25 Ekim Sakarya, 29 Ekim’de İzmir kordondayız

 

Alper Sunaçoğlu ve Türk ironman grubu demir adamlardan Cumhuriyet tarihimizin en uzun mesafeli ve en anlamlı ultra triatlon maratonu koşulacak.

Bize biraz kendinizi tanıtır mısınız? Ne zamandan beri yüzme sporu ve performans sporları ile uğraşıyorsunuz? Şu an hangi takımda lisansınız?
Aslen Arnavut kökenli olup İstanbul doğumluyum. Babam ben 4-5 yaşımda iken işleri sebebiyle rahmetli işadamı kıymetli insan Sayın Sakıp Sabancı tarafından Adana’ya davet edilmiş. Babama o zamanlar Sabancı grubunun gümrükleme işlerini teklif etmişler. O vesile ile Adana’ya gelmişiz ve Adanalı oluvermişimJ. 5-6 yaşlarımda iken yüzmeyi öğrendim. Kendimi bildim bileli yüzen biriyim. Yüzme sporunda lisansım Ankara Kurt Yüzme İhtisas spor kulübün de triatlon lisansım ise, Adana Çukurova Yüzme ve su sporları kulübünde.

Nereden geliyor bu yüzme isteği ve alışkanlığı.
Adana çok sıcak bir memleket. Üstelik denize kıyısı olmayan bir şehir. En yakın deniz Mersin veya Karataş sahilleri. Haliyle serinlemek için tek çare kalıyor… Sulama kanalları. Evet, ben yüzmeyi sulama kanallarında öğrendim ve yaz mevsimi olsun hatta nisan ayı sonu Mayıs ayı başı olduğu zamanlar okuldan kaçar sulama kanallarında yüzerek serinlerdik. Farkında olmadan akıntıya karşı yüzmeyi öğrenmişim O günlerde.

Askeri Pentatlon, Triatlon, Atletizm Eskrim, dağcılık ve atıcılık gibi sporlarla da uğraşıyorsunuz? Siz nereden buluyorsunuz bu enerjiyi?
Evet, sadece yüzme sporu ile değil amatör spor dallarının birçoğuna ilgim var ve lisanslı profesyonel olarak uğraşıyorum. Yüzme, Triatlon, Modern Pentatlon, eskrim ve silahlı atış olmazsa olmaz spor dallarıdır benim hayatımda. Spor benim yaşam biçimim.
Hayatımda birçok inişler çıkışlar yaşadım. Bazı ailevi sıkıntılarım ve zor dönemlerim oldu çok kırıldığım çok üzüldüğüm yeri geldi hayattan soğuduğum zamanlar oldu, zor atlattım. O dönemlerde spor yaşantım yani yaşamı ve umutlara tutunmamda en büyük etkendir. Bugün spor hayatım olsun iş hayatım olsun başarılarımı ve sağlıklı yaşantımı spora ve sporcu disiplinime borçluyum. Enerjim ise, sanırım rabbimin bana verdiği bir nimet. Yüzdükçe yüzesim koştukça koşasım geliyorJ. Yorulduğum zamanlar tabi ki oluyor. O zamanlar içimdeki ruhun bana asıl şimdi başlıyor diyerek seslendiğini ve yeniden bir patlama (tabiri caizse) yaşayarak yorgunluğu yendiğimi birçok kez tecrübe ettim.

İlk olan ve en çok ses getiren rekor (parkur ) sanırım Mersin Kıbrıs arasını 26 saat 15 dakika sürede yüzmenizdi doğrumu hatırlıyorum?
Birçok müsabakaya katıldım birçok derece ve başarı elde ettim. Maalesef ülkemizde amatör spor branşlarına basın desteği yok denecek kadar az. Benim ilk dikkat çeken ses getiren ulusal başarım ise Mersin Kıbrıs arası 78 km mesafeyi 26 saat 15 dakika sürede duraksız ve kafessiz yüzerek geçmemdir.

