CeBIT Bilişim Eurasia ve Bilişim Zirvesi '03


CeBIT Bilişim Eurasia ve Bilişim Zirvesi’03, 1 Eylül 2003 Pazartesi günü Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı Anadolu Salonu’nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Berlin’den canlı video konferans ile katıldığı ortak açılış töreni ile başladı.

Erdoğan: “Bilgi çağı trenini yakalayacağız”
Enformasyon ve komünikasyon teknolojilerinin gelişmesinin günümüz toplumlarının yaşaması için temel noktalardan biri haline geldiğini belirtirken, geliştirilecek politikalarla Türkiye’nin bilgi çağı trenini yakalayacağını söyleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk halkının teknolojiyi kullanmayı sevdiğine değinerek, GSM telefonu kullanma oranlarından örnekler verdi. Eğitim konusunda yapılacak düzenlemelerle teknolojiyi kullanmanın yanı sıra, teknoloji üreterek bundan katma değer sağlayan bir konuma yükselmeyi hedeflediklerini ifade etti. Enformasyon ve komünikasyon teknolojilerine (EKT) verilecek devlet düzeyindeki destekle, Türkiye’nin bilgi toplumu haline geleceğini inandığını söyleyen Erdoğan, Türkiye İkinci Bilişim Şurası’nda hazırladıkları Bilişim Reformu Taslağı’nı masaya yatıracaklarını belirtti.
Tören Başbakan Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Hannover Fairs İnterpro Uluslararası Fuarcılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Jörg Schomburg’un konuşmasıyla devam etti. Schomburg, konuşmasının başında, geçtiğimiz son iki yılın küresel ekonomik yavaşlama, SARS, seyahat kısıtlamaları ve Ortadoğu’daki çalkantılar nedeniyle EKT açısından zor yıllar olduğunu söyledi. Yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen EKT kullanımının arttığının altını çizen Schomburg, uluslararası pazarlamanın daha geniş bir ölçekte yapılmasının zorunlu olduğunu belirtti. Schomburg konuşmasında, Türk EKT sektörünün telekomünikasyon ve tüketici elektroniği konularında oldukça büyük bir kapasiteye ulaştığını ifade ederek, bu iyileşmenin üreticilerin kalite ve hizmet gibi fiyat dışı rekabet unsurlarına verdiği önem sayesinde olduğunu ve olumlu sonuçların süreceğini söyledi.

Bilecik: “EKT endüstrisi oluşturulmalı”
EKT endüstrisini oluşturmanın şart olduğunun altını çizen TÜBİSAD Başkanı Erol Bilecik, bu konuda devlet desteğine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Türkiye’nin gelire en çok ihtiyaç duyduğu dönemde kayıt dışı ekonominin yok olması için bilişimin önemli bir kaldıraç olduğunu söyleyen Bilecik, devletin e-dönüşüm konusunda da ciddiyetle girişimde bulunması gerektiğini vurguladı. Erol Bilecik, bilgisayar okuryazarlığının artırılmasına değindi ve Türkiye’de sayısal uçurumun kapatılmasına yönelik eğitim programları geliştirilmesinin gerekliliğine dikkat çekerek sözlerine son verdi.
Ortak Açılış Töreni’nin son konuşmacısı olan Siemens Enformasyon ve Komünikasyon Şebekeleri Grup Başkanı Thomas Ganswindt konuşmasına Türkiye’deki bilişim teknolojileri ve komünikasyon pazarında son üç yılda yaşanan gelişmeleri irdeleyerek başladı. Bu konuda 2001 yılında yaşanan yüzde 31’lik düşüşün ardından, 2002 yılında yüzde 12’lik bir iyileşme sağlandığına dikkat çeken Ganswindt, 2002 yılında yaşanan iyileşme eğiliminin telekomünikasyon pazarının serbestleşmesi ve Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecindeki kararlılığı ile güçleneceğini söyledi.
Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen törende TÜBİSAD Ömür Boyu Hizmet Ödülü açıklandı. Teknoloji sektörüne yaptığı katkılar nedeniyle bu yılki ödüle Prof. Dr. Alphan Manas layık görüldü.

EKT, Bilişim Zirvesi ’03’te masaya yatırıldı
Bilişim Zirvesi ’03 ‘Sınırsız Dünya’ temasıyla kapılarını sektör profesyonellerine açtı. Gerçekleşen etkinliğin yapımcılığını TBV, TÜBİSAD, TZV, TTGV ve İnterpro üstlendi. Ana yapımcı kuruluşların yanı sıra TESİD, TÜBİTAK, TELKODER, TİD, YASAD, Sabancı Üniversitesi ve sponsor şirketlerin oluşturduğu programla, Bilişim Zirvesi ’03 boyunca çok sayıda forum ve toplantı, EKT sektörü profesyonellerini bir araya getirdi.

Sayısal uçurum ve Türkiye’nin durumu
Farklı demografik yapıdaki işletme ve bireylerin, bilgi ve haberleşme teknolojilerinden ne oranda ve ne amaçla yararlandıklarını ifade eden, ülke sınırları içinde olduğu kadar ülkeler arasında da farklı rakamları yansıtan sayısal bölünme kavramı, zirve çatısı altında tartışıldı. Türkiye’nin coğrafi bölgeleri arasındaki sayısal uçurumun daha fazla büyümemesi ve sanayi toplumu olma konusunda yaşanan gecikmenin, bilgi toplumu olma konusunda yaşanmaması amacıyla düzenlenen ‘Sayısal Bölünme’ forumu, Türkiye Bilgi İşlem Hizmetleri Derneği (TÜBİSAD) yapımcılığı ve Microsoft’un sponsorluğunda gerçekleşti.

E-dönüşüm tartışıldı
Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) yapımcılığında ve Koç Sistem’in ana sponsorluğunda düzenlenen “Türkiye’nin e-Dönüşümü” başlıklı forumda, ilk kez iki yıl önce ulusal programda yer alarak Türkiye’nin gündemine gelen Türkiye’nin e-dönüşümü ile ilgili kamusal yapılanma konusu ele alındı. Türkiye’nin e-dönüşümü için hayati önem taşıyan, Devlet Planlama Teşkilatı’na bağlı çalışan Bilgi Toplumu Daire Başkanlığı’nın sorumluluklarının irdelendiği forumda Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu bilgi toplumu yapılanması masaya yatırıldı. Başbakanlık Müsteşarlığı ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı “Türkiye’nin e-Dönüşümü” adlı forumda, uluslararası e-dönüşüm örnekleri katılımcılarla paylaşıldı.

Bilişim Şurası değerlendirildi
Türk Zeka Vakfı tarafından gerçekleştirilen “Türkiye Bilişim Şurası’nın Ardından” forumunda Türkiye’nin bilişim teknolojileri alanında yetkinleşmesi amacıyla, 10-12 Mayıs 2002 tarihleri arasında yapılan Bilişim Şurası’nın ardından oluşan beklenti ve öneriler masaya yatırıldı. Forum aynı zamanda, 10-11 Mayıs 2004 tarihlerinde Milli Eğitim Bakanlığı, TBV, TÜBİSAD, TTGV, TZV ve TBD tarafından yapılacak olan Türkiye 2. Bilişim Şurası için de temel oluşturdu. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Mayıs 2004’te düzenlenecek Türkiye 2. Bilişim Şurası’nda ortak aklın bir araya gelerek önemli sonuçların alınacağını kaydetti. Bakan önemli olanın sonuçların hayata geçirilmesi olduğunu ifade etti. Bakan Çelik, 2004 sonuna kadar okulların yüzde 94’üne İnternet erişim olanağı sağlayacaklarını da sözlerine ekledi.

HP ‘KOBİ’ler Geleceğini Arıyor’ toplantısının sponsoruydu
HP sponsorluğunda düzenlenen “KOBİ’ler Geleceğini Arıyor” başlıklı toplantıda hızla değişen dünyada KOBİ’lerin geleceği tartışıldı. TÜBİTAK ve TOSYÖV’ün de katkıda bulunduğu toplantıda ilk sözü TOSYÖV Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Develi aldı. Develi, 6. Çerçeve Programı’nın KOBİ’lere yönelik olası sonuçlarıyla ilgili görüş ve düşüncelerini dinleyicilerle paylaştı. Develi’nin ardından konuşma yapan TÜBİTAK Ulusal Gıda Temas Noktası Üyesi Prof. Dr. Nuri Akbaş ise çerçeve programına odaklanan konuşmasında programın genel ilkelerini ve KOBİ’leri bekleyen yenilikleri ele aldı. Son konuşmacı olan HP Türkiye Kişisel Sistemler Grubu Ülke Direktörü Serdar Urçar ise, KOBİ’lerin bilişim teknolojilerinden yararlanarak nasıl rekabet avantajı elde edeceklerine, nasıl dünyaya açılarak işlerini büyüteceklerine dair ipuçları verdi.

Şirketlerini geleceğe taşıyanlar bir araya geldi
Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin yöneticileri “CxO (CxO: CEO, CFO, CIO, COO’ların oluşturduğu tepe yöneticileri)- Şirketlerini Geleceğe Taşıyan Tepe Yöneticileri Forumu”nda biraraya geldiler. Cisco Systems sponsorluğunda gerçekleştirilen ve “Orkestra Yönetimi” adı verilen iş modelinin anlatıldığı forumda, Cisco Başkan Yardımcısı Chris Dedicoat, Cisco Türkiye Genel Müdürü Suat Baysan, Koç Holding Stratejik Planlama ve İnsan Kaynakları Başkanı Mehmet Ali Berkman, Sabancı Holding Bilgi ve Telekomünikasyon Daire Başkanı Çağatay Özdoğru, Turkcell CEO’su Muzaffer Akpınar, Doğan Yayın Holding COO’su Yalçın Balcı bu alandaki deneyimlerini paylaştılar.
Cisco Systems İnternet İş Çözümleri Bölge Direktörü Kaan Terzioğlu tarafından yönetilen forumda bir konuşma yapan Cisco Systems Türkiye Genel Müdürü Suat Baysan, Türkiye’de e-dönüşümün gerçekleşebilmesi için buna inanan liderlerin olması gerektiğini vurguladı. Şirketlerin e-dönüşümde başarılı olmak için, altı alanda strateji geliştirmesi gerektiğine dikkat çeken Suat Baysan, bu altı alanı müşteri hizmetleri, iş ortakları hizmetleri, bilgi sistemleri yönetimi, verimlilik ve etkinlik, e-kültür ve BT mimarisi olarak sıralarken; Cisco Systems Başkan Yardımcısı Chris Dedicoat, verimlilik artışının, e-öğrenme, müşteri ilişkileri, işgücü optimizasyonu ve tedarik zinciri alanında hayata geçirilen İnternet uygulamalarından kaynaklandığını açıkladı.

