E-ticaret dosyası

Zeynep Kurtpınar

Her geçen gün kendi ekosistemini oluşturarak çapını genişleten e-ticaret, Avrupa ülkeleri arasına girmek için hızlı bir yarış içerisinde ilerliyor.Türkiye e-ticaret sektörünün yüzde 90’ını temsil eden Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD), comScore ile özel bir çalışma yaparak 730 e-ticaret sitesinin aylık tekil ziyaretçi sayıları, sayfa gösterimleri, ziyaret başına geçirilen süre gibi seçeneklere göre listeledi. Sonuçlara göre günde ortalama 4 milyon ziyaretçi potansiyeli bulunuyor. Haziran ayı içerisinde toplamda 18 milyon 319 bin tekil ziyaretçi alındığını günlük ortalama ziyaret sayısının ise 3 milyon 859 bin olduğu görülüyor. Toplam sayfa gösterim sayısının 1 milyar 901 milyon olarak belirlendiği değerlendirme sonucunda perakende kategorisinde faaliyet gösteren e-ticaret sitelerinde geçirilen ortalama sürenin de 6,1 dakika olduğu açıklandı.
Telepati Dergisi olarak okuyucularımıza sunduğumuz dosya çalışmamızda, günümüzde e-ticaretin gösterdiği gelişmeleri ve güvenlik çözümlerini sizler için irdelemiş bulunuyoruz.
Sektörümüzün güzide firmalarından almış olduğumuz bilgiler doğrultusunda, geleceğe yönelik bir ışık tutabilmeyi amaçlıyoruz.

Bankalararası Kart Merkezi Genel Müdürü Dr. Soner Canko: “10 kart kullanıcısının 3’ü İnternet üzerinden alışveriş yapıyor”
Fiziksel ortamdaki güvenlik önlemleri İnternet’te yapılan kartlı ödeme işlemlerinde de fazlasıyla uygulanmaktadır. Güvenlik uygulamalarının daha fazla e-ticaret sitesi tarafından kullanılması İnternet’te yapılan kartlı ödeme işlemlerinin hacmine de olumlu etki yapmaktadır. Bankalararası Kart Merkezi (BKM), Kart Monitör 2011 Araştırması da göstermektedir ki, bugün 10 kart kullanıcısının 3’ü İnternet üzerinden alışveriş yapmayı tercih etmektedir. Önümüzdeki yıllarda İnternet üzerinden yapılan alışverişlerin daha çok tercih edileceği öngörülmektedir.
‘İnternet’te Güvenli Alışveriş (3D Secure)’, müşterilerin güvenlik endişelerini ortadan kaldırmak amacıyla hazırlanmış olan bir tabandır. İnternet üzerinden yapılan kartlı alışverişlerde, hem ticari sitelere, hem de kart kullanıcılarına güvenli alışveriş ortamı sağlayan bu taban, tüm bankaların katılımı ile BKM tarafından hayata geçirilmiştir. Kısaca kart sahibi ile e-ticaret işyerinin işlem esnasında birbirlerini doğrulayabilmeleri üzerine kurulmuş olan bir güvenlik uygulamasıdır. İnternet’te gerçekleşecek herhangi bir ödeme işlemi sırasında kart, doğrudan alınmış olduğu bankanın sistemlerine yönlendirilir. Bu yönlendirme sonrasında, bankanın sistemine şifre girilerek işlem onaylanır. Böylelikle kart numarası başkaları tarafından biliniyor olsa bile, şifreyi sadece kart sahibi bildiği için, elektronik güvenlik sağlanmış olur.

BKM Express
BKM olarak ödeme sistemlerinde birçok ilke imza atmaya devam ediyoruz. Sanal dünyada yapılan işlemleri daha güvenli ve hızlı hale getirmek için başlattığımız BKM Express tabanımızın yaygınlığının artırılması BKM olarak öncelikli hedefimizdir. BKM Express, BKM, bankalar ve e-ticaret dünyasının önde gelen firmalarıyla birlikte geliştirilen, İnternet alışverişlerini daha hızlı ve kolay hale getiren bir ödeme sistemidir. Kart sahipleri, BKM Express’e üye olarak, İnternet alışverişlerinde kart bilgilerini paylaşmadan alışveriş yapabilirler. İşyerleri, BKM Express ağının bir parçası olarak daha fazla müşteriye ulaşabilir ve iş hacimlerini artırabilirler. BKM Express ile müşterilere kendilerinin belirlediği statik şifre ve işlem anında cep telefonuna kısa mesajla gelen dinamik şifre ile iki katmanlı güvenli bir alışveriş ortamı sunulmaktadır.

Dr.Soner Canko: “2010 ve 2011 yıllarında Türkiye’ye yaklaşık 750 milyon dolarlık doğrudan yabancı yatırım geldi”
İnternet’te yapılan kartlı ödeme işlemleri hızla gelişen ve kartlı ödemeler içerisinde payını artıran bir alan konumunda bulunuyor. 2006 yılında 2,4 milyar TL kartlı ödeme İnternet üzerinden yapılırken 5 yıl içerisinde ortalama yüzde 57 büyüyerek 2011 yılında 23 milyar TL seviyesine ulaştı. 2012 yılında da benzer büyümeyi sürdürerek 30 milyar TL seviyesine ulaşacağını söyleyebiliriz. Bir diğer deyişle yakın gelecekte yapılacak her 10 liralık işlemin 1 lirası İnternet üzerinden gerçekleşmiş olacak. İnternet’in alışveriş ve diğer kartlı ödemeler için kullanımı ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada da benzer dinamiklere sahip. Yani hem Türkiye’de hem de gelişmiş ülkelerde İnternet üzerinden yapılan alışverişlerin toplam içindeki payı düşük seviyede ancak hızla artışını sürdürüyor.
Türkiye diğer ülkelerin de üzerinde bir büyüme göstererek 2011 yılında Hindistan’ın ardından en hızlı büyüyen ikinci pazar oldu ve bu sayede yatırımların odağı olmayı sürdürdü. Son dönemde yabancı yatırım ve fon kaynakları Türkiye’deki firmalara ortak olmayı ve yeni firmalar kurmayı hızla artırıyorlar. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yetkililerinin beyanına göre 2010 ve 2011 yıllarında Türkiye’ye bu yolla yaklaşık 750 milyon dolarlık doğrudan yabancı yatırım gelmiştir. Bu rakam Türkiye’ye yapılan toplam doğrudan yabancı yatırımlarının yüzde 3,7’sini oluşturmuştur.

İnternet’ten alışverişte gerekli önlemler
İnternet’te yapılan kartlı ödemelerde kart sahiplerinin şu konularla ilgili önlem almaları faydalı olacaktır: “İnternet üzerinde alışveriş yapılan sitenin güvenliğinin sertifikalarla sağlanmış olması gerekmektedir. Kişisel bilgileri isteyen e-postalara ve sitelere yanıt verilmemesi gerekir. İnternet kafe gibi halka açık ve kalabalık yerlerde olan bilgisayarlardan alışveriş yapılması tercih edilmemelidir. Güvenilir olmayan sitelerden ya da e-posta ekinde gelen ve .exe, .com, .vbs, .jpeg gibi uzantısı olan dosyaların bilgisayarlara yüklenmesi riskli olabilir. Sanal ortamda artan virüs tehlikelerine karşı, kredi kartının kullanıldığı bilgisayarlara mutlaka anti virüs programı yüklenmelidir.”

Elmasepeti A.Ş. (elmasepeti.com) Genel Müdürü Tunç Akman: “Ülkemizdeki direnç dünya genelinden daha fazla”
Çevrimiçi alışveriş Türkiye’de büyümeye devam eden ve zamanla tüketiciler tarafından daha fazla tercih edilmeyi sürdüren bir alan, ancak ülkemizdeki direnç dünya genelinden daha fazla. Oran söylemek zor ancak, bizim için İnternet’ten alışverişin yüzdesi halen tek basamaklı ve beklenenden az gelişme gösteriyor. Fakat belli düzeyde büyümesindeki en büyük faktörlerden biri de otel rezervasyonları ve uçak bileti işlemlerinin çevrimiçi gerçekleştirilmesindeki oranın yüksek olması. Ürün alımına yönelik tüketicilerin önemli bir kısmı hem alışkanlıklar hem de farklı bazı nedenlerle ağırlıklı olarak fiziki mağazalardan alışveriş yapmayı tercih etmekteler. Çevrimiçi alışveriş yaparken tüketiciler açısından en önemli noktanın güven olduğunu söyleyebiliriz. Hem kredi kartı bilgilerini verme konusunda, hem de sürekli açılan ve kapanan sitelere güvensizlik ülkemizdeki çevrimiçi alışverişin yumuşak karnını oluşturuyor. Tabii ki, ürünleri görmeden almak konusundaki güvensizlik de yine e-ticaretin kötü oyuncularının sebep olduğu bir başka sorun. Ancak elmasepeti.com gibi yılların verdiği güven ve müşteri memnuniyeti ile çalışmalarını sürdüren markaların varlığı çevrimiçi alışveriş dünyasını da büyütmeye devam edecektir. İnternet kullanımının hızla yaygınlaşması da elbette sektöre önemli katkı sağlayacaktır.

Her türlü yerli ve yabancı sermaye girişi sektörün gelişmesine ve hizmet kalitesinin artmasına katkı sağlayacak
İster yabancı yatırımcı olsun ister yerli, ilk aşamada sektör için yapılan her yatırım e-ticaretin gelişimi ve büyümesi için önem taşıyor. Bu yatırımları sıcak para akışı olarak düşündüğümüzde var olan yapıların büyümek adına yeni yatırımlar yapması ve büyüme ivmesinin artırması anlamını çıkartmak mümkün. Bu yatırımları bir de e-ticaret sektöründe kendini kanıtlamış küresel markalar yaparsa bilgi birikimi transferi gündeme gelmektedir. Bu da sektörün daha sağlıklı gelişmesi anlamını taşımaktadır. Zira her e-ticaret firması bizdeki yapıda olduğu gibi küresel tecrübeleri olan yönetim kadrolarına sahip olma şansına vakıf olamıyor. Özetle bizce her türlü yerli yabancı sermaye girişi sektörün gelişmesine ve hizmet kalitesinin artmasına katkı sağlayacak bu da tüketicilere olumlu olarak yansıyacaktır.

Şeffaf ve fayda gözeten bir ilişki kurmak
Gerçek hayattaki itibar neyse çevrimiçi itibar da odur. Hem ürünlerini sattığınız markalar hem de son kullanıcı ile şeffaf ve fayda gözeten bir ilişki kurmak en önemli noktaların başında geliyor. Duruma (elmasepeti.com) açısından bakarsak, mobil hayata renk katan hem teknolojik hem de yaşam tarzı barındıran nesneler dünyası olarak tüketicilerin beğenisini ve güvenini sağlamış bir platformuz. Çok sayıda ilki gerçekleştiriyor olmak bu alanda fark yaratıyor. Biz de dünyada talep gören herkesçe bilinme özelliğine sahip ürünleri Türkiye pazarına ve dolayısıyla tüketicilere sunan bir marka olarak ayrı bir beğeni ve güven sağlamış durumdayız. Hiçbir zaman piyasanın altında bir fiyat bulamazsınız. Müşterilerimizi memnun etmek için fiyat değil, müşterilerimizin yaşam tarzına ve ihtiyaçlarına uygun olan ürünleri bir arada bulundurmayı ve hedeflediğimiz müşterilerin her tür sorusuna ve ihtiyacına yanıt verebilmeyi önemsiyoruz. Bir ürün sadece bir müşterimizin hayatına renk katacaksa ve memnuniyetini artıracaksa dahi, elmasepeti.com o ürünü bulur, getirir ve ulaşılabilir kılar. Her satıştan kar etmek gibi bir amacımız hiçbir zaman olmadı. İşte aktardığımız bu hususlar çevrimiçi itibarı örneklerle çok iyi biçimde ifade ediyor. Ürün iade ve değişimlerini de kanunlar çerçevesinde uygulamak ve müşterilerin bu süreci hızlı ve sorunsuz biçimde yaşayarak sonuca ulaşması da e-ticaret firmalarının başarısını ve itibarını doğrudan etkileyen faktörlerden birisidir.

Perakende alışveriş, e-ticarete kayacak
E-ticaret her geçen gün ve yıl hızlı bir biçimde büyümektedir. Bu büyüme Türkiye gibi ülkelerde daha geniş bir hacimle olmakta ve hem sektördeki firmaların hem de yatırımcıların adeta iştahlarını kabartmaktadır. Bazı perakende e-ticaret araştırma raporlarına bakıldığında gelişmekte olan piyasalarda e-ticaret oranları artıyor. ABD'de 2016'da e-ticaret hacminin yüzde 62 büyümeyle 327 milyar dolara ulaşması beklenirken Avrupa'da yüzde 78 büyümeyle 230 milyar dolar, Brezilya'da yüzde 29 büyümeyle 18,7 milyar dolarlık bir hacim bekleniyor. Hindistan'da ise geçen yıl 600 milyon dolar olan çevrimiçi ticaret hacminin 2020'de 70 milyar dolara ulaşması bekleniyor. (Trendwatching.com) Bu büyüme oranları elbette ülkemizi de doğrudan ilgilendiriyor ve bir ölçüde büyümenin önemli oranlarda oluşacağını gösteriyor. Yakın bir gelecekte perakende alışverişin önemli bir kısmı e-ticarete kayacaktır. Tüketici eğilimine ve davranışlarına bakarak bunu söylerken ayrıca perakendecilerin de kendi e-ticaret yatırımlarını yapması da bu durumu daha da hızlı hale getirecektir.

Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Orhun: “Dünyanın en hızlı büyüyen e-ticaret pazarlarından biriyiz”
Bankalararası Kart Merkezi verilerine göre 2011’de yurtiçi ve yurtdışında gerçekleştirilen toplam e-ticaret hacmi 22 milyar TL’ye ulaştı. Bu rakam bir önceki yıl ile değerlendirildiğinde, yaklaşık yüzde 57 oranında büyüme yaşandığını gösteriyor. Gerçekleşen işlem adedinde ise yüzde 40’lık bir artış bulunuyor. 2005 yılında 76 TL olan bir kişinin harcamış olduğu ortalama alışveriş tutarı, 2011 yılında 182 TL’ye yükseldi. Tüm rakamlar, e-ticaretin her yıl yüzde 50’ye yakın bir büyüme ile artışını devam ettirdiğini gösteriyor. Ancak bu rakamlar telekomünikasyon, havayolları, sigorta şirketlerinin verilerini de kapsıyor. Biz ETİD olarak 2011 yılı için İnternet üzerinden ürün satışı yapan sitelerin 22 milyar TL olarak gerçekleşen e-ticaret sektöründen yaklaşık 4 milyar TL’yi aşkın gibi bir pay aldığını düşünüyoruz.
Hacim olarak baktığımızda daha çok gidecek yolumuz var. Türkiye’nin hali hazırda gelişmekte olan bir pazar olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle, hacim olarak gerilerde kalsak da yüzde 50’nin üzerindeki büyüme oranı ile dünyanın en hızlı büyüyen e-ticaret pazarlarından biri olduğumuzu söyleyebiliriz. Türkiye çok genç bir nüfus, o nedenle yeniliklere çok açık ve uyum gücü çok yüksek. Diğer yandan girişimci de bir ruha sahip. Türkiye’de birçok özgün iş modellerinin oluşturulmasının yanı sıra dünyada hali hazırda başarılı olmuş iş modelleri ülkemizde de hızlıca uygulama alanı buluyor. E-ticaret konusunda pek çok modelin ilk olarak ABD ve Avrupa’da ortaya çıktığını söylemek mümkün ancak girişimciliğin son dönemlerde daha çok teşvik edilmesi ile ülkemizde de önemli gelişmeler görülüyor. 2010 yılında Amerika’da 167,3 milyar dolar olan e-ticaret hacmi, 2011’de yüzde 16,1’lik artış ile 194,3 milyar dolara yükseldi. İngiltere ise 2011’i yüzde 17’lik bir artış ile 119,24 milyar pound ile kapattı. Bu rakamlar ile karşılaştırıldığında daha gidecek yolumuz var diyebiliriz. Bu nedenle, hacim olarak biraz geride kalsak da yüzde 50’nin üzerindeki büyüme oranı ile dünyanın en hızlı büyüyen e-ticaret pazarlarından biri olduğumuzu söylemek mümkün.

Yatırımcılara da girişimcilere de kazandıran süreç
Ülkemizde e-ticaret sektörü son iki yıldır yerli ve yabancı yatırımcıların ilgi odağı durumunda. Geçtiğimiz yıl pek çok yabancı yatırımcı Türkiye e-ticaret pazarına çeşitli satın almalar ile giriş yaptı. E-ticaretin her türlü farklı modelinde hizmet veren sitelerimiz var. Artık mağazalardan satın aldığımız her türlü ürünü İnternet üzerinden çok daha hızlı ve avantajlı olarak satın alabildiğimiz bir dönemdeyiz. Bütün bunlar sektör adına çok güzel gelişmeler. Diğer yandan bu dönem, sektörün tüm alt yapısının ve kurallarının oluştuğu bir dönem. ETİD olarak hem sektör hem de tüketici adına yapmış olduğumuz çalışmalar ile, altyapı ve kuralların oluşmasında katkı sağlamaya etkin olarak devam edeceğiz.
Sektöre giriş yapan yabancı yatırımcıların ilk ve en büyük etkisinin sektörü büyütmeye yönelik olduğunu düşünüyorum. Bu iki taraflı bir süreç yatırımcı da girişimci de kazanıyor. Çünkü e-ticaret ölçümlerinin çok kolay sunulabildiği ve yatırımcılar tarafından kararın kolaylıkla verilebildiği bir sektör. Geçtiğimiz yıl pek çok yatırımcı çeşitli e-ticaret sitelerine yaptıkları yatırımlar ile ülkemize giriş yaptı. Bu diğer büyük yatırımcıların da gözlerini Türkiye’ye çevirmelerini sağladı. Bu şekilde sektör küçük kişisel girişimlerin yanında büyük yatırımlar ile de hızla büyüyor. Türkiye genç nüfusu, büyüyen ekonomisi ve hızla artan İnternet girimi ile Avrupa’nın sayılı İnternet merkezi olma yönünde ilerliyor.

Operasyon sürecini yönetebilen KOBİ’ler başarıya ulaşır
E-ticaret sitesi açmanın sanılanın aksine kolay olduğunu söyleyebiliriz. İşin en büyük kısmı ise Web sitesini satışa açtıktan sonra başlıyor. E-ticareti buzdağına benzetebilirsiniz, Web sitesi görünen yüz, arka tarafta ise ciddi bir operasyon bulunuyor. Sadece Web sitesi değil operasyon süreci de yönetebilen KOBİ’ler başarıya ulaşacaktır.
Satışlarını İnternet üzerine taşımak isteyen KOBİ ve girişimcilere hizmet veren pek çok e-ticaret alt yapısı sağlayan firma bulunuyor. Bu firmalar aracılığı ile hiçbir teknik bilgiye gereksinim olmadan, düşük maliyetler ile kolayca e-ticaret sitesi açılabilir. Bunun yanı sıra, e-ticaret sitesi açmaya gerek kalmadan pazar yerleri aracılığı ile sadece satılan ürünler üzerinden komisyon ödeyerek KOBİ’ler İnternet üzerinden satışa maliyetsiz olarak da başlayabilir.

İnternet üzerinden alışveriş hem kullanışlı hem güvenli
İnternet üzerinden alışveriş yapmak aslında kullanışlı olduğu kadar güvenilirdir de. Çevrimiçi alışveriş hizmeti sunan tüm siteler dünya çapında kredi kartı güvenli için bir standart olan SSL sertifikası kullanmak zorundadır. SSL sertifikası olmadan hiçbir bankadan PoS alma imkânı bulunmuyor. Kullanıcılar alışveriş yaptıkları sitenin bu sertifikaya sahip olup olmadıklarını mutlaka kontrol etmeliler. Bunun için güvenlik sertifikası tıklanmalı ve bunun geçerlilik süresi kontrol edilmelidir. Ödeme adımlarına geldiğinizde, site ismini yazdığınız URL bölümünün “https://www” olmasına dikkat edilmeli. Bu uyarı Web sitesinde SSL kullanılmakta olduğu ve kredi kartı bilgilerinin güvende olduğunu gösterir. Ayrıca kullanıcılar, önceki hizmet seviyeleri iyi olan siteleri tercih etmeli ve site içerisinde iletişim bilgileri olup olmadığını, teslimat ve iade koşullarını kontrol etmeliler.

Doğru bilgi ve güncellik
Sitede sergilenecek ürünler için en önemli iki şey güncel stok bilgisi ve güncel, doğru ürün-fiyat bilgisidir. Bazen sitede sergilenen ürünler gerçek stoklarda bulunmayabiliyor. Bu gibi durumlar tüketicilerde güvensizliğe neden oluyor. İkincisi ise, güncel ürün ve fiyat bilgisi. Tüketicilerin Web sitesi üzerinden en güzel ve en doğru bilgiye ulaşabilmeleri onları alışverişe bir adım daha yaklaştıracaktır. Doğru bilgi ve güncellik dışında tasarım konusu da oldukça önemli bir yer kaplamaktadır. E-ticaret sitesi tasarımında dikkat edilmesi gereken önemli kurallar kullanışlı bir ara yüz, müşterinin beğeneceği bir tasarım ve kolayca satın almayı sağlayacak çıkış yapma sürecidir. Burada çok araştırma yapılmalı, tüm örnek siteler ziyaret edilmeli ve en önemlisi özgün bir tasarım yönünde çalışılmalıdır.

İşin çekirdeği iyi çözümleme ve iyileştirme yapmak
E-ticaret son beş yılda daha da hızlı yaygınlaşıyor. E-ticaret sitelerinin sayısı arttıkça müşterilere ulaşmak da gün geçtikçe zorlaşıyor. Bu nedenle e-ticaret siteleri başta arama motoru reklamcılığı, sosyal medya ve İnternet ortamlarında olmak üzere kendi hedef kitlelerine uygun kanallarda yer almalılar. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli unsur gerçek hedef kitle nerede ise o reklam kanalına ağırlık verilmelidir. Ayrıca ne yapılırsa yapılsın, çok iyi çözümleme ve iyileştirmeler yapmak bu işin çekirdeği diyebilirim.
E-ticarette güveni sağlamak için sektördeki öncü firmalar başlangıçta müşteri memnuniyetine çok büyük önem verdiler. Başarılı bir deneyim yaşayan müşteri de sektöre kazandırıldı. Burada bunun dışında operasyon süreci konuları da çok önemli. Müşteriye beklentisinin üzerinde hizmet veren firmalar daha çok tercih ediliyor. Yasal olarak zaten müşteri hakları e-ticarette birçok ülkenin de ilerisinde. Bizler zaten bunları kusursuz uyguluyoruz. Örneğin, yasa gereği, satın alınan ürünün 7 gün içinde koşulsuz iade hakkı var.

Halkla ilişkiler ya da sosyal medya ajanslarından destek alınmalı
Yeni kuşak tüketici alışkanlıkları eskisine göre büyük farklılık gösteriyor. Artık tüketicilerin teknoloji ve İnternet’in de yardımı ile daha donanımlı olduğu bir dönemdeyiz. Tüketiciler isteklerini, beklentilerini, şikâyetlerini ellerindeki her türlü kanalı kullanarak göstermekten kaçınmıyorlar. Özellikle kötü haberlerin daha hızlı yayıldığı bu yeni tüketici düzeninde şirketiniz hakkında çevrimiçi olarak ulaşılan her türlü bilgi, yorum, haber büyük önem taşıyor. Toplamda bu bilgilerin hepsi o şirketin çevrimiçi itibarını belirliyor.
Öncelikle e-ticaret siteleri çeşitli kaynaklar üzerinden yayılan bu bilgileri takip etmeleri ve gerekli durumlarda araya girmeleri gerekir. Bunun için işin uzmanı olan bir halkla ilişkiler ajansı ya da sosyal medya ajansından destek almak büyük fayda sağlayacaktır.

Türkiye, hızlı gelişmekte olan bir pazar
2010 yılında Amerika’da 167,3 milyar dolar olan e-ticaret hacmi, 2011’de yüzde 16,1’lik artış ile 194,3 milyar dolara yükseldi. İngiltere ise 2011’i yüzde 17’lik bir artış ile 119,24 milyar pound ile kapattı. Bu rakamlar ile karşılaştırıldığında Türkiye’nin daha hızlı gelişmekte olan bir pazar olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle, hacim olarak gerilerde kalsak da yüzde 50’nin üzerindeki büyüme oranı ile dünyanın en hızlı büyüyen e-ticaret pazarlarından biri olduğumuzu söyleyebiliriz.

Yasal süreçler çerçevesinde içeriğe uygun çalışmalar
Ödeme sistemleri e-ticaret için çok önemli bir konudur. Burada kullanıcılar ne talep ediyorsa ona yanıt veren bir ödeme çözümünün sitelerimizde bulunması çok önemli. Buradaki gelişmeler ve iyileşmeler özellikle mobil ticaret yönünde de çok önemli gelişmelere yol açacak. Kişiler adreslerini vermeden sadece kredi kartını seçerek alışveriş yapabilecek. Bu da mobil ticarette önemli bir büyüme getirecek. Ödeme sistemi çözümleri getirdikleri farklılıklarla pazara girdikleri sürece, sektöre katkıları olumlu yönde olacaktır. Tabii burada sürecin yasal boyutunun da çok iyi incelenmesi ve her şeyin içeriğe uygun yapılması gerekir. ETİD olarak bu projelere katkıda bulunmak bizim için önemli. Çünkü ayağı yere sağlam basan, güvenilir ve farklılık getiren ödeme sistemleri sektörümüze olumlu katkıda bulunacaktır.

E-ticaret kullanımına göre kategoriler
Bu konuda birçok araştırma var ancak TUİK’in hane halkı araştırması sonuçlarına göre ilk sırada giyim, ikinci sırada tüketici elektroniği geliyor. Ancak kimi sektör açılımlarını da göz ardı etmek mümkün değil. Hırdavat, çiçek, hediyelik eşya gibi çok hızlı büyüyen alt dallar da var.

Müşteri memnuniyeti
Müşteri desteği hem içerde yapılabilir hem de dış kaynak kullanımı alınabilir. Önemli olan bunun nerede değil nasıl yapıldığıdır. Bu süreçler çok net tarif edilmeli ve yüksek müşteri memnuniyeti gözetilerek işin nerede yapılacağına karar verilmelidir. Müşteri memnuniyeti sektörümüzün en önemli konusudur.

Genpa Elektronik Satış Kanalları Müdürü Mert Saraçoğlu, Genpa Elektronik Kanallar Yöneticisi Tuğçe Giray: “E-ticaret hacmi, gelecek dönemde büyük artış sağlayacak.”
Türkiye, dünyada en fazla İnternet kullanıcısına sahip ilk 15 ülke içinde yer alıyor. Bu gerçeğin yanı sıra, sektörün kendini sürekli geliştirmesi, yabancı yatırımcıların ülkemizde yatırımlarını arttırması, kullanıcıların bilinçlenmesi ve ödeme güvenliğinin artmış olmasının doğal sonucu olarak da bu işlem sayılarına ve hacimlerine yansıyor.
Tüketicilerin güvenlik konusunda bilinçlendirilmesi, kart sahipleri için düzenlenen kampanyalar, İnternet erişimine sahip olan kullanıcı sayısındaki artış, yeni firmaların e-ticaret yatırımı yapması, mevcut firmaların altyapılarındaki iyileştirmeler, tanıtım faaliyetlerindeki artış, İnternet alışverişindeki fiyat ve kolaylık kazanımı, e-ticaret hacminin gelecek dönemde daha da artmasını sağlayacak. Türkiye’de her 5 kişiden biri İnternet üzerinden alışveriş yapıyor. Ayrıca e-ticaret ile yapılan alışverişte 9 ayda yüzde 52 oranında artış gerçekleşti. Türkiye’de e-ticaret iş hacimlerindeki artış, birçok uluslararası finans kuruluşu tarafından ilgiyle izleniyor. Türkiye 2011’in ilk dokuz ayındaki büyüme oranı ile dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından biri konumunda.

