Ericsson teknolojinin kalbinde

Cenk Yapıcı

Ericsson Mikroelektronik Tasarım Merkezi yarı-iletken konusunda ARGE faaliyetlerinde bulunan % 100’ü deneyimli ve nitelikli Türk mühendislerden oluşan ekibi ile çip tasarım hizmeti vermekte.
Tasarım Merkezi, 1996 yılından bu yana küresel pazarda yarı-iletken konusunda lider şirketler bünyesinde ARGE faaliyetlerini sürdürmekte. 1996 yılında Alcatel Microelectronics ile başlayan yolculuk 2002 yılında STMicroelectronics ile devam etmiş ve en son 2009 yılında ST-Ericsson olarak özellikle kablosuz bağlantı alanına yönelik mikroelektronik ARGE çalışmalarını başarıyla gerçekleştirmiş bulunmakta. 2010 yılı Ağustos ayında telekomünikasyon alanında lider Ericsson’un Türkiye’ye yatırım öngörüsü doğrultusunda ARGE faaliyetlerini güçlendirmek üzere Ericsson Türkiye çatısı altına girmiş.
Şirketi, tümleşik devre (IC-integrated circuit) tasarım hizmetlerine ek olarak savunma ve endüstri başta olmak üzere çeşitli alanlarda ‘uygulamaya yönelik tümleşik devre’ (ASIC-application specific integrated circuit) ve FPGA (field programmable gate array) çipleri ile müşteriye özel çözümler sunmakta. Sunulan hizmetler arasında çip tasarımı, prototip üretimi ve nihai çip üretim süreç yönetimi bulunmakta. Firmanın mühendisleri, çip üstü sistem (SoC-System on Chip) tasarımı yapan Türkiye’deki tek deneyimli ekip. Bu deneyimli ekibin iki güzide ismi Aslı Arslan Eşme ve Fatma Özdemir ile zevkle okuyacağınızı düşündüğümüz bir söyleşi gerçekleştirdik.

Aslı Arslan Eşme: “Çip-üstü-sistem tasarımında uzmanız”
Ericsson 2015’te kablosuz olarak çalışan cihaz sayısının 50 milyar civarında olacağını öngörüyor. Her şirketin bu sayılar konusunda değişik öngörüleri var, ama 10 milyonun altını duymazsınız. Bu cihazların da M2M ile birbirleriyle konuşarak insanların yaşamını kolaylaştıracak yenilikler getirmesi kaçınılmaz. M2M bizim de gündemimizde olan ve yaptığımız NFC, WLAN, Bluetooth gibi projelerdeki tecrübelerimizi de kullanarak çözümler sunabileceğimiz bir konu. Örneğin, Türkiye’de çok ciddi bir TV ve beyaz eşya üretimi yapılıyor. Bu ürünlerin birbirleri ile haberleşip ev otomasyonuna yeni çözümler sunulabilmesi, M2M konusunda Türkiye’de yakın zamanda gerçekleşebilecek yenilikler olarak gözüküyor. Biz de bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. M2M konusunda beklenen atılımın gerçekleşmesi için biraz daha standartlaşma gerekiyor. Biz de bu çalışmaları yakından izliyoruz. Ayrıca teknoloji geliştikçe daha fazla işlev tek çipe giriyor. Bunun için çip-üstü-sistem (SoC: System on Chip) tasarımı gerekiyor. Bu da bizim uzmanlık alanımız.
2010 yarı iletken sektöründeki toplam ciro 280 milyar dolar civarında. 2011’de 2010’a göre %7 civarında artış bekleniyor. Türkiye’ye baktığımızda ise, bu konuda bir rakam vermek zor. Türkiye’de yarı iletken sektörü çok küçük. Yarı iletken değer zinciri düşünüldüğünde, Türkiye bu 280 milyar dolarlık pazardan ihmal edilebilecek derecede az bir pay alıyor. Bu sektörü geliştirmek, ülkemizin yüksek teknoloji ve pahalı ürünler de üretmesine yardımcı olacaktır. O nedenle bu konuda ciddi bir sektörü geliştirme planının yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

Rekabet için teşvik şart
Türkiye’de bu sektöre yönelik özel bir teşvik sistemi yok. Ancak şu ana kadar üzerinde çalıştığımız tüm tasarımlar dünyada ilk veya Türkiye’de ilk kez yapıldıkları için tüm projelerimiz ulusal ve uluslararası fonlarla destekleniyor. Başka ülkelerde konuya özel teşvik mekanizmaları görüyoruz. Örneğin Singapur, NFC (Near-Field-Communication) ve SoC (System-on-chip) işlerinin tümüne devlet desteği veriyor. Bu ülkelerle rekabet etmek durumundayız. Bu bizim işimizi bir kat daha zorlaştırıyor.

