Türk Barter’dan önemli açıklama

15 yıldan bu yana alternatif ticaret ve finans sistemi Barter’ın Türkiye’de bir sektöre dönüşüp, Türk İş dünyasının ekonomiye 6.000’den fazla üye kuruluşu ile firmaların ticari ve ekonomik büyümelerinde güvenilir bir kurum görevi üstlendi. Türk Barter sektörünün güçlü yapısı için bugüne kadar ‘Franchise-isim kullanım hakkı’ vermemiş, şube yapısıyla hizmetlerine devam ettirmektedir. Türk Barter’ın bu anlamda hiçbir Barter şirketiyle ortaklık ya da işbirliği anlaşması bulunmamaktadır. Türk Barter sadece kendi üye firmalarına güvence vermektedir. Başka Barter şirketlerine üye olan firmalarla bağı bulunmamaktadır.
1996 yılında başlayan Barter mevzuat çalışmaları aradan 15 yıl geçmesine rağmen maalesef özel Barter kanunu yürürlüğe girmemiştir. Bugün ülkemizde bir turizm acentesi veya sigorta acentesi kurulurken yasal birtakım prosedür uygulaması gerekmektedir. Mal ve Hizmet kredisiyle alternatif finans sistemi olan Barter sektöründe ise kontrolsüz bir şekilde şirket kurulabilmektedir. Piyasalarda yaşanan ticari ve finansal daralmadan dolayı bazı tüzel kuruluşların Barter Şirketi kurma girişimleri ve beraberinde bu girişimcilerin Barter Sistemi’ni bir fırsatçılığa dönüştürmeleri, Barter Endüstrisi ve Barter Sistemi’ni kullanan şirketlerin de güvenini sarsmaya başlamıştır.
15 yıldan bu yana alternatif ticaret ve finans sistemi Barter’ın Türkiye’de bir sektöre dönüşüp, Türk İş dünyasının ekonomiye kazandırılmasında öncü rol üstlenen Türk Barter, risksiz finansman modeli mal ve hizmet kredisiyle firmalara ticari ve ekonomik büyümelerinde güvenilir bir kurum görevi üstlendi. 2001 yılından bu yana 6.000’den fazla kuruluşa %80 pazar payı ve yıllık 500 milyon TL’nin üstünde işlem hacmi ile Türk Ekonomisine kazandırılmasında, üretim ve satışlarına da yüksek düzeyde alternatif finans ve ticaret sistemiyle katkı sağladı.
Sektörünün öncüsü Türk Barter, şirketlere sağladığı tam güven ve ticaret potansiyeli ile Barter sistemini tüm dünyada kabul gören ve örnek alınan yapısıyla en mükemmel şekilde işletiyor; uluslararası arenada üstlendiği ve akredite edilen göreviyle Barter Sistemi’ni ülkemizde de güvenle büyütmeye devam ediyor. Son zamanlarda uluslararası Barter Endüstrisi ile hiçbir bağlantısı olmayan, IRTA tarafından kabul görmemiş ve onaylanmamış, Türk şirketlerine ticari geri dönüşlerinde ve ekonomiye kazandırılmasında zarar verebilen, tamamen taklit ürünü Barter şirketlerinin kurulması sistemi olumsuz şekilde etkiliyor.
Türk Barter, firmaları Barter sistemini kullanmaya davet ederken arz ve talep bilgilerini alarak karşılaştırmalar yapar. Üye şirketlerin alım-satım projelerinde fizibilite hazırlanarak analiz eder. Kredili işlemlerde firmanın riskini minimuma düşürür. Türk Barter, konusunda uzman ekibi ile şirketlerin borç yapılandırma projelerini ülke ekonomisine kazandırır. Üye şirketlerin iletişim, pazarlama stratejileri ve reklam hizmetlerinin planlama ve uygulanmasında üyelerin stratejik iş ortağı olarak işlemlerin kolay takibini sağlar ve her müşteriye ayrı bir çözüm üretir.
