşma yapılacak. Diğer bankaların da talepleri var. Vakıfbank da bizimle işbirliği yapmak istiyor. Özellikle küçük ilçelerdeki şubeleri kapatıp küçülmek isteyen bankalar anlaşmak istiyorlar. Çünkü bankaların her şube için 100 - 150 bin Dolar yatırım yapmaları gerekiyor. Dolayısıyla ‘Bu harcamayı yapmak yerine bu hizmeti başkasına yaptırayım’ diyorlar. Avrupa’da bu işleri PTT idareleri yürütüyor. Türkiye’de de bizim altyapımız, yazılımlarımız buna müsait. Hizmeti verip komisyonumuzu alacağız. Özellikle Ziraat Bankası bu konuda çok ciddi talepte bulunuyor. Ziraat Bankası emekli maaşlarının ödenmesi konusunda anlaşma yapmak istiyor. Bizim amacımız Avrupa’daki PTT’ler ne yapıyorsa onu yapabilmek. Avrupa’daki PTT’ler ödeme-tahsilat merkezi olmuşlar. Dolayısıyla Türk PTT’si de ödeme merkezi olsun istiyoruz. Bankalarda yapılan para transferi işlemini PTT’den de yapmak istiyoruz.
Bunun yanında emekli maaşlarının ödenmesi işlemi var. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız bunu birkaç defa deklare ettiler. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile Ulaştırma Bakanı’nın ortak mutabakatıyla işçi emeklilerinin maaşları PTT üzerinden ödenecek. Bunun da altyapısını yaptık protokollerimizi hazırladık. İki bakan basın önünde imzaladılar ve bundan sonra biz bu hizmeti vereceğiz.”

PTT’nin bu yılki karı ne kadar olacak?
“Bu yıl için kendimize 60 trilyon Lira gibi bir hedef koymuştuk. Bunu bir yıl içerisinde yapmamız çok zor gözüküyor, çünkü yılın 6 ayı geçti. Daha sonraki yarıda ne yapacağız, bunları oturup konuşacağız. Ama tabii geçen yıllardaki kar, PTT’nin asli işlerinden kaynaklanan kar değil. Biz kamu kurumu olduğumu için elimizde Türk parası ve döviz bulundururuz. Gerek faizlerin yüksekliği gerekse dövizlerin önemli nema kazandırması PTT’nin elindeki parayı nominal olarak değerlendirmiş, bu da kar olarak gözükmüş. Esas kar olarak; ne kadar gönderim trafiği yaşanmış ve ne kadar para kazanılmış buna bakmak lazım. Bu sene PTT mektup gönderisi yüzde 30 artış gösterdi. Bu sene kar eder miyiz? Ben çok ümitli değilim bu konuda ama bir iki yıl içerisinde gerek bankacılık gerek koli-kargo projelerimizi gerçekleştirdiğimizde, kesinlikle çok ciddi anlamda paralar kazanacağız.”

Eklemek istedikleriniz…
“Çağdaş bir PTT görmek istiyorsanız bizi izleyin diyoruz. Biz bu toplum için çalışıyoruz. En güzel hizmetler neyse, biz bunları ortaya koyacağız ve halkın hizmetine sunacağız. Bunu yaparken de çağdaş toplumlarda yaşanan bir PTT’yi insanların hizmetine sunacağız. Başta ben ve diğer personelim özveriyle çalışıyoruz. Belki bu özveride biraz aşırıya kaçacağız ama neticede güzel bir PTT’yi insanlara sunacağız. Geçen yıllarda 3-4 defa zam yapılmış. Biz göreve geldikten sonra şu ana kadar hiç zam yapmadık. Zamsız ne kadar direniriz bunu göreceğiz.”