CeBIT Bilişim Eurasia ve Bilişim Zirvesi’03, 1 Eylül
2003 Pazartesi günü Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı
Anadolu Salonu’nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Berlin’den canlı
video konferans ile katıldığı ortak açılış töreni ile başladı.
Erdoğan: “Bilgi çağı trenini
yakalayacağız”
Enformasyon ve komünikasyon teknolojilerinin gelişmesinin günümüz
toplumlarının yaşaması için temel noktalardan biri haline geldiğini
belirtirken, geliştirilecek politikalarla Türkiye’nin bilgi çağı trenini
yakalayacağını söyleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk halkının
teknolojiyi kullanmayı sevdiğine değinerek, GSM telefonu kullanma
oranlarından örnekler verdi. Eğitim konusunda yapılacak düzenlemelerle
teknolojiyi kullanmanın yanı sıra, teknoloji üreterek bundan katma
değer sağlayan bir konuma yükselmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Enformasyon ve komünikasyon teknolojilerine (EKT) verilecek devlet
düzeyindeki destekle, Türkiye’nin bilgi toplumu haline geleceğini
inandığını söyleyen Erdoğan, Türkiye İkinci Bilişim Şurası’nda hazırladıkları
Bilişim Reformu Taslağı’nı masaya yatıracaklarını belirtti.
Tören Başbakan Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Hannover Fairs İnterpro
Uluslararası Fuarcılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Jörg Schomburg’un
konuşmasıyla devam etti. Schomburg, konuşmasının başında, geçtiğimiz
son iki yılın küresel ekonomik yavaşlama, SARS, seyahat kısıtlamaları
ve Ortadoğu’daki çalkantılar nedeniyle EKT açısından zor yıllar olduğunu
söyledi. Yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen EKT kullanımının arttığının
altını çizen Schomburg, uluslararası pazarlamanın daha geniş bir ölçekte
yapılmasının zorunlu olduğunu belirtti. Schomburg konuşmasında, Türk
EKT sektörünün telekomünikasyon ve tüketici elektroniği konularında
oldukça büyük bir kapasiteye ulaştığını ifade ederek, bu iyileşmenin
üreticilerin kalite ve hizmet gibi fiyat dışı rekabet unsurlarına
verdiği önem sayesinde olduğunu ve olumlu sonuçların süreceğini söyledi.
Bilecik: “EKT endüstrisi oluşturulmalı”
EKT endüstrisini oluşturmanın şart olduğunun altını çizen TÜBİSAD
Başkanı Erol Bilecik, bu konuda devlet desteğine ihtiyaç duyulduğunu
belirtti. Türkiye’nin gelire en çok ihtiyaç duyduğu dönemde kayıt
dışı ekonominin yok olması için bilişimin önemli bir kaldıraç olduğunu
söyleyen Bilecik, devletin e-dönüşüm konusunda da ciddiyetle girişimde
bulunması gerektiğini vurguladı. Erol Bilecik, bilgisayar okuryazarlığının
artırılmasına değindi ve Türkiye’de sayısal uçurumun kapatılmasına
yönelik eğitim programları geliştirilmesinin gerekliliğine dikkat
çekerek sözlerine son verdi.
Ortak Açılış Töreni’nin son konuşmacısı olan Siemens Enformasyon ve
Komünikasyon Şebekeleri Grup Başkanı Thomas Ganswindt konuşmasına
Türkiye’deki bilişim teknolojileri ve komünikasyon pazarında son üç
yılda yaşanan gelişmeleri irdeleyerek başladı. Bu konuda 2001 yılında
yaşanan yüzde 31’lik düşüşün ardından, 2002 yılında yüzde 12’lik bir
iyileşme sağlandığına dikkat çeken Ganswindt, 2002 yılında yaşanan
iyileşme eğiliminin telekomünikasyon pazarının serbestleşmesi ve Türkiye’nin
AB’ye üyelik sürecindeki kararlılığı ile güçleneceğini söyledi.
Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen törende TÜBİSAD Ömür Boyu
Hizmet Ödülü açıklandı. Teknoloji sektörüne yaptığı katkılar nedeniyle
bu yılki ödüle Prof. Dr. Alphan Manas layık görüldü.
EKT, Bilişim Zirvesi ’03’te
masaya yatırıldı
Bilişim Zirvesi ’03 ‘Sınırsız Dünya’ temasıyla kapılarını sektör profesyonellerine
açtı. Gerçekleşen etkinliğin yapımcılığını TBV, TÜBİSAD, TZV, TTGV
ve İnterpro üstlendi. Ana yapımcı kuruluşların yanı sıra TESİD, TÜBİTAK,
TELKODER, TİD, YASAD, Sabancı Üniversitesi ve sponsor şirketlerin
oluşturduğu programla, Bilişim Zirvesi ’03 boyunca çok sayıda forum
ve toplantı, EKT sektörü profesyonellerini bir araya getirdi.
Sayısal uçurum ve Türkiye’nin
durumu
Farklı demografik yapıdaki işletme ve bireylerin, bilgi ve haberleşme
teknolojilerinden ne oranda ve ne amaçla yararlandıklarını ifade eden,
ülke sınırları içinde olduğu kadar ülkeler arasında da farklı rakamları
yansıtan sayısal bölünme kavramı, zirve çatısı altında tartışıldı.
Türkiye’nin coğrafi bölgeleri arasındaki sayısal uçurumun daha fazla
büyümemesi ve sanayi toplumu olma konusunda yaşanan gecikmenin, bilgi
toplumu olma konusunda yaşanmaması amacıyla düzenlenen ‘Sayısal Bölünme’
forumu, Türkiye Bilgi İşlem Hizmetleri Derneği (TÜBİSAD) yapımcılığı
ve Microsoft’un sponsorluğunda gerçekleşti.
E-dönüşüm tartışıldı
Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) yapımcılığında ve Koç Sistem’in ana sponsorluğunda
düzenlenen “Türkiye’nin e-Dönüşümü” başlıklı forumda, ilk kez iki
yıl önce ulusal programda yer alarak Türkiye’nin gündemine gelen Türkiye’nin
e-dönüşümü ile ilgili kamusal yapılanma konusu ele alındı. Türkiye’nin
e-dönüşümü için hayati önem taşıyan, Devlet Planlama Teşkilatı’na
bağlı çalışan Bilgi Toplumu Daire Başkanlığı’nın sorumluluklarının
irdelendiği forumda Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu bilgi toplumu yapılanması
masaya yatırıldı. Başbakanlık Müsteşarlığı ve siyasi parti temsilcilerinin
katıldığı “Türkiye’nin e-Dönüşümü” adlı forumda, uluslararası e-dönüşüm
örnekleri katılımcılarla paylaşıldı.
Bilişim Şurası değerlendirildi
Türk Zeka Vakfı tarafından gerçekleştirilen “Türkiye Bilişim Şurası’nın
Ardından” forumunda Türkiye’nin bilişim teknolojileri alanında yetkinleşmesi
amacıyla, 10-12 Mayıs 2002 tarihleri arasında yapılan Bilişim Şurası’nın
ardından oluşan beklenti ve öneriler masaya yatırıldı. Forum aynı
zamanda, 10-11 Mayıs 2004 tarihlerinde Milli Eğitim Bakanlığı, TBV,
TÜBİSAD, TTGV, TZV ve TBD tarafından yapılacak olan Türkiye 2. Bilişim
Şurası için de temel oluşturdu. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik,
Mayıs 2004’te düzenlenecek Türkiye 2. Bilişim Şurası’nda ortak aklın
bir araya gelerek önemli sonuçların alınacağını kaydetti. Bakan önemli
olanın sonuçların hayata geçirilmesi olduğunu ifade etti. Bakan Çelik,
2004 sonuna kadar okulların yüzde 94’üne İnternet erişim olanağı sağlayacaklarını
da sözlerine ekledi.
HP ‘KOBİ’ler Geleceğini Arıyor’
toplantısının sponsoruydu
HP sponsorluğunda düzenlenen “KOBİ’ler Geleceğini Arıyor” başlıklı
toplantıda hızla değişen dünyada KOBİ’lerin geleceği tartışıldı. TÜBİTAK
ve TOSYÖV’ün de katkıda bulunduğu toplantıda ilk sözü TOSYÖV Yönetim
Kurulu Başkanı Hilmi Develi aldı. Develi, 6. Çerçeve Programı’nın
KOBİ’lere yönelik olası sonuçlarıyla ilgili görüş ve düşüncelerini
dinleyicilerle paylaştı. Develi’nin ardından konuşma yapan TÜBİTAK
Ulusal Gıda Temas Noktası Üyesi Prof. Dr. Nuri Akbaş ise çerçeve programına
odaklanan konuşmasında programın genel ilkelerini ve KOBİ’leri bekleyen
yenilikleri ele aldı. Son konuşmacı olan HP Türkiye Kişisel Sistemler
Grubu Ülke Direktörü Serdar Urçar ise, KOBİ’lerin bilişim teknolojilerinden
yararlanarak nasıl rekabet avantajı elde edeceklerine, nasıl dünyaya
açılarak işlerini büyüteceklerine dair ipuçları verdi.
Şirketlerini geleceğe taşıyanlar
bir araya geldi
Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin yöneticileri “CxO (CxO: CEO,
CFO, CIO, COO’ların oluşturduğu tepe yöneticileri)- Şirketlerini Geleceğe
Taşıyan Tepe Yöneticileri Forumu”nda biraraya geldiler. Cisco Systems
sponsorluğunda gerçekleştirilen ve “Orkestra Yönetimi” adı verilen
iş modelinin anlatıldığı forumda, Cisco Başkan Yardımcısı Chris Dedicoat,
Cisco Türkiye Genel Müdürü Suat Baysan, Koç Holding Stratejik Planlama
ve İnsan Kaynakları Başkanı Mehmet Ali Berkman, Sabancı Holding Bilgi
ve Telekomünikasyon Daire Başkanı Çağatay Özdoğru, Turkcell CEO’su
Muzaffer Akpınar, Doğan Yayın Holding COO’su Yalçın Balcı bu alandaki
deneyimlerini paylaştılar.
