Ankara'dan
Kısa Kısa
Sonuç getirecek projelere ARGE önceliği
Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK), 2007 yılında ARGE fonlarının kullanımında akademik, toplumsal veya ticari sonuçlar üretebilecek projelere öncelik verilmesini kararlaştırdı. Kurul, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında 14'üncü toplantısını 12 Eylül 2006 tarihinde TÜBİTAK'ın ODTÜ yerleşkesindeki Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü'nde gerçekleştirdi. Toplantı sırasında katılımcılar, “ARGE Yatırımı Kazanca Dönüşüyor” konulu tanıtım filmi izlediler. Daha önceki toplantılarda alınan kararlara ilişkin gelişmelerin yanısıra yeni karar taslakları onaya sunuldu. 2006 yılında TÜBİTAK ARGE fonlarının kullanımında izlenecek politikalarla ilgili çalışmalar, Ulusal Uzay Araştırmaları Programı ve Ulusal Savunma Araştırmaları Programı hakkında katılımcılara bilgi verildi. Ayrıca, 2005-2010 Ulusal Bilim ve Teknoloji Politikaları Uygulama Planı, 2006-2008 Kamu ARGE Ödeneği, Ulusal Yenilik Sistemi Performans Göstergeleri ve AB çerçeve programlarına katılım konuları ele alındı. Kurul, 2007 yılında ARGE ödeneği olarak kullanılacak kamu kaynaklarının proje ve programlara dağıtılırken uyulması gereken esasları da belirledi. Buna göre, 2007 yılında öncelikle mevcut ARGE kapasitesini tüm gücüyle harekete geçirecek projeler desteklenecek. Ayrıca, ileri uzmanlık merkezlerine de destek verilecek. Mevcut kapasitesinin çalışabilmesi için ihtiyaç duyulan teknisyen, ikincil teçhizat gibi ilaveler için de destek verilecek. ARGE desteklerinde akademik, toplumsal veya ticari sonuçlar üretecek, müşterisi belirlenmiş ve başvuru sürecinde kullanıcının ihtiyacı ve kullanım niyeti taahhüt altına alınmış projelere öncelik verilecek. Kamu kurum ve kuruluşlarında ARGE olgusunun içselleştirilmesi, sürekliliğinin sağlanması, bu programa önerilecek projelerin yönlendirilmesi ve izlenmesi amacıyla birimlerin oluşturulması veya görevlendirilmesi, kamu kurumlarının kendi alanlarında hazırlamaları gereken araştırma programlarını tamamlayarak TÜBİTAK'a sunmaları kararlaştırıldı. Türkiye'nin, AB 7'inci Çerçeve Programı ve EURATOM'a muhtemel katılımı dikkate alınarak TÜBİTAK'ın AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Kuruluşu olarak görevlendirildi.
CHP toplantılara katılmıyor
BTYK toplantılarına CHP temsilcisi olarak katılan CHP Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu, yaptığı yazılı açıklamada 13'üncü toplantıdan bu yana CHP'nin BTYK toplantılarına katılmama kararı aldığını bildirdi. Coşkunoğlu CHP'nin toplantılara katılmamasının nedenlerini ise şöyle sıraladı: “Birincisi, TÜBİTAK yönetimi hukuk dışı durumdadır. AK Parti iktidarı TÜBİTAK yönetimine egemen olmak için, CHP muhalefetine ve Sayın Cumhurbaşkanı'nın vetosuna karşın iki yasa çıkarmıştır. CHP'nin başvurusu üzerine Anayasa mahkemesi bu iki yasanın ikisi için de yürütmeyi durdurma kararı almıştır. Fakat, gerek siyasi iktidar gerekse TÜBİTAK yönetimi bu hukuk dışı konumda ısrar etmektedir. İkincisi, BTYK toplantıları başbakanın gösteri ortamına dönüşmüş, işlevsiz ve ciddiyetsiz duruma düşmüştür; Toplantının açılışında başbakan bir konuşma yaptıktan sonra medya dışarı çıkarılıyor, görüşmeler medyaya kapalı devam ediyor, İnternet üzerinden yayınla da gösterilmiyor. Başbakanın gösterişli konuşmasından sonra, medyanın terk etmesi istendikten sonra, toplantı anlamlı tartışmalar yerine, daha önceden alınmış kararların onaylanmasından ibaret olmuştur. Bir toplantıda benim itirazıma karşı görüş olmadığı halde “böyle uygun görülmüş” gerekçesiyle bir karar çıkmıştır. En önemli kararlar bile gösterişli bir şekilde sunulduktan sonra ciddiyetle ele alınmıyor. Bunun en dikkat çekici örneği uzay konusudur. Başbakan uzay konusunda yapılacak araştırmaları himayesi altına aldığını açıklamıştı. 2004 yılında yapılan 10'uncu BTYK toplantısında da uzay konusunun Türkiye'nin öncelikli bilimsel ve teknolojik araştırma konusu olmasına karar verilmiştir. 