Türkiye’nin dünya EKT pazarındaki yeri “Uluslararası Buluşma”da tartışıldı
“Uluslararası Buluşma” etkinliğine, AKP Genel Başkan Yardımcısı Reha Denemeç ve Gümrük Müsteşarı Doç. Dr. Nevzat Saygılıoğlu’nun yanı sıra, Hazine Müsteşarlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi, YASED, TÜBİTAK temsilcileri ile yabancı bilişim sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri konuşmacı olarak katıldı. Türkiye’nin küresel bilişim pazarındaki yerinin de tartışıldığı toplantının katılımcı kitlesini yabancı bilişimciler oluşturdu.
Uluslararası tecrübelerin ve bilgi paylaşımının çok önemli olduğunun ve BT projelerinin bu koşulda başarıya ulaşacağının vurgulandığı etkinlikte, bir projede uluslararası destek almak veya ortaklık kurmak isteyenlere yardımcı olan, www.ideal-ist.net Web sitesinin tanıtımı da yapıldı. AB sponsorluğuyla faaliyetlerini yürüten bu ağ üzerinden, ilgili ülkelerdeki bağlantı noktaları yardımıyla uluslararası tecrübelerin ve teknolojik bilgi birikiminin paylaşılması oldukça kolaylaşıyor. Projeler kapsamında konsorsiyumların kurulmasını da olanaklı kılan Web sitesinin, Türkiye’deki bağlantı noktası görevini ise TBV görüyor.

Sektörel gelişimde teknoparkların yeri irdelendi
Sabancı Üniversitesi ve TÜBİSAD’ın işbirliğiyle “Türkiye’de Teknopark Uygulamaları ve Geleceğe Yönelik Eğilimler” başlıklı bir forum düzenledi.
Etkinlikte dünyada bilişim sektöründe yoğunlaşan teknoparkların bugünü ve geleceğinin yanı sıra, Türkiye’de bu konuda yapılan çalışmalar ele alındı. Toplantı, Sabancı Üniversitesi Araştırma ve Lisansüstü Programlar Direktörü Cemil Arıkan’ın açılış konuşması ile başladı. Ardından ABD’li Business & Technology Development Strategies LLC.’nin Kurucu Ortağı İş Geliştirme Uzmanı Dinyar Lalkaka bilişim sektöründeki teknoparkla ilgili bilgi ve deneyimlerini aktararak, uluslararası örnekler ve yeni açılımlar üzerinde durdu. Oturumun devamında ilk kurulan teknoparklardan konuşmacıların katıldığı bir panel yapıldı. Panelde ODTÜ Teknokent’ten Prof. Dr. Canan Çilingir, TÜBİTAK-MAM’dan Kerem Özçelik, GOSB Teknopark’tan A.Okan Çağlar, Ankara Cyberpark-Bilkent’ten Mustafa Atilla, İzmir TGB’den Prof. Dr. Semra Ülkü, İTÜ Arı Teknokent’ten Doç. Dr. Atilla Dikbaş yer aldı.
Konuşmacılar panelde temsil ettikleri teknoparkları bilişim sektörü çerçevesinde tanıttı ve teknoparkları ile ilgili genel bilgi, teknoparklarının EKT şirketlerine sağladıkları, bünyelerindeki mevcut bilişim şirketleri, sağlanan ek avantajlar, kabul koşuları ve diğer karakteristikler hakkında bilgi verdiler.

Bilişimde sınırları zorlamak, kaçınılmaz
Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) tarafından gerçekleştirilen “Bilişimde Sınırları Zorlamak” başlıklı forumda, bilişim sektörünün sınırlarının nasıl tanımlandığı ortaya konurken, standartları uygulayan ülkeler arasından sıyrılıp standart belirleyenler arasında yer almak için yapılması gerekenler, bu amaçla kurulması gereken olası stratejik işbirlikleri, bilişimde araştırma ve geliştirme yapılabilmesi için ihtiyaç duyulan finans kaynakları gibi konular ele alındı. Forum kapsamında TTGV Genel Sekreter Yardımcısı Haluk Nalbantoğlu’nun yöneticiliğinde iki bölümden oluşan “STK’ların Perspektifleri” konulu bir panel düzenlendi.
Panelin birinci bölümünde; Türkiye Elektronik Sanayicileri Derneği (TESİD)’nden Selim Sarper, Tüm İnternet Derneği (TİD) Genel Sekreteri İzzet Mumcu, Türkiye Bilgi İşlem Hizmetleri Derneği Başkanı (TÜBİSAD) Erol Bilecik ve Türkiye Bilişim Vakfı (TBV)’ndan Yahya Karslıgil ve Türkiye Bilişim Derneği (TBD)’nden İlker Tabak konuşmacı olarak katıldı.
Birinci bölümde konuşmacılar, Türkiye’nin rekabet gücü konusunda değerlendirmeler yaparak bunun artırılması gerektiği konusunda görüş belirttiler. Türkiye’deki altyapı eksikliklerinin bilim ve teknoloji üretimi için bir fırsat olabileceğini belirten konuşmacılar bu fırsatın değerlendirilerek, teknoloji üreten ülke konumuna gelinmesi gerektiğini söylediler. Panelin ikinci bölümünde; yönetim görevini Havelsan A.Ş. Genel Müdürü Dr. Faruk Yarman üstlenirken, CHP Milletvekili Emin Bilgiç, Prof. Dr. Osman Coşkunoğlu ve Alcatel Teletaş Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Yenel konuşmacı olarak katıldı.
Konuşmalar sırasında Bilgiç, İnternet kullanıcılarının yüzde 6’lık bölümünün taleplerinin karşılanmadığına değindi. 1998’de 8,5 milyon Dolar olan Türkiye bilişim pazarına yapılan harcamaların 2003’te 13 milyon Dolar’a çıktığına değinen Bilgiç, bu artışa rağmen gayri safi milli hasılanın artmadığına dikkat çekerken; bilişimin etiğe uygun kullanılıp kullanılmadığı üzerinde düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Çoşkunoğlu ise; Türkiye’de teknolojik altyapının olmamasının EKT kullanımı için yüzeysel bir sorun olduğunu vurgularken, arz ve talep yaratacak düzenlemelerle bu sorunun ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti.

Ulusal yazılım endüstrisinin gelişimi ve telif hakları sorunu
“Bilişim Alanında Telif Hakları” başlıklı forumda, elektronik ortamdaki eserlerin izinsiz kopyalanması sorunu katılımcılarca tartışıldı. Forum, dünyada telif hakları alanında geliştirilmiş önlem ve yasalar ışığında Türkiye’de mevcut Telif Hakları Yasası’nda yapılması gereken düzenleme ve uygulamalar ile, bu konudaki önlem ve modellerin tartışılacağı bir ortam haline geldi. Ulusal yazılım endüstrisinin gelişmesi amacıyla, bilgiye kolay ve hızlı erişim sağlama imkanını göz ardı etmeden, elektronik eserlerin ticari amaçla kopyalanmalarını zorlaştırma yollarının aranacağı Bilişim Alanında Telif Hakları başlıklı forum, Türkiye Zeka Vakfı (TZV) lider yapımcılığında gerçekleşti. Forumun yöneticiliğini TZV Genel Kurul Üyesi Prof. Dr. Namık Kemal Pak üstlendi.

2004’e geri sayarken
HP ve Sabancı Telekom sponsorluğunda gerçekleşen ‘Geri Sayım 2004’ başlıklı forumda, 2004’te özelleştirme düğmesine basılacak olan telekom sektörü masaya yatırıldı. 1 Ocak 2004’ten itibaren telekom alanında yaşanacak gelişmelerin irdelendiği forumda, 2004 yılı başında gerçekleşecek olan serbestleşmenin diğer sektörlere olan etkisi ve sağlayacağı katma değerler katılımcılarla paylaşıldı. ‘Telekom serbestleşmeli mi?’ ve ‘Serbestleşmede nelere dikkat edilmeli?’ konulu iki panelden oluşan toplantıdaki konuşmacı ve katılımcılar arasında Dışişleri eski Bakanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal, Liberal Demokrat Parti Başkanı Besim Tibuk, Türk Telekom Yönetim Kurulu Üyesi Hüsamettin Kavi, Tüm İnternet Derneği (TİD) Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kurttepeli, Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan, HP Genel Müdürü Şahin Tulga ve Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Ege Cansen gibi isimler yer aldı.

Geleceği yönlendirenler zirvede yarıştı
“Geleceği Yönlendirenlerin Yarışı” başlıklı oturum, bilgisayar mühendisliği öğrencilerinin çalışacakları EKT sektörü hakkında bilgi alarak yöneticilerle görüşlerini paylaştıkları bir ortam oluşturdu. Öğrencileri, mezuniyetin ardından çalışma yaşamında nelerin beklediğinin de ele alındığı forum; Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) tarafından düzenlendi. Etkinlikte ayrıca katılımcı öğrenciler projelerini sergileme imkanı buldular. Ödüle değer görülen projeler zirve kapsamında gerçekleştirilen törende ilan edildi ve dereceye giren projeler ödüllendirildi.

