Medyasör

Özelleştirme ve kadrolaşma

Kıbrıs’ın İskenderun’a doğru uzanan Zafer Burnu’ndaki Apostolos Andreas Manastırı

ÖZELLEŞTİRME İdaresi gerçekten de büyük bir özveri ile çalışıyor. Özelleştirme kapsamında Türk Hava Yolları da var. İlgililerin ne derece bilgisi var bilmiyorum ama, Türk Hava Yolları’nın özelleştirilmesinde bir de yavru vatan Kıbrıs ayağı var. Kıbrıs Türk Hava Yolları, K.K.T.C yasalarına göre Kıbrıs’ta kurulmuş iki ortaklı bir limitet şirkettir. K.K.T.C ve T.C tarafları, %50-%50 olarak hisseleri oluştururlar. Şirket ana sözleşmesindeki bir maddeye göre; taraflardan birisi, hisselerinin tümünü veya bir bölümünü satmak isterse, mutlaka diğer ortağı ile birlikte karar almak zorundadır. Ana sözleşmedeki bir diğer maddeye göre ise, tarafların sermaye payları %50-%50 oranında olmasına karşılık, yönetim dengesi ya da dengesizliği, %51 T.C , %49 K.K.T.C biçimindedir. Bu anlaşılması zor durum, T.C hükümetlerinin her zaman ilgisini çekmiş ve şirket, sık sık medyaya malzeme olmuştur. Eğer THY gerçekten özelleştirilecekse, T.C’nin KTHY’deki hisseleri, mutlaka şirketin diğer ortağına, ya da onun organizasyonunda kısmen veya tamamen K.K.T.C’li iş adamlarına satılmalıdır.
Söz KTHY’den açılmışken , şirketin Basın Danışmanı’nın aylığı kaç lira diye bir soru akla gelebilir. Bize ulaşan bilgilere göre, Kadir Usta isimli danışmana, değerli çalışmaları karşılığında her ay tam 2000 Amerikan Dolar’ı ödeniyormuş. Gerçi bu zamanda 2000 Dolar para değil ama, AKP ilgilileri böyle takdir buyurmuşlar. İnşallah en kısa zamanda iyi bir zam gelir de Kadir Usta da bir az olsun rahatlar. Kimsenin maaşı bizi ilgilendirmez. İlgilendirmez ama, kimdir bu arkadaş, ne eğitim almıştır, deneyimi nedir, buraya hangi esas ve usullerle ve de kim tarafından atanmıştır? Bu aylığı kim ya da kimler takdir etmişlerdir? İşte bütün bunlar, T.C ve K.K.T.C vatandaşı olan herkesi ilgilendirir.
Hava yolu bir yana, Kıbrıs Türk kesimi ufak ufak Avrupa Birliği’ne giriyor ama, kimsenin bundan haberi yok. Rum kesimi, Kıbrıs doğumlu olan her isteyene kimlik belgesi ve pasaport veriyor. Yeter ki anneniz ve/veya babanız gerçek Kıbrıslı olsun. Olmazsa resmi nikahlı eşiniz de olabilir. Türkiye’den göçüp de sonradan K.K.T.C vatandaşı olanlar ve onların çocukları (Kıbrıs’ta doğsalar bile) bu uygulamanın dışında tutuluyorlar. Doğuştan Kıbrıslı olanların pek çoğu, kişisel gözlemlerimizle saptadığımız üzere, çaktırmadan komşuya geçip işi çoktan bitirmişler bile. Rum kesimine geçip kimlik ve pasaport alanların sayısı, doğal olarak Türk tarafında bilinmiyor. Ne var ki, bu sayının hiç de az olmadığı görüşü oldukça yaygın. Bu hesaba göre K.K.T.C’nin en T.C bölgesi herhalde Karpaz olacak . Bugün bu bölgede, yaklaşık 700’ü Türkiye kökenli toplam bin kişi yaşıyor. Türkiye göçmenlerinin dışında kalan 300 kişi Rum. Türkiye kökenli K.K.T.C vatandaşı olan Karpaz sakinlerinin komşudan kimlik ve pasaport çıkartmaları olanak dışı. Karpaz bölgesinde Altın Kum denilen bir kıyı şeridi var ki, orayı görmeyen Kıbrıs’a gittim demesin. Adanın Zafer Burnu olarak anılan ve İskenderun’a doğru uzanan kısmındaki Apostolos Andreas Manastırı özellikle 15 Ağustos ile 30 Kasım tarihleri arası büyük ziyaretçi akınına uğruyor. Manastıra adını veren Andreas, Baptist John’un müridi iken Hz. İsa’nın papazlığa ilk çağırdığı kişi olduğundan kendisine, ilk çağrılan anlamında, “O protoktilos” denilmiştir. Hıristiyan dinini yaymak için, Küçük Asya’nın kuzeyini, Makedonya’yı ve daha bir çok yeri gezen Apostolos Andreas, seksen yaşında iken Peloponez’deki Patras’ta bir zeytin ağacında çarmıha gerilmiştir.

Akıllı soru

Geçenlerde Arena Bilgisayar’ın bir toplantısına katıldım. Şirket adına konuşmacılardan biri olan İzi Kohen, anlatımıyla, üslubu ile, yanıtları ile yıldız gibi parladı. Toplantı uzadıkça uzadı ama, yalnızca Kohen’i dinlemek tüm katılımcıları büyük keyif verdi. Soru soranlara gelince, tanrı onları ıslah eder inşallah. Üç beş dakika önce yanıtlanan sorular tekrar tekrar soruldu. İçimiz kıyıldı. Bir de savcı edası ile soranlar vardı ki, görmeliydiniz. Ne demişler? Akıllı cevap olmaz, akıllı soru olur.
İzi Kohen’i ve çalışma arkadaşlarını bu güzel toplantı nedeni ile gönülden kutluyorum.