10 Mart 2005 tarihli BTYK toplantısı raporunun 5'inci sayfasında “TÜBİTAK Başkanlığında ‘Uzay Araştırma Grubu' 2005 yılı Ocak ayında kurulmuştur” denmesine karşın, böyle bir grup oluşturulmamıştır. Ancak, Mayıs 2006'da, yani uzay konusu öncelikli ve başbakan himayesinde ilan edildikten yaklaşık 2 yıl sonra, Mayıs 2006'da Bilgi Teknolojileri Araştırma Enstitüsü'nün (BİLTEN) adı Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü olarak değiştirilmiştir. Oysa, uzun zamandır 12 proje grubu olan BİLTEN'in sadece bir grubu uzay çalışmaları ile doğrudan ilgilidir. Tüm bu süregiderken, ülkemizin uydu projelerini yürüten ise TÜRKSAT A.Ş.'dir. Bu dağınıklık, konunun gösterişli sunumundan sonra ciddi bir çalışma olmadığının sadece bir göstergesidir. Üçüncüsü, TÜBİTAK yönetiminin giderek kaygı verici bir icraat içerisine girdiğini gözlemliyorum. İlk zamanlar, siyasi iktidarın TÜBİTAK'a kendi atamalarını yapmaktaki hukuk dışı ısrarına karşın iyi niyetimizi koruduk. İlişkilerimizi ve desteğimizi devam ettirdik. Fakat, giderek TÜBİTAK içerisinde olanları kaygıyla izler duruma geldik. Çok ciddi ve savunması çok güç bir personel değişimi süregidiyor. Çalışanların önemli bir kısmı huzursuz. Tüm bu olumsuz ortamda, TÜBİTAK öncelik verdiği konularda bile yetersiz bir icraat içerisinde. Örneğin, “bilimin popülerleştirilmesi, halka yayılması” en öncelikli konulardan birisi olarak ilan edilmiş olmasına karşın, bu konuda önemli rol oynayan Popüler Bilim Kitapları dizisinde daha önceleri her yıl 20 civarında yeni basımı yapılan kitap yayımlanırken, bu rakam şimdilerde 10'un altına düşmüştür. Ülkemizde bilim ve teknoloji alanının da AK Parti hükümetinin kadrolaşma hırsı içerisinde ciddi darbe almakta olduğunu görmenin şiddetli üzüntüsü içerisindeyim. Gerek TÜBİTAK yönetimini gerekse AK Parti iktidarını bilim ve teknolojiyi siyasi amaçlara kurban etmemeleri için sorumluluğa davet ediyorum. Ülkemizi çok yakından ilgilendiren bilim ve teknoloji konusunun siyasi niyetlerle böylesine tahrip edilmesi karşısında aydınlarımızı ve ilgili sivil toplumu kayıtsız kalmamaya çağırıyorum.”
ODTÜ ‘İnsan Bilgisayar Etkileşimi Laboratuarı' hizmette
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Bilgi İşlem Daire Başkanlığı bünyesinde kurulan İnsan Bilgisayar Etkileşimi Araştırma ve Uygulama Laboratuarı hizmet vermeye başladı. Laboratuar, etkileşimli teknolojilerin (Web siteleri ve diğer bilgisayar yazılımları gibi) tasarımı, uygulanması ve değerlendirilmesi için geliştirilmiş, test ve gözlemci odasından oluşuyor. Yazılımların değerlendirilmesinde önemli bir kriter olan kullanılabilirlik kavramı, bir arayüzün verimli ve etkili bir şekilde kullanılması olarak tanımlanabiliyor. Geleneksel yöntemler olarak kabul edilen, test sırasında sesli düşünme, başarılan görev sayısı, yapılan hata sayısı, test öncesinde ve/veya sonrasında yapılan memnuniyet anketlerinin değerlendirilmesi ile kullanılabilirlik ölçülebiliyor. Bu geleneksel yöntemlere ek olarak, kamera ve ses sistemi bulunan laboratuarda, kullanıcının hareketlerini ve konuştuklarını kaydederek görsel ve işitsel veriler elde edilebiliyor. Kullanıcının davranışlarının ve konuşmalarının değerlendirilmesi, kullanıcının test edilen arayüze yaklaşımını öğrenmek açısından önemli olmakla beraber deneyin kaydedilmesi kayıtlar üzerinde değerlendirme yapılabilmesine olanak sağlıyor. Göz izleme cihazının da bulunduğu İnsan Bilgisayar Etkileşimi Araştırma ve Uygulama Laboratuarı'nda kullanıcının göz hareketlerini kaydetmek, ve daha sonra bu verilerle kullanıcının arayüzde nerelere, ne kadar süre ile ve kaç kere baktığına ilişkin değerlendirmeler yapılabiliyor. Bu veriler ışığında, daha kolay anlaşılır ve rahat kullanılabilen etkileşimli arayüzler tasarlamak ve bu arayüzlerin kullanılabilirliğini arttırmak amaçlanıyor. Bu laboratuar, arayüzlerin daha etkili ve verimli hale getirilmesine katkı sağlamakla beraber, eğitim bilimleri ve bilişsel bilimler gibi birçok alanda akademik araştırmalara kontrollü ortam ve güvenilir veriler sağlıyor. Laboratuarla ile ilgili ayrıntılı bilgi, ( http://ibe.bidb.odtu.edu.tr ) adresinde bulunabilir.