İştah kabartarak büyüyen pazar
Türkiye e-ticaret pazarı, hızlı bir büyüme başarısı sergiliyor. Bu hızlı büyüme, sadece yerli oyuncuların değil, yabancı oyuncuların da iştahını kabartıyor. Başta e-bay olmak üzere dünyada önde gelen sayısal isimlerin, ülkemizdeki firmalara ortak olması, gerçekleştirilen şaşırtıcı satın almalar da bu gerçeğin en belirgin kanıtlarını oluşturuyor.
2006'dan bu yana Türkiye'de e-ticaret pazarı kararlı ve hızlı bir şekilde büyümesini sürdürüyor. Hatta 2011 yılı itibariyle Türkiye, yıllık yüzde 60'lık toplam büyüme hızıyla Hindistan'ın (yüzde 118) ardından Çin'le beraber dünyanın en hızlı büyüyen ikinci e-ticaret pazarı olacak. Deloitte'un araştırması da bu büyüme eğilimini destekler nitelikte. Deloitte araştırmasına göre; Türkiye'de elektronik ticaretin toplam perakende içindeki payının, gelecek seneler içerisinde yüzde 10'a ulaşması bekleniyor. Bu büyüyen hacim nedeniyle de yabancı yatırımcılar Türkiye e-ticaret pazarıyla yakından ilgileniyor. Bu ilginin sektörün büyüme potansiyeline paralel olarak devam etmesi bekleniyor.

Web sitenizi içeriğe göre şekillendirin
Bir e-ticaret sitesi oluştururken, genel tasarım kurallarını izlemek, ilgi çekici ve işlevsel bir Web sitesi oluşturmanızda yardımcı olacaktır. Bir Web sitesinin tasarımı, Web sayfasında kullanılacak özelliklere, içeriğine göre şekillenir. Tasarım kurallarınız, faaliyet konunuz, ürün gamınız, sunmakta olduğunuz hizmetler, hedef kitleniz vb. değişkenler dikkate alınarak şekillenmelidir. E-ticaret siteniz mükemmel ötesinde bir görsel tasarıma, kullanım kolaylığına, çok büyük ürün kataloğuna sahip olabilir, ancak sanal mağazanızı ziyaret eden insan sayısı istediğiniz seviyede değilse, müşteri geri dönüşü de istediğiniz seviyede olmayacaktır. Bu sebeple, sayısal kimliğiniz, e-ticaret sitenize ek olarak, sosyal medya platformlarında etkin bir kullanıcı olmalı, arama motoru geliştirme uygulamalarına sahip olmalı, büyük başlık uygulamalarınız ile sitenizi desteklemelisiniz. Sayısal pazarlama, başarıya ulaşmak için olmazsa olmazlardan biri. Alışılmış pazarlama çalışmalarının hiçbiri sayısal kanallar kadar etkili ve geri dönüşü yüksek olmayacaktır. Bu çalışmalar, İnternet üzerinde hem en etkili reklam türü hem de maliyeti en düşük olan çalışmadır.

Ürün iade ve değişiminde kanuni süreçlerden yararlanılmalı
E-ticaret sitenizde gerçekleştirdiğiniz ürün satışlarının iade ve değişimi muhakkak surette tüm esasları içeren net bir işlem çerçevesinde yönetilmelidir. Ürün iade şartlarınızı içeren bu işlemler siteniz içerisinde yer almalı, belirttiğiniz hususlar dikkate alınarak aktarılan ürün iade ve değişim talepleri işleme alınmalıdır. 
İade ve değişim işlemleri Tüketiciyi Koruma Kanunu çerçevesinde hareket eder. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/e maddesi gereği tüketici sıfatını taşıyan alıcılar, Satış Sözleşmesinin Cayma Hakkı maddesi kapsamında ürünü, teslim alındığı tarihten itibaren 7 (yedi) gün içerisinde reddederek iade etme hakkına sahiptir. Ürünün iade şartlarına uygun halde gönderimi halinde iade işlemi gerçekleştirilmelidir. 

Marka, satın almada birincil kıstas
Gelişmekte olan ülkelerde marka satın alma kararında gittikçe daha belirleyici bir etken haline geliyor. Marka bilincine ek olarak, kişiye özel iletişim ve hizmet bir öncelik durumunda. Sayısal tüketicilere daha yakın olan sayısal kanallar ve sosyal medya gibi yayın organlarına hitap edebilen şirketlerin önünde büyük fırsatlar bulunuyor. Günümüzde tüm ürün, fiyat ve yığılım bilgilerine sahip olan tüketiciler, rakipleri olmayan perakende firmalarını rahatlıkla göz ardı edebilecek durumdalar. Kontrol gücüne sahip bu yeni müşteri kitlesi dikkate alındığında, tüketici ile uyum sağlamanız, kişisel, bütünsel ve kaliteli hizmet sunmanız, tüm kanallarda istikrarlı bir duruşa sahip olmanız son derece önem arz ediyor. 

İtibar yönetimi
Sayısal dünya her şeyi kaydediyor ve hiçbir şeyi unutmuyor. Hafızasını hiç kaybetmeyen, kötü haberin iyi haberden daha hızlı yayıldığı bir dünyada itibar yönetimi yapmak markalar için önem taşıyan konulardan biri. Marka değerlerinin korunması olarak özetleyebileceğimiz bir kavram olan itibar yönetimi, artık olmazsa olmaz. Marka olarak bugüne kadar üzerine titrediğiniz itibarınız, İnternet’te herhangi biri ya da rakipleriniz tarafından birkaç dakikada zarara uğrayabilir.
İnsanlar/tüketiciler bir firmayı/markayı çevrimiçi araştırdığı zaman, sadece markanın Web sitesini ya da Facebook sayfasını görüntülemiyor. Müşteri yorumları, İnternet günlükleri (bloglar), forumlar, aslı olan olmayan yorumlar, tartışma vs… Her şey birkaç saniyede kişinin önüne dökülüyor. İtibar yönetimi, markaların sosyal medyaya açılması ile daha da geniş ve kontrolü zor bir alan haline geliyor. Kişilerin sayısal ortamlardaki algı yönetimlerini temel alan çevrimiçi itibar yönetimi, arama motoru iyileştirmesinden, İnternet ve sosyal medya takibine, çevrimiçi müşteri ilişkileri yönetiminden, bilişim hukukuna kadar birçok farklı konuda gerçek anlamda uzmanlık gerektiren bir hizmet.

Express, kartlı ödeme sistemlerinde çığır açacak
Genelde kredi kartı ile yapılan sanal alışveriş ödemelerinde işi sona erdiren tüketicinin en büyük korkusu, kredi kartı numaralarının sanal işlem esnasında çalınarak kötü niyetli kişiler tarafından kullanılması. Var olan riskleri en aza indirebilmek için, sanal ödeme sistemlerinde güvenliği artırma amacıyla çeşitli uygulamalar geliştirilmektedir. Bunların en yaygını ‘3D Secure’ olarak isimlendirilen Visa ve MasterCard ödeme sistemlerinin uygulamaya koyduğu Ulusal Güvenlik Platformu’dur. Siteden alışveriş yaparken kartı kullanan kişinin gerçekten kartın sahibi olup olmadığını anlamak amacıyla kullanılan sistem, ülkemizde de 2008 yılından itibaren kullanılmaktadır. Bu uygulamaya ek olarak, Bankalararası Kart Merkezi’nin geliştirmiş olduğu Sayısal Cüzdan projesi Haziran ayı itibari ile devreye alınmıştır. Sayısal Cüzdan, kart bilgilerini bankaların güvencesinde saklayan, taksit yapma imkânı veren, kredi-banka-ön ödemeli kartların tamamını destekleyen alt yapısı ile e-ticaretin daha hızlı ve kolay yapılabilmesine olanak tanıyan işlevleri sayesinde dünyada tek örnek olarak görülmekte. Express üyesi olan kart sahibi, İnternet’ten alışverişlerini kart bilgilerini kullanmaya gerek kalmadan, cep telefonuna gelen tek kullanımlık şifreyle yapabiliyor. Kartlı ödeme sistemlerinde çığır açacak Express, e-ticaret pazarının büyümesinde de önemli bir rol üstleneceği söylenebilir. Şirketimiz içinde bulunduğu sektör itibari ile yine bir ilki gerçekleştirerek Genpa bünyesinde BKM Express Ödeme fonksiyonunu tüm müşterilerinin hizmetine açmıştır.

Çevrimiçi alışveriş ile alışkanlıklar değişiyor
GFK İnternet Kullanım Alışkanlıkları Araştırması’nın sonuçlarına göre İnternet kullanıcıları en çok uçak bileti ve otel rezervasyon ve alışverişlerini çevrimiçi yapıyorlar. Bu iki kalemin, bilgisayar donanım ve elektronik eşya gibi çevrimiçi alışverişin önemli iki öznesini geride bıraktığı ifade ediliyor. Bu doğrultuda çevrimiçi alışverişte en çok tercih edilen ilk üçe giren diğer iki kategori; bilgisayar kullanıcılarının çok yatkın olduğu elektronik aletler, bilgisayar ve donanım ürünleri. Bu teknolojik ürünleri ise giyim, aksesuar, kitap ve kozmetik takip ediyor.

Sürat ve herkese söz hakkı
Sosyal konulardaki itiraz ve itiraf kültürü, kitleleri ciddi anlamda örgütlüyor. İnternet’in getirdiği en büyük dinamik ise, sürat ve herkese söz hakkı vermesi. Artık herkes bir haber kaynağı niteliği taşıyor. Gündem sosyal içeriklerden takip ediliyor, insanlar bu platformlar üzerinde örgütleniyor. Bir arkadaşınızın keyifsiz bulduğu bir restoranı denemeyebiliyor, önerdiği bir ürünü hiç çekinmeden alabiliyorsunuz. Şikâyetçi olduğunuz bir durum ile alakalı, ilgili kurumun sizinle temasa geçiyor olması, sizin ve takipçilerinizin bahsi geçen markaya bakış açısını etkileyebiliyor. Bu doğrultuda müşteri memnuniyeti tüm içeriklerde olduğu gibi çok önemli bir konu oluyor. 

Inveon Yönetici Ortağı Yomi Kastro: “İnternet, gelecek 10 yılın en çok kazandıran sektörü olacak”
Türkiye'de e-ticaretin hızla büyümesini, son yıllarda birkaç farklı alanda yaşanan gelişmelerin birbiri ile örtüşüyor olmasına bağlayabiliriz. Bunların başında, İnternet yayılım oranı son altı yılda yüzde 13’lerden yüzde 50’lere ulaşması ve oldukça önemli seviyelerde kredi kartı yayılım oranı geliyor. Yüzde 62 gibi bir kredi kartı yayılım oranıyla, Avrupa ülkelerinde, İngiltere’den sonraki ikinci ülke Türkiye. Öte yandan nüfusun yarısından fazlasını oluşturan ve İnternet ile büyüyen 30 yaşın altındaki kesimin artık işgücüne dönüşmesi ve kendi gelirini elde etme girişimleri de e-ticareti girişimlerini tetikleyen unsurlardan. Bir diğer hızlandırıcı unsur da geri hizmetlerinin gelişmesidir. Bugün bir ürünün 24 saat içinde aynı ildeki herhangi bir yere teslim edilebildiğini görüyoruz.
Dünyada 162 milyar dolarlarla ifade edilen e-ticaret hacmi Türkiye’de 2011 yılında 22,8 milyar TL seviyesinde idi. 2012 yılının ikinci çeyreğinde, Bankalararası Kart Merkezi verilerine göre, toplam 7,3 milyar TL işlem gerçekleşerek, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 40,5’lik bir artış gerçekleştiği görülüyor. 2012 yılının sonunda ise e-ticaret pazarında yüzde 60 ila yüzde 100 oranında bir büyüme öngörülüyor. Her geçen gün daha da büyüyen ciddi bir e-ticaret hacmine sahibiz. Önümüzdeki yıllarda da Türkiye İnternet pazarı en hızlı büyüyenler arasında olmaya devam ederken; İnternet, gelecek 10 yılın en çok kazandıran sektörü olacak. ABD ile Türkiye arasındaki en büyük farklılığı değerlendirecek olursak, ABD’deki küçük mağaza ve butiklerin neredeyse tamamının çevrimiçi mağazacılığa başlamış olması. ABD’de e-ticaret sektörü olgunluk döneminde. İnternet teknolojilerindeki gelişmeler ışığında Türkiye’nin bu noktaya erişmesi için tahmini 3 yıllık bir süre öngörülüyor. İngiltere’deki e-ticaret oranlarına bakıldığında ise, İnternet kullanan kesimin yüzde 60’ının çevrimiçi alışveriş yaptığını görüyoruz. Bu veriler doğrultusunda Türkiye’nin e-ticarette aslında oldukça başarılı bir konumu olduğunu ve daha da yükseleceğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Yabancı yatırımcılar, Türk e-ticaret sektörüne bilgi ve deneyim katıyor
Elektronik ortamda ticaret yapmanın güvenliliği
Ödeme ve güvenlik sistemlerinin oldukça gelişmiş olmasına rağmen, her sektörde olduğu gibi e-ticarette de firmalar açısından bir takım riskler söz konusudur. Bankalar kritik müşteri bilgilerinin sorunsuz ve güvenli bir şekilde aktarma yapabileceğine emin olmak için, uygulamaların çalışacağı Web sayfasının SSL Sertifikası ile korunuyor olmalarını ve daha birçok önemli noktayı kontrol ederler. Böylece hem tüketici hem banka hem de firmalar korunmuş olur. Öte yandan çalıntı kart ile işlem yapılması riski karşısında, firmaların kart sahibine geri ödeme yapmak durumunda olması, önüne geçilmesi pek mümkün olmayan bir durumdur. Bu riski azaltmak için son kullanıcı, Ulusal Güvenlik Platformu (3D güvenlik) yöntemi ile ödemeye yönlendirilmelidir. Ancak 3D güvenlik aşamasındaki adımların, standart ödemeye nazaran daha fazla olmasından dolayı, birçok müşteri satın alma adımında alışverişten vazgeçebilmektedir. Bu aşamada, firmalar ya daha az satış miktarına ya da bu gibi riskleri üstlenmeye razı olmak durumundadırlar. Ödeme güvenliği dışında, firmaların yeni Türk Ticaret Kanunu’na, özellikle tüketici hakları ve iade süreçleri ile ilgili konulara hâkim olmaları da oldukça kritik konulardandır. Dolayısıyla, e-ticaret yapmaya karar verecek firmaların e-ticaret iş ortaklarını dikkatlice seçmeleri son derece kritiktir.

