Ödemenin güvenli yolu Visa


Cenk Yapıcı

Visa Europe, bildiğiniz üzere bir ödeme sistemi sağlayıcısı. Ödemeleri kolaylaştırarak tüketicilere, perakendecilere ve ticari işletmelere, bankalara, diğer ödeme hizmeti sağlayıcılarına ve devletlere hız, güvenlik ve kolaylık sağlamakta.
Üyelerinin sahipliğinde, kar amacı gütmeyen şirket modeliyle Visa Europe rekabetçi ve şeffaf bir şirket olarak biliniyor. Visa markası hemen herkesçe bilinmekte. Visa kartları dünyanın dört yanında, milyonlarca noktada kabul edilmekte. Ancak, şirket kimliği aynı derecede tanınmamakta. Avrupa’nın 36 ülkesindeki, 4000’in üzerinde banka ve diğer ödeme hizmeti sunucularından oluşan üyelerinin sahipliğinde, üyeleri tarafından işletilen ve yönetilen Visa Europe, Avrupa’nın ödeme sistemi. Visa Europe Türkiye Ülke Direktörü Nur Öztin Kurak ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide, Visa hakkında önemli bilgiler edindik.

VISA hakkında güncel genel bilgi alabilir miyiz?
Visa Europe, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 36 Avrupa ülkesinde faaliyet gösteren bir ödeme sistemidir. Visa Europe, bankalardan oluşan bir birlik şeklinde yapılandığından, kar amacı gütmeyen şirket yapısında faaliyetlerini sürdürmektedir. 4000’den fazla üye Avrupa bankasının sahipliğinde işleyen Visa Europe, Temmuz 2004 yılında ayrı bir tüzel kişilik kazanmış, Ekim 2007’de ise Visa Inc.’ten bağımsız hale gelmiş ve Visa’nın Avrupa’daki tek lisans sahibi olmuştur.
Avrupa’da bireysel ve ticari müşteriler için 430 milyonun üzerinde Visa markalı banka kartı, ön ödemeli kart ve kredi kartı bulunuyor. Visa Europe çatısı altında yer alan Visa Türkiye, Avrupa’nın en büyük ikinci pazarını oluşturuyor. 23 üye bankasıyla faaliyet gösteren Visa Türkiye, geliştirdiği yeni teknolojiler ve ödeme sistemlerindeki temassız kart uygulamalarıyla sektöre öncülük ediyor. Türkiye’de Haziran 2011 sonu itibariyle 29 milyon kredi kartı ve 47 milyonu banka kartı olmak üzere toplam 76 milyon Visa markalı ödeme kartı ve 1,9 milyon satış terminali bulunuyor. Haziran 2011 itibariyle ülkemizde Visa kartlarıyla yapılan alışveriş ve nakit çekim işlemlerinin toplam kulanım hacmi ise 288 milyar TL. Visa Türkiye’nin tüketici harcamalarındaki payı Mart 2011 itibariyle yıllık yüzde 15,20 olmuştur.

En son mobil ödeme teknolojileriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Geçtiğimiz yılın Ağustos ayında Avrupa’da bir ilke imza attık ve NFC-Yakın alan Haberleşmesi özellikli hafıza kartı kullanarak, GSM telefonları ile mobil ödemelerin gerçekleştirilmesi yolunda ülkemizde bir ilki gerçekleştirdik. Akbank ile hayata geçirdiğimiz bu teknoloji sayesinde, hafıza kartı girişi bulunan GSM telefon sahipleri bu telefonlarına NFC özellikli bir hafıza kartı takarak (micro-SD), mobil telefonları ile dünyadaki tüm Visa temassız PoS-Point of Sale/Satış Noktası terminallerinde mobil ödeme yapabilir hale geldiler. Bu yıl Haziran ayında ise, ödeme sistemleri ile mobil dünyanın bir yakınsaması olan bu ödeme çözümünün ticari duyurusunu gerçekleştirdik.
Ocak 2011’de ise yine Avrupa’da bir ilki gerçekleştirerek, iPhone kullanıcıları için ilk mobil ödeme çözümü olan iCarte’ı Yapı Kredi ve Turkcell işbirliği ile tüketicilere sunduk. Üzerinde bir NFC anten ve Visa mobil kartının güvenli biçimde muhafaza edildiği bir Güvenli Birim barındıran Visa iCarte ile iPhone’dan doğrudan temassız mobil ödeme yapmak mümkün.
Önümüzdeki dönemde diğer yenilikçi uygulamalarını da hayata geçirmek üzere mobil ödemeler alanında yatırım ve çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor.