Laboratuardan kamu ve özel sektör de yararlanabilecek
ODTÜ Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Kürşat Çağıltay, ODTÜ İnsan Bilgisayar Etkileşimi Laboratuarı'ndan isteyen kamu kurumu ve özel sektörün de hizmet alabileceğini söyledi. Çağıltay, laboratuarın amacının, bir bilgisayarı herhangi bir uygulama için kullanırken, kullanıcıların karşılaştıkları zorlukları minimize etmek olduğunu söyledi. Çağıltay, laboratuarla ilgili olarak “Telepati”ye şu bilgileri verdi. “Karşınızdaki bir arayüz. Bu arayüzde ne kadar zorlanırsanız o programı o kadar verimli kullanamazsınız. Dolayısıyla programlardaki hataları minimize etmek için programları laboratuar ortamında test ediyoruz. Programları test ederken de gerçek kullanıcılarla test ediyoruz. Programın kullanıcısı öğrenciyse öğrenciyle, çocuksa çocukla, yaşlı birisiyse yaşlı biriyle test ediyoruz. Laboratuarda, kontrol odası var. Kontrol odasında deneye katılan kişiyi; teste katılan kişiyi kameralarla gözlüyoruz. Yüz hareketlerini, el hareketlerini, göz hareketlerini kontrol ediyoruz. Deneyler, testler kontrol odasında gerçekleşiyor. Test odasında ise gerekli kayıtları yapıyoruz, yani bütün süreci kaydediyoruz. Daha sonra kullanıcılar nerede takılmış, ne yapmış, nerede zorlanmışlar; gerek yüz ifadelerinden gerekse sesli ifadelerinden değerlendiriyoruz. Sonucu Web tasarımı ise, Web tasarımcısına gönderiyoruz; diyoruz ki, şu noktada kullanıcılar zorlandı. Bizde burada problem var, bunu düzeltin diyoruz.” ODTÜ Bilgi İşlem Daire Başkanı Ayla Altun da, laboratuarda üniversitenin ürettiği programların yanısıra başka programların da test edildiğini belirtti. Altun konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu laboratuarı kurmadaki amaçlarımızdan bir tanesi de, gerek Bilgi İşlem Daire Başkanlığı'nda üretilen yazılımların ve gerekse de üniversite bünyesinde üretilen yazılımların, özellikle Web tabanlı ara yüzlerin kullanılabilirliğini artırmak. Dolayısıyla, biz belli bir plan çerçevesinde bünyemizde geliştirdiğimiz yazılımların testlerini yapıyoruz. Burada amaçlanan kullanıcılarımızın (öğrenciler, akademisyenler, idari-yönetsel görevliler) bizim ürettiğimiz programları en kolay nasıl kullanabilirler; bunu ortaya koymak. Mevcut programlarda ne tür güçlükler yaşıyorlar. Bunları tespit edip, geri bildirimleri alıp, değerlendirmelerini yapıp, onları daha iyileştirme yönünde çalışmalar yapıyoruz. Üniversite dışındaki kurum ve kuruluşlara özel sektöre de hizmet verebiliriz. Öncelikli olarak üniversitemize hizmet veriyoruz. Laboratuarı kurma amacımızdan biri de, bu birikimi gerek kamu sektörü gerekse özel sektörle paylaşmak. Laboratuarın, e-Devlet çalışmalarına önemli bir girdi oluşturabileceğini düşünüyoruz. ODTÜ Teknokent'le ve sivil toplum kuruluşlarıyla da işbirliği yapabiliriz. Görme engelliler ile ilgili yaptığımız bazı çalışmalar var. Sayısı çok fazla olmasa bile görme engelli öğrencilerimiz var. Görme engellileri bu sistemin dışında tutamayız onların da bu sistemin bir parçası olması gerekiyor. Özellikle e-öğrenme sistemlerinde materyalleri nasıl tasarlamalıyız? İnsanlar en etkin nasıl öğreniyorlar? Konularına yönelik akademik çalışmalar yaptık.”
