Av. Tolga İşmen, LL.M. (KCL)
tolga@telepati.com.tr



Kanun-e


Yiğidin Hakkı

“Mevcut abonelerin durumu”
Madde 5 – (1) Güvenli İnternet Hizmetini talep etmeyen abonelerin mevcut İnternet hizmeti, herhangi bir değişiklik olmaksızın sunulmaya devam eder.”
Bir soluklanalım bir daha okuyalım: “Güvenli İnternet Hizmetini talep etmeyen abonelerin mevcut İnternet hizmeti, herhangi bir değişiklik olmaksızın sunulmaya devam eder.” 24 Ağustos’ta Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun aldığı kararın ekindeki “Güvenli İnternet Hizmetine İlişkin Usul ve Esaslar”ın 5nci Maddesi. Madde bu kadar, önü yok, arkası yok. Anılan kararın başında ise, 22 Şubat tarihinde alınan ve 22 Ağustos’ta yürürlüğe girmesi gereken meşhur “İnternet’in Güvenli Kullanımına İlişkin Esas ve İlkelerin” yürürlükten kaldırıldığı karara bağlanıyor.
Kurum, yanlış olan uygulamayı daha uygulamaya koymadan kaldırıyor, yerine en önemli eleştirileri göz önünde tutan yeni bir düzenleme getiriyor. Bir durup herhangi bir bahane filan bulmadan, AGİT şöyle dedi: ”Biz böyle yürüdük, zaten yeni kararda da pek çok yanlış filan demeden mertçe Kurum’a teşekkür edip tebrik edebilir miyiz? Önce bir yiğidin hakkını yiğide verebilir miyiz? Kurum, Türkiye’de sadece devlette değil hiçbir yönetici de pek görülmeyen bir büyüklük gösterip biraz utangaç bile olsa, hata yaptığını kabul etmiş ve iş işten geçmeden, bir güç gösterisi yapma ihtiyacı duymadan hatasından dönmüştür. Bu noktaya gelinmesi için neler yapıldığını bilmiyorum. Eminim, benim betimlediğimden çok daha fazla direnmiştir Kurum. Ama sonunda gelinen noktada, Türkiye’de pek görmediğimiz bir şey yapmış ve geri adım atmıştır. Bu hangi şart altında gerçekleşmiş olursa olsun, tebrik edilmesi gereken bir davranıştır. 22 Ağustos’ta Türkiye’den İnternet’e erişim sağlayamayacağını iddia edenler, onbinleri sokağa dökenler, benim görebildiğim kadarı ile Kurum’a bir teşekkürü bile çok görmüşler. Bu herhalde “No news is good news” prensibi gibi ilgimizi sadece kötü haberlerin, felaket senaryolarının çekeceği inancı ile açıklanabilir. Eğer güzel bir şeyler oluyorsa büyütmeye gerek yoktur, hamdolsun zaten hep güzel bir şeyler olmalıdır. Ama biz, yine de yiğidin hakkını verelim ve Kurum’a açık yüreklilikle teşekkür edelim.
Galiba bu konuda daha fazla söyleyecek bir şey de yok. Bu ay kısa kesip, bu güzel haberin keyfini sürebiliriz. Gelecek ay bu kadar şanslı olmayabiliriz. (Ortaköy-1 Ekim 2011)
“Haber olmaması iyi haberdir”


Köşe Yazarları