Cisco Systems İnternet İş Çözümleri Bölge Direktörü Kaan Terzioğlu
tarafından yönetilen forumda bir konuşma yapan Cisco Systems Türkiye
Genel Müdürü Suat Baysan, Türkiye’de e-dönüşümün gerçekleşebilmesi
için buna inanan liderlerin olması gerektiğini vurguladı. Şirketlerin
e-dönüşümde başarılı olmak için, altı alanda strateji geliştirmesi
gerektiğine dikkat çeken Suat Baysan, bu altı alanı müşteri hizmetleri,
iş ortakları hizmetleri, bilgi sistemleri yönetimi, verimlilik ve
etkinlik, e-kültür ve BT mimarisi olarak sıralarken; Cisco Systems
Başkan Yardımcısı Chris Dedicoat, verimlilik artışının, e-öğrenme,
müşteri ilişkileri, işgücü optimizasyonu ve tedarik zinciri alanında
hayata geçirilen İnternet uygulamalarından kaynaklandığını açıkladı.
Türkiye’nin dünya EKT pazarındaki
yeri “Uluslararası Buluşma”da tartışıldı
“Uluslararası Buluşma” etkinliğine, AKP Genel Başkan Yardımcısı Reha
Denemeç ve Gümrük Müsteşarı Doç. Dr. Nevzat Saygılıoğlu’nun yanı sıra,
Hazine Müsteşarlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi, YASED, TÜBİTAK
temsilcileri ile yabancı bilişim sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri
konuşmacı olarak katıldı. Türkiye’nin küresel bilişim pazarındaki
yerinin de tartışıldığı toplantının katılımcı kitlesini yabancı bilişimciler
oluşturdu.
Uluslararası tecrübelerin ve bilgi paylaşımının çok önemli olduğunun
ve BT projelerinin bu koşulda başarıya ulaşacağının vurgulandığı etkinlikte,
bir projede uluslararası destek almak veya ortaklık kurmak isteyenlere
yardımcı olan, www.ideal-ist.net Web sitesinin tanıtımı da yapıldı.
AB sponsorluğuyla faaliyetlerini yürüten bu ağ üzerinden, ilgili ülkelerdeki
bağlantı noktaları yardımıyla uluslararası tecrübelerin ve teknolojik
bilgi birikiminin paylaşılması oldukça kolaylaşıyor. Projeler kapsamında
konsorsiyumların kurulmasını da olanaklı kılan Web sitesinin, Türkiye’deki
bağlantı noktası görevini ise TBV görüyor.
Sektörel gelişimde teknoparkların
yeri irdelendi
Sabancı Üniversitesi ve TÜBİSAD’ın işbirliğiyle “Türkiye’de Teknopark
Uygulamaları ve Geleceğe Yönelik Eğilimler” başlıklı bir forum düzenledi.
Etkinlikte dünyada bilişim sektöründe yoğunlaşan teknoparkların bugünü
ve geleceğinin yanı sıra, Türkiye’de bu konuda yapılan çalışmalar
ele alındı. Toplantı, Sabancı Üniversitesi Araştırma ve Lisansüstü
Programlar Direktörü Cemil Arıkan’ın açılış konuşması ile başladı.
Ardından ABD’li Business & Technology Development Strategies LLC.’nin
Kurucu Ortağı İş Geliştirme Uzmanı Dinyar Lalkaka bilişim sektöründeki
teknoparkla ilgili bilgi ve deneyimlerini aktararak, uluslararası
örnekler ve yeni açılımlar üzerinde durdu. Oturumun devamında ilk
kurulan teknoparklardan konuşmacıların katıldığı bir panel yapıldı.
Panelde ODTÜ Teknokent’ten Prof. Dr. Canan Çilingir, TÜBİTAK-MAM’dan
Kerem Özçelik, GOSB Teknopark’tan A.Okan Çağlar, Ankara Cyberpark-Bilkent’ten
Mustafa Atilla, İzmir TGB’den Prof. Dr. Semra Ülkü, İTÜ Arı Teknokent’ten
Doç. Dr. Atilla Dikbaş yer aldı.
Konuşmacılar panelde temsil ettikleri teknoparkları bilişim sektörü
çerçevesinde tanıttı ve teknoparkları ile ilgili genel bilgi, teknoparklarının
EKT şirketlerine sağladıkları, bünyelerindeki mevcut bilişim şirketleri,
sağlanan ek avantajlar, kabul koşuları ve diğer karakteristikler hakkında
bilgi verdiler.
Bilişimde sınırları zorlamak,
kaçınılmaz
Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) tarafından gerçekleştirilen
“Bilişimde Sınırları Zorlamak” başlıklı forumda, bilişim sektörünün
sınırlarının nasıl tanımlandığı ortaya konurken, standartları uygulayan
ülkeler arasından sıyrılıp standart belirleyenler arasında yer almak
için yapılması gerekenler, bu amaçla kurulması gereken olası stratejik
işbirlikleri, bilişimde araştırma ve geliştirme yapılabilmesi için
ihtiyaç duyulan finans kaynakları gibi konular ele alındı. Forum kapsamında
TTGV Genel Sekreter Yardımcısı Haluk Nalbantoğlu’nun yöneticiliğinde
iki bölümden oluşan “STK’ların Perspektifleri” konulu bir panel düzenlendi.
Panelin birinci bölümünde; Türkiye Elektronik Sanayicileri Derneği
(TESİD)’nden Selim Sarper, Tüm İnternet Derneği (TİD) Genel Sekreteri
İzzet Mumcu, Türkiye Bilgi İşlem Hizmetleri Derneği Başkanı (TÜBİSAD)
Erol Bilecik ve Türkiye Bilişim Vakfı (TBV)’ndan Yahya Karslıgil ve
Türkiye Bilişim Derneği (TBD)’nden İlker Tabak konuşmacı olarak katıldı.
Birinci bölümde konuşmacılar, Türkiye’nin rekabet gücü konusunda değerlendirmeler
yaparak bunun artırılması gerektiği konusunda görüş belirttiler. Türkiye’deki
altyapı eksikliklerinin bilim ve teknoloji üretimi için bir fırsat
olabileceğini belirten konuşmacılar bu fırsatın değerlendirilerek,
teknoloji üreten ülke konumuna gelinmesi gerektiğini söylediler. Panelin
ikinci bölümünde; yönetim görevini Havelsan A.Ş. Genel Müdürü Dr.
Faruk Yarman üstlenirken, CHP Milletvekili Emin Bilgiç, Prof. Dr.
Osman Coşkunoğlu ve Alcatel Teletaş Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Yenel
konuşmacı olarak katıldı.
Konuşmalar sırasında Bilgiç, İnternet kullanıcılarının yüzde 6’lık
bölümünün taleplerinin karşılanmadığına değindi. 1998’de 8,5 milyon
Dolar olan Türkiye bilişim pazarına yapılan harcamaların 2003’te 13
milyon Dolar’a çıktığına değinen Bilgiç, bu artışa rağmen gayri safi
milli hasılanın artmadığına dikkat çekerken; bilişimin etiğe uygun
kullanılıp kullanılmadığı üzerinde düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Çoşkunoğlu ise; Türkiye’de teknolojik altyapının olmamasının EKT kullanımı
için yüzeysel bir sorun olduğunu vurgularken, arz ve talep yaratacak
düzenlemelerle bu sorunun ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Ulusal yazılım endüstrisinin
gelişimi ve telif hakları sorunu
“Bilişim Alanında Telif Hakları” başlıklı forumda, elektronik ortamdaki
eserlerin izinsiz kopyalanması sorunu katılımcılarca tartışıldı. Forum,
dünyada telif hakları alanında geliştirilmiş önlem ve yasalar ışığında
Türkiye’de mevcut Telif Hakları Yasası’nda yapılması gereken düzenleme
ve uygulamalar ile, bu konudaki önlem ve modellerin tartışılacağı
bir ortam haline geldi. Ulusal yazılım endüstrisinin gelişmesi amacıyla,
bilgiye kolay ve hızlı erişim sağlama imkanını göz ardı etmeden, elektronik
eserlerin ticari amaçla kopyalanmalarını zorlaştırma yollarının aranacağı
Bilişim Alanında Telif Hakları başlıklı forum, Türkiye Zeka Vakfı
(TZV) lider yapımcılığında gerçekleşti. Forumun yöneticiliğini TZV
Genel Kurul Üyesi Prof. Dr. Namık Kemal Pak üstlendi.
2004’e geri sayarken
HP ve Sabancı Telekom sponsorluğunda gerçekleşen ‘Geri Sayım 2004’
başlıklı forumda, 2004’te özelleştirme düğmesine basılacak olan telekom
sektörü masaya yatırıldı. 1 Ocak 2004’ten itibaren telekom alanında
yaşanacak gelişmelerin irdelendiği forumda, 2004 yılı başında gerçekleşecek
olan serbestleşmenin diğer sektörlere olan etkisi ve sağlayacağı katma
değerler katılımcılarla paylaşıldı. ‘Telekom serbestleşmeli mi?’ ve
‘Serbestleşmede nelere dikkat edilmeli?’ konulu iki panelden oluşan
toplantıdaki konuşmacı ve katılımcılar arasında Dışişleri eski Bakanı
Prof. Dr. Mümtaz Soysal, Liberal Demokrat Parti Başkanı Besim Tibuk,
Türk Telekom Yönetim Kurulu Üyesi Hüsamettin Kavi, Tüm İnternet Derneği
(TİD) Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kurttepeli, Radikal Gazetesi Genel
Yayın Yönetmeni İsmet Berkan, HP Genel Müdürü Şahin Tulga ve Hürriyet
Gazetesi köşe yazarı Ege Cansen gibi isimler yer aldı.
Geleceği yönlendirenler zirvede
yarıştı
“Geleceği Yönlendirenlerin Yarışı” başlıklı oturum, bilgisayar mühendisliği
öğrencilerinin çalışacakları EKT sektörü hakkında bilgi alarak yöneticilerle
görüşlerini paylaştıkları bir ortam oluşturdu. Öğrencileri, mezuniyetin
ardından çalışma yaşamında nelerin beklediğinin de ele alındığı forum;
Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) tarafından düzenlendi. Etkinlikte ayrıca
katılımcı öğrenciler projelerini sergileme imkanı buldular. Ödüle
değer görülen projeler zirve kapsamında gerçekleştirilen törende ilan
edildi ve dereceye giren projeler ödüllendirildi.