AB'nin 2010 e-devlet yaklaşımı belirlendi: i2010 Finlandiya hükümetinin himayesinde, SAP ve CapGemini'nin sponsorluğunda AB'nin e-devlet uygulamaları masaya yatırıldı. “Avrupa'da e-devletin etkileri” konferansında Avrupa Birliği'nin e-devlet yaklaşımları tartışılarak, AB'nin 2010 e-devlet yol haritası açıklandı. Avrupa Birliği dönem başkanlığını Temmuz ayında Avusturya'dan devralan Finlandiya, önemli bir konferansa ev sahipliği yaptı. “i2010: Avrupa Bilgi Toplumu 2010” hedefleri çerçevesinde organize edilen konferans, 13 Eylül 2006 tarihinde Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de gerçekleştirildi. E-devlet hareket planı başta olmak üzere konferansta Avrupa ülkelerinin e-devlet uygulamalarında geldikleri noktalar, mevcut sistem ve iş ortaklarının yaptığı araştırmalar aktarıldı. 2010 yılına kadar kamu kurumlarındaki verimliliği artırmayı ve idari sorumlulukları azaltmayı hedefleyen Avrupa Birliği üyeleri, bu alanda yapılan örnek uygulamalar ve incelemelerle ilgili bilgi aldı. Büyüme ve istihdam için hazırlanan “i2010: Avrupa Bilgi Toplumu 2010” stratejisi üç temel hedeften oluşuyor. Birincisi sayısal ekonomi çerçevesinde gerekli olan yasal düzenlemelerin bir çatı altında toplanması, İkincisi ARGE faaliyetlerinin artmasını sağlayarak AB'nin teknoloji alanında liderliği ele geçirmesi, Üçüncü hedefte AB genelinde kamu hizmetlerinin etkili ve verimli bilgi teknolojileri altyapısı kullanılarak halka sunulması. Bu hedefler de göz önüne alındığında e-devlet uygulamalarının i2010 stratejileri içerisinde önemli bir yere sahip olduğu görülüyor. “Avrupa'da e-devletin etkileri” konferansına, Finlandiya Maliye Bakanı Ulla-Maj Wideroos, SAP Kamu Sektörü Başkan Yardımcısı Ian Swann, CapGemini adına Patrick Wauters'ın ile Estonya, Yunanistan, İrlanda, İskoçya, İtalya gibi ülkelerden gelecek uzman kişiler konuşmacı olarak katıldı. Bunların yanı sıra konferansta 2006-2010 yol haritası için öneriler, ülkelerin e-devlet uygulamalarının kıyaslanması, hızlı yatırım getirisi (ROI), e-devlet uygulamalarının yerel etkileri gibi konulara yer verildi. SAP Türkiye Genel Müdürü Cem Yeker, SAP'nin gelirinin yüzde 40'nı kamu kurumlarına sunduğu çözüm ve uygulamalardan elde ettiğinin altını çizdi. Yeker, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin kamu kurumlarının çoğunun iş süreçlerini ve vatandaşlarına verdikleri hizmetleri SAP çözüm ve uygulamalarıyla yaptıklarını belirtti. SAP'nin tecrübesini ve dünya üzerinde birçok ülkede gerçekleştirdiği uygulamaları Türkiye'ye taşımayı amaçladıklarını ifade eden Yeker, Finlandiya'da gerçekleştirilecek konferansın Avrupa Birliği ülkelerinin e-devlet uygulamalarında hangi noktada olduklarını görmek için önemli bir fırsat olduğunu kaydetti. SAP Kamu Sektörü Başkan Yardımcısı Ian Swann, Avrupa Birliği ülkelerinin birçoğunun kamu kurumlarında operasyonel verimliliği artırmak ve vatandaşlara verilen hizmetleri düzenlemek için teknoloji yatırımı yaptığını belirtti. Swann, teknoloji programlarıyla ilgili yatırımların, SAP'nin liderliğinde hazırlanan ekonomik, sosyal ve politik ölçümlere göre yapıldığını dile getirdi. SAP'nin kamu sektöründeki uzmanlığının kabul edildiğini söyleyen Swann, SAP'nin Amerika ve Avrupa'daki farklı e-devlet programlarında yer aldığını belirtti. Ian Swann, bu programlar çerçevesinde kamu kurumlarında gerçekleştirilen uygulamalardan örneklerin ve hızlı yatırım getirisi (ROI) konusunda elde edilen sonuçların konferansta katılımcılara aktarıldığını söyledi. Finlandiya Avrupa Birliği dönem başkanlığını Temmuz 2006 tarihinde Avusturya'dan devraldı. Finlandiya'nın, 6 ay sürecek dönem başkanlığı süresince genişleme ve Türkiye ile üyelik müzakerelerinin ana konular arasında yer alması bekleniyor.
“ECDL ile Daha Parlak Bir Geleceğe” yarışması
ECDL Sertifika sahiplerinin ulusal ve küresel alanda tecrübelerini paylaşarak, ECDL/ICDL lisans sahipleri ile birlikte tüm dünyaya ECDL'in faydalarını aday gözü ile anlatabilmelerini sağlamak amacıyla “ECDL ile Daha Parlak Bir Geleceğe” yarışması düzenlendi. Yarışmaya katılmak isteyen ECDL sertifika sahipleri, ECDL'in özel ve/veya iş hayatında kendilerine kazandırmış oldukları ile ilgili en fazla 500 kelimelik bir yazı hazırlayarak, Yetkili Test Merkezleri'ne ulaştırdılar. Yarışacak adayların mutlaka bir ECDL sertifikası almış olmaları gerekiyor.140 ülkeden katılımla düzenlenecek olan yarışma “Ulusal” ve “Küresel” olarak iki aşamadan oluşuyor. “Ulusal” aşamada yapılan değerlendirme sonucu seçilen ülke birincisi ECDL Vakfı tarafından 250 Euro ödül kazanacak. Ayrıca her ülkenin birincileri “Küresel” aşamada yarışmak üzere ECDL Vakfı'na yönlendirilecek. ECDL Vakfı – Uluslararası Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılacak olan değerlendirmeden sonra “Küresel” aşama birincisi için ECDL Vakfı tarafından, 140 ülke ECDL yöneticilerinin katılacağı ECDL CEO Toplantısı'nda ödül töreni düzenlenecek. “ECDL ile Daha Parlak Bir Geleceğe” yarışmasının Küresel birincisi (2 Kasım 2006 tarihinde belirlenecek) bir misafiri ile birlikte Hırvatistan'da yapılacak bu toplantıya ECDL'in konuğu olarak katılacak, yol ve konaklama masrafları ECDL Vakfı tarafından karşılanacak.