Bos Grup, ‘Gerçek Mobilite ve Tecrübelerimiz’ konulu toplantı ile yer aldı

Bos Grup ‘Gerçek Mobilite ve Tecrübelerimiz’ konulu toplantısıyla zirvede yer aldı. Toplantıda iletişimden, güncel teknolojilere; mobil olmanın işletmelere kazandırdıklarından, veri toplama tekniklerinin mobil teknolojilerle paralel gelişimine kadar birçok konu ele alındı.
Bos Grup Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı A. Onur Erduran, Bos Grup Proje Müdürü Murat Yöndem ve Bos Grup İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mutluhan Timurçin’in konuşmalarıyla başlayan toplantıda ayrıca Borusan Lojistik Bilgi Sistemleri Müdürü Mustafa İzgi ve İstikbal Mobilya Bilgi İşlem Müdürü Emir Emiroğlu misafir konuşmacı olarak hazır bulundular.
Bos Grup Teknik İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Aytaç Süalp, yaptığı kapanış konuşmasında Bos Grup’un önümüzdeki aylarda Türkiye’ye getireceği yeni ürünlere değindi. Süalp “Bir sistem bütünleştiricisi ve mühendislik firması olan Bos Grup, 2003 yılı içerisinde gerçekleştirmeyi düşündüğü projelerle ve sektöre sunduğu çözümlerle birçok işletmenin daha hayatını kolaylaştıracak” dedi.

Kablosuz çözümler sokağa çıkınca

Siemens Mobile, zirve kapsamında, ‘Çarşı Pazarda Kablosuz Çözümler’, ‘Marka ve Sponsorluk’, ‘Teknoloji Sokağa Nasıl Çıkmalı’ ve ‘Sosyal Paydaşlarla Teknoloji Paylaşımı’ başlıklarıyla dört ayrı forum gerçekleştirdi. 5 Eylül’de gerçekleşen toplantılarda sektörden birçok uzman bir araya geldi.
Siemens’in sponsorluğunda gerçekleşen oturumlardan biri de ‘Çarşıda Pazarda Kablosuz Çözüm’ idi. Yöneticiliğini Hürriyet Gazetesi köşe yazarlarından Yurtsan Atakan’ın yaptığı oturumda kablosuz uygulamalar ele alındı. Kablosuz uygulamalarla gerçekleştirilen çözümlere değinen Mapco Temsilcisi Timuçin Güler, bu çözümlerin abonelerin kolay olarak algılayabileceği ve kullanabileceği bir noktada tasarlanarak sunulması gerektiğini söyledi ve “Bir proje çok iyi tasarlanmış bir teknoloji harikası olabilir, ancak son kullanıcı bunu kullanamadıktan sonra bu bir çözüm olmuyor” dedi.
EKT sektörünün geleceğinin üretilen servislerde olduğunu vurgulayan Siemens Mobile Ürün Müdürü Özgür Kirazcı; gerek üreticilerin, gerek geliştiricilerin gerekse operatörlerin yaşamasının geliştirilen servislere bağlı olduğunu söyledi. “Bu servislerin insan hayatına kolaylık sağlaması, dolayısıyla çok iyi planlanmış olması lazım. Bu noktada servislerin basit olması çok önemli. Teknoloji çok hızla gelişiyor ancak insanların ona uyumu bu kadar hızlı değil. Bundan sonraki yıllarda sektör olarak bunun üzerinde çalışıyor olacağız. Dünyanın büyük bir kısmında altyapı hazır” diyen Kirazcı, 3. Kuşak sistemlerin başarısını sunulan servislere bağladı.
Kablosuz uygulamalara son kullanıcı açısından bakıldığında kablosuz erişimin neler sağladığının ve nerelere gideceğinin görülebildiğini belirten RT Net Direktörü Murat Ekşioğlu, “GSM altyapısının gelişmesiyle beraber şu anda Türkiye’nin yüzde 98’i kapsanmış durumda. Bunu kabloyla yapmak mümkün değil ama kablosuz yapabiliyorsunuz. Dolayısıyla, planlama açısından yapabileceğiniz bir sürü uygulamayı esasında artık sağlayabilecek hale geliyorsunuz. Doğru yere adresleyemediğiniz zaman teknoloji hiçbir işe yaramaz. Verilen servis tüketicinin ihtiyacına hitap etmeli ve o boşluğu doldurmalı” dedi.
Son 20 senede sabit telefonda ulaşılan noktaya, GSM sistemiyle 5-6 yılda gelindiğine işaret eden Pasttel Genel Müdürü Taner Keser ise, mobil sistemlerde çok fazla dikey büyümenin olmayacağını belirtti ve ekledi: “Özellikle araştırmalara baktığımızda 2004 yılı başlangıcından 2005 yılı sonuna kadar belki yüzde 1,7’lik bir büyüme olacağını gördük. 5 milyar Dolar’lık bir pastadan bahsediliyor. Bu pastada dağılım mobil seste yüzde 45, sabit seste yüzde 40, mobil veride yüzde 5 ve sabit veride yüzde 10. Bu, mobil veri uygulamalarında hala birtakım eksiklikler olduğunu gösteriyor. Biz özellikle 2004 yılından sonra pazarda yer almak isteyen yatırımcıların da sabit ses kısmına yöneleceğini ve burada dilimlerin çok azalacağını düşünüyoruz. Bu durumda yapacağımız şey mobil taraftaki sesi diğer operatörlerin kullanmakta olduğu birtakım yeni servislerle destekleyerek büyütmek ve bunun için geçerli birtakım çözümleri bulmak.”

Kullanıcılar ‘Mobil Finans’ hizmetlerine ne kadar yakın?
“İletişimde Sektörel Fırsatlar ve Hizmetler” başlıklı etkinlik kapsamında gerçekleşen Mobil Finans oturumunda, Mastercard Türkiye Temsilcisi Derya Göknar, Yapı Kredi Bankası Alternatif Dağıtım Kanalları Direktörü Hüseyin Özdemir ve Estore Genel Müdürü Gülfem Uycan mobil teknolojilerin finans dünyasına getirdiği yenilikleri aktardılar.
Mastercard’ın amacının nakit dışı ödemeleri kredilendirebilmek, bununla ilgili teknik standartları ortaya koymak ve kartın dünyanın herhangi bir köşesinde kullanılabilmesi sağlamak olduğunu belirten Derya Göknar, kart dünyasında elde ettikleri sonuçları mobil ödeme tarafında da gerçekleştirmeye çalıştıklarını söyledi. Mobil ödeme sistemini, ödemeye ilişkin detayların GSM ağı üzerinden aktarılması olarak tanımlayan Göknar, ödemelerin mikro ve makro ödemeler olarak sınıflandırıldığını söyledi. Ödeme yaparken kart sahibinin tanımlanması için yöntemlerin değişiklik gösterdiğini söyleyen Göknar, ödeme tutarının boyutuna göre gerçekleşen uygulamalara değindi. Mastercard’ın kurallar ve standartlar oluşturan bir şirket olduğunu söyleyen Göknar, kredi kartlarında olduğu mobil ödeme alanında da işleyiş kurallarının ve standartlarının belirlenmesini sağlamayı
amaçladıklarını vurguladı ve bu yöndeki çalışmalarını anlattı. Yapı Kredi Bankası müşterilerinin yaptıkları bankacılık işlemlerinin yüzde 65’inin alternatif dağıtım kanalları üzerinden gerçekleştiğini belirten Hüseyin Özdemir ise, özellikle telefon bankacılığının yüksek oranda olduğunu mobil bankacılığın ise çok daha düşük olduğunu söyledi. Mobil finans alanında, bankacılık hizmetleri ve mobil ticaret olmak üzere iki kanalda hizmetleri olduğunu belirten Özdemir, “Banka olarak görevimiz müşterilerimizin işlemleri gerçekleştirebilecekleri ortamları sağlamak ve mobil ticaret alanında faaliyet gösteren bireylere ve firmalara bir ödeme altyapısı sunuyor olmak” dedi ve bu hizmetlerin gelişim süreçleri hakkında bilgi verdi.
Uycan: “Mobil ödeme sistemleri zamanla gelişecek”
Yapılan bir araştırmaya göre kullanıcıların yüzde 15’inin mobil ortamı İnternet’e göre daha güvenli bulduğunu söyleyen Gülfem Uycan, mobil ödemede kullanım kolaylığına dikkat çekti. 2000 yılından bu yana beklentileri olmaksızın mobil ödeme konusunda yatırımlar yaptıklarına, ancak mobil ödeme sistemlerinin daha kullanılır hale gelmesi için zamana ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Uycan, “İnternet 1996’dan bu yana yaygın şekilde kullanılıyor olmasına karşın bu ortam üzerinden alışveriş oranı hala çok yüksek değil. Mobil ticaret tarafında da yaygınlaşma uzun sürecek gibi gözüküyor. Bu noktada kullanımı teşvik edecek kampanyalar yapıyoruz. Öte yandan bu sistemde hukuksal bir altyapıya ihtiyaç var” dedi.