Bos Grup, ‘Gerçek
Mobilite ve Tecrübelerimiz’ konulu toplantı ile yer aldı
Bos Grup ‘Gerçek Mobilite ve Tecrübelerimiz’ konulu toplantısıyla
zirvede yer aldı. Toplantıda iletişimden, güncel teknolojilere;
mobil olmanın işletmelere kazandırdıklarından, veri toplama
tekniklerinin mobil teknolojilerle paralel gelişimine kadar
birçok konu ele alındı.
Bos Grup Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
A. Onur Erduran, Bos Grup Proje Müdürü Murat Yöndem ve Bos Grup
İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mutluhan Timurçin’in
konuşmalarıyla başlayan toplantıda ayrıca Borusan Lojistik Bilgi
Sistemleri Müdürü Mustafa İzgi ve İstikbal Mobilya Bilgi İşlem
Müdürü Emir Emiroğlu misafir konuşmacı olarak hazır bulundular.
Bos Grup Teknik İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Aytaç
Süalp, yaptığı kapanış konuşmasında Bos Grup’un önümüzdeki aylarda
Türkiye’ye getireceği yeni ürünlere değindi. Süalp “Bir sistem
bütünleştiricisi ve mühendislik firması olan Bos Grup, 2003
yılı içerisinde gerçekleştirmeyi düşündüğü projelerle ve sektöre
sunduğu çözümlerle birçok işletmenin daha hayatını kolaylaştıracak”
dedi.
Kablosuz çözümler sokağa çıkınca |
|
Siemens Mobile, zirve kapsamında, ‘Çarşı Pazarda Kablosuz
Çözümler’, ‘Marka ve Sponsorluk’, ‘Teknoloji Sokağa Nasıl Çıkmalı’
ve ‘Sosyal Paydaşlarla Teknoloji Paylaşımı’ başlıklarıyla dört ayrı
forum gerçekleştirdi. 5 Eylül’de gerçekleşen toplantılarda sektörden
birçok uzman bir araya geldi.
Siemens’in sponsorluğunda gerçekleşen oturumlardan biri de ‘Çarşıda
Pazarda Kablosuz Çözüm’ idi. Yöneticiliğini Hürriyet Gazetesi köşe
yazarlarından Yurtsan Atakan’ın yaptığı oturumda kablosuz uygulamalar
ele alındı. Kablosuz uygulamalarla gerçekleştirilen çözümlere değinen
Mapco Temsilcisi Timuçin Güler, bu çözümlerin abonelerin kolay olarak
algılayabileceği ve kullanabileceği bir noktada tasarlanarak sunulması
gerektiğini söyledi ve “Bir proje çok iyi tasarlanmış bir teknoloji
harikası olabilir, ancak son kullanıcı bunu kullanamadıktan sonra
bu bir çözüm olmuyor” dedi.
EKT sektörünün geleceğinin üretilen servislerde olduğunu vurgulayan
Siemens Mobile Ürün Müdürü Özgür Kirazcı; gerek üreticilerin, gerek
geliştiricilerin gerekse operatörlerin yaşamasının geliştirilen servislere
bağlı olduğunu söyledi. “Bu servislerin insan hayatına kolaylık sağlaması,
dolayısıyla çok iyi planlanmış olması lazım. Bu noktada servislerin
basit olması çok önemli. Teknoloji çok hızla gelişiyor ancak insanların
ona uyumu bu kadar hızlı değil. Bundan sonraki yıllarda sektör olarak
bunun üzerinde çalışıyor olacağız. Dünyanın büyük bir kısmında altyapı
hazır” diyen Kirazcı, 3. Kuşak sistemlerin başarısını sunulan servislere
bağladı.
Kablosuz uygulamalara son kullanıcı açısından bakıldığında kablosuz
erişimin neler sağladığının ve nerelere gideceğinin görülebildiğini
belirten RT Net Direktörü Murat Ekşioğlu, “GSM altyapısının gelişmesiyle
beraber şu anda Türkiye’nin yüzde 98’i kapsanmış durumda. Bunu kabloyla
yapmak mümkün değil ama kablosuz yapabiliyorsunuz. Dolayısıyla, planlama
açısından yapabileceğiniz bir sürü uygulamayı esasında artık sağlayabilecek
hale geliyorsunuz. Doğru yere adresleyemediğiniz zaman teknoloji hiçbir
işe yaramaz. Verilen servis tüketicinin ihtiyacına hitap etmeli ve
o boşluğu doldurmalı” dedi.
Son 20 senede sabit telefonda ulaşılan noktaya, GSM sistemiyle 5-6
yılda gelindiğine işaret eden Pasttel Genel Müdürü Taner Keser ise,
mobil sistemlerde çok fazla dikey büyümenin olmayacağını belirtti
ve ekledi: “Özellikle araştırmalara baktığımızda 2004 yılı başlangıcından
2005 yılı sonuna kadar belki yüzde 1,7’lik bir büyüme olacağını gördük.
5 milyar Dolar’lık bir pastadan bahsediliyor. Bu pastada dağılım mobil
seste yüzde 45, sabit seste yüzde 40, mobil veride yüzde 5 ve sabit
veride yüzde 10. Bu, mobil veri uygulamalarında hala birtakım eksiklikler
olduğunu gösteriyor. Biz özellikle 2004 yılından sonra pazarda yer
almak isteyen yatırımcıların da sabit ses kısmına yöneleceğini ve
burada dilimlerin çok azalacağını düşünüyoruz. Bu durumda yapacağımız
şey mobil taraftaki sesi diğer operatörlerin kullanmakta olduğu birtakım
yeni servislerle destekleyerek büyütmek ve bunun için geçerli birtakım
çözümleri bulmak.”
Kullanıcılar
‘Mobil Finans’ hizmetlerine ne kadar yakın?
“İletişimde Sektörel Fırsatlar ve Hizmetler”
başlıklı etkinlik kapsamında gerçekleşen Mobil Finans oturumunda,
Mastercard Türkiye Temsilcisi Derya Göknar, Yapı Kredi Bankası
Alternatif Dağıtım Kanalları Direktörü Hüseyin Özdemir ve Estore
Genel Müdürü Gülfem Uycan mobil teknolojilerin finans dünyasına
getirdiği yenilikleri aktardılar.
Mastercard’ın amacının nakit dışı ödemeleri kredilendirebilmek,
bununla ilgili teknik standartları ortaya koymak ve kartın dünyanın
herhangi bir köşesinde kullanılabilmesi sağlamak olduğunu belirten
Derya Göknar, kart dünyasında elde ettikleri sonuçları mobil
ödeme tarafında da gerçekleştirmeye çalıştıklarını söyledi.
Mobil ödeme sistemini, ödemeye ilişkin detayların GSM ağı üzerinden
aktarılması olarak tanımlayan Göknar, ödemelerin mikro ve makro
ödemeler olarak sınıflandırıldığını söyledi. Ödeme yaparken
kart sahibinin tanımlanması için yöntemlerin değişiklik gösterdiğini
söyleyen Göknar, ödeme tutarının boyutuna göre gerçekleşen uygulamalara
değindi. Mastercard’ın kurallar ve standartlar oluşturan bir
şirket olduğunu söyleyen Göknar, kredi kartlarında olduğu mobil
ödeme alanında da işleyiş kurallarının ve standartlarının belirlenmesini
sağlamayı |
|
amaçladıklarını vurguladı ve bu yöndeki çalışmalarını
anlattı. Yapı Kredi Bankası müşterilerinin yaptıkları bankacılık işlemlerinin
yüzde 65’inin alternatif dağıtım kanalları üzerinden gerçekleştiğini
belirten Hüseyin Özdemir ise, özellikle telefon bankacılığının yüksek
oranda olduğunu mobil bankacılığın ise çok daha düşük olduğunu söyledi.
Mobil finans alanında, bankacılık hizmetleri ve mobil ticaret olmak
üzere iki kanalda hizmetleri olduğunu belirten Özdemir, “Banka olarak
görevimiz müşterilerimizin işlemleri gerçekleştirebilecekleri ortamları
sağlamak ve mobil ticaret alanında faaliyet gösteren bireylere ve firmalara
bir ödeme altyapısı sunuyor olmak” dedi ve bu hizmetlerin gelişim süreçleri
hakkında bilgi verdi.
|
Uycan:
“Mobil ödeme sistemleri zamanla gelişecek”
Yapılan bir araştırmaya göre kullanıcıların
yüzde 15’inin mobil ortamı İnternet’e göre daha güvenli bulduğunu
söyleyen Gülfem Uycan, mobil ödemede kullanım kolaylığına dikkat
çekti. 2000 yılından bu yana beklentileri olmaksızın mobil ödeme
konusunda yatırımlar yaptıklarına, ancak mobil ödeme sistemlerinin
daha kullanılır hale gelmesi için zamana ihtiyaç olduğuna dikkat
çeken Uycan, “İnternet 1996’dan bu yana yaygın şekilde kullanılıyor
olmasına karşın bu ortam üzerinden alışveriş oranı hala çok
yüksek değil. Mobil ticaret tarafında da yaygınlaşma uzun sürecek
gibi gözüküyor. Bu noktada kullanımı teşvik edecek kampanyalar
yapıyoruz. Öte yandan bu sistemde hukuksal bir altyapıya ihtiyaç
var” dedi. |
|
Telekom sektörü, zirveye ağırlığını
koydu
2-5 Eylül 2003 tarihleri arasında düzenlenen Bilişim Zirvesi ’03 kapsamında
Telekomünikasyon Kurumu ve Ericsson işbirliğiyle Lütfi Kırdar Anadolu
Salonu’nda 2-3 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen “Telekom Forumu”nun
birinci gününde “Haberleşmede Sektörel Fırsatlar ve Servisler” başlığı
altında mobil haberleşmenin sektörlere sunduğu fırsatlar ve bu fırsatları
değerlendirme yolları ele alındı. Forumda bir konuşma yapan Northstream
AB Yönetim Kurulu Başkanı Bengt Nordstrom, 2008 yılında İstanbul’da
8 milyon görüntülü telefon olacağını söyledi. Bunun ‘mobil telefon
parkı’ gibi yeni bir iş sahasının açılmasına yol açacağını belirten
Nordstrom, 3K’nın dünyada artık kullanılmaya başladığını ve büyüme
çizgisine girdiğini belirtti. İlk günkü forum kapsamında Mobil Reklam,
Mobil Finans, Mobil Müzik ve Mobil Oyun tartışıldı.