Arananı birkaç adımda bulmak
E-ticaret sitelerinde ürün tanıtımı yaparken görsellerinin büyük ve yüksek çözünürlüklü olması, ürün detaylarının net bir şekilde incelenebilmesi, hızlı bakış gibi adımları kolaylaştıran bir takım özelliklerin bulunması, son kullanıcının ürünü satın alma kararını daha hızlı vermesini sağlayabiliyor.
Ürünün işlevselliğini doğru şekilde aktarabiliyor olmak, iade oranlarını düşürmekte önemli bir rol oynuyor. Son kullanıcı, görmeden satın alma eğiliminde olduğu ürüne dair gerekli tüm detayları Web sitesi üzerinden edinebiliyor olmalı.
Bir e-ticaret sitesinin iyi bir kullanıcı deneyimi sunması, siteye girişten çıkışa kadar olan tüm sürecin sezgisel ve kolay bir şekilde tamamlanabilmesine bağlıdır. Kullanıcının aradığını birkaç adımda buluyor olması için sınıflandırmanın ve yol bulucusunun iyi kurgulanması gerekiyor. Sitenin yalın ve ürünleri ön planda tutuyor olması, ürün görsellerinin net seçilmesi, müşteriyi satışa götüren adımların çarpıcı olması gibi kritik temel ayrıntılara dikkat etmek gerekiyor. E-ticarette söz konusu görsel tasarım olduğunda, yapılması ve yapılmaması gerekenleri kesin çizgilerle belirlemek çok sağlıklı değil. Tasarımsal öğeler, özellikle marka kimliğine, sektörün yapısına ve kullanıcı profiline göre değişebiliyor.

E-ticaret için kullanılması gereken kanallar
Doğru değişkenler ile kurgulanmış çözümlenmeli yazılımları kullanmadan, Google Analytics kurulumu olmadan bir e-ticaret sitesini yönetmek, gözleriniz kapalı araba kullanmaya benzer diyebiliriz. E-ticaret sitenize birden fazla çözümlenmeli yazılımı derinlemesine bütünleştirmek, özellikle ziyaretçi akışını kullanıcı bazında takip etmek ve etki almak açısından büyük önem taşıyor. Nüfus bilimleri bilgilerini baz alarak, farklı kullanıcı gruplarına farklı içerik ve ürün gösterimi yapabilmeniz, kampanya ve fiyat-indirim izlemi uygulamanız, satışlarınızda önemli oranda artış sağlayabiliyor.
E-ticarette pazarlama kanallarının verimliliğini doğru ölçümlemek için, kullanıcıların siteye nereden ulaştığı bilgisini de tutmak gerekiyor. Bu kanallar canlı trafik, sosyal medya hesapları, ücretli reklamlar ya da çeşitli portallar olabiliyor. Hedefli pazarlama planları oluşturmak ve bu planlar kapsamında doğru konumlandırma çalışmaları ile ölçümleme yapılması gerekiyor. Site yönetimi, verilerin çözümlenmesi, pazarlama planı kurgulanması ve izlemlerin uygulanması son derece kritik ve bir e-ticaret eylemlerin başarısını temelden etkileyecek faktörler olduğundan ya çok iyi kurgulanmalı ve uygulanmalı ya da konunun uzmanı ekipler ile işbirliği yapılmalıdır.
Ürünlerin iade ve değişim haklarının uzun tutulması ve bu süreçlerinde kolaylık tanınması, müşterilerin kendini daha güvende hissetmesini sağlayacağından, e-ticarette gelişimi artıracaktır. E-ticaret ve pazarlama izlemleri kurgulanırken yeni Türk Ticaret Kanunu’na bağlı kalmak büyük önem arz etmektedir. Firmalar, ürün zarar görmediği sürece sorgusuz iade kabul etmeleri, müşteriyi daima satın almaya teşvik etmesi ve satış sonrası müşteri hizmeti politikalarında ikna edici düzeyde müşteriyi koruyucu olmalıdır.

7 gün 24 saat ulaşılabilir olmak
İnternet teknolojilerinin gelişmesi ve çevrimiçi alışverişin yaygınlaşması ile beraber, İnternet tüketicileri artık daha bilinçliler. Çevrimiçi alışveriş yapmadan önce marka ya da firmanın Web sitesi, sosyal ağlar, ürün-fiyat karşılaştırma siteleri, alışveriş siteleri, Net günlüğü (blog) ve forum gibi platformlardan mutlaka ön araştırma yapıyorlar. Bu nedenle e-ticaret firmalarının tüketiciye karşı şeffaf olması, onlara güvenlikli ve güvenilir alışveriş yaptıklarını hissettirmesi büyük önem arz ediyor. Ürün çeşitliliğinin ve seçeneklerinin çokluğu, detaylı araştırma ve karşılaştırma imkânı gibi faydaların getirisi olarak, e-ticaret tüketicilerinin beklentileri, kaliteli ürün ya da servisleri uygun fiyata temin etmek yönünde oluyor. Ürün ve servis detayları, firma bilgileri, ödeme ve güvenlik koşulları, garanti ve iade şartları gibi konularda tüketiciyi titizlikle bilgilendirmek ve 7 gün 24 saat ulaşılabilir olmak gerekiyor.

Sosyal medyanın e-ticarete etkisi
Çevrimiçi bilgi alışverişinin ve etkileşimlerinin, özellikle sosyal medyanın da etkisi ile bu kadar yaygınlaştığı günümüzde, e-ticaret kullanıcılarının ürün ya da hizmetler ile ilgili deneyimlerini paylaşmaları ve yapılan yorumların hızla yayılması, çevrimiçi itibarı korumanın ne kadar güç ve hassas olduğunu gösteriyor. Bu nedenle çevrimiçi itibarı önceliğini her zaman müşteriye vermek olarak ifade edebiliriz. Kullanıcıların yaptıkları yorumları ve şikâyetleri yakından takip etmek, hızlı yanıtlamak ve ilgilenildiğine ikna etmek büyük önem taşıyor. Öte yandan kurumsal kimliğin korunması, kuralların zamana ya da kişiye bağlı olarak değişmemesi gibi detaylar da önemli.

Geleneksel ve çevrimiçi perakendecilik
Çevrimiçi perakendecilik ve klasik perakendeciliğin, aslında birbirini destekler durumda olduğunu söyleyebiliriz. Bir ürünü mağazada görüp beğenen müşteriler çevrimiçinden almayı tercih edebiliyor ya da e-ticaret sitesinde görüp mağazada incelemek isteyebiliyor. Perakendeciler mağazacılık ve çevrimiçi izlemleri birbirini besler şekilde kurgulamalılar. Örneğin çevrimiçi satış sonrası, mağazadaki (veya mağazanın bulunduğu AVM’deki) bir etkinliğe müşteriyi davet etmek ya da çevrimiçi alışverişler için indirim çeki vermek gibi izlemler ile uygulanabilir. 2012 itibariyle Türkiye’de elektronik ticaret klasik perakendeciliğin yüzde 1’i ve bu oranın 2015’te yüzde 4’e yükselmesi bekleniyor. 2012 Mart ayında yapılan bazı araştırmalara göre, Türkiye’de e-ticarette en çok satın alımın hazır giyim ve aksesuar kategorisinde yapıldığı görülüyor. Bunu teknoloji ürünleri ve tur-gezi kategorisindeki hizmet satışları izliyor. Dünya genelinde ise tüketici elektroniği ilk sırada yer alıyor.

Kullanıcı dostu Web sitesi
E-ticarette müşteri desteği, kullanıcı siteye ilk girdiği anda başlar ve devam eder. Sitenin tasarım açısından kullanıcı dostu olmasından, alışveriş deneyimine ödeme aşamalarından, iade ve değişim politikalarına kadar tüm satın alım süreci müşteri odaklı olmalıdır. Müşteri desteği konusunda e-ticaret sitelerinin, çağrı merkezi veya sanal sohbet desteği gibi hizmetlerin ötesinde, artık çevrimiçi alışveriş danışmanları aracılığı ile de satın alma süreçlerini kolaylaştırmaları mümkün. Alışveriş öncesinde olduğu kadar, satış sonrası hizmetler de tüketiciyi tatmin edecek ve geri kazandıracak düzeyde kaliteli olmalı. Bir markanın tüketicide güven inşa etmesi yıllar alabilirken, çevrimiçi alışveriş çağında, sosyal medyanın da etkisi ile doğru olmayan pazarlama ve satış hamleleri sonucu, marka itibarının bir anda zedelenmesi gibi talihsiz sonuçlar ile karşılaşılabilir.

Markafoni Üst Düzey Teknik Müdürü Tolga Tatari: “Türkiye e-ticaret pazarı, dünyanın ikinci en hızlı büyüyen pazarı”
Türkiye’deki e-ticaret pazarı, yılda yüzde 68 büyümeyle şu an Hindistan’dan sonra, Çin ile beraber dünyanın en hızlı büyüyen ikinci e-ticaret pazarı konumunda. IWS’nin verilerine göre şu an Türkiye’de 35 milyon İnternet kullanıcısı var ve bu rakam Türkiye’yi Avrupa’daki en büyük 5. İnternet toplumu yapıyor. Türk İnternet kullanıcısı aylık İnternet’te geçirdiği ortalama 29,4 saatle de Avrupa ülkeleri içinde 3. sırada bulunuyor. Türkiye Facebook kullanımında dünyada beşinci, Twitter kullanımında ise dünyada sekizinci sırada yer alıyor. Bunun yanı sıra 53 milyon kredi kartıyla Türkiye’nin kredi kartı yayılım oranı yüzde 60 civarlarında seyrediyor. Türkiye’deki geri hizmet altyapısı da oldukça güçlü bir şekilde ilerliyor. Kargo şirketlerinin etkili yapısı sayesinde ürünler hızla teslim edilebiliyor ve bu da müşteri memnuniyetinin sağlanmasında önemli rol oynuyor. Tüm bunlar sayesinde Türkiye’deki e-ticaret pazarı hızla büyüyor. E-ticaretin yaygınlaşmaya başladığı ilk yıllarda daha çok elektronik ağırlıklıydı, daha sonra moda da e-ticarette geniş yer bulmaya başladı. Şu an ise böyle bir sınırlama yapmak mümkün değil. Kitaptan ayakkabıya, takıdan kişiye özel t-shirte kadar her şey İnternet’ten satın alınabiliyor.

Türkiye, Fransa’nın ardından dünyanın en büyük yedinci e-ticaret pazarına sahip
Dünyada e-ticaret sektörü hızla büyüyen, her geçen gün genel ekonomiden daha çok pay alan ve ciddi boyutlarda istihdam sağlayan bir pazar. ABD, Japonya, İngiltere, Almanya ve Çin dünyanın en büyük e-ticaret pazarları konumunda ve sadece bu beş ülkenin e-ticaret hacmi 500 milyar dolar civarında. Türkiye ise Fransa’nın ardından dünyanın en büyük yedinci e-ticaret pazarına sahip. İşleyiş olarak diğer ülkelerde e-ticaretin Türkiye’dekinden çok belirgin farklılıklar gösterdiğini söyleyemeyiz. Yurtdışındaki çevrimiçi alışveriş siteleri de çağrı merkezleri ve sosyal medya aracılığıyla müşteri ilişkilerini yönetiyor ve yüzde yüz müşteri memnuniyetini sağlamak için çalışıyor. Bunun yanı sıra ödeme seçenekleri ülkeden ülkeye farklılık gösterebiliyor. Türkiye’de kredi kartı yayılım oranı oldukça yüksek olduğu için kapıda ödeme sistemi çok yaygın ve cazip değil ancak kredi kartı yayılım oranının yüksek olmadığı ülkelerde bu ödeme sistemi öncelikli ödeme seçeneği olarak karşımıza çıkıyor.

Yabancı yatırımcılar iç pazara canlılık getiriyor
Belli bir hacme ulaşmış ve potansiyel barındıran Türk e-ticaret siteleri yabancı yatırımcıların iştahını kabartıyor ve yabancı yatırımcılar heyecan verici bir büyüme potansiyeline sahip bu pazarda yer almayı tercih ediyor. Türkiye e-ticaret pazarına giren yabancı yatırımcılar hem iç pazara canlılık getiriyor ve rekabeti artırıyor hem de küresel e-ticaret pazarında Türkiye e-ticaret pazarının daha çok konuşulmasını sağlıyor.

KOBİ’lere daha az masraf, daha geniş kitle
E-ticaret, markanızı geniş kitlelere ulaştırmak ve satış yapmak için eşsiz olanaklar sunuyor ve KOBİ’ler de e-ticarete girerek bu imkânlardan faydalanmak istiyor. Bu noktada KOBİ’nin önünde iki yol var. Birincisi kendi e-ticaret sitesini kurmak, diğeri ise hali hazırda var olan bir e-ticaret sitesinde mağaza açmak. Tahmin edebileceğiniz gibi ilki çok daha masraflı, daha çok zaman alıyor ve güvenli ödeme sayfalarının oluşturulmasından Web sitesinin tanıtımının yapılmasına kadar uğraşmanız gereken pek çok adım var. İkinci yol ise daha önce e-ticaret tecrübesi olmayan KOBİ’lere daha uygun. Çok daha kısa sürede, daha az masrafla ürünlerinizi geniş bir kitleye ulaştırabiliyorsunuz.