Türkiye ödeme sistemleri teknolojileri ve kullanımı konusunda Avrupa ve dünyada ne konumda?
Türkiye, ödeme sistemleri tasarımı anlamında artık Avrupa çapında söz sahibi bir pazar haline geldi. Türkiye ödemeler pazarı, büyüklüğü ve yenilikçi yapısıyla Avrupa çapında fikirlerin doğduğu, geliştirildiği ve uygulandığı bir yenilikçilik merkezi konumunda. Ülkemiz, yenilikçi ödeme çözümlerini en önce benimseyen pazarlar arasında yer alıyor.
Bu başarının arkasındaki en önemli unsurlar, Türkiye’nin yenilikleri hızlı benimseyen, yeni fikir ve sistemleri denemeye son derece açık ve çabuk uyum sağlayan genç nüfusu ve güçlü teknolojik altyapısı. Bankalarımızın yaratıcı uygulamaları ile yenilikleri pazara sunma hızları da Türkiye’yi kartlı ödemeler alanında Avrupa’nın önde gelen pazarlarından biri haline getiriyor. Geriye dönüp baktığımızda, 2010 yılından bu yana yani sadece bir yıl içerisinde Visa olarak bankalarımızla birlikte yaptığımız sunumlarda Avrupa çapında 5 ilki Türkiye’de hayata geçirdiğimizi gururla görüyoruz.

Sizi rakiplerinizden farklı kılan nedir?
Visa’yı Türkiye’de ve dünyada rakiplerinden farklı kılan unsur her şeyden önce marka gücü. Uluslararası iş dünyası yöneticilerinin en çok dikkate aldıkları marka araştırmalarından biri olan Interbrand’in “En İyi Küresel Markalar” (Best Global Brands) araştırmasında Visa markası, 2010 raporunda üst üste 3. yıl dünyanın en iyi 100 markası arasında yer aldı.
Bunun yanı sıra, Visa ülkemizde 27 yıldır faaliyetlerini sürdürüyor. Çeyrek yüzyılı aşan bu sürede piyasaya sürdüğümüz ve kartlı ödemelerde standart haline gelen ilkler ve yenilikler Visa’yı ülkemizde farklı kılan bir diğer unsur. Bazı örnekler vermek gerekirse:
- 1984 yılında ülkemizde ilk kredi kartı Visa markasıyla ihraç edilmiştir.
- 1990 yılında dünyada ve ülkemizde ilk Visa Electron banka kartı kullanıma sunulmuştur.
- 2001 yılında Visa’nın standart koyucuları arasında olduğu ilk EMV çipli kart işlemi ülkemizde gerçekleşmiştir.
- 2002 yılında ilk ön ödemeli kart uygulaması Visa markasıyla kart sahiplerine sunulmuştur
- Yine 2002 yılında Visa kartları ile ilk güvenli e-ticaret işlemi gerçekleşmiştir.
- 2005 yılında KGS uygulamasında Visa altyapısı ile ülkemizde ilk temassız kart uygulaması gerçekleşmiştir.
- 2007 yılında IDO kart ile ilk Visa payWave temassız kart ihraç edilmiştir
- Yine 2007 yılında Visa ülkemizde 50 milyon ödeme kartı sınırını aşan ilk ödeme sistemi olmuştur.
- 2009 yılında Avrupa’nın ilk ön ödemeli temassız kartı Visa markasıyla ülkemizden ihraç edilmiştir.
- Yine 2009 yılında Visa ülkemizde alışverişte 100 milyar TL’ye ulaşan ilk ödeme sistemi olmuştur.
- 2010 yılında “tek kullanımlık şifre üreten” ilk ekranlı ve klavyeli kart Visa Codesure ürünü ile Avrupa’da ilk defa ülkemizde duyurulmuştur.
- 2010 yılında Avrupa’nın ilk kurumsal temassız ticari kredi kartı ülkemizde Visa markası ile KOBİ’lere sunulmuştur.
- 2010 yılında Avrupa’nın ilk NFC antenli hafıza kartlı mobil ödeme çözümü Visa mobil çözümüyle kullanıcılara sunulmuştur.
- 2010 yılında kredi kartı ile banka kartı özelliklerini tek bir plastik kart üzerinde toplayan Visa SimplyOne ürünü ülkemizde ilk defa tüketicilerle buluşmuştur.
- 2011 yılında Avrupa’da iPhone kullanıcılarına yönelik ilk mobil ödeme çözümü Visa iCarte ülkemizde Visa kart kullanıcılarına sunulmuştur.

