Demet Zübeyiroğlu

Büdütör

Rebabımın telleri

Birinci tel: Ay boyunca onlarca etkinlikte aktif, dinamik ve heyecanlı bir biçimde yer almaktayız. Hele ki aranızda bizzat beni tanıyanlar; çat orada ve çat kapının arkasında, çat bazen üstünde ve bazen de altında olabileceğimi bilirler. Eylül ortası itibariyle başlayan serinin ilk yarışı Bilişim Zirvesi idi. Zirvede tema “Sonraki Adım”dı. Aslen çok da sonraki adımlar tartışıldı denemez ama, bilişim camiasının bir takım simalarıyla geleneksel birlikteliğimize her yılki gibi ön ayak oldu... Sonraki adımların atılabilmesi ne de olsa bir yandan ağ altyapılarının yeterli olgunluğa ermesine bağlı büyük ölçüde, bulut da çözümleri de... Mobildeki bir takım hareketler dışında, erişimin kalitesi günümüzün dosya kalitesini karşılamadığı sürece, sonraki adım atılmış sayılmaz. Diyoruz ki, KOBİ’ler ülkemizin %95’i. Bu KOBİ’ler hala ancak ADSL ile İnternet’e bağlılar... Bu aşk yürümez o zaman. Adam verilerini tümüyle buluta taşısa, yedeksiz yapıdaki ADSL erişimi ile nereye gider... “Mal canın yongasıdır” diye bir deyiş vardır. Erişim altyapısı can, bulut hizmetleri de mal oluyor burada.
İkinci tel: Zirve’den hemen önce ayın başındaki etkinlikler arasında; TÜBİSAD’ın “Türkiye Ekonomisi İçin Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü: Atılım Stratejisi 2023” raporu açıklamasından sonra, IBM Akıllı Veri Depolama Çözümleri hakkında bilgi verirken; Microsoft Windows Server 2012’yi, Huawei Türkiye’deki ARGE Merkezi’nin dünyadaki ikinci büyük ARGE merkezi olduğunu, HTC yeni telefonu Desire X’i, Mobile Monday’de Foursquare ve Fjord kendini anlattı. Turkish Women International Network organizasyonunda sahnede Casper Başkanı Charlotte Anne Lamprecht’ten gayrı Sevgili Ufuk Tarhan da hayatlarındaki “bam tellerini” olmasa da “bam noktalarını” anlattılar ve noktaların bir yerden sonra nasıl birleştiğinden dem vurdular. Vatan Bilgisayar’ın geleneksek “Vat the Fest” etkinliğinde bu senenin ana konusu da nedense “Ultrabook”lardı J. Derken lider İnternet girişimcilerinin yatırımcısı Atomico Türkiye’ye geldi ve kendi yelpazesindede yatırımcılarla Türkiye’deki şirketleri tanıştıracağını açıkladı. Toplantıda Cem Boyner de konuk konuşmacıydı. Ve ben kendisini dinlerken neden daha önce “girişimci” tayfası toplantılarında konuşmacı olarak kendisini hiç dinleyemediğimi sorguladım açıkçası. Olmayan birşeye girişmek, girişimciliğin en has seviyesi değil midir? Bitmedi, hemen ertesi hafta (yemeksepeti.com) ile birlikteydik. Küreselleşme çabalarındaki Türkiye’nin en önemli İnternet girişimlerinden biri bizi yeni ofisinde ağırladı. Derken Websense İnternet, ağ uygulamaları ve güvenlik üzerine ilk kez bir basın toplantısı düzenleyerek, biz aslında bu işin “analarından”ız diye ortaya çıkarken, hemen akabinde İPZ (İnteraktif Pazarlama Zirvesi)’de bir başka alem ve “İyi de tüm bunlar yapılıyor da, bir de pazarlaması var kardeşim” teması işlenirken, arama motoru Yandex ilk küreselleşme ayağı olan Türkiye’deki birinci yaşını kutladı. Akşamına da HP yeni baskı çözümleri ile oradaydı. Haftasına ilk bulut koruma kavramını ortaya atan güvenlik çözümleri firması Trend Micro’nun İrlanda’daki operasyon merkezinde güncel tehdit türleri hakkında bilgi aldıktan sonra, zaten çok yakından tanıdığımız Türk Telekom’un yeni yönetimi ile bir araya geldik. Asseco ile Uygulama Performans Yönetimi’ni tartışmamızın arkasından da HP’nin risk yönetimi üzerine çözümlerini dinledik.
Üçüncü tel: İkinci telde saydıklarım yalnızca Eylül ayı içinde olanlar iken, Eylül içinde ayrıca 3 ayrı dosya çalışması da hazırlandı. Çağrı Merkezleri, E-ticaret, Akıllı Şehirler. Başakşehir Belediyesi Living Lab Paneli ve hemen ardından, ‘Akıllı Şehirler’ konferansı da cabasıydı. Bu ay Telepati ekibinin katıldığı etkinliklerin tümünü size aktarmaya kalksaydık satır satır, yaklaşık 1000 sayfayı bulurduk. Nitekim, video birikimimiz ile TB’larca saklama alanımız bitmiş durumda…
Dördüncü tel: Tüm bu yukarıda saydıklarım aslen neredeyse sektörün tüm bacaklarına değen bir aydan geçtiğimizi göstermekte. Ve gerçekten Telepati’nin bu ay dolu dolunun çok ötesi bir içeriği var. Hepsini okusanız alim olursunuz. Ama teknolojideki bu gelişim hızıyla, Kurum başkanımız Dr. Tayfun Acarer’in dediği gibi, ‘alim yatıyor, cahil kalkıyoruz’.
Beşinci tel: Ki, bu tel “bam teli” oluyor. Biz istiyor, üretiyor, 18. yılda bunu bu tecrübeyle yapabiliyoruz. Sizler de yer almak için can atıyor, yer aldıkça daha da mutlu oluyor, hep bizde daha iyisini de bekliyorsunuz. Biz de sizden daha çok, bizden daha iyisini bekliyoruz. Ama ne için. Neden 18.yıldan sonra, 19.yılı da, 20.yılı da devirmeliyiz, bize hatırlatır mısınız?
Yorumlarınızı (demet@telepati.com.tr) adresime beklerim.
Sevgi dolu kalın...