Telekom sektörü, zirveye ağırlığını koydu
2-5 Eylül 2003 tarihleri arasında düzenlenen Bilişim Zirvesi ’03 kapsamında Telekomünikasyon Kurumu ve Ericsson işbirliğiyle Lütfi Kırdar Anadolu Salonu’nda 2-3 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen “Telekom Forumu”nun birinci gününde “Haberleşmede Sektörel Fırsatlar ve Servisler” başlığı altında mobil haberleşmenin sektörlere sunduğu fırsatlar ve bu fırsatları değerlendirme yolları ele alındı. Forumda bir konuşma yapan Northstream AB Yönetim Kurulu Başkanı Bengt Nordstrom, 2008 yılında İstanbul’da 8 milyon görüntülü telefon olacağını söyledi. Bunun ‘mobil telefon parkı’ gibi yeni bir iş sahasının açılmasına yol açacağını belirten Nordstrom, 3K’nın dünyada artık kullanılmaya başladığını ve büyüme çizgisine girdiğini belirtti. İlk günkü forum kapsamında Mobil Reklam, Mobil Finans, Mobil Müzik ve Mobil Oyun tartışıldı.
2008 yılında İstanbul’da kullanılması öngörülen 8 milyon görüntü alabilen telefonun mobil reklam alanında önemli gelişme sağlayacağı değerlendirmesine yer verilirken, mobil finans alanında mobil ödeme altyapısının ve mobil hizmetlerin tüketiciye ulaştırılmasının henüz gerçekleştirilemediği ve bu konuda pilot uygulamaya geçilmediği üzerinde duruldu. Mobil ödeme uygulamasının henüz kullanımda olmadığına ve mobil telefonların kredi kartına dönüşmesi yönünde eğitimler olduğuna işaret edildi. Mobil finans alanında hukuki düzenlemeler konusunda da önemli sıkıntı yaşandığına dikkat çekilerek, faturalandırma ve sayısal imza sorununun henüz çözümlenmediğinin üzerinde duruldu. Mobil müzik alalında ise telif haklarının ön plana çıktığı vurgulanırken, mobil müzik pazarının dünyada 1 milyar Dolar’a ulaşmasına karşın korsan pazarın da 5 milyar Dolar’a ulaştığı ifade edildi. Mobil oyun alanında da ülkemizde yaşanan önemli bir sorun olduğuna dikkat çekilerek, bilgisayar oyunlarının Kültür Bakanlığı’nda sinema eserlerinin denetlendiği komisyon tarafından denetlendiği belirtildi. Oysa, bilgisayar oyunlarının da ayrı bir sanat eseri olarak kabul edilmesi gerektiği vurgulandı.
Değerlendirmede mobil haberleşmede bazı sıkıntılar yaşandığına işaret edilerek, bu alanda sayısal telif hakları, tüketici hakları ve vergilendirmede karşılaşılan sorunların bir an önce çözümlenmesi gerektiğinin üzerinde duruldu.
Telekom Forumu’nun ikinci gününde ayrıca “2004 Yeni Telekom Düzeni” konusu ele alındı ve forum sırasında 3K teknolojisi kullanılarak sokaktaki vatandaşların görüntülü olarak forum katılımcılarına soru sormaları sağlandı.

Ulaştırma Bakanı Yıldırım: “Serbestleşme ve özelleştirme iki ayrı olay”
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım Telekom Forumu’nda yaptığı konuşmada telekomünikasyon sektörünün serbestleşmesi ve Türk Telekom’un özelleştirilmesinin iki ayrı konu olduğuna işaret ederek, 1984 yılında ABD ve İngiltere’de başlayan telekom reformunun tüm dünyaya yayılmaya başladığını kaydetti. Yıldırım, sağlıklı bir serbestleşme ve özelleştirmenin tam olarak gerçekleşebilmesi için net bir reform çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğine inandıklarını söyledi. Sektör reformu için tek bir şablonun geçerli olmadığını söyleyen Bakan Yıldırım, telekom reformunun ülkelerin telekomünikasyon hizmetlerini vatandaşlarına götürmede olumlu bir ivme kazandırdığını belirtti. İngiltere ve Arjantin’in özelleştirmeyi daha önce başlattığına ve daha sonra serbestleşmeye geçtiğine değinen Yıldırım; Fransa, İsveç ve Çek Cumhuriyeti’nin de özelleştirme ve serbestleşmeyi aynı anda yaptıklarını, bazı ülkelerin ise önce serbestleştirmeyi daha sonra da özelleştirmeyi gerçekleştirdiğini dile getirdi. Yıldırım telekom reformunun hedefini; müşteriye fayda sağlamak, sektörün verimliliğini artırmak, devlete gelir sağlamak, hizmetleri yaygınlaştırmak ve sektöre yatırım yapılmasını sağlamak olarak sıraladı.
Serbestleştirme ile eş zamanlı giden özelleştirmenin Türk Telekom’un değerinin artıracağının üzerinde duran Binali Yıldırım, “Serbestleştirme konusunda halkçı davranmayacağız ve şirin görünmek adına bir adım atmayacağız” dedi. Yıldırım, işletme yeteneği olan ve uzun vadede verimli olacak aktörlerin piyasaya girmesini sağlayacaklarını ifade ederek, tüm bu gelişmelerle birlikte Türk Telekom’un lokomotif görevini kolaylaştırmak için özelleştirme sürecini hızlandıracaklarını kaydetti.
Özelleştirme ve serbestleştirme konusunda düzenleyici kurum olarak Telekomünikasyon Kurumu’nun önemli bir rol üstlendiğinin üzerinde duran Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Altyapı ve mevzuattaki mevcut yetersizlikler ve boşluklar karar mekanizmalarının gecikmesine neden oluyor. Düzenleyici kurumların etkin olması ve zamanında karar alması sorunların hızla yerinde çözülmesini sağlayacak.”

Arasıl: “Serbestleşme Türk Telekom’un değerini artırır”
Telekom Forumu’nun açılış konuşmasını yapan Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Ömer Arasıl ise, tüm dünyada tekelci ve gelenekçi devlet yapısının terk edilerek düzenleyici bir yapının hızla temin edilmeye çalışıldığını söyledi. Arasıl, düzenleyici ve yol gösterici olmanın istendiği gibi davranılmasını geçerli kılmadığını vurguladı.
Önce özelleştirme sonra serbestleştirme modelinin dünyada pek başarılı olmadığının üzerinde duran Arasıl, ülkemizin de benimsediği önce serbestleştirme sonra özelleştirme modelinin dünyada daha çok kabul gördüğünü söyledi.
Ömer Arasıl, Telekomünikasyon Kurumu’nun vizyon ve misyonundan asla çark etmediğini dile getirerek, 3 yaşına giren kurumun son 1,5 yılında faal olmaya başladığını söyledi. Çok şey vaadedip, az şey yapmaktansa, az ama önemli şeyler yapma yolunu tercih ettiklerini belirten Arasıl, serbestleşmenin yaklaştığı bu dönemde hukuki düzenlemeleri hala yapmadıkları yönünde eleştirilerin olduğunu dile getirerek, “Telekomünikasyon Kurumu kurulma nedenine aykırı bir şey asla yapmaz. Serbestleşmenin tam olarak sağlandığı hukuki bir yapıya kavuşulması temel hedefimiz” diye konuştu. Arasıl, düzenlemelerde temel amacın piyasaya yeni yatırımcıların çekilerek, piyasanın güçlü ve rekabetçi bir yapıya kavuşturulması olduğunu ifade etti. Tekelci yatırımların kamu üzerinde ciddi yük oluşturacağının üzerinde duran Başkan Arasıl, başarılı bir serbestleşmenin ana operatörün (Türk Telekom) 3-4 yıl içinde değerini artıracağını kaydetti.
2005 yılında 1 milyardan fazla kullanıcının İnternet’e erişeceğinin öngörüldüğünü kaydeden ve telekomünikasyon sektörünün sayısal uçurumun giderilmesi için en önemli sektör olduğuna dikkat çeken Arasıl, sektörün gelişememesinin önündeki en önemli engelleri; gerekli düzenlemelerin yapılamaması, uygulanan yüksek vergiler ve telif hakları olarak sıraladı. Arasıl, sorunların çözümünün serbestleşme sonrasında uygulamaya girecek katma değerli servislerle sağlanacağını kaydetti.