Ödeme güvenliği ve ödeme sistemleri
Türkiye’de 35 milyon İnternet kullanıcısı ve 6-9 milyon civarında çevrimiçi alışveriş kullanıcısı var. İnternet’i aktif olarak kullanıp çevrimiçi alışveriş yapmayanların çoğu e-ticaretin güvenliğinden emin olamadıkları için uzak durabiliyor. Ancak son yıllarda 128 bit güvenlik sertifika çalışmaları ve sanal PoS uygulamaları ile çevrimiçi alışveriş son derece güvenli. Burada tüketicilerin yapmaları gereken şey, çevrimiçi alışverişten tamamen uzak durmak yerine güvendikleri sitelerden alışveriş yapmaları. Türkiye’de sadece banka ve birkaç çevrimiçi alışveriş sitesinde bulunan yeşil Web tarayıcıya sahip Markafoni, gelişmiş güvenlik altyapısı ile üyelerine güvenli ve keyifli alışveriş sunuyor.
Son yıllarda gelişen güvenli ödeme seçenekleri ile e-ticaret hem kullanıcılar hem de e-ticareti gerçekleştiren firma için son derece güvenli. E-ticaret yapan firmalar, genelde kredi kartı sahteciliği konusunda endişe duyuyor. Markafoni olarak gelişmiş sahtecilik önleme filtreleri, 7 gün 24 saat hizmet veren uzman sahtecilik izleme ekibi olan, Naspers’a bağlı PayU ile çalışıyoruz. Bunun yanı sıra sadece Türkiye’de banka ve birkaç çevrimiçi alışveriş sitesinde bulunan yeşil Web tarayıcı ile de üyelerimize güvenli ve keyifli alışveriş imkânı sunuyoruz.

Keyifli ve kolay alışveriş deneyimi
Sitenin ne amaçla kurulduğu, hangi hedef kitleye hitap ettiği bu noktada çok önemlidir. Sunulan hizmette ürün yelpazesine aykırı kalmayacak ürün ve ürünler bu doğrultuda kullanıcıların beğenisine sunulabilir.
E-ticaret sitesinin tasarımı her şeyden önce kullanıcı dostu olmalı. Renkler gözü yormamalı, kategoriler kullanıcıların istedikleri ürünü bulmalarını kolaylaştırmalı. Bunun yanı sıra çevrimiçi alışveriş, kullanıcılara keyifli ve kolay bir alışveriş deneyimi sunduğu iddiasına sahip olduğu için tasarım da eğlence ve keyif öğelerini yansıtmalı.

Türkiye’nin kitlesel haberleşme kampanyası gerçekleştiren ilk özel alışveriş kulübü
Bir e-ticaret sitesinin daha fazla müşteriye sahip olması için her şeyden önce müşteri memnuniyetinin sağlanması gerekiyor. Çünkü e-ticarette ağızdan ağıza pazarlama çok önem taşıyor. Türkiye’nin ilk ve lider özel alışveriş kulübü Markafoni’nin kurulduktan kısa bir süre sonra geniş kitlelere ulaşmasında bu yatıyor. Bunun yanı sıra, hedef kitle İnternet kullanıcısı olduğu için ilk aşamada çevrimiçi içerikleri kullanmakta fayda var. Sonraki dönemlerde, eğer yeterli bütçeye de sahipseniz, daha geniş kitlelere ulaşmanın yolu televizyondan geçiyor.
Türkiye’nin kitlesel iletişim kampanyası gerçekleştiren ilk özel alışveriş kulübü olan Markafoni, “Markafonik aşk” başlıklı kitlesel haberleşme kampanyasıyla televizyon, açık hava, basın ve İnternet olmak üzere farklı kanallardan hedef kitlesine ulaşmayı amaçladı. Kitlesel haberleşme kampanyası kapsamında, Markafoni’den alışveriş yapmak ile aşık olmak arasında merak, heyecan, kıskançlık, bekleyiş, mutlu son gibi ortak noktaların olduğu fikrine dayanan, “Markafonik aşk” temalı reklam filmi çalışması gerçekleştirdi. “Markafonik aşk” temalı kitlesel iletişim kampanyası sayesinde marka bilinirliğini artırdı ve geniş kitlelere ulaştı. Reklamın başarısını takip ettiğimiz değişkene somut bir örnek vermek gerekirse, Markafoni’nin (alexa.com)’da sıralaması çok kısa bir sürede 45’ten 27’ye yükseldi.

Yüzde yüz müşteri memnuniyeti
E-ticarette ürün iade ve değişim söz konusu olduğunda her zaman müşteri memnuniyeti ön planda tutulmalı. Yüzde yüz müşteri memnuniyetine önem veren Markafoni olarak ürün iade ve değişim süreçlerimizde müşterilerimize kolaylık sağlıyoruz. Markafoni üyeleri, 7 gün 24 saat hem telefon ile hem de çevrimiçi olarak müşteri hizmetlerine ulaşabiliyor. Markafoni üyeleri iade etmek istedikleri ürünleri 30 gün içerisinde hiçbir ücret ödemeden iade edebiliyor. İade kargosu Markafoni’ye ulaştığında müşteriye bilgi maili atılıyor ve PoS iadesi, aynı gün müşteriye kısa mesaj ve mail yolu ile haber verilerek gerçekleştiriliyor. İade süreçlerinin her aşamasında bilgilendirilen ayrıcalıklı Markafoni üyeleri en seçkin markalara yüzde 90’a varan indirimlerle sahip olmanın keyfini çıkarıyor.
Kullanıcılara özel bir alışveriş deneyimi sunabilen, müşteri ilişkileri yönetimini başarıyla yapabilen, satış öncesi ve sonrası süreçleri iyi yöneten, diğerlerinin üstünde hizmet kalitesi sunabilen, marka değerini koruyan alışveriş siteleri müşterilerin satın alma davranışını tetikliyor. Bunun yanı sıra müşterilerin satın alma kararında fiyat avantajı, ürün çeşitliliği ve sunulan markalar da etkili oluyor. Çevrimiçi itibar, çevrimiçi mecralarda hakkınızda neler konuşulduğudur. Çevrimiçi itibarınızı iyi yönetebilmek için her şeyden önce müşteri memnuniyetine önem vermeniz gerekiyor. Memnun edemediğiniz bir müşteri, özellikle sosyal medyada olumsuz yorumlar olarak karşınıza çıkabilir. Bunun yanı sıra müşterilerle sıcak ilişkiler kurabilmek, çevrimiçi itibar yönetiminde önemli bir noktayı oluşturuyor. Bunun için de hakkınızda neler konuşulduğunu düzenli olarak takip eden ve hedef kitlenize doğrudan ulaşan uzman bir sosyal medya ekibine sahip olmak şart.

Önümüzdeki dönemde perakende sektöründe e-ticaretin payı artacak
Uluslararası araştırma şirketi TNS Sofres’in yaptığı araştırma çevrimiçi alışverişin tüketiciler, markalar ve üreticiler üzerindeki olumlu etkisini açıkça ortaya koyuyor. Araştırmaya göre özel alışveriş kulüplerinde yer alan markalar, kullanıcıların kafasında olumlu imaj bırakıyor ve bu sadece İnternet üzerindeki değil, mağazalarındaki satışları da olumlu etkiliyor. Özel alışveriş kulüplerindeki kampanyaların ardından mağazalarda ciddi bir hareketlilik yaşanıyor. Dolayısıyla markalar ve esnaflar, e-ticaret ile satışın yanı sıra tanıtım yapma olanağı da buluyor. Esnaflarla işbirliği halinde olan ve onlara ürünlerini İnternet üzerinden satma olanağı sağlayan e-ticaret siteleri var. E-ticaret ile perakende sektörünü canlandırma amacıyla hareket eden Markafoni olarak her yıl Perakende Günleri ile Perakendeciler Zirvesi’ne destekleyici oluyor ve perakende sektörüne destek veriyoruz. Önümüzdeki dönemde perakende sektöründe e-ticaretin payı artacaktır.

E-ticaretteki müşteri destek şekilleri
Müşteri memnuniyeti için müşterinin ihtiyacı olduğu her an söz konusu e-ticaret sitesine ulaşabilmesi büyük önem taşıyor. Müşteri odaklı bir anlayışa sahip olan Markafoni, üyelerine keyifli, kolay, rahat ve benzersiz bir alışveriş deneyimini kapsayan öncelikli hizmet sunuyor. Markafoni üyeleri 7 gün 24 saat hem telefon ile hem de çevrimiçi olarak müşteri hizmetlerine ulaşabildikleri gibi sosyal medya aracılığıyla da şikâyet ve taleplerini iletebiliyor. Kurulduğumuz günden beri Markafoni olarak üyelerimizle etkileşimli bir haberleşmeye olanak sağlayan sosyal medyaya çok önem veriyoruz. Müşteri hizmetlerinden bir uzman, düzenli olarak sosyal medya hesaplarımızı takip ederek müşterilerimizin sorularını yanıtlıyor.

Mudo Web Satış Departman Yöneticisi Ceren Yıldız: “Amerika ve Avrupa ile kıyasladığımızda Türkiye halen yolun başında”
Özel Alışveriş sitelerinin etkisi sektörün son yıllarda büyüme hızını önemli ölçüde arttırdı. Bu büyümeye sektöre yabancı oyuncuların ve dışarıdan yatırımcıların gelmesinin de etkisi büyük oldu. Aynı zamanda sektördeki ciddi girişimlerin artması, sektördeki oyuncuların da daha bilinçli hale gelmesini sağladı ve bu bilinç ile hizmet kalitesinin artmış olması da tüketicilerin tercihlerini olumlu yönde etkiledi. Dünyada e-ticaret Türkiye’ye kıyasla çok daha gelişmiş seviyededir. Türkiye’de son yıllarda yaygınlık ve hacimsel açıdan çok önemli artışlar yaşansa da Amerika ve Avrupa ile kıyasladığımızda Türkiye, halen yolun başında sayılır. Bu da sektördeki fırsatların hala çok fazla olduğunu gösteriyor. Şu sıralar sektöre giriş yapan yatırımcılar var. Yabancı yatırımcıların sektöre girişi, sektörü her yönden büyütür ve geliştirir.

KOBİ’ler için e-ticaret
E-ticaret KOBİ’ler için zor değil ancak belirli bir bilinç ve birikim gerektiriyor. Fiziksel bir mağaza açmak için nasıl ki bir yere ihtiyacınız varsa, e-ticaret de böyle bir alan gerektirir. Sayısal olarak da bu alanı size yazılımınız sağlıyor. Yazılım alanının da belirli bir birikim ve bilinç ile doldurulması ve yönetilmesine ihtiyaç vardır. Maliyetler eskiye nazaran artık daha uygun olsa da hedefler ve isteklerle doğru orantılı olmalıdır. KOBİ’leri e-ticarete teşvik etmek ve katılımlarını sağlamak için Elektronik ticaret ile ilgili kanunlarda bazı düzenlemeler yapılması lazım. E-ticaretin teşvikine yönelik KOBİ’lere özel kredi destek paketleri sunulabilir. Ödeme sistemlerine ulaşım için bazı kolaylaştırıcı seçeneklerin artması gereklidir.

Risk her zaman ve her yerde
Güven ve güvensizlik tartışmalarının sektöre daha çok zarar veriyor. Riskin her zaman ve her yerde olduğu bir dünyada yaşıyoruz. E-ticarette alınan risklerin, fiziksel mağazalarda alınanlardan daha fazla olduğunu düşünmüyorum.

Tasarım yalın, açık ve net olmalı
E-ticaret sitesinde satılacak ürünlerle ilgili bilgileri doğru ve eksiksiz verdiğinize, ürün görsellerinin de ürünü yeterince tanıtıp tanıtmadığına ve fiyat ile ilgili herhangi bir hata olup olmadığına dikkat etmek çok önemlidir.
E-ticaret sitesinin tasarımında dikkat edilmesi gereken en önemli üç konu; tasarımın yalın, açık ve net olmasıdır. Ziyaretçiler siteye girdiklerinde site ürün odaklı olmalıdır, mümkün olduğunca az aşamadan geçerek alışverişlerini yapabilmelidirler.

Marka, çevrimiçi itibarı belirler
Bu hedef kitlenize ve ürün gamınıza göre çok değişkenlik gösterebilecek bir konu. E- ticarete yeni başlayan bir kurumun öncelikle bu alanda uzman danışmanlar ya da ajanslarla çalışmaları onlar için daha doğru olacaktır.
Bu konularda yasal hükümler çok net. Görev ve yetkiyi kötüye kullanmaya yönelik bir durum yoksa firmaların her zaman müşteri odaklı olmaları, yüzde 100 müşteri memnuniyetini hedeflemeleri gerekmektedir. Bu konuda baştan sona her detayın etkisi büyüktür. Satın al butonun olduğu yerden, rengine, ürün görsellerinin kalitesinden, içeriklerine, fiyat ve kampanya alternatiflerinden, detaylı arama ve filtreleme işlevlerine ve site yol bulucusunun iyi kurgulanmış olmasına kadar her detayın satın almaya yönlendirme konusunda etkisi vardır. Kurumunuzun, markanızın ya da isminizin sayısal ortamdaki durumu çevrimiçi itibarınızı yansıtır. Çevrimiçi itibarınızı yönetebilmek için özel danışmanlık hizmeti alınabileceği gibi kurum içerisinde de takip edilebilir. Takip gerektiren ve buna göre adımlar atmayı gerektiren ayrı bir uzmanlık alanıdır.

