Merih IŞIN
Editör'ün karikatürü, 1995 yılında Cenevre telekom fuarında uydu üzerinden gerçekleştirilen videokonferans ile Rusya'daki çizer Vladimir Mochalov tarafından çizilmiştir.

Editör

Bankalar medya, operatörler banka oldu…

Daha 2 ay önce yazmıştım, ‘Yasalar’ delik deşik diye. Bankaların kendi, operatörlerin kendi, İnternet’in ve medyanın da kendi düzeleme ve denetim kurumları ve bağlı oldukları yasalar var. Bu arada ‘yakınsama’ ile, hepsi birbirinin işini yapar oldular. Bu kargaşanın ivedilikle ele alınması ve görev tanımlarının yapılması, acil düzenleme ve yasa hazırlanması gerekmekte demiştim. Ve sormuştum: Görev kimin? diye.
Ekim’in ilk günlerinde Turkcell tarafından yapılan bir açıklama ile; banka bağımsız olarak tüm Turkcell kullanıcılarının 200TL’ye kadar, alışverişlerinde telefon numaralarını kullanarak ödeme ve hatta GSM hatlarına havale yapabileceklerini duyuruldu. Dünyada bir ilk olan bu uygulama, kamuda da büyük ses getirdi. Bugün 200TL olan limitin ise, 3 yıl içerisinde 1,5 milyar TL’ye yükseltilmesi planlanmakta.
Bu duyurunun bir başka şekli ise: “Turkcell Bank kuruldu” olabilir.
Operatörler bugün için, BTK’dan aldıkları mevcut lisansları ile bu işi yapıyorlar. Mobil ödeme sistemlerinin şu anda bir kanuni karşılığı bulunmuyor. TCMB şu anda yeni düzenleme ve yasa çalışması başlatmış durumda. Tasarı yasalaştığı andan itibaren, bütün pazarın düzenlenmesi söz konusu. Ancak kanun çıktıktan sonra, operatörler Merkez Bankası’ndan ödeme hizmeti ile ilgili lisans almak durumunda kalacaklar. Kanun; ödeme sistemini, ödeme hizmeti ve elektronik para uygulamalarını yakından etkileyecek.
Akıllı telefonlarda bulunan Yakın Alan Haberleşmesi (NFC) teknolojisini kullanacak uygulamayı telefonuna indiren tüketiciler, kredi kartı bilgilerini bütünleştirerek, Mobil Cüzdan’a sahip olmuş olacaklar. Kredi kartı taşımaktan kurtulacak olan tüketiciler, telefonlarını okutarak alışveriş yapabilecekler. Bu sistem banka sistemleri ile tümleşik çalışacak.
Konunun diğer tarafında ise henüz bir çalışma mevcut değil. Bankaların medya, medyanın da banka sahibi olabilmesi yasaklanmıştı. Bir başka taraf ise, İnternet medyası. İnternet’te kurulan medya şirketleri ve uymakla yükümlü oldukları yasalar var. Hatta İnternet günlüğü (blog) yazarları bile medya sayılıyor. Hal böyle iken; bankaların İnternet’te yapmakta olduğu TV yayını, elektronik dergileri ve siteleri de medya sayılmakta. Bu durumda bankalar da medya sahibi olmuş durumdalar.
Yine acilen düzenlemeye ve yasaya gereksinimi olan diğer bir konu da, operatörlerin teknoloji marketlerine dönüşmüş olması durumu. Operatörler, hem dükkanlarından hem de İnternet üzerinden e-ticaret yaparak teknoloji ürünleri satışı yapmaktalar. Direkt ithalatını kendi yaptıkları ürünler de mevcut. Bu tip ürünler için, 7 bölgede teknik servis bulundurmak, en az 2 yıl garanti vermek, Türkçe kullanım kılavuzu hazırlamak gibi benzeri yaptırımlar var. E-ticaret yasa ve kuralları da cabası. Sigorta ve güvenlik sistemi bile pazarlamakta olan operatörlerin bu şekilde çalışabilmeleri, hangi düzenlemeler ve yasalarla yapılmakta? Burada da yeni düzenleme ve yasalara ihtiyaç var mı?  
Son olarak bir başka konuya da dikkatinizi çekmek istiyorum: 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe giren yeni ticaret yasasına göre; kurulacak yeni şirketler, sadece kendi ana işleriyle uğraşabilecek. Eskiden olduğu gibi, ana işin dışındaki tali işlerde faaliyet göstermesi kısıtlandı. Bu yasa, eski kurulmuş olan şirketler için de geçerli. Bu yasa, yukarıda belirtmeye çalıştığım konularda nasıl bir uygulama bulacak?
Saygılarımla.