Serbestleşme olmazsa olmaz
Telekom Forumu’nun ikinci gününde “2004 Yeni Telekom Düzeni” konusu üzerinde durularak, konu etrafında, “2004’e bakarken teknoloji nerede?”, “Mobil operatörler neler yapıyor?”, “Tasarlayıcılar ve yatırımcılar nasıl yatırım yapıyor?” başlıkları tartışıldı. Sektörün önünün açılması için serbestleşmenin bu yıl sonunda (31 Aralık 2003) yapılmasının kaçınılmaz olduğunun vurgulandığı forumda; serbestleşme sonrası katma değerli servislerin gelişmesi için sektörün önündeki engellerin kaldırılması ve düzenlemelerin yapılması gerektiğinin üzerinde duruldu.
Ulaştırma Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürü Hasan Tüfekçi: “Ses tekeli haricinde serbestleşmenin önünde ciddi bir engel yok. Aslolan, özel sektörün bu konuya hazır olması. Vergi sorunu her sektörde yaşanıyor. Siyasi iradenin bu sorunu çözme imkanı var. DPT ve PTT temsilcilerinin katılımıyla sektörle ilgili yeni bir yasa hazırlığını tamamladık. Yasa taslağı hazır, son düzeltmeler yapılıyor. Taslak önümüzdeki günlerde sektörün görüşüne açılıp, önümüzdeki yasama dönemi içinde Meclis’e sunulacak. Yasa içerisinde, elektronik haberleşmede ayrı olarak düzenleniyor.”
Cihan Kanlıgöz Telekomünikasyon Kurumu Hukuk Müşaviri: “Mobil iletişimdeki vergiler (Özel İletişim Vergisi) yasa konusu. Vergiler sektörün önünü tıkıyor. Bu konuda doğru politikalar izlenerek, sektörün önünün açılması lazım.
Telekomünikasyon Kurumu düzenleme yetkisini kullanarak, sektörün gelişmesine katkı sağlayacak. GSM piyasasında Aycell ve Aria birleşmesi gündeme geldi. Bu konuda Telekomünikasyon Kurumu’na görev verildi. Biz hukuki çalışmaları yapıyoruz. Tüketici açısından yararlı olacağını ümit ediyoruz.”
Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan: “Kurumların katma değerli hizmetleri ve pazarın gelişmesi mobil iletişim hizmetlerine yönelik olacak. Sabit hatlarda da bir gelişme olacak ama, mobil hatlarla orantılı olmayacak. Bu süreçte önemli olan Türk Telekom’un özelleştirmesini uygun şartlarda tamamlayabilmek...
Serbestleşme kaçınılmaz, serbestleşme treninin durdurulamayacağını biliyoruz ve kendimizi serbestleşmeye ve rekabete hazırlıyoruz. Türk Telekom serbestleşme ile daha verimli çalışan bir şirket haline gelecek. Serbestleşmeyle uzun vadede Türk Telekom’un gelirlerinde bir düşüş olmayacak, çünkü gerekli yatırımları bugünden yapmaya başladık. Serbestleştirme için ilgili kurumlarda ciddi bir irade var. Serbestleştirmeyi destekliyoruz ve rekabet için çok önemli olduğunu düşünüyoruz.
Telekomünikasyon sektörü uzun dönemde getiri sağlayan bir sektör. Bütün grupların bu işe gireceklerine inanıyorum. Bunu düzenlemek de Telekomünikasyon Kurumu’na düşüyor. Bölge pazarlarına bu gruplarla birlikte gideceğimize inanıyorum.”
Turkcell Genel Müdürü Muzaffer Akpınar: “Hizmet sunarken çeşitli kısıtlarımız var. Altyapıları keyifli ortamlara taşımak için de büyük çabamız var. Sürekli geliştiğimizi hissediyoruz. Ancak yeterli cazibeyi yakaladığımızı henüz iddia edemiyoruz. 3. Kuşağa mutlaka geçilmelidir. Bu sektörde aşırı vergilendirme var. Mobil iletişimde vergilendirme sistemi dünya ortalamalarının çok üzerinde. Telekomünikasyon sektörü sayısal uçurumu kapatmaya yönelik bir sektör olduğu için bu sektöre farklı bakılabilir. Sektörün oturması için rekabete ihtiyaç var. Karlılık ve tüketici menfaatleri denge içinde korunmalı.”
Nortel Networks Netaş Genel Müdürü Sait Gözüm: “Teknoloji her zamankinden daha hızlı değişiyor. Türkiye telekomünikasyon pazarı milyar Dolar’larla ölçülüyor. Haberleşme alanında olmazsa olmazı yaşıyoruz. Herkesin her yerden bilgiye erişimini sağlamak kaçınılmaz. Hiç kimse mobil ortamın bu büyüklüğe geleceğini tahmin etmiyordu. Katma değerli hizmetler önemli. Hızlanan rekabet çözümlerin sayısını artırıyor.
Serbestleşme önemli, ancak rol oynayacak firmaların önemli sorumluluğu var. Son kullanıcıya profesyonel servisler, yeni servisler verilmesi lazım. Servis sağlayıcılar olarak profesyonel yaklaşımlar gösterilmezse, içerik çok çabuk çöker. Serbestleşmeye soyunacak firmaların sorumlu davranması, iş planlarını iyi yapması ve farklı servisler vermesi gerekir. Aksi halde sonuç hüsran olur.”
Alcatel Teletaş Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Yenel: “Türkiye’de teknolojik anlamda bir sorun yok. Hatta teknoloji ihtiyaçların önünde. Ancak, 3K’nın içini dolduracak bir çözüm yok. Uçtan uca sistemlerde yazılım ortamında alınacak daha çok mesafe var. Teknoloji ile kişinin yaşam tarzının örtüşmesi için daha çok çaba harcamamız gerekiyor. Serbestleşmenin özelleştirme ile paralel gitmesi gerekiyor. Türk Telekom’un gerçekten bir özel şirket olma dışında bir seçeneği yok. Bu da Türk Telekom’un özelleştirilmesiyle sağlanacak.”
Siemens A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Süleyman İlden: “Türkiye’de teknoloji isteklerin önünde gidiyor. Dünya telekomünikasyon sektöründe pek iç açıcı bir süreç yaşanmıyor. Telekomünikasyon sektörüne yönelik bazı şeylerin yapılması gerekiyor. Sektörün önünü açmak zorundayız. 2004 yılı içinde hükümet destekli serbestleşmenin gerçekleşeceğini düşünüyorum. Doğru serbestleşme politikası sağlandığında yabancı yatırımcı da gelir.”
Sony Ericsson Türkiye Genel Müdürü Ali Kesan: “2,5K ile 3K arasında geçiş yumuşak ancak insanların algılaması yönünden zor olacak. Teknoloji altyapısı olarak Türkiye’de temel altyapı iyi oturmuş durumda. Sıkıntı, alışkanlıklarımızı zor bırakmamızdan kaynaklanıyor. Düzenlemelerle ilgili bir sıkıntı olabilir.
Seneye 4 milyona yakın mobil telefon satılır. Pazarda yüzde 60 düzeyinde çok büyük bir değiştirme yaşanır. Serbestleşmeyle birlikte yerli üreticiler kazanacak. Yatırım yapmak isteyenlere önlerini görecek planlar koymamız lazım.”
Superonline Genel Müdürü Savaş Ünsal: “Geniş bant İnternet hizmeti sunulmasını sağlayan teknoloji ABD’de çok hızlı ilerleyen bir teknoloji. 11 Megabit çok hızlı bir bağlantı. Bu alanda mobil operatörlerin, mobil sağlayıcıların ve Microsoft gibi firmaların birlikte çalışması lazım. Türkiye’nin teknoloji alanında bir sıkıntısı yok. Sıkıntı düzenlemelerde.
Hiçbir zaman insanların önüne engeller koymamak gerekir. Son ana kadar ümitsizdim. Başbakan Recep Tayyip Özdemir’in Bilişim Zirvesi’ni açış konuşmasıyla yeniden ümitlendim. Bir strateji verilmişse herkesin başbakana yardımcı olması gerekir. Serbestleşmeyi Ocak 2004’de yapacağımıza inanıyorum. İnternet üzerinde gerekli teknolojik gelişmeyi sağlayıp, İnternet altyapısını yaygınlaştırırsak, e-dönüşüm sağlanır. İnternet hizmeti sağlayan yatırımcıların lisansı yok. Türk Telekom’un altyapısı üzerinden servis sağlıyoruz. Lisanslı olarak hizmet vermemiz lazım. Ara bağlantılar çok önemli. DSL hizmeti verebiliriz ama Türk Telekom ile yapılan sözleşmeye göre hukuki olarak veremiyoruz.”
Microsoft Türkiye eski Genel Müdürü Haluk Maga: “Türkiye’nin geleceği için çok umutluyum. Yaşanılan ekonomik kriz bizi yeniden yapılanmaya götürdü. Teknolojinin geliştirilmesine yönelik ciddi bir siyasi irade görüyorum. Güçlerimizi birleştirmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. Teknoloji açısından Türkiye’nin önündeki 10 yıllık süre çok kritik. 2004’de serbestleşme ile yazılım endüstrisi de önemli bir değişime uğrayacak. Yerli yazılımcılara önemli kapılar açılacak.”
İnnova Genel Müdürü Aydın Ersöz: “E-işin temelinde açık standartlara dayalı iletişim var. Altyapının iyileşmesini bekliyoruz. Bu konuda ciddi kısıtlarla karşı karşıyayız. EKT yatırımı yapan kuruluşlar olarak yatırımlarımız, bakışlarımız ve iş yapma biçimlerimiz değişecek. Kullanıcılar için yeni uygulamalar gelecek. Bu da komünikasyonun iyileştirilmesiyle sağlanacak. Bu iyileşme de serbestleşmeyle olacak.”
Oytek Genel Müdürü Altay Elbek: “Yurtdışında serbestleşme nasıl olmuş buna bakmak lazım. Deutsche Telekom’un 64 milyar Dolar, Fransız Telecom’un 68 milyar Dolar ve İspanyol Telephonica’nın 22 milyar Dolar borcu var. Bu kurumlar serbestleşmeden olumsuz etkilenmişler.
GSM kullanma adedi anormal boyutlarda. Ancak İnternet kullanıcı sayısı henüz iyi bir düzeyde değil. Tüketicilere İnternet’i sevdiremedik.”
MESAM Yönetim Kurulu Üyesi Atilla Özdemiroğlu: “Mobil iletişimde telif hakları sorunu etap etap ilerliyor. Şirketler yurtdışı şirketleri taklit ediyorlar. Yerli ürünler ve servisler üretilmiyor. Katma değerli servislerde yerel motifler yaratılmalı.”
Sony Music Yetkilisi Melih Ayraçman: “Müzik alanındaki iki meslek birliğinin arasındaki anlaşmazlıklar pazara olumsuz yansıyor. Meslek birliklerinin ve eser sahiplerinin görmesi gereken konu; eser ne kadar kullanılırsa o kadar çok gelir elde etmesi. Eser sahiplerinin ikna edilmesi durumunda eserin kullanılmasında bir sorun olmaz. Bu konuda önümüzdeki 15 yılda Türkiye altın yılını yaşayacak. Bunun iyi değerlendirilmesi lazım.
Vergi konusu önemli bir sorun bunu canlı tutmak lazım. Vergi oranlarının düşürülmesi ya da vergilerin kaldırılmasıyla Türkiye’de yatırım ortamı bir dinamizm kazanır. Bugünkü siyasi iradenin AB’ye girme kararlılığı var, bu çok önemli. 2004 dünyaya uyum açısından ve yerli yatırımcıya destek açısından önemli olacak.”
Çukurova Medya Grubu Başkanı Tuncay Özkan: “Türkiye’de değişmesi ve gelişmesi gereken eğitim. Eğitim sorununu çözmek ve teknolojiyi geliştirmek için Turgut Özal bugün gelinen noktada daha ileri ufuklar çiziyordu. Türkiye’de köklü değişiklikler yapmak gerekiyor, büyük kitlelerin bu teknolojinin içine çekilmesi gerekiyor.
Teknolojiye sürekli ısınan bir Türkiye var. Ancak sonuç yok. Türkiye’nin artık bunu aşması lazım. Eğer halkı sermayenize katarsanız herşey yeniden başlar ve 2004 yılı farklı bir yıl olur.”