2008 yılında İstanbul’da kullanılması öngörülen 8 milyon görüntü alabilen
telefonun mobil reklam alanında önemli gelişme sağlayacağı değerlendirmesine
yer verilirken, mobil finans alanında mobil ödeme altyapısının ve
mobil hizmetlerin tüketiciye ulaştırılmasının henüz gerçekleştirilemediği
ve bu konuda pilot uygulamaya geçilmediği üzerinde duruldu. Mobil
ödeme uygulamasının henüz kullanımda olmadığına ve mobil telefonların
kredi kartına dönüşmesi yönünde eğitimler olduğuna işaret edildi.
Mobil finans alanında hukuki düzenlemeler konusunda da önemli sıkıntı
yaşandığına dikkat çekilerek, faturalandırma ve sayısal imza sorununun
henüz çözümlenmediğinin üzerinde duruldu. Mobil müzik alalında ise
telif haklarının ön plana çıktığı vurgulanırken, mobil müzik pazarının
dünyada 1 milyar Dolar’a ulaşmasına karşın korsan pazarın da 5 milyar
Dolar’a ulaştığı ifade edildi. Mobil oyun alanında da ülkemizde yaşanan
önemli bir sorun olduğuna dikkat çekilerek, bilgisayar oyunlarının
Kültür Bakanlığı’nda sinema eserlerinin denetlendiği komisyon tarafından
denetlendiği belirtildi. Oysa, bilgisayar oyunlarının da ayrı bir
sanat eseri olarak kabul edilmesi gerektiği vurgulandı.
Değerlendirmede mobil haberleşmede bazı sıkıntılar yaşandığına işaret
edilerek, bu alanda sayısal telif hakları, tüketici hakları ve vergilendirmede
karşılaşılan sorunların bir an önce çözümlenmesi gerektiğinin üzerinde
duruldu.
Telekom Forumu’nun ikinci gününde ayrıca “2004 Yeni Telekom Düzeni”
konusu ele alındı ve forum sırasında 3K teknolojisi kullanılarak sokaktaki
vatandaşların görüntülü olarak forum katılımcılarına soru sormaları
sağlandı.
Ulaştırma Bakanı Yıldırım: “Serbestleşme
ve özelleştirme iki ayrı olay”
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım Telekom Forumu’nda yaptığı konuşmada
telekomünikasyon sektörünün serbestleşmesi ve Türk Telekom’un özelleştirilmesinin
iki ayrı konu olduğuna işaret ederek, 1984 yılında ABD ve İngiltere’de
başlayan telekom reformunun tüm dünyaya yayılmaya başladığını kaydetti.
Yıldırım, sağlıklı bir serbestleşme ve özelleştirmenin tam olarak
gerçekleşebilmesi için net bir reform çerçevesinde hareket edilmesi
gerektiğine inandıklarını söyledi. Sektör reformu için tek bir şablonun
geçerli olmadığını söyleyen Bakan Yıldırım, telekom reformunun ülkelerin
telekomünikasyon hizmetlerini vatandaşlarına götürmede olumlu bir
ivme kazandırdığını belirtti. İngiltere ve Arjantin’in özelleştirmeyi
daha önce başlattığına ve daha sonra serbestleşmeye geçtiğine değinen
Yıldırım; Fransa, İsveç ve Çek Cumhuriyeti’nin de özelleştirme ve
serbestleşmeyi aynı anda yaptıklarını, bazı ülkelerin ise önce serbestleştirmeyi
daha sonra da özelleştirmeyi gerçekleştirdiğini dile getirdi. Yıldırım
telekom reformunun hedefini; müşteriye fayda sağlamak, sektörün verimliliğini
artırmak, devlete gelir sağlamak, hizmetleri yaygınlaştırmak ve sektöre
yatırım yapılmasını sağlamak olarak sıraladı.
Serbestleştirme ile eş zamanlı giden özelleştirmenin Türk Telekom’un
değerinin artıracağının üzerinde duran Binali Yıldırım, “Serbestleştirme
konusunda halkçı davranmayacağız ve şirin görünmek adına bir adım
atmayacağız” dedi. Yıldırım, işletme yeteneği olan ve uzun vadede
verimli olacak aktörlerin piyasaya girmesini sağlayacaklarını ifade
ederek, tüm bu gelişmelerle birlikte Türk Telekom’un lokomotif görevini
kolaylaştırmak için özelleştirme sürecini hızlandıracaklarını kaydetti.
Özelleştirme ve serbestleştirme konusunda düzenleyici kurum olarak
Telekomünikasyon Kurumu’nun önemli bir rol üstlendiğinin üzerinde
duran Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Altyapı ve mevzuattaki mevcut yetersizlikler ve boşluklar karar mekanizmalarının
gecikmesine neden oluyor. Düzenleyici kurumların etkin olması ve zamanında
karar alması sorunların hızla yerinde çözülmesini sağlayacak.”
Arasıl: “Serbestleşme Türk Telekom’un
değerini artırır”
Telekom Forumu’nun açılış konuşmasını yapan Telekomünikasyon Kurumu
Başkanı Ömer Arasıl ise, tüm dünyada tekelci ve gelenekçi devlet yapısının
terk edilerek düzenleyici bir yapının hızla temin edilmeye çalışıldığını
söyledi. Arasıl, düzenleyici ve yol gösterici olmanın istendiği gibi
davranılmasını geçerli kılmadığını vurguladı.
Önce özelleştirme sonra serbestleştirme modelinin dünyada pek başarılı
olmadığının üzerinde duran Arasıl, ülkemizin de benimsediği önce serbestleştirme
sonra özelleştirme modelinin dünyada daha çok kabul gördüğünü söyledi.
Ömer Arasıl, Telekomünikasyon Kurumu’nun vizyon ve misyonundan asla
çark etmediğini dile getirerek, 3 yaşına giren kurumun son 1,5 yılında
faal olmaya başladığını söyledi. Çok şey vaadedip, az şey yapmaktansa,
az ama önemli şeyler yapma yolunu tercih ettiklerini belirten Arasıl,
serbestleşmenin yaklaştığı bu dönemde hukuki düzenlemeleri hala yapmadıkları
yönünde eleştirilerin olduğunu dile getirerek, “Telekomünikasyon Kurumu
kurulma nedenine aykırı bir şey asla yapmaz. Serbestleşmenin tam olarak
sağlandığı hukuki bir yapıya kavuşulması temel hedefimiz” diye konuştu.
Arasıl, düzenlemelerde temel amacın piyasaya yeni yatırımcıların çekilerek,
piyasanın güçlü ve rekabetçi bir yapıya kavuşturulması olduğunu ifade
etti. Tekelci yatırımların kamu üzerinde ciddi yük oluşturacağının
üzerinde duran Başkan Arasıl, başarılı bir serbestleşmenin ana operatörün
(Türk Telekom) 3-4 yıl içinde değerini artıracağını kaydetti.
2005 yılında 1 milyardan fazla kullanıcının İnternet’e erişeceğinin
öngörüldüğünü kaydeden ve telekomünikasyon sektörünün sayısal uçurumun
giderilmesi için en önemli sektör olduğuna dikkat çeken Arasıl, sektörün
gelişememesinin önündeki en önemli engelleri; gerekli düzenlemelerin
yapılamaması, uygulanan yüksek vergiler ve telif hakları olarak sıraladı.
Arasıl, sorunların çözümünün serbestleşme sonrasında uygulamaya girecek
katma değerli servislerle sağlanacağını kaydetti.
Serbestleşme olmazsa olmaz
Telekom Forumu’nun ikinci gününde “2004 Yeni Telekom Düzeni” konusu
üzerinde durularak, konu etrafında, “2004’e bakarken teknoloji nerede?”,
“Mobil operatörler neler yapıyor?”, “Tasarlayıcılar ve yatırımcılar
nasıl yatırım yapıyor?” başlıkları tartışıldı. Sektörün önünün açılması
için serbestleşmenin bu yıl sonunda (31 Aralık 2003) yapılmasının
kaçınılmaz olduğunun vurgulandığı forumda; serbestleşme sonrası katma
değerli servislerin gelişmesi için sektörün önündeki engellerin kaldırılması
ve düzenlemelerin yapılması gerektiğinin üzerinde duruldu.
Ulaştırma Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürü Hasan Tüfekçi: “Ses tekeli
haricinde serbestleşmenin önünde ciddi bir engel yok. Aslolan, özel
sektörün bu konuya hazır olması. Vergi sorunu her sektörde yaşanıyor.
Siyasi iradenin bu sorunu çözme imkanı var. DPT ve PTT temsilcilerinin
katılımıyla sektörle ilgili yeni bir yasa hazırlığını tamamladık.
Yasa taslağı hazır, son düzeltmeler yapılıyor. Taslak önümüzdeki günlerde
sektörün görüşüne açılıp, önümüzdeki yasama dönemi içinde Meclis’e
sunulacak. Yasa içerisinde, elektronik haberleşmede ayrı olarak düzenleniyor.”
Cihan Kanlıgöz Telekomünikasyon Kurumu Hukuk Müşaviri: “Mobil iletişimdeki
vergiler (Özel İletişim Vergisi) yasa konusu. Vergiler sektörün önünü
tıkıyor. Bu konuda doğru politikalar izlenerek, sektörün önünün açılması
lazım.
Telekomünikasyon Kurumu düzenleme yetkisini kullanarak, sektörün gelişmesine
katkı sağlayacak. GSM piyasasında Aycell ve Aria birleşmesi gündeme
geldi. Bu konuda Telekomünikasyon Kurumu’na görev verildi. Biz hukuki
çalışmaları yapıyoruz. Tüketici açısından yararlı olacağını ümit ediyoruz.”
Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan: “Kurumların katma değerli
hizmetleri ve pazarın gelişmesi mobil iletişim hizmetlerine yönelik
olacak. Sabit hatlarda da bir gelişme olacak ama, mobil hatlarla orantılı
olmayacak. Bu süreçte önemli olan Türk Telekom’un özelleştirmesini
uygun şartlarda tamamlayabilmek...