Küresel Kriz olarak adlandırılan bu mali çalkantı şirketlerin, ekonomik tutunma ve krizi atlatma fırsatları olarak Barter modeline oldukça sıcak bakmalarını sağlamıştır.
Barter Sistemi, mutlak bir Barter şirketi garantörlüğünde işletilmeli, güçlü finansal araçlar ile teknolojik alt yapıya, uluslararası sertifika ile belgelendirilmiş kuruculara, tecrübeli ve yetişmiş personele sahip olarak hizmet verilmelidir. Oysa Türkiye’de yeni kurulan şirketlerin Barter Sistemini çok kolay işletebileceklerini düşünerek hiçbir altyapıya, yetişmiş personele ve finansal güce sahip olmadan üyelerine hizmet vaatlerinde bulundukları gözlemlenmektedir. Barter Sisteminin en önemli iş süreci şirketlerin likidite sıkışıklığında Barter modeli ile ihtiyaçlarını karşılamalarına aracı olmaktır. Bu süreçte alıcının özellikle kredilendirme söz konusu olduğunda sistemin borç – alacak dengesi gözetilmelidir. Karşılıksız verilebilecek krediler Barter Sistemine ileriye dönük olarak çok ciddi zararlar verebilir.
Türk Barter Yönetim Kurulu Başkanı M. Sırrı Şimşek: “Şirketlere sağladığımız tam güven ve ticaret potansiyelimiz ile bu sistemi en mükemmel ilerletiyor; uluslararası arenada üstlendiğimiz ve akredite edilmiş görev ile de bu sistemi büyütüyoruz. Bunun yanı sıra; son zamanlarda uluslararası literatürde hiçbir bağlantıları olmayan, IRTA tarafından onaylanmamış ve şirketlere geri dönüşlerde ciddi zararlar verebilen Barter şirketleri kurulmaktadır. Kontrolsüz olarak kurulan bu tür şirketler sektöre olan güveni de sarsmaktadır.
Barter Sistemi modelini kapsayan bir mevzuatın olmamasından kaynaklanan yeni oluşumların zarar verdiği şirketlerin müracaatlarıyla anlaşılmaktadır. Türk Barter, kurulduğu günden bu yana Barter mevzuat oluşumuna yönelik olarak Tebliğ, Yönetmelik ve Kanun Taslakları hazırlamış ve sırasıyla, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına, Hazine Müsteşarlığına, Dış Ticaret müsteşarlığına sunulmuştur. Türk Barter Şirketi Türkiye’de kurulmuş diğer Barter Şirketleri ile hiçbir bağlantısı olmayıp karşılıklı bir anlaşması da bulunmamaktadır” dedi.

Türk Barter Kimdir?
Barter sisteminin Türkiye’de öncüsü ve güçlü bir teknolojik alt yapıya sahip olan Türk Barter, 2002 yılından bu yana IRTA’da Avrupa’dan sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi ve Barter Etik Komite Başkanı olarak bulunuyor. Paraya alternatif bir finansman modeli olan barterın Türkiye’de yaygınlaşması için çalışıyor. Barter sistemini tüm dünyada 1 milyonun üzerinde şirket kullanmaktadır. Türk Barter, sunduğu sistemle ekonomik yaşama artı değer katmanın yanı sıra, tüm sektörlere yönelik üretimi durdurmayan, istihdamı koruyan, sermayeyi güçlendiren, parayı amaç değil araç yapabilen, risksiz ekonomi çözümü sunuyor. Türk Barter, barter havuzu olarak adlandırılan ortak pazarda, üye firmalara paraya ihtiyaç duymadan ticaret yapma ve kar elde etme imkanı veriyor. Yani barter sistemi birçok kişi tarafından algılandığı üzere bir takas ortamı değil, üye firmaların hem ihtiyaçlarını satın aldığı, hem de kendi ürettiği mal ve hizmetleri satabileceği bir finansal sistem oluşturuyor. Kısaca sistem, şirketlerin nakit ödeme yapmadan ürettikleri mal ve hizmet karşılığında talep ettikleri mal ve hizmetleri almalarına dayanıyor.