CeBIT Bilişim Eurasia’03

CeBIT Bilişim Eurasia 2-7 Eylül 2003 tarihleri arasında Tüyap Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde ziyaretçilere kapılarını açtı. Açılışı 2 Eylül’de Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener tarafından yapılan fuar, iletişim ve ağ teknolojileri, özel temalı bölümler, yazılım dünyası ve yerli yazılım ürünlerinin dünyaya tanıtılmasını hedefleyen “Made in Turkey” bölümü, bilgi teknolojileri, ziyaretçilerin yeni ürünleri satın almasına olanak veren bilişim market ve mobil iletişim teknolojileri olmak üzere 7 ana salondan oluştu. 58 ülkeden 163 bin kişinin ziyaret ettiği etkinlik 1616 basın mensubu tarafından takip edildi. Fuara 21 ülkeden temsilciler katıldı ve fuarda 752 yabancı şirket yer aldı. Bu etkinlikte yeni bir uygulama da yer aldı. İntegral tarafından geliştirilen ‘infoStrip’ teknolojisi fuar bilgi sistemi olarak kullanıldı. Etkinlik alanına erişim İETT otobüsleri ile Bostancı, Üsküdar, Kadıköy, Taksim, Mecidiyeköy, Beşiktaş, Bakırköy’den gerçekleştirilirken, İstanbul dışından gelenler için Ulusoy, bilet satış noktalarında çeşitli avantajlar sundu.

Uycan: “Mobil ödeme sistemleri zamanla gelişecek”
Yapılan bir araştırmaya göre kullanıcıların yüzde 15’inin mobil ortamı İnternet’e göre daha güvenli bulduğunu söyleyen Gülfem Uycan, mobil ödemede kullanım kolaylığına dikkat çekti. 2000 yılından bu yana beklentileri olmaksızın mobil ödeme konusunda yatırımlar yaptıklarına, ancak mobil ödeme sistemlerinin daha kullanılır hale gelmesi için zamana ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Uycan, “İnternet 1996’dan bu yana yaygın şekilde kullanılıyor olmasına karşın bu ortam üzerinden alışveriş oranı hala çok yüksek değil. Mobil ticaret tarafında da yaygınlaşma uzun sürecek gibi gözüküyor. Bu noktada kullanımı teşvik edecek kampanyalar yapıyoruz. Öte yandan bu sistemde hukuksal bir altyapıya ihtiyaç var” dedi.

Şener: “E-dönüşüm Türkiye, kilit nokta”
Konuşmasında E-dönüşüm Türkiye Proje’sinin önemini vurgulayan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener şöyle devam etti:
“Tek tek kamu kurumlarının gerçekleştirecekleri münferit projelerden daha çok, ulusal çapta, hizmetlerin tek kapıdan ve entegre bir şekilde sunulduğu projelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bilgi paylaşımı ile birlikte işlerliği sağlamak ve vatandaş odaklı hizmet ana hedefimiz olacaktır. 2004 yılından itibaren, Devlet Planlama Teşkilatı’nın kamu yatırımlarındaki rolü gereği e-devlet projeleri arasında ilişki kurularak, projelerin seçiminde sektörel önceliklendirme yapılacaktır. Ayrıca mümkün olan tüm e-devlet uygulamalarının entegre edilmesi ve tek kapıdan sunumu için de 2004 yılından itibaren çalışmalar başlatılacaktır. Kamu kuruluşları ile yürütülecek bu çalışmalara paralel olarak bu konuda deneyime sahip uluslararası kuruluşlarla da ortak çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda, Dünya Bankası ile beraber bilgi ekonomisine geçiş konusunda Türkiye’deki durumun tespitine ve politika geliştirilmesine yönelik bir çalışma yürütülmektedir.”

Turkcell 6. kez fuarın sponsorluğunu üstlendi
Turkcell, fuarı altıncı kez ana sponsor olarak destekledi. Sektörde 10. yıl temasıyla fuara katılan Turkcell, ziyaretçilerini, telekomünikasyon ve mobil iletişim ürünlerinin tanıtıldığı 7. Salon’da toplam 993 metrekarelik alana kurulu standında, ana fuayede bulunan Turkcell Extra’da, dış alanda bulunan Hazır Kart ve Shubuo çadırları ile Turkcell TIR’ında ağırladı. Ziyaretçiler, Turkcell’in gerek faturalı aboneler gerekse Hazır Kart kullanıcılarına yönelik yeni ürün ve hizmetleriyle tanışırken, on yıllık geçmişin izlerini de takip etme olanağı buldular. Turkcell Kurumsal Hizmetler ise, kurumlara verimlilik ve etkinlik kazandıran mobil iş çözümlerini ve ‘Çözüm Ortaklığı Programı’ kapsamındaki uygulamaları tanıttı. Fuar boyunca ziyaretçiler Turkcell Extra’daki görevlilere abonelik işlemleri konusundaki soru ve taleplerini yönelterek, diledikleri konularda görevlilerden bilgi aldılar.

E-devlet ve e-belediye uygulamaları sergilendi
Fuar kapsamında yer alan ‘E-devlet’ temalı bölümde 34 kamu kurum ve kuruluşuna ait 100’ü aşkın e-dönüşüm projesi sergilendi. Avrupa Komisyonu tarafından düzenlenen 2003 yılı e-devlet konulu e-Avrupa ödüllerinde 357 proje arasında finale kalan Gümrük İdaresi’nin Modernizasyonu kapsamında uygulanmakta olan “e-Gümrük Projesi” ve ABD’de Computerworld Honors Organizasyonu tarafından düzenlenen 2003 Computerworld Honors 21.Yüzyıl Başarı Ödülleri’nde “Devlet ve Kar Amacı Gütmeyen Organizasyonlar” kategorisinde birincilik ödülüne layık görülen Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü VEDOP Projesi içinde bulunan İnternet Vergi Dairesi uygulaması bu bölümde yer aldı.
Fuarda; Doğal Afet Sigortaları Bilişim Sistemleri Projesi, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Şehir Komuta Kontrol Merkezi Projesi, SSK Sanal Sigorta Müdürlüğü Projesi, T.C. Kültür Bakanlığı’nın Web Sitesi Projesi, T.C. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın Doğrudan Gelir Desteği Çiftçi Kayıt Sistemi Projesi gibi pek çok proje sergilendi. Bu yıl ilk kez Türkiye’nin e-dönüşümü konusunda koordinatörlüğü Devlet Planlama Teşkilatı yapıyor.
E-belediye temalı bölümde 6 belediye, 10 belediye iştiraki ve 3 özel şirket e-dönüşüm projelerini sergilerken, Uluslararası Yerel Yönetimler Birliği, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu Bölge Teşkilatı (IULA-EMME) işbirliği ile Türkiye’de ilk kez düzenlenen Avrasya E-belediye Forumu’nda başarılı uygulamalar ulusal ve uluslararası uzmanlar tarafından ilgililere aktarıldı. Bu bölümde belediyelerin yanı sıra, belediyelere yönelik enformasyon ve komünikasyon teknolojileri geliştiren özel sektör kuruluşları da yer aldı. Avrasya E-belediye Forumu’nda ise, IULA-EMME işbirliği ile dünyadaki başarılı e-dönüşüm proje ve uygulamalarının konunun uzmanları tarafından kamuoyuna tanıtıldı.
Oturduğunuz semtin imar durumunu İnternet’ten öğrenin: Tüm kurum çalışanları bilgisayar ağından, istenirse belediye dışı kullanıcılar ve vatandaşlar İnternet üzerinden açılan bilgilere ulaşabiliyor. Bu sayede örneğin ada ve parsel numarası vererek ilgili parselin; imar durumu, üzerindeki binalar, jeolojik durumu, mülkiyet bilgisi, numarataj kayıtları, belediyeye herhangi bir borcu olup olmadığı tek bir pencere üzerinde görülebilmekte.
Evinizden 7 gün 24 saat belediye hizmeti: Bu sistem ile belediyeler, hizmet verdikleri kent sakinleriyle elektronik ortamdan iletişim kurarak vatandaşların belediyeye gelmeden 7 gün 24 saat hizmet almasını sağlıyorlar.
İzmir üniversite olimpiyatlarına EKT ile hazırlanıyor: İzmir Büyükşehir Belediyesi 2005 yılında İzmir’de düzenleyeceği 23. Universiade Uluslararası Üniversite Olimpiyatları için bilişim teknolojisinin getirdiği ve getireceği tüm yeniliklerinden yararlanmak üzere girişimlerini sürdürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hedefi, belirlenmiş standartlar doğrultusunda kent genelinde oluşturulacak komünikasyon altyapısı üzerinde tüm kent hizmetlerinin mutlak güvenli ve sürekli bir paylaşım süreci içerisinde sürdürülmesini sağlayacak ortamı geliştirmek. E-ulaşım ile daha etkin kullanım: Akıllı Ulaşım Sistemleri halen mevcut altyapının yol, geçit, köprü vb. teknolojik ürün, sistem ve hizmetlerle daha etkin kullanımını amaçlıyor.
İstanbul afet durumunda bilişim teknolojileri ile yönetilecek: Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) herhangi bir felaket anında İstanbul’un yönetimini sağlayacak bilişim altyapısı ile donatıldı. AKOM’da coğrafi bilgi sistemi tabanlı Afet Bilgi Sistemi uygulaması tamamlanmış olup, veri güncellemesi devam ediyor. İstanbul’un ana arterlerindeki 40 noktadan canlı trafik görüntüleri AKOM’a getirilmiş durumda ve İstanbul’un 8 merkezi noktasından canlı görüntünün AKOM’a nakli ve görüntülerin kayıt altına alınması ile ilgili çalışmalar devam ediyor.
Anında toplu taşıma bilgilerine ulaşabilirsiniz: Yolbil, toplu taşıma ile ilgili hız, konum gibi her türlü yolculuk bilgisinin gerçek zamanlı olarak kullanıcılara sunulmasını amaçlıyor.
İGDAŞ araçları, İnternet üzerinden takip edilebiliyor: İşletme Araçları Takip ve Yönlendirme Sistemi, İGDAŞ’ın hızla büyüyen ve kompleks hale gelen doğalgaz şebekesinin işletimine, bakımına, onarımına ve gelen ihbarların değerlendirilerek abonelere, programlı, verimli ve kaliteli hizmet götürülmesine imkan sağlayan bir sistem.
Bilişim altyapıda da kullanılıyor: İSKİ’nin Ağustos 1999 itibariyle başlatılan, mevcut sistemin donanım ve yazılım olarak yenilenmesi ile veri girişlerinin daha hızlı ve şebeke bütünlüğü içerisinde yapılmasını hedefleyen, ayrıca her türlü coğrafi bilgi sistemi analizi, modelleme ve senaryo yönetimi, temalı harita üretimi vb. işlevleri yerine getirebilecek şekilde tasarlanan bir coğrafi bilgi sistemi projesi bulunuyor. Projenin ismi İSKABİS.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nden bir ilk: İlk kez Eskişehir’de gerçekleştirilen bir sistem ile önce belediyeler arasında ağ üzerinden anında erişimli bağlantı kurularak il düzeyinde İl Bilgi Sistemi’ne; daha sonra da iller arasında bağlantı kurularak devlet düzeyinde “Devlet Bilgi Sistemi”ne ulaşılması sağlanıyor.
Yalova Belediyesi’nde hizmet masaları: Yalova Belediyesi’nde uygulanan e-yönetişim uygulaması üç temel sac ağı üzerine oturuyor: Şeffaflık, verimlilik, katılım. Hizmet masaları uygulamasıyla; belediye tarafından üretilen tüm hizmetlerin ne kadar süre içerisinde tamamlanacağı ile hangi birim ve kim tarafından yapılacağı tanımlanmış ve bu tanımlamalar vatandaşa bildiriliyor. İşin ne aşamada olduğu, hangi birimde olduğu ve ne zaman sonuçlanacağı ile ilgili bilgiler; e-belediye sistemi içerisinde etkileşimli olarak takip ediliyor; sorgulanıyor ve düzenleniyor.