Serbestleşme kaçınılmaz, serbestleşme treninin durdurulamayacağını
biliyoruz ve kendimizi serbestleşmeye ve rekabete hazırlıyoruz. Türk
Telekom serbestleşme ile daha verimli çalışan bir şirket haline gelecek.
Serbestleşmeyle uzun vadede Türk Telekom’un gelirlerinde bir düşüş
olmayacak, çünkü gerekli yatırımları bugünden yapmaya başladık. Serbestleştirme
için ilgili kurumlarda ciddi bir irade var. Serbestleştirmeyi destekliyoruz
ve rekabet için çok önemli olduğunu düşünüyoruz.
Telekomünikasyon sektörü uzun dönemde getiri sağlayan bir sektör.
Bütün grupların bu işe gireceklerine inanıyorum. Bunu düzenlemek de
Telekomünikasyon Kurumu’na düşüyor. Bölge pazarlarına bu gruplarla
birlikte gideceğimize inanıyorum.”
Turkcell Genel Müdürü Muzaffer Akpınar: “Hizmet sunarken çeşitli kısıtlarımız
var. Altyapıları keyifli ortamlara taşımak için de büyük çabamız var.
Sürekli geliştiğimizi hissediyoruz. Ancak yeterli cazibeyi yakaladığımızı
henüz iddia edemiyoruz. 3. Kuşağa mutlaka geçilmelidir. Bu sektörde
aşırı vergilendirme var. Mobil iletişimde vergilendirme sistemi dünya
ortalamalarının çok üzerinde. Telekomünikasyon sektörü sayısal uçurumu
kapatmaya yönelik bir sektör olduğu için bu sektöre farklı bakılabilir.
Sektörün oturması için rekabete ihtiyaç var. Karlılık ve tüketici
menfaatleri denge içinde korunmalı.”
Nortel Networks Netaş Genel Müdürü Sait Gözüm: “Teknoloji her zamankinden
daha hızlı değişiyor. Türkiye telekomünikasyon pazarı milyar Dolar’larla
ölçülüyor. Haberleşme alanında olmazsa olmazı yaşıyoruz. Herkesin
her yerden bilgiye erişimini sağlamak kaçınılmaz. Hiç kimse mobil
ortamın bu büyüklüğe geleceğini tahmin etmiyordu. Katma değerli hizmetler
önemli. Hızlanan rekabet çözümlerin sayısını artırıyor.
Serbestleşme önemli, ancak rol oynayacak firmaların önemli sorumluluğu
var. Son kullanıcıya profesyonel servisler, yeni servisler verilmesi
lazım. Servis sağlayıcılar olarak profesyonel yaklaşımlar gösterilmezse,
içerik çok çabuk çöker. Serbestleşmeye soyunacak firmaların sorumlu
davranması, iş planlarını iyi yapması ve farklı servisler vermesi
gerekir. Aksi halde sonuç hüsran olur.”
Alcatel Teletaş Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Yenel: “Türkiye’de teknolojik
anlamda bir sorun yok. Hatta teknoloji ihtiyaçların önünde. Ancak,
3K’nın içini dolduracak bir çözüm yok. Uçtan uca sistemlerde yazılım
ortamında alınacak daha çok mesafe var. Teknoloji ile kişinin yaşam
tarzının örtüşmesi için daha çok çaba harcamamız gerekiyor. Serbestleşmenin
özelleştirme ile paralel gitmesi gerekiyor. Türk Telekom’un gerçekten
bir özel şirket olma dışında bir seçeneği yok. Bu da Türk Telekom’un
özelleştirilmesiyle sağlanacak.”
Siemens A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Süleyman İlden: “Türkiye’de teknoloji
isteklerin önünde gidiyor. Dünya telekomünikasyon sektöründe pek iç
açıcı bir süreç yaşanmıyor. Telekomünikasyon sektörüne yönelik bazı
şeylerin yapılması gerekiyor. Sektörün önünü açmak zorundayız. 2004
yılı içinde hükümet destekli serbestleşmenin gerçekleşeceğini düşünüyorum.
Doğru serbestleşme politikası sağlandığında yabancı yatırımcı da gelir.”
Sony Ericsson Türkiye Genel Müdürü Ali Kesan: “2,5K ile 3K arasında
geçiş yumuşak ancak insanların algılaması yönünden zor olacak. Teknoloji
altyapısı olarak Türkiye’de temel altyapı iyi oturmuş durumda. Sıkıntı,
alışkanlıklarımızı zor bırakmamızdan kaynaklanıyor. Düzenlemelerle
ilgili bir sıkıntı olabilir.
Seneye 4 milyona yakın mobil telefon satılır. Pazarda yüzde 60 düzeyinde
çok büyük bir değiştirme yaşanır. Serbestleşmeyle birlikte yerli üreticiler
kazanacak. Yatırım yapmak isteyenlere önlerini görecek planlar koymamız
lazım.”
Superonline Genel Müdürü Savaş Ünsal: “Geniş bant İnternet hizmeti
sunulmasını sağlayan teknoloji ABD’de çok hızlı ilerleyen bir teknoloji.
11 Megabit çok hızlı bir bağlantı. Bu alanda mobil operatörlerin,
mobil sağlayıcıların ve Microsoft gibi firmaların birlikte çalışması
lazım. Türkiye’nin teknoloji alanında bir sıkıntısı yok. Sıkıntı düzenlemelerde.
Hiçbir zaman insanların önüne engeller koymamak gerekir. Son ana kadar
ümitsizdim. Başbakan Recep Tayyip Özdemir’in Bilişim Zirvesi’ni açış
konuşmasıyla yeniden ümitlendim. Bir strateji verilmişse herkesin
başbakana yardımcı olması gerekir. Serbestleşmeyi Ocak 2004’de yapacağımıza
inanıyorum. İnternet üzerinde gerekli teknolojik gelişmeyi sağlayıp,
İnternet altyapısını yaygınlaştırırsak, e-dönüşüm sağlanır. İnternet
hizmeti sağlayan yatırımcıların lisansı yok. Türk Telekom’un altyapısı
üzerinden servis sağlıyoruz. Lisanslı olarak hizmet vermemiz lazım.
Ara bağlantılar çok önemli. DSL hizmeti verebiliriz ama Türk Telekom
ile yapılan sözleşmeye göre hukuki olarak veremiyoruz.”
Microsoft Türkiye eski Genel Müdürü Haluk Maga: “Türkiye’nin geleceği
için çok umutluyum. Yaşanılan ekonomik kriz bizi yeniden yapılanmaya
götürdü. Teknolojinin geliştirilmesine yönelik ciddi bir siyasi irade
görüyorum. Güçlerimizi birleştirmemiz gerekiyor diye düşünüyorum.
Teknoloji açısından Türkiye’nin önündeki 10 yıllık süre çok kritik.
2004’de serbestleşme ile yazılım endüstrisi de önemli bir değişime
uğrayacak. Yerli yazılımcılara önemli kapılar açılacak.”
İnnova Genel Müdürü Aydın Ersöz: “E-işin temelinde açık standartlara
dayalı iletişim var. Altyapının iyileşmesini bekliyoruz. Bu konuda
ciddi kısıtlarla karşı karşıyayız. EKT yatırımı yapan kuruluşlar olarak
yatırımlarımız, bakışlarımız ve iş yapma biçimlerimiz değişecek. Kullanıcılar
için yeni uygulamalar gelecek. Bu da komünikasyonun iyileştirilmesiyle
sağlanacak. Bu iyileşme de serbestleşmeyle olacak.”
Oytek Genel Müdürü Altay Elbek: “Yurtdışında serbestleşme nasıl olmuş
buna bakmak lazım. Deutsche Telekom’un 64 milyar Dolar, Fransız Telecom’un
68 milyar Dolar ve İspanyol Telephonica’nın 22 milyar Dolar borcu
var. Bu kurumlar serbestleşmeden olumsuz etkilenmişler.
GSM kullanma adedi anormal boyutlarda. Ancak İnternet kullanıcı sayısı
henüz iyi bir düzeyde değil. Tüketicilere İnternet’i sevdiremedik.”
MESAM Yönetim Kurulu Üyesi Atilla Özdemiroğlu: “Mobil iletişimde telif
hakları sorunu etap etap ilerliyor. Şirketler yurtdışı şirketleri
taklit ediyorlar. Yerli ürünler ve servisler üretilmiyor. Katma değerli
servislerde yerel motifler yaratılmalı.”
Sony Music Yetkilisi Melih Ayraçman: “Müzik alanındaki iki meslek
birliğinin arasındaki anlaşmazlıklar pazara olumsuz yansıyor. Meslek
birliklerinin ve eser sahiplerinin görmesi gereken konu; eser ne kadar
kullanılırsa o kadar çok gelir elde etmesi. Eser sahiplerinin ikna
edilmesi durumunda eserin kullanılmasında bir sorun olmaz. Bu konuda
önümüzdeki 15 yılda Türkiye altın yılını yaşayacak. Bunun iyi değerlendirilmesi
lazım.
Vergi konusu önemli bir sorun bunu canlı tutmak lazım. Vergi oranlarının
düşürülmesi ya da vergilerin kaldırılmasıyla Türkiye’de yatırım ortamı
bir dinamizm kazanır. Bugünkü siyasi iradenin AB’ye girme kararlılığı
var, bu çok önemli. 2004 dünyaya uyum açısından ve yerli yatırımcıya
destek açısından önemli olacak.”
Çukurova Medya Grubu Başkanı Tuncay Özkan: “Türkiye’de değişmesi ve
gelişmesi gereken eğitim. Eğitim sorununu çözmek ve teknolojiyi geliştirmek
için Turgut Özal bugün gelinen noktada daha ileri ufuklar çiziyordu.
Türkiye’de köklü değişiklikler yapmak gerekiyor, büyük kitlelerin
bu teknolojinin içine çekilmesi gerekiyor.
Teknolojiye sürekli ısınan bir Türkiye var. Ancak sonuç yok. Türkiye’nin
artık bunu aşması lazım. Eğer halkı sermayenize katarsanız herşey
yeniden başlar ve 2004 yılı farklı bir yıl olur.”