T.C. kimlik numarası, vergi numarası olarak da kullanılacak
T.C. kimlik numarası, 1 Kasım 2006 tarihinden itibaren aynı zamanda vergi numarası olarak da kullanılacak. Maliye Bakanlığı'nın yayımladığı Vergi Kimlik Numarası Genel Tebliği'ne göre, 1 Temmuz 2006'dan itibaren Vergi Dairelerinde T.C. kimlik numarasına dönüştürülen vergi numaraları, 1 Kasım'da gerçek kişiler tarafından bu şekilde kullanılmaya başlanacak. TC uyruklu gerçek kişiler, söz konusu tarihten itibaren, belgelerdeki vergi kimlik numarası satırına, 11 haneli T.C. kimlik numarasını yazacak. İşlemlerde de, vergi numarası yerine T.C. kimlik numarası ibraz edilecek. Tebliğ uyarınca, 1 Kasım 2006 tarihine kadar, vergi kimlik numarasına ilişkin eski düzenlemeler geçerli olacak. Bu nedenle, söz konusu tarihe kadar, işlemlerde vergi numarası aranmaya devam edilecek. Temin edilebilmesi durumunda da, isteğe bağlı olarak ve vergi kimlik numarasına ek olarak, T.C. kimlik numarası da kullanılabilecek. Bu arada, geçiş sürecinde olası sorunların önlenmesi amacıyla da, 1 Kasım 2006 ile 1 Ocak 2007 tarihleri arasında, vergi numarasına tabi işlemler, vergi numarası ya da T.C. kimlik numarasından herhangi biriyle yapılabilecek. 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren ise, T.C. uyruklu gerçek kişilerin bütün işlemlerinde sadece T.C. kimlik numarası kullanılacak. Yabancı uyruklu gerçek kişiler ise, yeni dönemde de vergi dairelerince kendilerine verilen 10 rakamdan oluşan vergi kimlik numarasını kullanmaya devam edecek. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın hazırladığı Vergi Kimlik Numarası Genel Taslağı'na göre, tüzel kişiler, vergi kimlik numarası kullanmaya devam edecek. Ticaret Sicil Memurlukları, yeni kurulacak sermaye şirketlerinin kurucu ortakları, yönetim kurulu başkan ve üyeleri, genel müdürleri ile limited şirkette müdürlerden T.C. vatandaşı olanların vergi kimlik numarası olarak T.C. kimlik numaralarını, yabancı uyrukluların ise vergi dairelerinden alınacak vergi kimlik numaralarını ilgili belgelere yazılmasını sağlayacak
TOBB'da iki bilişim sektör meclisi
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) yönetim kurulu tarafından kurulan 52 Sektör Meclisi'nden ikisi bilişim sektörüne ait. 'Bilgisayar ve İletişim Teknolojileri Meclisi' ve ‘Bilgisayar Yazılımı Meclisi' üyeleri, resen veya oda ve borsalar ile sektörde faaliyet gösteren işadamlarının kurduğu dernek ya da kuruluşlardan gelen talepler üzerine TOBB Yönetim Kurulu tarafından belirlenerek oluşturuldu. Sektörel gelişmeyi teşvik etmek, sorunları incelemek ve önlemleri tespit etmek amacıyla oluşturulan ‘Bilgisayar Yazılımı Meclisi' başkanlığına Mehmet Akyelli, başkan yardımcılıklarına Faruk Yarman ile Melek Bar Elmas, ‘Bilgisayar ve İletişim Teknolojileri Meclisi' başkanlığına Tarık Aşkın başkan yardımcılıklarına Murat Dursun ile Osman Akın seçildi. ‘İletişim' sözcüğü, yanlışlıkla ‘haberleşme' sözcüğü yerine kullanılmış. Çünkü ‘iletişim' sektörü, medya ve halkla ilişkiler sektörünün ismi. Haberleşme sektörü sivil toplum kuruluşlarından MOBİSAD'ın Başkanı olan Murat Dursun'un Başkan Yardımcısı olması bile bu yanlışı engelleyememiş. Ege'nin temsilcisi Mehmet Akyelli ise, zaten bilişim sektörünün en eskilerinden. Konu kendisini direkt olarak ilgilendirmiyor. Ama yine de, nerede ve hangi konuda görev aldığının bilincinde olmasının herkese faydası var. Meclislerin en az her 3 ayda bir toplanması gerekiyor. Yeni TOBB kanunu ile ilk kez sanayici olarak kabul edilen yazılım şirketlerinin böylece ilk sektörel meclisi de kurulmuş oldu. Bu arada, TOBB tarafından tüm oda ve borsaların bilgi ve otomasyon alt yapılarını oluşturmak amacıyla kurulan TOBBNET Bilişim Ltd, projelerini tamamladığı gerekçesiyle tasfiye edilirken, elemanları TOBB bünyesine aktarıldı. TOBB ve Arkadia Türk Ticaret Merkezi (TOBBTİM) ortaklığında kurulan TOBBNET, 2000 yılında oda ve borsaların alt yapısını oluşturmak ve TOBB'u bilgi merkezi yapmak hedefiyle açılmıştı. Özellikle 2003 yılında tam olarak çalışmaya başlayan TOBBNET, 2005 yılına kadar 20 oda ve borsanın yerel program ağını oluşturmuş, TOBB için de sanayi kapasite programı, üye programı, ticaret sicili programı ve muhasebe programlarını geliştirmişti. Öte yandan, TOBB Ekonomi Teknoloji Üniversitesi, haberleşme altyapısı ile ilgili olarak ihtiyaç duyduğu ağ donanım ürünleri ile ilgili olarak Bimel'den destek alıyor. Üniversitenin, “Metro Ethernet Anahtar Alımı” projesi kapsamında Metro Ethernet bağlantısı için, Allied Telesyn AT-9924T Layer 3 anahtarlama temin edildi. IBM'den ilaç sektörü için yeni bir çözüm