KOBİ’ler sektör uzmanlarıyla bilgi alışverişinde bulundu
Fuarda, “Bilişime yapacağınız yatırımlar nasıl fonlanır?” ve “Bilişimden nasıl para kazanılır?” başlıkları altında KOBİ’lere yönelik toplantılar düzenlendi. TTGV, KOSGEB, TİDEB gibi KOBİ’leri yakından takip eden kurumların konuşmacı olarak katıldığı etkinliklerin amacı; KOBİ’lerin teknolojiye yatırımlarında yol gösterici olmak şeklinde özetlendi. Sunumlarda Türkiye’deki işletmelerin yüzde 90’ından fazlasını oluşturan KOBİ’lerin teknolojiye yatırım yaparken dikkat etmesi gereken noktalar, yatırımların fonlanması ve bu yatırımları destekleyecek projeler konunun uzmanları tarafından anlatıldı. Etkileşimli sunumlar sırasında, küçük ve orta ölçekli işletme sahipleri sorunlarını ilgili uzmanlara ilettiler ve birlikte çözüm yolları aradılar.

Yerli yapım ürünler dünya pazarına açılıyor
Türkiye’de teknoloji üreten firmaların küresel rekabette yerlerini almaları ve ‘Made in Turkey’ damgalı ürünlerin bütün dünyada tanınıyor, biliniyor ve tercih ediliyor olmasını sağlamak için düzenlenen “Türkiye’den Küreye” temalı bölümü aynı zamanda İstanbul’u katma değerli projelerle EKT’nin kavşak noktası haline getirmeyi de amaçlıyor.

‘Gelecek Parkı’nda üniversite sanayi işbirliği
Gelecek Parkı’nda bu yıl, TÜBİTAK-BİLTEN, TÜBİTAK-6. Çerçeve Programı, TÜBİTAK-TİDEB, TTGV, Boğaziçi Üniversitesi, İTÜ, Bilkent Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Işık Üniversitesi, Ahmet Yesevi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Doğuş Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Çukurova USAM’a bağlı akademisyenler, bilim adamları ve öğrenciler projelerini sanayi kuruluşlarıyla paylaştılar, geliştirdikleri ortak projeleri sergilediler.

TÜGİAD “Bilişin-Girişin” paneli ile öğrencileri bilgilendirdi
Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD), iş dünyası ile üniversiteler arasında bir köprü oluşturmak amacıyla “Bilişin-Girişin” başlıklı bir panel düzenledi. Bilişim sektöründe başarıya ulaşmış girişimcilerin panelist olarak başarı öyküleri ve tecrübelerini dinleyicilerle paylaştıkları panelde ayrıca genç girişimcilere sağlanan destek, teşvik ve uygulamalar ele alınarak sürecin özendirici boyutları da vurgulandı.

Nortel Networks Netaş Centrex ve optik Ethernet uygulamalarını anlattı
Optik Ethernet, hem Ethernet hem de optik teknolojilerinin en iyi yönlerini bir araya getiriyor. Nortel Network Netaş’ın, bu iki teknolojinin yeteneklerini artıran optik Ethernet ürünleri, servis sağlayıcılar ve şirket ağları için basit, hızlı ve ucuz çözümler sunuyor. Kurumsal ağları rekabetçi avantaja dönüştüren optik Ethernet çözümleriyle Nortel Networks Netaş, Türk Telekom standında tanıtım yaptı.
Standda ayrıca Centrex sistemi hakkında da bilgiler verildi. Telefon gereksinimi ister 2 ister 30 bin hat olsun, Centrex servisi ile tüm telefon hatları PBX özellikleriyle donatılabiliyor. Centrex abonesi kurumlar, iletişim servislerinden yararlanmak için ekstra maliyet ve işgücü ayrılmasına gerek kalmadan ana faaliyet konularına odaklanarak kârlılıklarını artırabiliyorlar.

Turkticaret.Net’ten ‘Teknoloji Destek Paketi’
KOBİ’leri e-işe taşımayı hedefleyen Turkticaret.Net, Yapı Kredi Bankası işbirliği ile gerçekleştirdiği ve KOBİ’lerin uygun maliyetle e-işe adım atmalarını sağlayan Teknoloji Destek Paketi’ni tanıttı. Alan adı tescilinden İnternet sitesi tasarımına, Web yayınından arama motorlarına kayıt ve intranete kadar birçok e-iş bileşenini bir araya getiren destek paketi satışa sunuldu.

Vestel grup şirketleri basınla sohbet toplantısı düzenledi
Vestel grup şirketleri, Vestel City standında basınla sohbet toplantısı düzenledi. Vestel Şirketler Grubu’nun üst düzey yöneticilerinin katıldığı toplantıda, Vestel’in Türk tüketicisinin kullanımına sunacağı ilkler tanıtılırken; elektronik, bilişim ve uydu iletişimi sektörüne ilişkin değerlendirme ve öngörüler paylaşıldı, Vestel’in ARGE faaliyetleri, yatırımları ve gelecek projeleri ile ilgili bilgiler aktarıldı.
Vestel Şirketler Grubu’nun uydu iletişimi sektöründe hizmet veren şirketi Dexar’ın yeni ürünü olan ve uydu üzerinden sınırsız erişim sağlayan DirecWay de fuarda tanıtıldı.

Siemens ziyaretçilere 21. yüzyıl ürünlerini tanıttı
Eylül ayında pazara sunduğu beş yeni modelini ilk kez fuar kapsamında tanıtan Siemens Mobile, birbirinden ilginç tasarım halindeki ürünlerini de tüketicilerle buluşturdu.
Siemens’in ilk akıllı telefonu (smartphone) SX1, eğlenceli MC60, bir tasarım klasiği C60, değişik kapak seçenekleri ile A52 ve dahili kamerasıyla zumlu fotoğraf çekme özelliği bulunan ST55 Türk mobil kullanıcılarına tanıtıldı. İlk kez fuar kapsamında sergilenen bu beş yeni GSM telefonun yanı sıra, DECT telefonlarda da pek çok yeni model tüketicilerin beğenisine sunuldu. GSM telefonu serisi Xelibri ve ünlü tasarımcı Alessi tarafından tasarlanan Alessi DECT telefonu da firma standında yerini aldı. Ayrıca henüz tasarım halinde olan, geleceğin ürünleri olarak adlandırılan Kağıttan Ekran, Sanal Klavye, Yaşayan Karakterler, 3 Boyutlu Ekran, Gerçekçi Oyunlar gibi geleceğin ürünleri de fuar boyunca ziyaretçilerle buluştu.

Raks mobil telefonlar kullanıcıyla buluştu
Raks Telekom fuardaki tek yerli GSM telefonu üreticisi olarak yer aldı ve yeni ürünlerini sergiledi. Firma 2001 yılının 2. çeyreğinden itibaren piyasaya sürdüğü R78, R88, 7530, 3520, 9530, 9535’in yanı sıra, 2003 yılının son çeyreğinde piyasaya çıkacak olan Raks markalı üç yeni GSM telefon modeli 9745, 9545 ve 3525’i tüketicilerin beğenisine sundu.

Yapı Kredi, bankacılık hizmetleri ile fuardaydı
Yapı Kredi; POSCepte, Online Kredi, Worldonline, Sınırsız Bankacılık ve Mobil Ödeme gibi gelişmiş yeni ürünlerini sergiledi. Türkiye’nin POS özelliklerini GSM telefonlara taşıyan ilk ürünü POSCepte, GSM telefondan kredi kartı ile satış gerçekleştirmek için geliştirildi. Üye işyerleri, POSCepte ile sahip oldukları WAP uyumlu mobil telefonlarına kredi kartı bilgilerini girerek, müşterilerine kredi kartı ile alışveriş imkanı sağlayabiliyorlar. Böylece üye işyerleri Turkcell kapsama alanı içinde istedikleri her yerden kredi kartıyla satış yapabiliyor ve Worldtaksit-Worldpuan imkanlarını sunabiliyor.
Ziyaretçiler mobil ödeme hizmeti ile, yakında Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkacak olan Harry Potter Serisi’nin 5. kitabı Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nın ön siparişini mobil ödeme indirimiyle GSM telefonlarından verme imkanına sahip oldular.