E-ticaret ekosistemi
Geleneksel perakende her geçen gün yeni ticaret düzenine daha fazla yüzünü dönüp, uyarlamaya çalışıyor bu nedenle şu an için bu konuda bir yorum yapmak güç ancak e-ticaret ve geleneksel perakendenin birbirini her bakımdan bütünleyeceği bir dünyaya doğru ilerleyeceğimize inanıyorum. E-ticarette bir ekosistem vardır ve çok fazla alandan beslenerek gelişmektedir. Teknolojik gelişmeler, ödeme sistemlerinin gelişmesi ve yaygınlaşması, İnternet ağının yaygınlaşması ve hızlanması, İnternet kullanımı ve kullanım alışkanlıklarının gelişmesi, küreselleşen dünya ile daha fazla bilgi ile temas edilmesi ve bu taraftaki bilincin artması, mobil teknolojiler olmak üzere daha pek çok neden bu gelişime sebep olabilmektedir. Dünya üzerindeki e-ticaret hacmine yönelik çok net sayım verilerine ulaşmak kolay değil. Ancak Boston Consulting Group’un yaptığı bir araştırmaya göre dünya e-ticaret hacminin 2016 yılında 4 trilyon doları aşmasının beklendiğinden bahsedebiliriz.

Ödeme seçenekleri
Bir Web sitesinde müşterinin kart numarası tutulmuyorsa ve SSL şifreleme bulunuyorsa, güvenlikle ilgili bir sıkıntı yaşayacağını düşünmüyorum. Aynı zamanda kullanılan bilgisayar ve İnternet bağlantısı da bu durumda önemlidir. Ödeme sistemleri artık çok çeşitlendi. Kredi kartı, havale, elektronik cüzdanlar, mobil ödeme, kapıda ödeme gibi müşterilere artık çok daha fazla ödeme seçeneği sunmak mümkün.

E-ticaretin parlayan yıldızı: “Hazır giyim”
Birkaç yıl önce elektronik alanında yapılan İnternet alışverişleri günümüzde yerini hazır giyime bıraktı. Son yıllarda e-ticaretin parlayan yıldızı hazır giyim kategorisinde oldu ancak ev eşyaları ve dekorasyon da her geçen gün çok güçlü adımlarla sektörde ilerlemektedir.

Her noktada ve her kanalda aynı hissiyat
E-ticaretin can damarlarından birisi de müşteri memnuniyetidir. (mudo.com.tr), her zaman yüzde 100 müşteri memnuniyeti hedefiyle hizmet verdi ve böyle de devam edecek. Telefon, e-posta ve son dönemde sosyal medya en çok kullanılan haberleşme araçları olsa da müşteriniz size her nerede ve ne şekilde ulaşırsa ulaşsın, ona her noktada ve her kanalda aynı hissiyatı yaşatacak kalitede desteği ve ilgiyi sunuyor olmanız oldukça önemlidir.

Otto GroupTürkiye Genel Müdürü Gülfem Toygar: “Çevrimiçi rakamlar, e-ticaret sektörünün gelecek 3 yıl içinde Amerika’yı yakalayacağını gösteriyor”
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre ülkemizdeki e-ticaret hacmi 2010 yılında bir önceki seneye göre yüzde 48 büyüme göstererek, 15,2 milyar TL’ye ulaştı. Ve yine BKM verilerine göre 2011 yılında, yerli ve yabancı kartların yurtiçi kullanımından doğan e-ticaret hacmi yaklaşık 22,9 milyar TL olarak gerçekleşti. 2010 yılında 15,2 milyar TL olan hacim, açıklanan değerlere göre hesaplandığında 2011 yılında yüzde 50 artmış görünüyor. Bu şekilde ilerlerse 2012 içinde ciddi bir artış ve büyüme ile karşılaşacağız.
Türkiye’de İnternet’ten alışveriş yapanların sayısı aylık 5 milyon kişi. Genç nüfusun yoğunluğu ve İnternet’e olan ilgisi başta olmak üzere, ürün çeşitliliği, kolaylık, fiyat avantajı gibi ölçütler insanları İnternet’ten alışveriş yapmaya itiyor. Yakın gelecekte ülkemizin Avrupa ülkelerinin büyük bir kısmından daha önde olacağını düşünüyorum. Çevrimiçi rakamlar, e-ticaret sektörünün gelecek 3 yıl içinde Amerika’yı yakalayacağını gösteriyor. İnternet kullanımının artışına paralel olarak e-ticaret büyüyor. Türkiye’de İnternet’ten alışveriş yapanlar toplam İnternet kullanıcısının (32 milyon kişi) yüzde 16’sını oluşturuyor. Bu rakam Amerika ve Avrupa’da yüzde 60’ları buluyor, hatta geçiyor. Büyüme hızı dikkate alındığında pazarda daha büyük bir potansiyelin varlığı görülüyor.
Çin, Amerika, Japonya, Almanya, İngiltere gibi ülkelerin toplam e-ticaret hacmi yakın gelecekte 500 milyar dolara erişecek. Bu ülkeler arasında en dikkat çekeni ise Amerika. Amerika’daki çevrimiçi perakende satış rakamı 155 milyarı doları aştı. E-ticaret satışlarının 2014 yılı itibarıyla Amerika’da tüm perakende satışlar arasında yüzde 8 gibi bir paya sahip olacağı tahmin ediliyor. Deloitte’un yayınladığı Avrupa E-Perakende Endeksi 2012 araştırmasına göre Avrupa pazarında da ciddi bir büyüme var. Bu pazardaki büyüme Amerika’daki e-ticaret pazarını geçti. Sektöre yatırım yapmak için ülkemize gelen yatırımcılar kar odaklı hareket etmektedir. Yapılan ve planlanan yatırımlara baktığımda e-ticaret sektörünün bu beklentinin karşılığını verdiğini söyleyebilirim. Yatırımcıları incelediğimizde ortak özelliklerinin İnternet alanında yatırım yapan şirket ya da fonlar olduğunu görüyoruz. Bu da sektöre ciddi bir yönelme girişini işaret ediyor. Elbette e-ticaret şirketlerinin güçlü sermaye yapısına kavuşmaları yenilikleri beraberinde getiriyor. İstihdamı artırıyor. Baktığımızda yabancı yatırımcının varlığı sektörün büyümesini olumlu yönde etkiliyor.

KOBİ’lere e-ticaret fırsatları
Hem dünyada hem de Türkiye’de e-ticaret hızla ilerlerken KOBİ’lerin buna kayıtsız kalması düşünülemez. Ancak burada işe KOBİ tarafından da bakmak gerekir. Geleneksel satış yapan bir perakende firmasının e-ticarete girdiğinde; güvenli ticaret, stok yönetimi, müşteri memnuniyeti, teknik altyapı, istihdam, sipariş hazırlama, teslimat gibi bu işin belli başlı zorunluluklarını da düşünmesi kaçınılmazdır.
Bu işlemleri onlar için kolaylaştıracak, onlarla aynı dili konuşacak bir site, onlara özel danışmanlar, güvenilir bir satış platformu işlerini bir üst seviyeye taşımalarını sağlayacaktır.
Günümüzde ürün ya da hizmetin son tüketiciye ulaşmasında, stok eritmede en hızlı ve etkili yolun e-ticaret olduğunu söylemek mümkün. KOBİ’lerin farklı satış kanalları arayışı içerisine girmeleri de çok doğal. Ancak e-ticaret kendi dinamikleri olan ayrı bir iş dalı. Farklı bir uzmanlık, istihdam ve altyapı gerektiriyor. Elbette KOBİ tüm zorlukları göze alıp bu alana yatırım yapabilir. Ya da tercihini dışarıdan hizmet almaktan yana kullanabilir.
OTTO Türkiye olarak bu açığı ve beklentiyi görerek yeni projemiz (arabulvar.com)’u hayata geçirdik. (arabulvar.com), özel alışveriş kavramından farklı olarak, her sektörden önemli firma ve markaları çevrimiçi mağaza altyapısıyla aynı çatı altında buluşturuyor. Anne ve bebek ürünlerinden aksesuarlara, kozmetikten mobilyaya, elektronikten evcil hayvan dükkanlarına kadar farklı sektörlerden KOBİ’ler bir AVM mantığıyla bir araya geliyor. KOBİ’ler arabulvar’da, kategori yöneticilerinin yönlendirmeleriyle, mağaza açma süreçlerini kısa sürede ve kolayca tamamlıyorlar. arabulvar gibi çözümler, KOBİ’lere maliyet ve operasyon anlamında avantajlar sağlıyor. İşte biz arabulvar’ı tam da bu nedenden dolayı kurduk. Mağaza sahipleri sitemiz ile ürünlerini kolayca bütünleşik hale getirebiliyor, ayrıca onlara özel sunduğumuz danışmanları var. Herhangi bir soruları ve sıkıntıları olduğu zaman bu danışmanlar onlara destek oluyor. Bir firma e-ticarete yeni giriyorsa ve ürünlerini yeni satmaya başlayacaksa, önce böyle bir aracı firmada bunu test etmelerini öneririm. Sonrasında yeterli donanımı sağladıktan sonra kendi çevrimiçi satış kanallarını oluşturabilirler.

Tüketici, markalaşmış e-ticaret sitelerini tercih etmeli
Müşteri tarafından baktığımız zaman e-ticaret sitelerinde kredi kartı bilgilerinin başkalarının eline geçme riski ciddi bir endişe uyandırır. Oysaki aynı risk günlük hayatımızda da bulunuyor, hatta günlük hayatta bu olasılık daha fazla. E-ticaret firmaları kredi kartı bilgilerinin güvenliğini ve gizliliğini sağlamak için SSL ve SET gibi güvenlik standartları uyguluyor. Ayrıca şifre ile onay alma, 3D Güvenlik gibi sistemler de yine tüketiciyi koruyan önemli faktörlerdir. Sadece e-ticaret şirketleri değil, bankalar da müşterilerini korumak ve endişelerini gidermek için sanal kart gibi ürünler ve ek güvenlik sistemleri geliştirmektedir.
E-ticaret sisteminde alışveriş sonrası ödeme kredi kartı kullanılarak yapılıyor. İnternet’ten alışveriş yaparken kullanıcıların en dikkat ettikleri konu güvenlik. Kredi kartı bilgilerinin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi herkesi tedirgin eden bir durum oldu. Bu sebeple tüketicinin marka olmuş e-ticaret sitelerinden alışveriş yapmaları önemli. Grubumuza ait Limango ve arabulvar’da 3D Güvenlik Sistemi bulunuyor. Amacımız, üyelerimizin kredi kartı ile yapmış olduğu sanal alışveriş işlemlerinde onlara rahat ve güvenilir bir ortam sunmak.

Müşteri avantajını öne çıkarmak
E-ticaret sitesinde satılacak olan ürünü, Web sitesine aktarırken tedarikçinin satacağı ürün için tüm yasal zorunlulukları tamamlamış olması önemlidir. O ürünü satabileceğine dair yetki izni, ithal bir ürün ise kayıtlı olduğuna dair belge gerekir; elektronik ürünlerin kayıtlı ve denetim bağının olmasına dikkat edilmelidir.
Satılacak ürün kozmetik, çocuk ürünü gibi sağlığı etkileyecek ürünler ise ek olarak bir hassasiyet göstermek gerekir. Satacağınız ürün sağlığı tehdit edebilecek ürünler olmamalı.
Satılacak ürünün güvenirliliğinden emin olduktan sonra; ürünlerin sitede yer alacak isimlerinin, açıklamalarının, görsellerinin tüketici tarafından net anlaşılır, okunur olmasına dikkat etmek gerekiyor. İnternet, insanların dokunmadan alışveriş ettiği bir alan, bu yüzden ürünün tüm niteliklerini eksiksiz vermek gerekir.
Bir mağazaya girdiğimizde ürünleri alt alta üst üste görmekten çoğunlukla rahatsız oluruz, e-ticaret sitesinde de aynı durum söz konusudur. Siteye girdiğiniz zaman okunması zor metinler, kalitesiz görseller, birçok renk kullanımı müşterinin site içinde gezmesini ve karar vermesini zorlaştıracaktır. Mümkün olduğunca sade bir tasarımla, müşteri avantajını öne çıkararak, site içinde kolay yol bulmayı sağlamak ve ürünleri en net şekilde göstermek önemlidir.

Hedef kitle ayrışması
İşletmeler, sitelerinin kurulumundan sonra müşteriye ulaşmak için sosyal medya, İnternet ortamı, alışılmış reklam alanları ve dış kanallar kullanılabilir. Televizyonun gücü her dönem ve marka için geçerli. Televizyon hem hızlı ve kolay bir iletişim aracı hem de markanın güvenirliği üzerinde büyük bir etkisi var. limango olarak biz sosyal medya platformlarında istikrarlı ve sürdürülebilir bir iletişim kuruyoruz. Bunu yaparken içeriğe ve hedef kitle ayrışmasına çok dikkat ediyoruz. İlgili hedef kitleyle alakalı olduğunu düşündüğümüz içeriği paylaşarak etkileşim yüzdelerimizi artırıyoruz. limango, üyelerinin karşısına her gün yepyeni kampanya ve ürünlerle çıkıyor. Sürpriz hediye çekleri ve fırsatlarla alışverişi daha avantajlı hale getiriyor. Bunun yanı sıra önemli moda, müzik ve kültürel etkinliklere destekleyici oluyoruz. Kampanya, fırsat ve etkinlik haberlerimizi Twitter ve Facebook kanallarımızdan paylaşıyoruz.

Koşulsuz iade ilkesi
Ürün iadesi, e-ticarette müşteri memnuniyetini etkileyen en önemli konular arasında yer alıyor. limango’da koşulsuz iade ilkesini uyguluyoruz. Üyemiz satın aldığı ürünü bir neden belirtmeksizin karşı ödemeli olarak bize gönderebiliyor. Bu, işin tüketici boyutunda yer alıyor.
E-ticaret yapan şirketler açısından iade, yönetilmesi gereken zorlu bir süreçtir. Çünkü müşteri memnuniyetine doğrudan etkisi vardır. İade yönetimi başlı başına bir iş; iadelerin bir an önce içeri alınması, satılabilir stok haline geçirilmesi ve tekrar müşteriye gönderilmesi gerekiyor. Bu doğrudan müşteriye hitap eden operasyonlarda yaygın bir uygulama değil. Oysa e-ticarette özel bir iş disiplin ve ayrı bir yönetim istiyor. Hayata geçirdiğimiz yeni projemiz olan OGLI E-Solutions Platform ile iade yönetimi başta olmak üzere e-lojistiğe yönelik tüm çözümleri sunuyoruz.