IBM, Radyo Frekanslı Kimlik Tanımlama (RFID) teknolojisiyle ilaçların dağıtım ağı içerisinde takip edilmesini sağlayan bir çözüm geliştirdi. IBM'den yapılan açıklamaya göre, halen pilot çalışmaları devam eden sistem hayata geçirildiğinde ilaç kaçakçılığının zorlaşması ve sahte ilaç dağıtımının önüne geçilmesi bekleniyor. IBM'in RFID çözümü, imalattan eczaneye kadar tedarik zinciri içerisinde 10 kere el değiştirebilen ilaçların, kutularına yerleştirilen yongalar-çipler aracılığıyla takip edilmesini sağlıyor. Sistem, üreticilerin ilaçların çalınmasına karşı önlem almasına ve çalınan ürünü yenisiyle değiştirme maliyetlerinin azalmasına yardımcı oluyor. IBM'in çözümünde, RFID etiketleri ilaç kutularına fabrikada yerleştiriliyor. İçinde çip bulunan etiketler aracılığıyla ilaçların depo, hastane ve eczane arasındaki el değiştirmesi takip ediliyor. İlacın dozu, içeriği, seri numarası, üreticisi ve son kullanma tarihiyle ilgili bilgileri de içeren RFID etiketleri, sahtesiyle değiştirilip değiştirilmediğinin kontrol edilmesini de sağlıyor. Bu arada, IBM, Ses Tanıma Laboratuarları'nda geliştirdiği yeni teknolojisiyle, bankacılık, sigorta, perakende ve telekomünikasyon sektörlerindeki müşterilerine yenilikçi ve kolaylaştırıcı çözümler sunuyor. Laboratuarlarında yarattığı ileri ses tanıma teknolojisini BT altyapısıyla birleştiren IBM, sesli yanıt sistemlerine bir alternatif sunuyor. IBM'in yeni çözümünde hizmet aldıkları firmanın çağrı merkezini arayan kullanıcılar, taleplerini karşılarına çıkan bilgisayar sistemine sesli olarak belirtiyor. İnsan sesini tanıyan sistem, kullanıcıyı istediği hizmeti alacağı bölüme yönlendiriyor. Böylece kullanıcıyla doğala yakın bir iletişim kurma olanağı sağlayarak, sanal soğukluğu ortadan kaldırıyor. IBM ses tanıma teknolojileri piyasasının hacminin 2009 yılında 3 milyar Dolar'a ulaşmasını bekliyor. Öte yandan, IBM, mobil haberleşme operatörleri ve logo-müzik indirme gibi servis veren firmalara yönelik ücretlendirme yazılımları üreten Amdocs şirketiyle birlikte yaptığı testte, 1 saat içinde 22 milyon fatura kesilmesini sağladı. Amdocs'un IBM'in Sistem P5 595 sunucusu üzerinde çalıştırılan Charging 6 yazılımı, saniyede 15.000 abonenin arama, müzik ve zil sesi indirme gibi servis kullanımlarını ücretlendirdi.
Sanal kumar yargıya taşındı
Milli Piyango İdaresi, sanal kumarla mücadeleyi yargıya taşıdı. Milli Piyango İdaresi'nin sanal oyunlarla mücadelesinin giderek yaygınlık kazanacağı bildirildi. İnternet ortamında talih oyunları oynatılmasının Milli Piyango İdaresi tarafından Mart 2006'da çıkarılan “Sanal Ortamda Oynanan Talih Oyunları Hakkında Yönetmelik” ile yasaklanmasının ardından, oyun siteleriyle resmi mücadele başlatıldı. İlk aşamada, yönetmelikle sanal ortamda oyun düzenleyen, ilan ve reklam yasağına uymayan kişi ve kuruluşları tespit etmekle görevlendirilen Milli Piyango İdaresi Talih Oyunları Daire Başkanlığı personeline, bu mücadeleye dönük kapsamlı bir eğitim verildi. Eğitim çalışmasının ardından da sanal kumara yönelik takibata geçildi. Talih Oyunları Dairesi yetkilileri, ilk incelemeleri sonucunda, merkezi yurt dışında bulunan bir oyun sitesine ilişkin dokümanları müfettişlerin incelemesine sundu. Piyango müfettişleri de hangi ülkeden yayın yaptığı tespit edilen site ile ilgili bilgileri Milli Piyango İdaresi Hukuk Kurulu'na iletti. Kurul da, Türkiye'de oyun oynattığı belirlenen bu sitenin karartılması istemiyle savcılığa başvurdu. Adli tatilin ardından asliye hukuk mahkemelerinde ele alınması beklenen bu dava ile birlikte, sanal kumarla mücadelede yeni bir döneme girilmiş olacak. Bu arada Milli Piyango İdaresi Talih Oyunları Daire Başkanlığı Türkiye'de sanal ortamda oyun oynatan 30 yeni site için de çalışma başlattı. Dokümanları hazırlanan bu sitelere ilişkin raporlar da tamamlanarak Hukuk Kurulu'na gönderildi. Yapılacak incelemelerin ardından bu siteler için de Savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.