CeBIT Bilişim Eurasia’03
CeBIT Bilişim Eurasia 2-7 Eylül 2003 tarihleri arasında
Tüyap Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde ziyaretçilere kapılarını
açtı. Açılışı 2 Eylül’de Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif
Şener tarafından yapılan fuar, iletişim ve ağ teknolojileri, özel
temalı bölümler, yazılım dünyası ve yerli yazılım ürünlerinin dünyaya
tanıtılmasını hedefleyen “Made in Turkey” bölümü, bilgi teknolojileri,
ziyaretçilerin yeni ürünleri satın almasına olanak veren bilişim market
ve mobil iletişim teknolojileri olmak üzere 7 ana salondan oluştu.
58 ülkeden 163 bin kişinin ziyaret ettiği etkinlik 1616 basın mensubu
tarafından takip edildi. Fuara 21 ülkeden temsilciler katıldı ve fuarda
752 yabancı şirket yer aldı. Bu etkinlikte yeni bir uygulama da yer
aldı. İntegral tarafından geliştirilen ‘infoStrip’ teknolojisi fuar
bilgi sistemi olarak kullanıldı. Etkinlik alanına erişim İETT otobüsleri
ile Bostancı, Üsküdar, Kadıköy, Taksim, Mecidiyeköy, Beşiktaş, Bakırköy’den
gerçekleştirilirken, İstanbul dışından gelenler için Ulusoy, bilet
satış noktalarında çeşitli avantajlar sundu.
Uycan: “Mobil ödeme sistemleri zamanla gelişecek”
Yapılan bir araştırmaya göre kullanıcıların yüzde
15’inin mobil ortamı İnternet’e göre daha güvenli bulduğunu söyleyen
Gülfem Uycan, mobil ödemede kullanım kolaylığına dikkat çekti. 2000
yılından bu yana beklentileri olmaksızın mobil ödeme konusunda yatırımlar
yaptıklarına, ancak mobil ödeme sistemlerinin daha kullanılır hale
gelmesi için zamana ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Uycan, “İnternet
1996’dan bu yana yaygın şekilde kullanılıyor olmasına karşın bu ortam
üzerinden alışveriş oranı hala çok yüksek değil. Mobil ticaret tarafında
da yaygınlaşma uzun sürecek gibi gözüküyor. Bu noktada kullanımı teşvik
edecek kampanyalar yapıyoruz. Öte yandan bu sistemde hukuksal bir
altyapıya ihtiyaç var” dedi.
Şener: “E-dönüşüm Türkiye, kilit
nokta”
Konuşmasında E-dönüşüm Türkiye Proje’sinin önemini vurgulayan Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener şöyle devam etti:
“Tek tek kamu kurumlarının gerçekleştirecekleri münferit projelerden
daha çok, ulusal çapta, hizmetlerin tek kapıdan ve entegre bir şekilde
sunulduğu projelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bilgi paylaşımı
ile birlikte işlerliği sağlamak ve vatandaş odaklı hizmet ana hedefimiz
olacaktır. 2004 yılından itibaren, Devlet Planlama Teşkilatı’nın kamu
yatırımlarındaki rolü gereği e-devlet projeleri arasında ilişki kurularak,
projelerin seçiminde sektörel önceliklendirme yapılacaktır. Ayrıca
mümkün olan tüm e-devlet uygulamalarının entegre edilmesi ve tek kapıdan
sunumu için de 2004 yılından itibaren çalışmalar başlatılacaktır.
Kamu kuruluşları ile yürütülecek bu çalışmalara paralel olarak bu
konuda deneyime sahip uluslararası kuruluşlarla da ortak çalışmalar
yapılmaktadır. Bu kapsamda, Dünya Bankası ile beraber bilgi ekonomisine
geçiş konusunda Türkiye’deki durumun tespitine ve politika geliştirilmesine
yönelik bir çalışma yürütülmektedir.”
Turkcell 6. kez fuarın sponsorluğunu
üstlendi
Turkcell, fuarı altıncı kez ana sponsor olarak destekledi. Sektörde
10. yıl temasıyla fuara katılan Turkcell, ziyaretçilerini, telekomünikasyon
ve mobil iletişim ürünlerinin tanıtıldığı 7. Salon’da toplam 993 metrekarelik
alana kurulu standında, ana fuayede bulunan Turkcell Extra’da, dış
alanda bulunan Hazır Kart ve Shubuo çadırları ile Turkcell TIR’ında
ağırladı. Ziyaretçiler, Turkcell’in gerek faturalı aboneler gerekse
Hazır Kart kullanıcılarına yönelik yeni ürün ve hizmetleriyle tanışırken,
on yıllık geçmişin izlerini de takip etme olanağı buldular. Turkcell
Kurumsal Hizmetler ise, kurumlara verimlilik ve etkinlik kazandıran
mobil iş çözümlerini ve ‘Çözüm Ortaklığı Programı’ kapsamındaki uygulamaları
tanıttı. Fuar boyunca ziyaretçiler Turkcell Extra’daki görevlilere
abonelik işlemleri konusundaki soru ve taleplerini yönelterek, diledikleri
konularda görevlilerden bilgi aldılar.
E-devlet ve e-belediye uygulamaları sergilendi
Fuar kapsamında yer alan ‘E-devlet’ temalı bölümde
34 kamu kurum ve kuruluşuna ait 100’ü aşkın e-dönüşüm projesi sergilendi.
Avrupa Komisyonu tarafından düzenlenen 2003 yılı e-devlet konulu e-Avrupa
ödüllerinde 357 proje arasında finale kalan Gümrük İdaresi’nin Modernizasyonu
kapsamında uygulanmakta olan “e-Gümrük Projesi” ve ABD’de Computerworld
Honors Organizasyonu tarafından düzenlenen 2003 Computerworld Honors
21.Yüzyıl Başarı Ödülleri’nde “Devlet ve Kar Amacı Gütmeyen Organizasyonlar”
kategorisinde birincilik ödülüne layık görülen Maliye Bakanlığı Gelirler
Genel Müdürlüğü VEDOP Projesi içinde bulunan İnternet Vergi Dairesi
uygulaması bu bölümde yer aldı.
Fuarda; Doğal Afet Sigortaları Bilişim Sistemleri Projesi, Emniyet
Genel Müdürlüğü’nün Şehir Komuta Kontrol Merkezi Projesi, SSK Sanal
Sigorta Müdürlüğü Projesi, T.C. Kültür Bakanlığı’nın Web Sitesi Projesi,
T.C. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın Doğrudan Gelir Desteği Çiftçi
Kayıt Sistemi Projesi gibi pek çok proje sergilendi. Bu yıl ilk kez
Türkiye’nin e-dönüşümü konusunda koordinatörlüğü Devlet Planlama Teşkilatı
yapıyor.
E-belediye temalı bölümde 6 belediye, 10 belediye iştiraki ve 3 özel
şirket e-dönüşüm projelerini sergilerken, Uluslararası Yerel Yönetimler
Birliği, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu Bölge Teşkilatı (IULA-EMME) işbirliği
ile Türkiye’de ilk kez düzenlenen Avrasya E-belediye Forumu’nda başarılı
uygulamalar ulusal ve uluslararası uzmanlar tarafından ilgililere
aktarıldı. Bu bölümde belediyelerin yanı sıra, belediyelere yönelik
enformasyon ve komünikasyon teknolojileri geliştiren özel sektör kuruluşları
da yer aldı. Avrasya E-belediye Forumu’nda ise, IULA-EMME işbirliği
ile dünyadaki başarılı e-dönüşüm proje ve uygulamalarının konunun
uzmanları tarafından kamuoyuna tanıtıldı.
Oturduğunuz semtin imar durumunu İnternet’ten öğrenin: Tüm kurum çalışanları
bilgisayar ağından, istenirse belediye dışı kullanıcılar ve vatandaşlar
İnternet üzerinden açılan bilgilere ulaşabiliyor. Bu sayede örneğin
ada ve parsel numarası vererek ilgili parselin; imar durumu, üzerindeki
binalar, jeolojik durumu, mülkiyet bilgisi, numarataj kayıtları, belediyeye
herhangi bir borcu olup olmadığı tek bir pencere üzerinde görülebilmekte.
Evinizden 7 gün 24 saat belediye hizmeti: Bu sistem ile belediyeler,
hizmet verdikleri kent sakinleriyle elektronik ortamdan iletişim kurarak
vatandaşların belediyeye gelmeden 7 gün 24 saat hizmet almasını sağlıyorlar.
İzmir üniversite olimpiyatlarına EKT ile hazırlanıyor: İzmir Büyükşehir
Belediyesi 2005 yılında İzmir’de düzenleyeceği 23. Universiade Uluslararası
Üniversite Olimpiyatları için bilişim teknolojisinin getirdiği ve
getireceği tüm yeniliklerinden yararlanmak üzere girişimlerini sürdürüyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hedefi, belirlenmiş standartlar doğrultusunda
kent genelinde oluşturulacak komünikasyon altyapısı üzerinde tüm kent
hizmetlerinin mutlak güvenli ve sürekli bir paylaşım süreci içerisinde
sürdürülmesini sağlayacak ortamı geliştirmek. E-ulaşım ile daha etkin
kullanım: Akıllı Ulaşım Sistemleri halen mevcut altyapının yol, geçit,
köprü vb. teknolojik ürün, sistem ve hizmetlerle daha etkin kullanımını
amaçlıyor.
İstanbul afet durumunda bilişim teknolojileri ile yönetilecek: Afet
Koordinasyon Merkezi (AKOM) herhangi bir felaket anında İstanbul’un
yönetimini sağlayacak bilişim altyapısı ile donatıldı. AKOM’da coğrafi
bilgi sistemi tabanlı Afet Bilgi Sistemi uygulaması tamamlanmış olup,
veri güncellemesi devam ediyor. İstanbul’un ana arterlerindeki 40
noktadan canlı trafik görüntüleri AKOM’a getirilmiş durumda ve İstanbul’un
8 merkezi noktasından canlı görüntünün AKOM’a nakli ve görüntülerin
kayıt altına alınması ile ilgili çalışmalar devam ediyor.
Anında toplu taşıma bilgilerine ulaşabilirsiniz: Yolbil, toplu taşıma
ile ilgili hız, konum gibi her türlü yolculuk bilgisinin gerçek zamanlı
olarak kullanıcılara sunulmasını amaçlıyor.