Çözüm Holding’den ‘Akıllı Şehir’ çözümü
Çözüm Holding, fuarın giriş sistemi destekçi kuruluşu olarak, girişlerdeki turnikelerin üretilmesi ve sistemin yazılımı, koordinasyonu, kontrolü, fuarı gezen ziyaretçilere ait tüm istatistiksel verilerin alınması ve raporlanması gibi giriş sistemi ile ilgili her türlü konudan sorumluydu.
Firmanın fuarda tanıttığı ürünler arasında yer alan X10, evdeki ışıkları, cihazları ve diğer ekipmanları var olan elektrik kabloları üzerinden kumanda etmeye yarayan bir iletişim dili. Bu ürünün yanı sıra Çözüm Otobüs Durağı’nda ziyaretçiler; bekleyen bir otobüs, toplu taşımacılık ve otopark simülasyonları ve bu projeler için üretilmiş ürün ve yazılımları incelediler. Akıllı Kampus projesinde yer alan elektronik ödeme sistemiyle, alışveriş yapmak, yemek yemek, ödeme yapmak, fotokopi çektirmek imkanlarının yanı sıra okula giriş çıkışlardaki kimlik ve araç kontrolü de sağlanıyor. Bankacılık çözümleri için üretilmiş yeni teknoloji ürün ve ‘EMV Dönüşüm Projesi’ ise ziyaretçilere sunulan diğer bir çözüm olarak sergi alanında yerini aldı.

HP yeni ürünlerini ziyaretçilere tanıttı
HP Görüntüleme ve Baskı Grubu, mobil yaşam ve ofis ortamlarını canlandırdığı standında, baskı çözümlerini, teknolojinin geldiği son noktayı gösteren ürün tanıtımlarıyla ilgi çekti. Bu bölümde PhotoSmart 935 ve 735 sayısal fotoğraf makineleri, fotoğraf baskısı yapabilen PhotoSmart 7260/7660 yazıcıları, DeskJet 5150 masaüstü yazıcı, OfficeJet 5110 ve 6110 hepsi bir arada cihazları, PSC 2175 ve 1210 yazıcı-tarayıcı-fotokopi cihazları ve SJ 3970 tarayıcı yer aldı. “HP ile daha fazla eğlence” başlığı altında, ev kullanıcıları için hazırlanan çözüm ve ürünler tanıtıldı. Çoklu ortam kişisel bilgisayarlar, masaüstü yazıcılar, sayısal kameralar, hepsi bir arada

cihazları bu kapsamda yer aldı. Özellikle reklam ve grafik sektörünün ilgisini çekecek profesyonel baskı çözümlerini içeren ikinci bölüm ise, “Profesyonel Renk”ti. Burada kartpostal boyutundan poster boyutlarına kadar, değişik ebatlarda ve kartondan kumaşa kadar değişik mecralara baskı yapabilen DesignJet geniş formatlı yazıcılar ve renkli LaserJet yazıcıların yer aldığı görüntüleme ve baskı çözümleri yer aldı. Mobil yaşam başlığı altında sayısal fotoğraf makineleri, kablosuz çalışan yazıcılar, dizüstü bilgisayarlar, tablet bilgisayarlar ve iPAQ cep bilgisayarları sergilendi.

Koç Bilgi Grubu’ndan teknolojinin her alanında hizmet ve ürünler
Koç Bilgi Grubu, EKT sektörünün artan ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiren şirketleri, e-iş ve sayısal eğlence ortamları ile fuarda yer aldı. KoçSistem, Koç.net, Bilkom, Tanı, Koç Bryce, GVZ, Biletix, Ultra Kablo TV, Kangurum, Promena ve Kotonline’nin yanı sıra Kobiline e-iş ve Avaturk ile etkinliğe katılan Koç Bilgi Grubu, e-Türkiye’nin oluşumu konusunda gerçekleştirdiği çalışmalarla ön plana çıkıyor. Koç Holding Turizm Grubu’na bağlı BookinTurkey ve Koç Holding Finansal Hizmetler Grubu’na bağlı Koçbank da e-yaşama hizmet eden ürün ve hizmetleriyle fuarda Koç Bilgi Grubu standında ziyaretçilere kapılarını açtı.
KoçSistem, fuar etkinliğinde e-dönüşüm çözümlerini ziyaretçilere anlattı: KoçSistem, fuar alanında İnternet’e açık kiosklar ve plazma ekranlar üzerinden katılımcılara e-dönüşümde gerçekleşen başarı hikayelerini izleme imkanı sağladı. Kiosklara kişisel bilgilerini giren katılımcılara armağanlar verildi.
Koç.net şirketlere ‘Rizikometre’ uygulamasıyla anında erişimli güvenlik testi yaptı: Koç.net, fuarda ‘Rizikometre’ adlı ürünüyle şirketlerin güvenlik sistemlerini anında erişimli olarak ücretsiz test etti ve tespit ettiği güvenlik açıkları ile birlikte test sonuçlarını bir rapor halinde sundu. Fuar etkinlikleri kapsamında Web sitelerine yapılabilecek olası saldırıları simülasyonlarla canlandıran Koç.net, etkinlikte güvenlik hizmetlerini ve diğer toplam iş iletişimi çözümlerini sundu.
Apple Power Mac G5 ile fuarda sergilendi: Bilkom Bilişim Hizmetleri A.Ş.’nin Türkiye distribütörlüğünü yaptığı Apple ürünlerinin en yenisi Power Mac G5 ve Apple’ın yeni işletim sistemi Mac OS X’in son sürümü Panther, fuarda Türk kullanıcısı ile tanıştı.
Koç Bryce uzaktan eğitim çözümleriyle fuardaydı: Koç Bryce; Microsoft, Oracle, Sun, SAP, Cisco ve Redhat gibi firmaların çözümlerine yönelik sınıf ve sertifika eğitimleri ile e-eğitim paketlerini fuarda tanıttı. Firma fuar ziyaretçilerini, sözleşme hukuku, proje yönetimi ve Web tabanlı İngilizce eğitimleriyle buluşturdu.
Koç Bilgi Grubu’nun en genç üyesi Paro fuardaydı: Tanı Pazarlama ve İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin sayısal pazarlama ortamı Paro, fuar süresince ziyaretçilere, gıda, giyim, kozmetik gibi çok çeşitli sektörlerden üyesi olan firmaların kampanyalarını sundu.
Türkiye'nin ilk sesle yönetilen akıllı evi ve otomobili fuarda tanıtıldı: GVZ Ses Teknolojileri, etkinlikte Ford-Otosan işbirliğiyle geliştirilen, sesle yönetilen ilk akıllı otomobili ve Arçelik-CoreNet işbirliğiyle konuşma tanıma, konuşma sentezleme teknolojileri kullanılarak geliştirilen akıllı evi sergiledi. Ses komutu ile durdurulabilen ve çalıştırılabilen otomobil, merkezi kilit sistemini ve camları açıp kapatabiliyor, radyo teyp veya yan aynaları kumanda edebiliyor. Sahibinin elektronik mesajlarını alabilen akıllı otomobil, İnternet’e bağlanarak borsa, hava ve yol durumu ile birlikte daha birçok bilgiyi iletebiliyor. Akıllı ev ise, sahibini sesinden tanıyarak verilen komutları aynen uyguluyor. Akıllı evler, ana sistemde yer alan bir sunucu üzerinden yönetiliyor. Kablosuz bir mikrofon aracılığı ile ev sahibinin sesli komutu, evin içinde nerede olursa olsun, evin belli bölümlerine yerleştirilen alıcılarla sisteme ulaşıyor. Müzik, film, ışık ayarları, kapı açıp kapama gibi işlemlerin yüklendiği sistem sayesinde ev sahibi istediği yerden müzik dinleyebiliyor, film izleyebiliyor, evin ısısını ayarlayabiliyor veya evin ışıklarını açıp kapatabiliyor. Sadece tanıdığı sese kapıları açma özelliği nedeniyle akıllı ev, hırsızların eve girişini önlüyor.
Kobiline üç ayrı hizmet paketini tanıttı: Kobiline fuara, ‘64 Kbps Kiralık Hat’, ‘Yazılım Kiralama’ ve ‘Online Kurumsal Kimlik’ kampanyası olmak üzere üç yeni kampanya ile katıldı.
Avaturk ödüllü oyun turnuvası düzenledi: Koç Bilgi Grubu-Porttakal A.Ş. işbirliği ile kurulan sayısal eğlence ortamı Avaturk, distribütörü olduğu dünyaca ünlü EverQuest, Anarchy Online ve Chrome gibi anında erişimli oyunlarla fuarda genç ziyaretçileri ağırladı. Dünyada büyük bir hızla büyüyen sayısal eğlence sektörü fuarda ilk kez Avaturk tarafından temsil edildi.
Kangurum.net İnternet erişim paketi tanıtıldı: Kangurum, fuarda tüketicileri yeni İnternet erişim hizmeti olan Kangurum.net ile tanıştırdı. Yetkililer Kangurum.net paketlerinin hızlı, ekonomik, kaliteli ve güvenilir İnternet erişimi sağladığını belirttiler. Migros mağazalarından yakın bir zamanda satışına başlanacak olan Kangurum.net paketlerini şimdilik www.kangurum.net adresi üzerinden almak mümkün.

SYS çözümleriyle fuardaydı
SYS Postoffice XP, ses Net kapısı uygulamaları, SYS Televantage çağrı merkezi çözümleri, sayısal ses kayıt sistemi SYS Telelog ve SYS etkileşimli sesli yanıt sistemleri çözümleriyle tüketicinin karşısına çıktı.