Avrupa teknoloji platformları konferansı yapıldı
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) işbirliğiyle düzenlenen Avrupa Teknoloji Platformları Konferansı TÜBİTAK'ta gerçekleştirildi. Konferansın açılışında bir konuşma yapan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bilimsel projelere ayrılan kaynağın, 10 trilyon Lira mertebesinden 500 trilyona çıkartıldığını belirterek, desteklenecek projelerin seçim süreçlerine üniversitelerin de dahil edildiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, böylece Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu pek çok projenin hayata geçirildiğini kaydetti. Hisarcıklıoğlu, “Küresel kalkınma yarışında, bizden önce yola çıkanlara ve bizden hızlı koşanlara yetişebilmek için teknolojiyi kullanmaya ve bilgi toplumu olmaya mecburuz. Geçmişte onların bindikleri trene binerek, onlara yetişmeye imkan kalmadı” diye konuştu. "Bilgi teknolojisi üretmeyen hiçbir ülkenin, 21. yüzyılda, 1. ligde yeri yoktur." İmalat sektöründe katma değer yüzde 7 dolayındayken, tasarım ve yazılım sektöründe yüzde 25 civarında olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, “Bilgi teknolojisi üretim hacminin, bu yıl sonunda 2 trilyon Dolar'a ulaşması beklenmektedir. Türkiye'nin birinci lige çıkmasını istiyorsak, ‘Bilgi Teknolojisi'ne dayalı yapılanmayı gerçekleştirmeye mecburuz. Bunun için de Türkiye acilen, eğitim politikalarını, bilgi teknolojisine dayalı olarak, yeniden inşa etmek zorundadır” dedi. Hisarcıklıoğlu, bilgi teknolojisi üretmeyen hiçbir ülkenin, 21'inci yüzyılda, 1'inci ligde yerinin olmadığını dile getirdi. 2007-2013 yıllarını kapsayacak olan 7'inci Çerçeve Programı'nda en önemli yeniliğin sanayinin de bu programlara dahil edilmesi olduğuna dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, buna bağlı olarak oluşturulan Avrupa Teknoloji Platformları ile ilgili sektörlerde stratejilerin, kaynakların ve dar boğazların belirlenmesinin amaçlandığını kaydetti. TÜBİTAK Başkan Vekili Nükhet Yetiş de son dönemlerde ARGE'ye verilen önem ve ayrılan finansmanla Türk sanayinin yenilik çalışmaları ve inovasyon yapabildiğini anlattı. Avrupa Komisyonu'nun Bilim ve Araştırmadan Sorumlu Üyesi Janez Potocnik ise, özellikle 2005 yılında Türkiye'nin bilim ve araştırma konularında önemli ilerlemeler kaydettiğini belirterek, AB'nin birçok araştırmaya destek sağladığını söyledi. Türkiye Bilişim Derneği (TBD) 35 yaşında
Türkiye'de bilişim teknolojilerinin planlanması ve projelendirilmesi; edinimi ve kullanımı; ulusal bilişim politikalarının oluşmasına ve uygulanmasına katkısını sürdüren Türkiye Bilişim Derneği (TBD) 35 yaşında. Ülkeye karşı aydın sorumluluğunu yerine getirmeye çalışan 9 bini aşkın üyesiyle TBD, bilişim alanında Türkçe'nin uygun kullanılması yolunda da özverili çalışmalar yürütüyor. TBD kuruluşundan bugüne 7.500'ün üzerinde bilişim terimini Türkçe'ye kazandırdı. TBD'nin en önemli etkinliklerinden birisi olan Bilişim Kurultayı 7-10 Kasım 2006 tarihlerinde Ankara'da Sheraton Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Bilişim'05 boyunca işlenen “Geleceği Yönetin” kavramıyla oluşturulan fikirler, Bilişim'06 etkinliklerinde “Ortak Akıl” sloganıyla daha da ileriye taşınacak. Bilişim'06; 23'üncü Bilişim Kurultayı, 9'uncu Bilişim Teknolojileri Işığında Eğitim (BTIE 2006) ve Sporda Bilişim ana etkinlikleri yanında sektörel çözümlerin tartışıldığı özel oturumlar, firma ve ürün tanıtımları, paneller ve son gelişmelerin tartışılacağı özel günleri kapsıyor.