Fatma Özdemir: “Yetişmiş eleman oranına katkıda bulunmayı sağlamaya çalışıyoruz”
Yurtdışında çalışmış ve geri dönmek isteyen mikroelektronik mühendisleri için firmamızın varlığı bir fırsat oluyor. Zaman zaman üniversitelerimizden çok parlak ve idealist öğrenciler bulabiliyoruz. Ancak parlak öğrencileri yurtdışı alternatifleri karşısında burada kalmaya ikna etmek zor olabiliyor. O nedenle böylesine yüksek teknoloji içeren ve ülkeler arasında bizi farklı bir yere oturtacak bir konuda bu sektörün gelişmesine yönelik adımlar atılması gerektiğine inanıyoruz. Biz kendi adımıza her sene staj programları düzenliyoruz ve bu programları da çok ciddiye alıyoruz. Öğrencileri ön görüşmelerden sonra seçiyor ve ciddi bir eğitim programına tabi tutup bu konudaki yetişmiş eleman oranına katkıda bulunmayı sağlamaya çalışıyoruz.

Eşme: “İhtiyaca yönelik kusursuz çözümler sunuyoruz”
Biz müşterilerimize bütünleşik tasarım servisi sunuyoruz. Bu hizmetimizi iki şekilde sunuyoruz. Birincisi; müşterilerimize özel bütünleşik devre yonga tasarımı geliştirmek ve ikincisi de, hazır üretilmiş çipleri programlayarak şirketlere özel hale getirmek. Bu iki iş modeli birbirinden oldukça farklıdır. Müşterilerimizden gelen talep doğrultusunda biz, üretilmiş olan ürünleri kendi ihtiyaçlarına yönelik olarak programlıyoruz. Diğer uygulamamızda ise ürünü ürettirip, müşterimiz için bütün süreçlerden geçirdikten sonra kullanıma sunuyoruz. Ayrıca bütünleşik devre tasarımı çalışmaları yapan firmalara kendi alanımız ile ilgili olarak destek vermek gibi çözümlerimizde mevcut. Maslakta bulunana ARGE merkezimizde toplam olarak 43 tasarımcı mühendis arkadaşımız bulunmakta. Bugüne kadar otomotiv sektörüne yönelik yongalardan tutunda, beyaz eşya, ADSL, VDSL alanlarına çalışmalar gerçekleştirdik. Son olarak kablosuz teknolojilere yönelik çözümlerimiz bulunmakta. Günümüzde teknolojilerin gittikçe küçülmesine yönelik eğilimler söz konusu. Artık siz ne kadar çok özelliği tek bir yonganın içerisine koyabilirseniz, o kadar çok tercih edilirliğiniz artmakta. Tabi ki bu tür çalışmalar nihai olarak son kullanıcıların faydasına olmaktadır.

Özdemir: “İlk seferde ve eksiksiz iş yapıyoruz”
Bizim şu ana kadar tamamlanmış 15 adetten fazla çip tasarımımız mevcut. Bu tamamlanmış çip tasarımları çok önemli. Çünkü işleyen süreç içerisinde bu ürünlerin tek seferde çalışması büyük bir maliyet avantajı elde etmek anlamına gelmektedir. Bir çipin çalışmaması milyon dolarlık maliyet kayıplarına sebebiyet vermektedir. Bu sebepten ötürü, gerçekleştirilen tasarımların ilk seferde eksiksiz olarak kullanılabilmesi çok büyük önem arz etmektedir. Biz şimdiye kadar bunu başarmış buluyoruz.

TÜBİTAK desteklerinin önemi
Bugüne kadar gerçekleştirmiş olduğumuz bütün projelerimizde TÜBİTAK desteğimiz bulunuyor. Hayata geçirmiş olduğumuz projelerimizin Türkiye’de ilk olduğunu söylememiz mümkün. TÜBİTAK her zaman bizim projelerimizi yenilikçi bulup desteklerini sürdürdü. Gerçekleştirmiş olduğumuz 19 milyon TL’lik son projemiz bu alanda bugüne kadar TÜBİTAK’ın görmüş olduğu en yüksek bütçeli çalışmaydı.

Eşme: “Türkiye’ye ve dünyaya hizmet; hedef hep daha ileri”
Şimdiye kadar biz Siemens, Nokia, Alcatel, Cisco, Samsung, Sony Ericsson gibi firmalara hizmet verdik ve vermeye devam etmekteyiz. Son olarak HTC için bir çalışma yürütmekteyiz. Biz Türkiye’deki en büyük mikro elektronik firmasıyız. Yetkinliğimiz sayesinde bütün süreçleri baştan sonuna kadar gerçekleştirip müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz. Yerel sektöre yönelik olarak da hizmet çalışmalarımızı başlatmış bulunuyoruz ve bu kapsamda Savunma Sanayi ile görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Çözümlerimizi Türkiye’deki yerel kaynaklara taşımak istiyoruz.
Bizim ilk büyük hedefimiz yerel bir müşteri bulmaktı ve bu amacımızı gerçekleştirmiş durumdayız. Sektörün yurt dışında olmasından dolayı oradan daha kolay müşteri bulabileceğimizi biliyoruz. Çevremizi daha da genişleterek çözümlerimizi daha ilerilere taşımak istiyoruz.