Yukarıdaki öncü uygulamaların yanı sıra, Visa 2007 yılında 23 üye bankasını çatısı altında toplayarak sıra dışı bir uygulama ile kartlı ödemeler sektörünün ilk kurumsal sosyal sorumluluk projesini Renkli Ufuklar projesi ile hayata geçirmiştir.

Visa’dan sosyal sorumluluk projeleri
Kurumsal sosyal sorumluluk, Visa Europe’un iş yapma kültürünün önemli unsurlarından biridir. Bu doğrultuda, bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz tüm sosyal sorumluluk projeleriyle, toplumun gelişimine katkıda bulunmayı hedefledik.
Sosyal sorumluluk projelerimizden ilki, yukarıda da değindiğim gibi 2007 yılından bu yana Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV), VISA Europe ve Türkiye’deki 23 üye bankası işbirliğiyle yürüttüğümüz “Renkli Ufuklar” projesi. Bu projemizle çocukların kendi kişisel özelliklerini keşfetmelerini, eğitim ve kariyer fırsatları hakkında bilinçlenmeleri ve kariyer seçimi ile ilgili karar verme becerisi edinmeleri hedeflendi. Renkli Ufuklar ile bugüne kadar Türkiye çapında 62 bin çocuğa ulaştık. Projenin başarılı sonuçları, bizim için en önemli itici güç oldu.
Büyük önem verdiğimiz bir diğer projemiz ise, 2009 yılında Visa Europe ve 23 üye bankamızın desteğiyle, T.C. Kalkınma Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Habitat için Gençlik Derneği ile birlikte hayata geçirdiğimiz “Paramı Yönetebiliyorum” projesi. Bu projeyle hedefimiz, gençlere bütçe yönetimi becerileri kazandırarak; sağlıklı bir finansal gelecek oluşturmalarını sağlamak ve böylece toplumsal ölçekte sürdürülebilir kalkınma sürecine katkıda bulunmaktır. Gençlerin finansal bilincini geliştirme amacı ile devam eden projemiz, gençlerin gençlere eğitim verdiği akran eğitim modeliyle 17 ilde başlatıldı ve ilk yılın sonunda 47 ile yayılırken eğitimlerle 7.500 gence ulaşıldı.
‘Paramı Yönetebiliyorum’ projemiz, Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği tarafından 15 Ekim 2010’da düzenlenen KSS Pazaryeri Ödülü etkinliğinde de en iyi 5 proje arasında yer aldı. 2011 yılında ise, Visa Europe’un iki yılda bir düzenlediği öngörü toplantısı “Insights” kapsamında verilen ”Best Ödülleri’nde, “En İyi Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projesi” ödülünün yanı sıra konferansa Avrupa genelinden katılan 1000’e yakın banka temsilcilerinin oylaması sonucunda Best Ödülleri kapsamında en iyi proje seçilerek “Best of Best ödülü” nün de sahibi oldu. Projelerimize yurtdışından da talepler de gelmeye başladı. Artık Avrupa’ya sadece ürün ve teknoloji değil, sosyal sorumluluk da ihraç ettiğimizi gururla söyleyebilirim.