Kurultay kapsamında; akademik bildiriler, teknolojik ve uygulama bildirileri, AB Bilişim Bakanları paneli, Bilişim STK'ları paneli ve CEO Forumu ile davetli konuşmacılardan oluşan oturumlar düzenlenecek. Öte yandan, müzikal araştırma, yaratıcılık ve teknolojik farkındalığı artırma yolunda yapılan, Türkiye'nin en kaliteli müzik yarışması; “Bilgisayarlı Beste Yarışması” da bu yıl TBD Bilişim'06 nın açılış etkinliği olarak gerçekleştirilecek. Bu arada, TBD Eskişehir Şubesi, Eskişehir Valiliği, KOSGEB Başkanlığı, O.D.T.Ü. Teknokent, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi işbirliğiyle Eskişehir Yazılım Üssü Genç Girişimci Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen Genç Patronlar Yenilikçi İş Fikri Yarışması'nın ön eleme sonuçları 15 Kasım 2006 tarihinde açıklanacak. İlk 20 arasına giren projeler, eğitim ve danışmanlık hizmeti alacak. Bu arada başarılı genç girişimciler Eskişehir Yazılım Üssü içinde ofis sahibi olarak teknik altyapı ve imkanlardan faydalanacaklar.
Adobe Kamu Çözümleri Günü: Dünyanın en büyük 4'üncü yazılım firması olan Adobe, düzenlediği ücretsiz etkinlikle kamu çalışanlarını kurumsal çözümleriyle tanıştırdı. Ankara Hilton Oteli'nde 22 Eylül 2006 tarihinde gerçekleştirilen Adobe Kamu Günleri etkinliğinin ilk bölümünde kamu çalışanlarına Adobe Acrobat'ın kamuda kullanılan akıllı belge çözümleri ve uygulamaları başlığı altında bulunan Akıllı formlar, Belge güvenirliği ve Süreç yönetimi gibi uygulamalar yetkililer tarafından detaylı bir biçimde anlatıldı. Etkinliğin ikinci bölümünde ise Adobe Uzaktan Eğitim Çözümleri, Adobe ile Zengin İnternet Uygulamaları kullanıcılarla tanıştırıldı. Etkinlikte kamu çalışanlarına tanıtılan ve uygulamalı olarak anlatılan güvenlik, elektronik imza, uzaktan eğitim gibi uygulamalar yetenekleri ve kolay kullanım özellikleri ile katılımcıları şaşırttı.
CA Ankara Toplantısı: CA, Ankara'da Limak Ambassadore Otel'de 20 Eylül'de düzenlediği “Türkiye Savunma Sanayii İçin Özel Bilgilendirme” toplantısında bilgi güvencesinin savunma sanayii ve ordular için en kritik konu olduğunu vurguladı. Savunma sanayii profesyonellerinin bir araya geldiği toplantıda, yenilik, gelişme yaklaşımlar paylaşıldı. CA Genel Müdürü çetin Uygun, tüm ülkeler için çok önemli bir yere sahip olan savunma sanayiine yönelik çözümleri paylaşmanın önemli olduğunu vurguladı. CA Ankara Ofisi'nden Müşteri Direktörleri Ali Karakurum ve Dicle Soyer de CA'da 2005 yılında başlayan yeniden yapılanma çalışmaları hakkında bilgi verdi. CA Kurumsal Sistem Yönetimi Bölge Direktörü Luke Kabamba, kurumsal bir bakış açısıyla haberleşmenin gücü ve önemini katılımcılarla paylaştı. CA Güvenlik Yönetimi EMEA Bölgesi Direktörü Mike Small ise, “Güvenli bilgi Paylaşımı” başlıklı sunumunda ‘Net-Centric Warfare ile ilgili önemli bilgiler verdi. Gartner BT yöneticilerini bir araya getirdi: Gartner, Ankara'da Limak Ambassadore Otel'de 21 Eylül'de düzenlediği “2007'de BT Yöneticilerini Neler bekliyor?” konulu toplantıda yazılım, donanım ve haberleşme alanındaki teknoloji eğilimleri ve gelişmeleri katılımcılarla paylaştı. Toplantıda, önümüzdeki 18-36 aylık dönemde İnternet devriminden sonra bilgi teknolojilerinin hayatımızı tekrar kökten değiştirecek ikinci büyük bir dalganın beklendiği vurgulandı. Etkinlik ortağı olarak Cisco Sytems, HP, Microsoft, Oracle, Software AG ve Türk Telekom'dan yetkilisi 2007'de BT yöneticilerini nelerin beklediğine ilişkin tahminlerini anlattılar ve sorunlara ilişkin çözüm önerilerini sundular. Gartner, 1.200'ü aşkın analist ve danışmanı ile her gün dünyada 45.000'i aşkın BT profesyoneline daha doğru ve hızlı kararlar vermeleri için yardımcı oluyor.
Gartner analistleri her yıl dünyanın farklı noktalarındaki BT yöneticileri ile 250.000'in üzerinde görüşme yaparak dünyadaki gelişmelerin ve teknolojinin nabzını tutuyor, önerilerini de bu doğrultuda şekillendiriyor.
|