Telekom sektörünün serbestleşme karşısındaki sorunlar ve çözüm yolları

Türk Telekom’un sektördeki tekeli 2003’ün sonunda ortadan kalkacak. Türkiye, imza koyduğu uluslararası antlaşmalar gereğince telekom sektöründe özel girişime de izin vermek durumunda.

27 Ocak 2000’de kabul edilen 4502 numaralı yasanın Türk Telekom tekeline son vermesi ile birlikte bir serbestleşme süreci başlayacak. Bu süreçte, Türk Telekom’un özelleştirilmesi de gündeme gelecek. Peki Türkiye, serbestleşme sürecinde nasıl yol izlemeli? Bu konudaki ipuçlarını, HP ISE Danışmanlık ve Entegrasyon Direktörü Didier Jaillant, Bilişim Zirvesi kapsamında düzenlenen bir panelde verdi.
Didier Jaillant, serbestleşme kararının dünyanın her yerinde politikacılar tarafından alındığını, bunun da serbestleşmenin önündeki ilk ve en önemli engel olduğunu düşünüyor. Jaillant’a göre, politikacılar dünyanın her yerinde aynı isteksizlikle hareket ediyor. Ancak Türkiye’de bu yönde bir kararın, biraz geç de olsa alınmasının önemli bir başarı olduğunun da altını çiziyor.
Jaillant, telekom pastasından pay almak isteyecek çok sayıda şirketin ortaya çıkacağını, ancak pastanın herkese yetmesinin mümkün olmayacağını öngörüyor. Bu durumda yapılması gerekenin pastayı büyütmek olduğunu belirten Jaillant, yeni ürün ve hizmetlerle bunun mümkün olabileceğini savunuyor.
Serbestleşmenin karşı karşıya bulunduğu diğer bir önemli sorunu, yatırımcıların çok çabuk sonuç almak istemeleri şeklinde tanımlayan Jaillant, telekom pazarına girecek
yeni operatörlerin de mutlaka değişikliklere uygun, mümkün olan en esnek altyapıya sahip olmalarını tavsiye ediyor. Jaillant, telekom pazarına girecek firmalara, saldırgan olmalarını ve risk almalarını, son kullanıcılara yeni hizmetler sunarken riskten kaçmamalarını öğütlüyor. Savunmacı bir tutumun işe yaramayacağını ifade eden Jaillant, yeni talep yaratılmasının şart olduğunu söylüyor.
Jaillant’a göre iş ortakları arasında mutlaka bir sinerji yaratılmalı Hiçbir operatörün her şeyi kendi başına yapacak güçte olmadığını, zaten buna gerek de bulunmadığını ifade eden Jaillant, rekabete dayalı bir pazarda operatörlerin işbirliği yapmalarını ve böylece son kullanıcılara iletilen değeri maksimize etmeleri gerektiğini düşünüyor.
Jaillant, müşterilerin altyapı nitelikleri ile ilgilenmediklerini, onlar için önemli olanın doğru zamanda, doğru fiyata, doğru hizmeti almak olduğunu da ifade ediyor.Şirketlerin yatırım risklerini en aza indirmesi için ne şekilde hareket etmeleri yönünde de ipuçları veren Didier Jaillant, öncelikle maliyetlerin kontrol edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Altyapı maliyetlerinin yönetim ve kontrolünün çok kritik bir faktör olduğunu belirten Jaillant, dış kaynak kullanımına gitmenin ya da “kullandığın kadar öde” şeklindeki hizmetlerden yararlanmanın iyi bir çıkış yolu olacağını dile getiriyor. Jaillant’a göre yeni teknolojileri kullanmak da bir çıkış yolu olabilir. Jaillant, VoIP-İnternet teknolojisini örnek olarak veriyor ve bu teknolojiyi getirip uygulayan firmaların rakiplerine fark atabileceğini söylüyor.
HP Türkiye Telekom sektörü satış müdürü Zeynep Keskin de, telekomun serbestleşmenin yararları konusundaki görüşlerini dile getirdi. Zeynep Keskin, serbestleşmenin ilk yararının sektörce sunulan hizmetlerin fiyatlarında yaşanacak ucuzluk olacağını belirtiyor. Ortaya çıkacak rekabetle birlikte hizmet kalitesinde bir artışın kaçınılmaz şekilde yaşanacağına işaret eden Keskin, bunun da hizmetlere hızlı ve kolay erişimi sağlayacağını öngörüyor. Serbestleşmenin getireceği dolaylı yararları da sıralayan Keskin, en önemli kazanımı, yatırımların yeni iş alanları yaratması ve istihdam oluşturması şeklinde göreceğimizi düşünüyor. Zeynep Keskin, konuya hakim iş gücünün oluşması ve teknolojik gelişmelerin dünya ile eş zamanlı olarak uyumunu da, serbestleşmenin getireceği dolaylı yararlar olarak sıralıyor.