Ülkemizde başarı varsa bir yerde mutlaka eleştirenler, çekemeyenler ve aleyhte yazan çizen çok olur. Peki, siz bu konuda sıkıntı yaşadınız mı?
Maalesef yaşadım, halende yaşıyorum. Ben maraton yüzerken mesela Mersin K.K.T.C arasını yüzerken köpek balığı saldırı ihtimaline karşın kafesle yüzmem gerekir iken, hayatımı riske ederek kafessiz yüzüyorum. Sebebi güvenlik kafesi tekneye bağlıdır. Yani yüzücü kulaç atmasa dahi tekne kafesi çektiği için yüzmüş oluyor. Bu durumda kırılan rekorun gerisinde şaibe doğurabiliyor. Ben sırf laf söz şaibe olmasın diyerek, kafes kullanmadan üstelik bana eşlik eden teknenin önünde yüzerek maratonumu tamamlıyorum. Buna rağmen, yüzdüğüm mesafeyi yüzmediğimi iddia ederek çirkince ve acımasızca ve emeğe saygısızca saldırılar. Hep oldu sanırım bu işin kaderi bu olsa gerek bundan sonrada olacağa benziyor. Düşünsenize; ben yüzerken bana kocaman bir tekne içinde hakemler, antrenörler, tanımadığımız tekne personeli ve en önemlisi canlı yayın yapan, haberimizi yayınlayan basın mensuplarını hatta bana güvenlik sağlayan sahil güvenlik botlarını yok sayıp iftira ve karalamalar yapılıp özel yöntemlerle şaibe yaratmaya ve yıpratmaya çalışıyorlar. Spora ve sporcuya saygısı olmayan bazı çevreler bizimle beraber onca insanı da şaibe altında bırakıyorlar.

Neden sizinle uğraşıyorlar? Maksatları nedir?
Bugün ülkemizin Başbakanı mesela, onu da seven beğenen yaptıklarını öven birileri var. Aksini düşünüp yaptıklarını eleştirenler de var. Aynı şekilde bu örneği başarılı her insan için düşünebiliriz. Bugün sanatçılar, futbolcular, iş adamları, devlet adamları… Hepsini eleştirende var övende… Benim de elbette başarılarımla gurur duyup örnek alanlar olduğu gibi eleştiren hatta hakaret derecesinde saldıra yapanlarda muhakkak oluyor… Ben yaptığım her rekor denemesini sosyal sorumluluk projeleri ile anlamlandırmaya özen gösteriyorum. Sanırım Mesela düne kadar Mavi Marmara gemisini yüzerek karşılayıp ardından Mısır –Gazze/FİLİSTİN arası yüzeceğimde beni yere göğe sığdıramayan bazı çevreler 19 Mayıs’ta Atatürk ve Cumhuriyet için kulaç atacağım dediğimde bu defa onların yani aynı kişilerin tepkisini hatta üstü kapalı tehditlerini aldım. Ve aleyhimde kendi basın organlarında acımasızca yazılar ile saldırıya geçtiler. Bu, olayın siyasi açıdan görünen kısmı.
Bir de yüzme camiasındaki çete benzeri bir yapılanma vardır. Gün oldu ben ve beni destekleyen insanların desteğini arayan bazı çevreler federasyon seçimlerinde bazı gruplara destek olduğum için beni yere göğe sığdıramayanlar gün geldi desteğimizi çektik diye hakkımda akla ahlaka sığmayacak yine iftira ve karalama kampanyası ile saldırdılar. Bugüne kadar elle tutulur hiçbir başarı elde edemeyen bazı sporcular kısa sürede elde ettiğim başarılardan ve rekorlardan rahatsızlık duyarak onlarda kendi aralarında kulisler ve iftiralarla beni ve ekibimi yıpratmaya çalıştılar, çalışıyorlar…