İGDAŞ araçları, İnternet üzerinden takip edilebiliyor: İşletme Araçları
Takip ve Yönlendirme Sistemi, İGDAŞ’ın hızla büyüyen ve kompleks hale
gelen doğalgaz şebekesinin işletimine, bakımına, onarımına ve gelen
ihbarların değerlendirilerek abonelere, programlı, verimli ve kaliteli
hizmet götürülmesine imkan sağlayan bir sistem. Bilişim
altyapıda da kullanılıyor: İSKİ’nin Ağustos 1999 itibariyle başlatılan,
mevcut sistemin donanım ve yazılım olarak yenilenmesi ile veri girişlerinin
daha hızlı ve şebeke bütünlüğü içerisinde yapılmasını hedefleyen,
ayrıca her türlü coğrafi bilgi sistemi analizi, modelleme ve senaryo
yönetimi, temalı harita üretimi vb. işlevleri yerine getirebilecek
şekilde tasarlanan bir coğrafi bilgi sistemi projesi bulunuyor. Projenin
ismi İSKABİS.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nden bir ilk: İlk
kez Eskişehir’de gerçekleştirilen bir sistem ile önce belediyeler
arasında ağ üzerinden anında erişimli bağlantı kurularak il düzeyinde
İl Bilgi Sistemi’ne; daha sonra da iller arasında bağlantı kurularak
devlet düzeyinde “Devlet Bilgi Sistemi”ne ulaşılması sağlanıyor.
Yalova Belediyesi’nde hizmet masaları: Yalova Belediyesi’nde uygulanan
e-yönetişim uygulaması üç temel sac ağı üzerine oturuyor: Şeffaflık,
verimlilik, katılım. Hizmet masaları uygulamasıyla; belediye tarafından
üretilen tüm hizmetlerin ne kadar süre içerisinde tamamlanacağı ile
hangi birim ve kim tarafından yapılacağı tanımlanmış ve bu tanımlamalar
vatandaşa bildiriliyor. İşin ne aşamada olduğu, hangi birimde olduğu
ve ne zaman sonuçlanacağı ile ilgili bilgiler; e-belediye sistemi
içerisinde etkileşimli olarak takip ediliyor; sorgulanıyor ve düzenleniyor.
KOBİ’ler sektör uzmanlarıyla bilgi
alışverişinde bulundu
Fuarda, “Bilişime yapacağınız yatırımlar
nasıl fonlanır?” ve “Bilişimden nasıl para kazanılır?” başlıkları
altında KOBİ’lere yönelik toplantılar düzenlendi. TTGV, KOSGEB,
TİDEB gibi KOBİ’leri yakından takip eden kurumların konuşmacı
olarak katıldığı etkinliklerin amacı; KOBİ’lerin teknolojiye
yatırımlarında yol gösterici olmak şeklinde özetlendi. Sunumlarda
Türkiye’deki işletmelerin yüzde 90’ından fazlasını oluşturan
KOBİ’lerin teknolojiye yatırım yaparken dikkat etmesi gereken
noktalar, yatırımların fonlanması ve bu yatırımları destekleyecek
projeler konunun uzmanları tarafından anlatıldı. Etkileşimli
sunumlar sırasında, küçük ve orta ölçekli işletme sahipleri
sorunlarını ilgili uzmanlara ilettiler ve birlikte çözüm yolları
aradılar.
Yerli yapım ürünler dünya pazarına
açılıyor
Türkiye’de teknoloji üreten firmaların
küresel rekabette yerlerini almaları ve ‘Made in Turkey’ damgalı
ürünlerin bütün dünyada tanınıyor, biliniyor ve tercih ediliyor
olmasını sağlamak için düzenlenen “Türkiye’den Küreye” temalı
bölümü aynı zamanda İstanbul’u katma değerli projelerle EKT’nin
kavşak noktası haline getirmeyi de amaçlıyor.
‘Gelecek Parkı’nda üniversite
sanayi işbirliği
Gelecek Parkı’nda bu yıl, TÜBİTAK-BİLTEN, TÜBİTAK-6. Çerçeve
Programı, TÜBİTAK-TİDEB, TTGV, Boğaziçi Üniversitesi, İTÜ,
Bilkent Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Işık Üniversitesi,
Ahmet Yesevi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Koç Üniversitesi,
Doğuş Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Çukurova USAM’a
bağlı akademisyenler, bilim adamları ve öğrenciler projelerini
sanayi kuruluşlarıyla paylaştılar, geliştirdikleri ortak projeleri
sergilediler.
TÜGİAD “Bilişin-Girişin”
paneli ile öğrencileri bilgilendirdi
Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD), iş dünyası ile üniversiteler
arasında bir köprü oluşturmak amacıyla “Bilişin-Girişin” başlıklı
bir panel düzenledi. Bilişim sektöründe başarıya ulaşmış girişimcilerin
panelist olarak başarı öyküleri ve tecrübelerini dinleyicilerle
paylaştıkları panelde ayrıca genç girişimcilere sağlanan destek,
teşvik ve uygulamalar ele alınarak sürecin özendirici boyutları
da vurgulandı.
Nortel Networks Netaş
Centrex ve optik Ethernet uygulamalarını anlattı
Optik Ethernet, hem Ethernet hem de optik teknolojilerinin
en iyi yönlerini bir araya getiriyor. Nortel Network Netaş’ın,
bu iki teknolojinin yeteneklerini artıran optik Ethernet ürünleri,
servis sağlayıcılar ve şirket ağları için basit, hızlı ve
ucuz çözümler sunuyor. Kurumsal ağları rekabetçi avantaja
dönüştüren optik Ethernet çözümleriyle Nortel Networks Netaş,
Türk Telekom standında tanıtım yaptı.
Standda ayrıca Centrex sistemi hakkında da bilgiler verildi.
Telefon gereksinimi ister 2 ister 30 bin hat olsun, Centrex
servisi ile tüm telefon hatları PBX özellikleriyle donatılabiliyor.
Centrex abonesi kurumlar, iletişim servislerinden yararlanmak
için ekstra maliyet ve işgücü ayrılmasına gerek kalmadan ana
faaliyet konularına odaklanarak kârlılıklarını artırabiliyorlar.
Turkticaret.Net’ten
‘Teknoloji Destek Paketi’
KOBİ’leri e-işe taşımayı hedefleyen Turkticaret.Net, Yapı
Kredi Bankası işbirliği ile gerçekleştirdiği ve KOBİ’lerin
uygun maliyetle e-işe adım atmalarını sağlayan Teknoloji Destek
Paketi’ni tanıttı. Alan adı tescilinden İnternet sitesi tasarımına,
Web yayınından arama motorlarına kayıt ve intranete kadar
birçok e-iş bileşenini bir araya getiren destek paketi satışa
sunuldu.
Vestel grup şirketleri
basınla sohbet toplantısı düzenledi
Vestel grup şirketleri, Vestel City standında basınla sohbet
toplantısı düzenledi. Vestel Şirketler Grubu’nun üst düzey
yöneticilerinin katıldığı toplantıda, Vestel’in Türk tüketicisinin
kullanımına sunacağı ilkler tanıtılırken; elektronik, bilişim
ve uydu iletişimi sektörüne ilişkin değerlendirme ve öngörüler
paylaşıldı, Vestel’in ARGE faaliyetleri, yatırımları ve gelecek
projeleri ile ilgili bilgiler aktarıldı.
Vestel Şirketler Grubu’nun uydu iletişimi sektöründe hizmet
veren şirketi Dexar’ın yeni ürünü olan ve uydu üzerinden sınırsız
erişim sağlayan DirecWay de fuarda tanıtıldı.
Siemens ziyaretçilere
21. yüzyıl ürünlerini tanıttı
Eylül ayında pazara sunduğu beş yeni modelini ilk kez fuar
kapsamında tanıtan Siemens Mobile, birbirinden ilginç tasarım
halindeki ürünlerini de tüketicilerle buluşturdu.
Siemens’in ilk akıllı telefonu (smartphone) SX1, eğlenceli
MC60, bir tasarım klasiği C60, değişik kapak seçenekleri ile
A52 ve dahili kamerasıyla zumlu fotoğraf çekme özelliği bulunan
ST55 Türk mobil kullanıcılarına tanıtıldı. İlk kez fuar kapsamında
sergilenen bu beş yeni GSM telefonun yanı sıra, DECT telefonlarda
da pek çok yeni model tüketicilerin beğenisine sunuldu. GSM
telefonu serisi Xelibri ve ünlü tasarımcı Alessi tarafından
tasarlanan Alessi DECT telefonu da firma standında yerini
aldı. Ayrıca henüz tasarım halinde olan, geleceğin ürünleri
olarak adlandırılan Kağıttan Ekran, Sanal Klavye, Yaşayan
Karakterler, 3 Boyutlu Ekran, Gerçekçi Oyunlar gibi geleceğin
ürünleri de fuar boyunca ziyaretçilerle buluştu.
Raks mobil telefonlar
kullanıcıyla buluştu
Raks Telekom fuardaki tek yerli GSM telefonu üreticisi olarak
yer aldı ve yeni ürünlerini sergiledi. Firma 2001 yılının
2. çeyreğinden itibaren piyasaya sürdüğü R78, R88, 7530, 3520,
9530, 9535’in yanı sıra, 2003 yılının son çeyreğinde piyasaya
çıkacak olan Raks markalı üç yeni GSM telefon modeli 9745,
9545 ve 3525’i tüketicilerin beğenisine sundu.
Yapı Kredi, bankacılık
hizmetleri ile fuardaydı
Yapı Kredi; POSCepte, Online Kredi, Worldonline, Sınırsız
Bankacılık ve Mobil Ödeme gibi gelişmiş yeni ürünlerini sergiledi.
Türkiye’nin POS özelliklerini GSM telefonlara taşıyan ilk
ürünü POSCepte, GSM telefondan kredi kartı ile satış gerçekleştirmek
için geliştirildi. Üye işyerleri, POSCepte ile sahip oldukları
WAP uyumlu mobil telefonlarına kredi kartı bilgilerini girerek,
müşterilerine kredi kartı ile alışveriş imkanı sağlayabiliyorlar.
Böylece üye işyerleri Turkcell kapsama alanı içinde istedikleri
her yerden kredi kartıyla satış yapabiliyor ve Worldtaksit-Worldpuan
imkanlarını sunabiliyor.