Satış sonrası destek
E-ticaret çok geniş bir alan. Buna seyahat, elektronik alışverişi, bilet, gıda, özel alışveriş, fırsat siteleri gibi birçok sektör giriyor. Özel alışverişte en çok tekstil ve ayakkabı satılıyor, bunu aksesuar, ev tekstili, dekorasyon ve çocuk ve bebek eşyaları takip ediyor.
Bir sanal mağazanın bazı özellikleri tüketicide satın alma etkisi oluşturabilir. Doğru ürünü sunuyor olmak, kaliteli, çeşitli ve avantajlı ürünler satmak ve tabii güvenilir bir site olmak önemli. Müşterinin alışverişini kolay yapabilmesi için sitenin tasarımı, ürün inceleme ve ödeme gibi adımların da kolay ve rahat olması gerekir. Ayrıca iyi bir satış deneyimi için satış sonrası destek de müşterinin karar mekanizmasını etkileyecektir. Sitenizde sattığınız ürünün güvenilirliği, kalitesi, satış öncesi ve sonrası verdiğiniz müşteri hizmetleri itibarın kendisini oluşturur. Sitenizde yer alacak, satış yapacak tedarikçilerin seçiminde, satacakları ürünlerin içeriğinden hep emin olmak, müşteri için avantajını ve faydasını yakalamak önemli. Doğru ürünü doğru zamanda ve yine doğru bir şekilde müşteriye ulaştırmak gerekir. Aynı zamanda satış öncesi ve sonrası müşteri memnuniyetini sağlamak itibarın önemli bir koludur.

Tüketiciye ulaşırken farklılaşmak
E-ticaret gibi perakende sektörü de artan bir ivme ile büyüyor. Muhakkak ki e-ticaretin perakende sektörünün toplamından aldığı pay her geçen gün artıyor. Fakat bu bildiğimiz perakendenin önünü kesmeyecektir. E-ticaret, geleneksel perakendeciliğin tıkandığı anlarda yeni fırsatlar sunuyor. Öyle ki, organize perakendenin büyük oyuncuları münferit ya da bir araya gelerek kendi e-ticaret platformlarını kuruyorlar. Bunu tüketiciye ulaşmada farklılaşmanın bir sonucu olarak düşünebiliriz.

Hizmetlerdeki hız ve kalite
Müşteriler istek ve taleplerini birçok kanaldan sunabilme şansına sahipler; çağrı merkezleri, e-posta, sosyal medya kanalları. Son dönemlerde bazı e-ticaret siteleri canlı sohbet sistemi aracılığı ile anında mesajlaşmaya da imkân sağlıyor. Tüm bunlar sayesinde müşteri alışveriş öncesi, sonrası veya sırasında ihtiyaç duyduğu desteği alabiliyor.
E-ticaretin yaygınlaşması ve seçeneklerin çoğalmasıyla tüketiciler bu sistemin kolaylığına ve rahatlığına alıştılar. Rekabet arttıkça müşteri için seçenekler de artacaktır.
Sektörde öne çıkma ve sürdürülebilir başarı için müşteri memnuniyeti çok önemlidir. Müşteriye doğru ürünü sunmak kadar müşteri hizmetlerinde hız ve kalitenin artırılması da gerekir. Yeni ürün ve hizmet yaratabilmek ve müşterilere sipariş ettikleri ürünü vakit kaybettirmeden zamanında ulaştırmak mutlu müşteriye giden yoldur.

PayPal Türkiye Ülke Direktörü Kıvanç Onan: “Türkiye’de mobil ticaret hacmi katlanarak artacak”
Şu anda Türkiye’de 24 milyon civarında İnternet kullanıcısı olduğu varsayılıyor ve bu sayının 2013’te 40 milyona çıkabileceği öngörülüyor. Türkiye’nin çok büyük, İnternet yayılım oranı ve e-ticaretin sürekli ve hızla büyüdüğü, dikkate değer, potansiyeli yüksek ve fırsatlarla dolu bir pazar olduğunu düşünüyoruz.
Mobil cihazların İnternet yayılım oranının hızla artırdığını düşündüğümüzde e-ticaret ya da m-ticaret adına ne derseniz deyin hızla artıyor. PayPal olarak Türkiye’de mobil ticaretin katlanarak artacağına inanıyoruz. Hali hazırda Türkiye’de yüzde 5 olan PayPal’ın mobil hacminin önümüzdeki dönemde yüzde 25’ler hatta yüzde 50’ler seviyesine çıkacağını düşünüyoruz. Bu anlamda mobil İnternet üzerinden alışverişin daha hızlı, güvenli ve kolay olması da önem verdiğimiz konular arasında. Önümüzdeki günlerde mobil uygulamalarımız ile ilgili çalışmalarımız ve yatırımlarımız devam edecek ve yeni ürünlerimizi kullanıcılarımıza sunmaya devam edeceğiz.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de İnternet kullanımının artmasıyla 2011 yılı içinde e-ticaret pazar hacmi 2005 yılına göre 16 kat artarak 23 milyar liraya ulaştı. Böylece Türkiye 2011 yılında oransal olarak, Hindistan’dan sonra dünyada en hızlı büyüyen ikinci e-ticaret pazarı oldu. Diğer yandan bu hızlı büyümeye rağmen Avrupa ülkeleri ve Amerika ile kıyasladığımızda Türkiye e-ticaret konusunda hala yolun başında.

Yeni yatırımlar, yeni fırsatlar
Yabancı yatırımcılar e-ticaret konusunda ülkemize belli tecrübelerle geliyorlar. Sektörün daha hızlı profesyonelleşmesi ve belli standartların yakalanmasında yabancı yatırımcıların payı bulunuyor. Bununla birlikte e-ticaret özellikle yeni girişimciler için sayısız fırsat sağlıyor. Bu noktada sektörün en belirgin özelliği yeni yaratıcı girişimlerin de her an büyük ilerlemeler yakalayabilmesidir. Bu açıdan şirketin yerli ya da yabancı olması önem taşımıyor. Pazarın canlılığını yabancı yatırımlar olduğu kadar yeni ve yerli girişimlerde artırıyor.

E-ticaret yapmak için gerekli imkânlar sağlanmalı
BT-Bilişim Teknolojilerinin gelişimi kullanıcıların alışveriş tarzını da giderek artan bir hızla değiştiriyor. İnternet kullanıcıları günün hangi saatinde olursa olsun, daha iyi fiyatları, ürün ve hizmetleri çevrimiçi olarak satın almanın hızını, pratikliğini ve yararlarını keşfettikçe e-ticaret de giderek artan bir hızla büyüyor. Çevrimiçi son kullanıcı için kasa kuyruklarında beklememek, daha fazla seçeneğe sahip olmak, fiyatları kolayca kıyaslamak, ürün ile ilgili eleştiri ve görüşleri okuyabilmek ve yakınlarınızdaki mağazalarda bulamayacağınız ürünlere erişmek anlamına geliyor. Çevrimiçi bir mağaza kurmanın kolaylığı ve düşük maliyeti ise KOBİ’ler ve girişimciler için yeni bir fırsat oluşturuyor. Bir mağaza açmaktansa çok ucuza bir İnternet sitesi kurup yüksek satışlar elde etmek mümkün. Ama aynı zamanda bu plansız programsız bir çalışma anlamına gelmiyor. KOBİ’lerin e-ticaret yapması bence şart ama daha ötesi bunu doğru ve düzgün yapmaları.
Tasarımından, ürün seçimine ve lojistik altyapısından ödeme sistemlerine her işte olduğu gibi bu işinde püf noktaları var. Bizim açımızdan tüketiciler için bir endişe konusu olan ödeme güvenliği sorunu PayPal ile artık ortadan kalkıyor. Yeni başlayan sitelerin özellikle bu güveni vermesi gerekiyor. PayPal kullanan bir işyerine tüketicinin güveni artıyor. Örnek vermek gerekirse; bu işyeri ürünümü göndermezse arkamda PayPal beni koruduğuna göre hem işyeri güvenli hem de yaptığım sipariş. PayPal aynı zamanda PoS edinme masrafı ve başlangıç sırasında bürokrasisinden kaçınmak isteyen satıcılara da çekici geliyor. Hiç bir kurulum veya aylık ücret ödemeden sadece yapılan işlem üzerinden komisyon ödeyerek hemen satışa başlayabiliyorlar. Bu özellikle girişimciler için büyük kolaylık.
KOBİ'lerin daha çok e-ticarete yönelmeleri için işin bürokrasiden kurtulması ve içeriğe uygun hale gelmesi gerek. En basitinden yanı başımızdaki Rusya ‘ya dünyanın dört bir yanından e-ticaret satışları yapılırken ülkemizin gümrük içeriği bu noktada buna imkân sağlamıyor. Sanıyorum bir takım gelişmeler var ama daha yolun başındayız.

Kimlik, geri hizmet ve ürünün güvenliği
Çevrimiçi alışverişlerde güvenlik sadece kredi kartı bilgilerinin çalınması ile sınırlı değildir. Kimlik hırsızlığı gibi çok daha ciddi sonuçlara gidebilen durumlar ile karşılaşılabilir. Bu tip durumlarda kartınızın yenilenmesi ya da kapatılması bile yeterli olmayabilir. İnternet dolandırıcıları sürekli olarak farklı yöntemler deniyorlar ve bu nedenle kullanıcıların ne zaman bu tip problemler ile karşılaşabilecekleri belli olmuyor.
İnternet dolandırıcılığı sadece bireysel tüketicilerin değil, küçük ya da orta hatta çok büyük işletmelerin bile başına gelebiliyor. Tüketicilerin dolandırıcılık riski ile karşılaşmamaları için küçük ya da büyük sitelerden alışveriş yaparken finans bilgilerini paylaşmamaları oldukça önemli. Zira bu tip tehlikeler sadece küçük ölçekli ya da sahte sitelerde değil, yeterli önlemin alınmadığı büyük siteler için de geçerli.
PayPal’ın kurulduğu günden bugüne en yüksek önceliği ödeme hizmetinin güvenliği. Bu nedenle en önemli yatırımımızı çevrimiçi tehditlerle mücadele etmek için yaparak, gerek alıcıları gerekse satıcıları korumaya devam ediyoruz. Sadece finans bilgileri değil, hem ürünü hem de geri hizmet güvencesini sağlıyoruz. Yapılan alışverişlerde eğer ürün ellerine ulaşmazsa ya da gelen ürün sitede tanımlanandan farklı ise; PayPal gerekirse maliyetini karşılıyor ve parayı iade ediyor. PayPal, çevrimiçi alışverişlerde kimlik, geri hizmet ve ürünün bir arada güvenliğini sağlayan tek marka.

Ürünü doğru ve eksizsiz tanıtmak
Ürün, geri hizmet ve ödeme güvenliği hakkında ne kadar çok bilgi verilirse satış da o oranda kolaylaşır. Bol fotoğraf, karşılaştırma imkânı bunlar hep satışları artıran izlemler. Ürünün garantisi, iade imkânları açıklıkla belirtildiğinde tüketici daha kolay değerlendirip karar verebiliyor. Tüketiciler, bu bilgiler olmadığında kandırıldığına dair şüpheye düşüyor. Zira yüz yüze de sağlanan güven ortamı İnternet’te sınırlı olabiliyor.
Bizi en çok ilgilendiren konuların başında ve satışı artıran bir etken olarak göze çarpan ödeme metotlarının ve yöntemlerinin açıklıkla site ana sayfasında gösterilmesi, tanıtım ve güvenlik sertifikalarının bulunması çok önemli. PayPal satışa dönüşüm oranlarında yüzde 25’e yakın artış sağlıyor. Bunun bir sebebi de bir siteye girdiğinizde ilk sayfada hemen PayPal logosunu gören müşterilerimizin o iş yeriyle ilgili bir şüphe duymadan hızlı alışveriş yapabilmeleridir.

Müşteriye ulaşmanın kolay yolu
Çok büyük firmalar hariç İnternet’in reklamı hala İnternet’te gerçekleşiyor. Birçok müşterimiz arama motoru kampanyalarından fayda görüyor. Bununla birlikte biz satış ortaklığı dediğimiz işbirliklerinin de önemli olduğuna inanıyoruz. Bu açıdan işyerlerine kendi pazarlama imkânlarımızı sunuyoruz. PayPal kullanıcıları kesinlikle İnternet’ten alışveriş yapan bir kitle olduğu için algısı oldukça açık. Kendi kullanıcılarımıza, üye işyerlerimizi duyurduğumuz sosyal medya ve e-mail kampanyalarında oldukça iyi sonuçlar alıyoruz. Bu noktada özellikle yeni girişimleri de desteklemek ve trafik oluşturmak için çalışmalarda bulunuyoruz.

Ürün iadesi ve değişimi
Ürün iade ve değişim kurallarında biz PayPal olarak hem satıcıyı hem de son kullanıcıyı koruyoruz. PayPal alıcı koruma politikası dâhilinde alışveriş PayPal üzerinden gerçekleştiğinde ve örneğin alıcı söz verilen ürünü teslim almadıysa ya da ürün tanımlanan ürün değil ise PayPal Alıcı Koruması politikası dâhilinde alıcıya ücretini iade ediyoruz. Aynı şekilde satıcının da doğru gönderdiği ürün karşılığında ücretini tahsil etmesi bizim sorumluluğumuzda.

Ödeme süreci hızlandıkça alışveriş satışı artıyor
Tüm dünyada gerçekleştirdiğimiz araştırmaya göre PayPal’ı bir ödeme seçeneği olarak sunan Web sitelerinin satışlarının diğerlerine göre yüksek olduğunu görüyoruz. Rakamlar siteden siteye değişim göstermekle birlikte Avrupa’da PayPal’ın bir ödeme seçeneği olduğu durumda satış artışı yüzde 9‘dan artı yüzde 50’ye kadar çıkabiliyor. Aynı şekilde PayPal’ı bir seçenek olarak sunan Web sitelerinde alışverişin ödeme ile tamamlanma olasılığının yüzde 49 oranında arttığını tespit ettik. Giderek artan mobil konusuna geldiğimizde de PayPal’ı ödeme bekletme süresi olarak sunan satıcıların ödemeyi tamamlamasının yüzde 70 oranında arttığını görüyoruz. Bunun en önemli nedeninin PayPal ile ödeme gerçekleştirmenin sadece bir kaç adımdan oluşuyor olması. Kullanıcı satın almak istediği ürünü seçip sepete attıktan sonra tek yapması gereken kullanıcı ismi ve şifre girerek PayPal hesabına bağlanması ve ödeme aracını seçmesi. Ödeme süreci ne kadar kolay ve hızlı olursa alışverişin satış ile sonlanması olasılığı o kadar yükseliyor.