Birazda önümüzdeki günlerde nasıl projeler ve rekor denemeleriniz olacak? Çok gizli değil ise paylaşabilir misiniz?
29 Ekim tarihinde dünya spor tarihinin en uzun mesafe maratonunu tertipledik. İzmit Kocaeli ilinden başlayıp, bisiklet ile önce Çanakkale boğazının Marmara başlangıç noktasına kadar gideceğiz. Oradan denize girip, ilk kez Çanakkale boğazı boydan boya 60 km boyunca yüzerek (Ege Denizi’ne kadar) karaya çıkıp Ayvalık üstünden İzmir’e kadar toplamda 720 km mesafeyi insan gücü ile İman gücünü birleştirip bazen koşu bazen bisiklet etapları halinde geçeceğiz. 4 milli atlet arkadaşım ve bisikletçi arkadaşım da bana karada eşlik edecekler.

Bu projemiz sokak çocuklarına destek amacı taşımaktadır.10-15 kişilik sokak çocuklarından oluşan bir ekip ben ve arkadaşlarıma eşlik edecekler onlar etaplar halinde koşarak bazen yüzerek projede yer alacaklardır. Amacımız sporun faydalarını ve amacı olmayı, hayattan kopmak üzere olan bu gençlere hayata tutunmak için bir zeytin dalı uzatmaktır… Spor bir yaşam biçimidir disiplindir, bunu aşılamak arzusundayız.
Ardından, sırada Manş Denizi var.

Aslında bu İngiliz denizi benim pek isteyerek yüzeceğim bir deniz değil. Çünkü o mesafenin nerdeyse 10 katı mesafeleri yüzmüş bir sporcuyum ben. Ancak oradaki geçişler İngiltere federasyon ve yetkili makamları gözetiminde oluyor, .Alper Kıbrıs - Mersin arasını, hatta Karadeniz’i, Akdeniz’i yüzdüyse bir de Manş Denizini yüzemez, yüzsün de görelim diyenler var. O insanlara inat, o Manş denizini bugüne kadar tescil edilmiş en iyi derece ile yüzmeyi deneyeceğim. Kıbrıs’a yüzdüm eski milli yüzücü Ersin Aydın ağabeyime ait rekoru egale etmiştim. Ersin Aydın Mersin Kıbrıs arasını 34 saatte kafesle yüzmüş, ben ise kafessiz 26 saat 15 dakika sürede yüzmüştüm. Şimdi sırada Manş Denizini 9 saat sürede yüzen yine Adanalı yüzücü Erdal Acet’in rekorunu egale etmek var. Evet Manş denizini 9 saatten daha az sürede yüzerek bir rekoru daha Türk milleti adına tescil ettireceğim. Bu rekor denemesi ise, muhtemelen 30 Ağustos 2013 tarihinde olacak.

Sponsorlarınız kim?
Bugüne kadar birçok projede birçok farklı sponsorlar destek oldu. Ama bundan sonraki projelerimin sponsoru çalıştığım işyerimin patronu kıymetli işadamı Sayın Yusuf Bulut Öztürk ve firmaları Ünsped Gümrükleme A.Ş –Ünsped Global Lojistik Ticaret A.Ş.’ ile Just us Cruising’dir.
Benim en büyük şansım spora ve sporcuya ve Sosyal Sorumluluk Projelerine değer veren hiçbir desteğini esirgemeyen bir işadamı patronum olmasıdır. Verdiği destekler için müteşekkirim kendisine.
Sponsorluk kültürü maalesef ülkemizde yeterince oturmuş değil. İnşallah projelerim ve sponsorlarım birilerine örnek olur ve ardımızdan gelen yetenekli sporcularımızın da önü açılır ülkemizi yeni başarı ve rekorlarla gururlandırırlar…
Sayfanızda bana ve projelerime yer ayırdığınız için sizlere de ayrıca teşekkür eder, tüm okuyucularınızı sevgi ve saygı ile selamlarım…
Alper Sunaçoğlu