Ziyaretçiler mobil ödeme hizmeti ile, yakında Yapı Kredi Yayınları’ndan
çıkacak olan Harry Potter Serisi’nin 5. kitabı Harry Potter
ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nın ön siparişini mobil ödeme indirimiyle
GSM telefonlarından verme imkanına sahip oldular.
Çözüm Holding’den ‘Akıllı
Şehir’ çözümü
Çözüm Holding, fuarın giriş sistemi destekçi kuruluşu olarak,
girişlerdeki turnikelerin üretilmesi ve sistemin yazılımı,
koordinasyonu, kontrolü, fuarı gezen ziyaretçilere ait tüm
istatistiksel verilerin alınması ve raporlanması gibi giriş
sistemi ile ilgili her türlü konudan sorumluydu.
Firmanın fuarda tanıttığı ürünler arasında yer alan X10, evdeki
ışıkları, cihazları ve diğer ekipmanları var olan elektrik
kabloları üzerinden kumanda etmeye yarayan bir iletişim dili.
Bu ürünün yanı sıra Çözüm Otobüs Durağı’nda ziyaretçiler;
bekleyen bir otobüs, toplu taşımacılık ve otopark simülasyonları
ve bu projeler için üretilmiş ürün ve yazılımları incelediler.
Akıllı Kampus projesinde yer alan elektronik ödeme sistemiyle,
alışveriş yapmak, yemek yemek, ödeme yapmak, fotokopi çektirmek
imkanlarının yanı sıra okula giriş çıkışlardaki kimlik ve
araç kontrolü de sağlanıyor. Bankacılık çözümleri için üretilmiş
yeni teknoloji ürün ve ‘EMV Dönüşüm Projesi’ ise ziyaretçilere
sunulan diğer bir çözüm olarak sergi alanında yerini aldı.
HP yeni ürünlerini ziyaretçilere
tanıttı
HP Görüntüleme ve Baskı Grubu, mobil yaşam ve ofis ortamlarını
canlandırdığı standında, baskı çözümlerini, teknolojinin geldiği
son noktayı gösteren ürün tanıtımlarıyla ilgi çekti. Bu bölümde
PhotoSmart 935 ve 735 sayısal fotoğraf makineleri, fotoğraf
baskısı yapabilen PhotoSmart 7260/7660 yazıcıları, DeskJet
5150 masaüstü yazıcı, OfficeJet 5110 ve 6110 hepsi bir arada
cihazları, PSC 2175 ve 1210 yazıcı-tarayıcı-fotokopi cihazları
ve SJ 3970 tarayıcı yer aldı. “HP ile daha fazla eğlence”
başlığı altında, ev kullanıcıları için hazırlanan çözüm ve
ürünler tanıtıldı. Çoklu ortam kişisel bilgisayarlar, masaüstü
yazıcılar, sayısal kameralar, hepsi bir arada
|
|
cihazları bu kapsamda yer aldı. Özellikle reklam
ve grafik sektörünün ilgisini çekecek profesyonel baskı çözümlerini
içeren ikinci bölüm ise, “Profesyonel Renk”ti. Burada kartpostal boyutundan
poster boyutlarına kadar, değişik ebatlarda ve kartondan kumaşa kadar
değişik mecralara baskı yapabilen DesignJet geniş formatlı yazıcılar
ve renkli LaserJet yazıcıların yer aldığı görüntüleme ve baskı çözümleri
yer aldı. Mobil yaşam başlığı altında sayısal fotoğraf makineleri, kablosuz
çalışan yazıcılar, dizüstü bilgisayarlar, tablet bilgisayarlar ve iPAQ
cep bilgisayarları sergilendi.
Koç Bilgi Grubu’ndan teknolojinin
her alanında hizmet ve ürünler
Koç Bilgi Grubu, EKT sektörünün artan ihtiyaçlarına uygun çözümler
geliştiren şirketleri, e-iş ve sayısal eğlence ortamları ile fuarda
yer aldı. KoçSistem, Koç.net, Bilkom, Tanı, Koç Bryce, GVZ, Biletix,
Ultra Kablo TV, Kangurum, Promena ve Kotonline’nin yanı sıra Kobiline
e-iş ve Avaturk ile etkinliğe katılan Koç Bilgi Grubu, e-Türkiye’nin
oluşumu konusunda gerçekleştirdiği çalışmalarla ön plana çıkıyor.
Koç Holding Turizm Grubu’na bağlı BookinTurkey ve Koç Holding Finansal
Hizmetler Grubu’na bağlı Koçbank da e-yaşama hizmet eden ürün ve hizmetleriyle
fuarda Koç Bilgi Grubu standında ziyaretçilere kapılarını açtı.
KoçSistem, fuar etkinliğinde e-dönüşüm çözümlerini ziyaretçilere anlattı:
KoçSistem, fuar alanında İnternet’e açık kiosklar ve plazma ekranlar
üzerinden katılımcılara e-dönüşümde gerçekleşen başarı hikayelerini
izleme imkanı sağladı. Kiosklara kişisel bilgilerini giren katılımcılara
armağanlar verildi.
Koç.net şirketlere ‘Rizikometre’ uygulamasıyla anında erişimli güvenlik
testi yaptı: Koç.net, fuarda ‘Rizikometre’ adlı ürünüyle şirketlerin
güvenlik sistemlerini anında erişimli olarak ücretsiz test etti ve
tespit ettiği güvenlik açıkları ile birlikte test sonuçlarını bir
rapor halinde sundu. Fuar etkinlikleri kapsamında Web sitelerine yapılabilecek
olası saldırıları simülasyonlarla canlandıran Koç.net, etkinlikte
güvenlik hizmetlerini ve diğer toplam iş iletişimi çözümlerini sundu.
Apple Power Mac G5 ile fuarda sergilendi: Bilkom Bilişim Hizmetleri
A.Ş.’nin Türkiye distribütörlüğünü yaptığı Apple ürünlerinin en yenisi
Power Mac G5 ve Apple’ın yeni işletim sistemi Mac OS X’in son sürümü
Panther, fuarda Türk kullanıcısı ile tanıştı.
Koç Bryce uzaktan eğitim çözümleriyle fuardaydı: Koç Bryce; Microsoft,
Oracle, Sun, SAP, Cisco ve Redhat gibi firmaların çözümlerine yönelik
sınıf ve sertifika eğitimleri ile e-eğitim paketlerini fuarda tanıttı.
Firma fuar ziyaretçilerini, sözleşme hukuku, proje yönetimi ve Web
tabanlı İngilizce eğitimleriyle buluşturdu.
Koç Bilgi Grubu’nun en genç üyesi Paro fuardaydı: Tanı Pazarlama ve
İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin sayısal pazarlama ortamı Paro, fuar süresince
ziyaretçilere, gıda, giyim, kozmetik gibi çok çeşitli sektörlerden
üyesi olan firmaların kampanyalarını sundu.
Türkiye'nin ilk sesle yönetilen akıllı evi ve otomobili fuarda tanıtıldı:
GVZ Ses Teknolojileri, etkinlikte Ford-Otosan işbirliğiyle geliştirilen,
sesle yönetilen ilk akıllı otomobili ve Arçelik-CoreNet işbirliğiyle
konuşma tanıma, konuşma sentezleme teknolojileri kullanılarak geliştirilen
akıllı evi sergiledi. Ses komutu ile durdurulabilen ve çalıştırılabilen
otomobil, merkezi kilit sistemini ve camları açıp kapatabiliyor, radyo
teyp veya yan aynaları kumanda edebiliyor. Sahibinin elektronik mesajlarını
alabilen akıllı otomobil, İnternet’e bağlanarak borsa, hava ve yol
durumu ile birlikte daha birçok bilgiyi iletebiliyor. Akıllı ev ise,
sahibini sesinden tanıyarak verilen komutları aynen uyguluyor. Akıllı
evler, ana sistemde yer alan bir sunucu üzerinden yönetiliyor. Kablosuz
bir mikrofon aracılığı ile ev sahibinin sesli komutu, evin içinde
nerede olursa olsun, evin belli bölümlerine yerleştirilen alıcılarla
sisteme ulaşıyor. Müzik, film, ışık ayarları, kapı açıp kapama gibi
işlemlerin yüklendiği sistem sayesinde ev sahibi istediği yerden müzik
dinleyebiliyor, film izleyebiliyor, evin ısısını ayarlayabiliyor veya
evin ışıklarını açıp kapatabiliyor. Sadece tanıdığı sese kapıları
açma özelliği nedeniyle akıllı ev, hırsızların eve girişini önlüyor.
Kobiline üç ayrı hizmet paketini tanıttı: Kobiline fuara, ‘64 Kbps
Kiralık Hat’, ‘Yazılım Kiralama’ ve ‘Online Kurumsal Kimlik’ kampanyası
olmak üzere üç yeni kampanya ile katıldı.
Avaturk ödüllü oyun turnuvası düzenledi: Koç Bilgi Grubu-Porttakal
A.Ş. işbirliği ile kurulan sayısal eğlence ortamı Avaturk, distribütörü
olduğu dünyaca ünlü EverQuest, Anarchy Online ve Chrome gibi anında
erişimli oyunlarla fuarda genç ziyaretçileri ağırladı. Dünyada büyük
bir hızla büyüyen sayısal eğlence sektörü fuarda ilk kez Avaturk tarafından
temsil edildi.
Kangurum.net İnternet erişim paketi tanıtıldı: Kangurum, fuarda tüketicileri
yeni İnternet erişim hizmeti olan Kangurum.net ile tanıştırdı. Yetkililer
Kangurum.net paketlerinin hızlı, ekonomik, kaliteli ve güvenilir İnternet
erişimi sağladığını belirttiler. Migros mağazalarından yakın bir zamanda
satışına başlanacak olan Kangurum.net paketlerini şimdilik www.kangurum.net
adresi üzerinden almak mümkün.
SYS çözümleriyle fuardaydı
SYS Postoffice XP, ses Net kapısı uygulamaları, SYS Televantage çağrı
merkezi çözümleri, sayısal ses kayıt sistemi SYS Telelog ve SYS etkileşimli
sesli yanıt sistemleri çözümleriyle tüketicinin karşısına çıktı.