Çok kanallı e-ticaret anlayışı
Son iki senede e-ticarette Türkiye, dünyanın 8-10 sene arkasında da olsa, perakende dünyasına parmak ısırtan bir ivme yakalandı. Perakende dünyası, bu hızlı büyümeden pay almak için bazen ortaklaşa hareket ederek ve tedarik güçlerini kullanarak başarılı örnekleri birebir kopyalayan siteler kurmayı, tüketici tecrübesini baştan değiştirebilecek yenilikler getirmeye şimdilik tercih etmiş görünüyor. Aslında dünyada mobil devrimin tam ortasındayız ve bu, kullanmasını bilen perakendecilere bir e- ticaret sitesi kurmaktan çok daha öte fırsatlar sunuyor. Tüketicilerin satın alma süreçlerinin her adımında mobil teknolojinin imkânlarını kullanarak bu avantajları değerlendirmek mümkün. Aslında henüz farkında olmasak da tüketiciler hali hazırda bu imkânları kullanıyor: Perakendecilerin yapması gereken bu kullanımı kendi platformlarında gerçekleştirebilecekleri çok kanallı izlemi hayata geçirmek. PayPal dünya e-ticaretinin yüzde 18'lik hacmini gerçekleştiren ödeme sistemi olarak çok kanallı izlem üzerinde birçok perakendeciyle ortak çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalar üç ana alanda odaklanıyor: coğrafi hedefleme teknolojisinin talep oluşturma yönünde kullanılması; mağaza satış elemanları ile mobil teknolojilerin bir arada etkin kullanımı ile satışa dönüşüm ve sayısal teknolojilerden faydalanarak oluşturulan sadakat programları. Sonuç olarak e-ticaret kuşkusuz günümüz perakendecilerine hızlı büyüme imkânları sunuyor. Ancak günümüz lider perakendecileri ile gelecekteki lider perakendecilerin arasındaki fark, geleneksel bir e-ticaret kanalı yerine çok kanallı bir izlem ile oluşturulmuş bir perakende anlayışı olacak. Bu noktada çok kanallı izlem; e-ticaret de dâhil, yönetmesini bilen perakendecilerin satışlarını değil azaltmak belki bir kaç katına çıkartacağını düşünüyorum.

E-ticaretin küresel sorunu: “Güvenlik”
Biz PayPal olarak kullanıcıların finans bilgilerini saklı tutarak, tanımadıkları bir siteden alışveriş yapmaları halinde duyacakları endişeleri ortadan kaldırıyoruz. Müşterilerimiz finans bilgilerini paylaşmadıkları gibi satın aldıkları ürünün kendilerine ulaşmaması durumunda veya yanlış mal tanıtımı, gönderimi gibi sorunlarla karşılaştıklarında PayPal Alıcı Koruması ile alışverişlerinin ve finans kimliklerinin güven altında olduklarının da bilincindeler.
Şüphesiz bu unsur, PayPal’ın başlı başına İnternet ödemelerinde güvenlik ile eş anlamlı olarak adının anılmasını sağlamaktadır. Yapılan araştırmalara göre güvenlik Türkiye’de de İnternet’ten alışveriş yapmayı engelleyen sebeplerin başında geliyor.
Diğer önerimizin önemli bir boyutu da özellikle sık İnternet alışveriş yapan tüketiciler için ödeme işleminin çok kolay ve hızlı olması. Kredi kartı ile ödemelerde karşılaşılan uzun ödeme süreci ile uğraşmadan İnternet’in özüne uygun hızlıca işlemlerini e-mail adreslerini ve şifrelerini girerek tamamlıyorlar.
İşletmeler açısından da bu hız büyük faydalar sağlıyor. Küresel ölçekte yapılan çalışmalarda PayPal ile alışveriş yapan kişilerin diğer ödeme yöntemlerini kullananlara göre siparişlerini tamamlama oranı yüzde 24 daha fazla. Ek olarak işletmeler için PayPal hesabını bugün açıp yarın kullanabiliyorsunuz. PayPal hesabı açmak ve siteye bütünleştirir hale getirmek hem çok kolay hem de ücretsiz. Ayrıca işletmeler PayPal’i Web sayfalarına bütünleştirerek ürün gamlarını tüm ülkeye ve hatta dünya pazarına sunabilecek ve satışlarını arttırabilecekler.
Bu anlamda biz PayPal olarak tüm dünyada faaliyette olduğumuz her pazarda e-ticaretin gelişimine katkıda bulunuyoruz.

Çevrimiçi ve çevrimdışı sınırlar ortadan kalkacak
E-ticarette dünya eko sistemine dâhil olabilmek için daha çok yolumuz var. Ama mobil ile aranın kapanacağını düşünüyoruz.
Artık elimizdeki teknolojiler müşterilerin her an, her yerde ve her şekilde alışveriş yapabilmelerini sağlamaya yönelik olarak geliştiriliyor. Tüketicilerin talepleri ve beklentileri de bu doğrultuda şekilleniyor. Aslında daha önce sadece e-ticaret sektörü diye konuşabiliyorduk. Bugün İnternet teknolojisinin mobil imkânlara kavuşmasıyla sadece e-ticaret değil, m-ticaret (mobil ticaret) ve hatta x-ticaret demek gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü kullanıcılar herhangi bir cihazdan – mobil telefon, tablet, televizyon, oyun konsolu, GPS Sistemleri ve bunu gibi İnternet’e bağlanabilen her platformdan alışveriş yapabilir durumdalar. Haziran ayı içerisinde t-ticaret ile ilgili çalışmalarımızı Amerika’da duyurduk. Hali hazırdaki cihazlar ile de bütünleşiğiz.
Gerek fiziksel kanallar gerekse e-ticaret oyuncuları bu yeni olguya ayak uydurmak ve kullanıcı tecrübelerini ürün seçiminden ödeme ve sipariş onayına kadar iyileştirmek durumundalar. Çok değil beş sene içerisinde dünyada 50 milyar cihazın İnternet’e erişimi olacak. Bu dünyada olduğu gibi Türkiye’deki her oyuncu için de inanılmaz bir fırsat sunuyor.
Biz PayPal olarak bu doğrultuda cihazdan, operatörden ve banka seçiminden bağımsız tamamıyla küresel bir bulut cüzdan yapısına sahibiz. Bu açıdan tüketiciler ve satıcılar açısından da birçok kolaylığı güvenli bir biçimde müşterilerimize sunuyoruz.
Bu değişim geleneksel anlamda hizmet veren perakende sektörü içinde büyük fırsatlar sunduğunu özellikle belirtmekte fayda var. Türkiye’de ki birçok perakende firması e-ticaret konusunda isteksiz davrandı. Türkiye’nin güçlü ekonomisi, şehirleşen yapısı ve hızlı yükselen AVM kültürü bu oyuncuların çoğunu fiziksel alanda rekabete zorladı ve elektronik ortam satış hacimleri açısından cazip gelmedi. 2010- 2011 senelerinde özellikle kapalı devre alışveriş sisteminin bulunduğu sitelerinin gösterdiği performans şimdi bazı perakendecileri de e-ticarete sevk ettirdi. Ancak bizim onlara önerimiz sadece e-ticaret yapısında değil, mevcut fiziksel mağaza tecrübelerini de değerlendiren bir yeniden yapılanmayı ele almaları. Çünkü 2012’den itibaren e-ticaretin yanında bir başka dönüşüm de fiziksel ve çevrimiçi mağazalar arasında yaşanacak. İnternet ve mobil imkânlarını fiziksel mağazalarıyla birleştirerek benzersiz bir alışveriş deneyimini sunabilen markaların hayatta kalacağını, diğerlerinin orta ve uzun vade de kan kaybedeceğine inanıyoruz. Özetle tüm bu eğilimler birleşecek, çevrimiçi ve çevrimdışı arasındaki sınırlar ortadan kalkacak. Tüm kullanıcıların cebinde kendi istek ve ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmiş birer alışveriş merkezi bulunacak. Bu yepyeni alışveriş deneyiminde ise güvenlik ve hız ikilemini çözmüş ödeme sistemleri ön plana çıkacak.

PayU Türkiye Ülke Direktörü Y. Emre Güzer: “E-ticarette henüz emekleme dönemindeyiz”
Son yıllarda e-ticarete olan ilginin arttığı bir gerçek. Tüm bu ilgiye rağmen emekleme dönemindeyiz. Bu durum önümüzde gidebileceğimiz çok yolumuz olduğunu gösteriyor.
2008 yılına kadar insanların köşe başlarını tutmuş, yüksek hacimli şirketlere rakip olmak için yola çıktıkları, hemen herkesin sektör devlerine rakip iş modelleri kurgulayarak çok da ilerleme kaydedemedikleri bir dönemdi. Üstelik bu işletmeler düşük kâr payları ile erkek ağırlıklı müşterilere satış yapıyor, dolayısıyla da belli başlı ürün grupları dışında pek de başarılı olamıyorlardı.
Rakipler için, bu büyük işletmeler kadar uygun komisyon oranları alabilmek, aynı fiyata kargo teslimatı yapabilmek hatta aynı fiyata ürün tedarik edebilmek mümkün değildi. Dolayısıyla sektör birkaç oyuncu ekseninde dönüyordu ve yeni bir şeyler yapılmıyordu.
Niş ve dikey siteler de böyle doğdu. Hemen akabinde özel alışveriş kulüpleri ve grup alışveriş siteleri ile birlikte İnternet üzerinden daha önce hiç alışveriş yapmamış bir kesim İnternet ile tanıştı. En güzel haber ise artık kadınların da çevrimiçi alışveriş yapıyor olmalarıydı. Erkeklerle kıyasladığınızda onlara daha geniş çeşitlilikte ürün sunabiliyordunuz. Bu durumun yansımalarını iş hacminde hızla hissetmeye başladık.Yine 2008 yılı ile birlikte birçok devlet kurumu da tahsilatlarını çevrimiçi ortama taşıdı. Gelir İdaresi Başkanlığı, İSKİ, İGDAŞ gibi kurumlar hem Ulusal Güvenlik Platformu’nun yaygınlaşması konusunda hem de çevrimiçi ödemeye yeni kullanıcılar katma konusunda sektöre destek oluyorlar.
Önümüzdeki yıllarda niş projelerin ve dikey site sayısının artarak devam edeceğini göreceğiz. Çevremizdeki güvendiğimiz insanların yönlendirmeleri ile alışverişimizi sonlandırabileceğimiz sosyal e-ticaretin işletme iş hacimlerine nasıl katkı sağladığını çok hızlı hissetmeye başlayacağız. Birçok büyük perakende şirketinin çok kanallı izlemlerini kurgulayarak, fiziksel ve çevrimiçi dünyayı birbirine bütünleşmiş, mobil cihazlar üzerinde alışverişlerimizi gerçekleştireceğimiz bir dünya yaşayacağız.
E-ticaret iş modellerine baktığımızda Türkiye’de eksik yaptığımız hiçbir şey yok, ancak uygulama konusuna geldiğimizde özellikle Amerika’daki modellerin fiziksel-çevrimiçi dünya bütünleşmesinde mobil cihazların desteğiyle çok daha ileride olduğunu görüyoruz. Bugün kullanıcılar yeraltı treni istasyonlarında beklerken mobil cihazlarından sadece reklam panolarında QR kod okutarak çevrimiçi alışverişlerini sonlandırabiliyorlar. Herhangi bir tüketici elektroniği mağazasında akıllı telefonu üzerinden fiyat karşılaştırması yapıp, arkadaşlarının yorumlarını alabiliyor, kararlarını bu yorumlara göre verebiliyorlar. Kimi müşteriler çevrimiçinde gördükleri bir kampanya yüzünden alışverişlerini yine mobil cihaz üzerinden çevrimiçinde sonlandırabiliyorlar. E-ticaret iş hacminin perakende içerisindeki payına bakacak olursak, bu oranın en gelişmiş ülkelerde bile henüz yüzde 10’lar seviyesinde olduğunu görüyoruz. Türkiye ise yüzde 3’le henüz yolun çok başında ve bu da elbette ki sevindirici bir haber çünkü büyüme potansiyelimiz fazla.

Türkiye pazarı, yabancı yatırımcıların ilgi odağı
Özellikle e-ticaret adına ilerlemeye başladığımız bu dönemde yabancı yatırımcıların sektöre girmesini olumlu karşılıyorum. Bu sayede değişik yatırım şekillerini görüyoruz. Doğrudan yatırım yapan, asıl işi e-ticaret olan firmalar olduğu gibi yatırım fonları da Türkiye pazarı ile oldukça ilgili. Sektörün ihtiyaç duyduğu finansmanı sağlayacak güçte, sektör tabanlı bilgisi yüksek yapıların Türkiye e-ticaret pazarına güç katmasını oldukça değerli buluyorum. Ayrıca bu sayede e-ticaret sektöründe çalışmak konusunda tereddütlü kişilerin de çekinceleri hızlı bir şekilde azalıyor. Sektöre nitelikli insan gücü çekmek kolaylaşıyor.

Güvenli ödeme sayfası oluşturmak
Kendi e-ticaret sitelerini kurmak isteyen KOBİ’ler için güvenli bir ödeme sayfası oluşturmak zorlukların başında geliyor. Bu noktada PayU Türkiye olarak e-ticaretin kalbinde yer alan ödeme sürecini hem güvenli hem de kolay hale getiren çözümlerle KOBİ’lerin ihtiyacına karşılık veriyoruz.
Elektronik ticaret yapmak isteyen işletmelerin hızlı bir şekilde bu dünya ile tanışmasına olanak sağlıyoruz. Türkiye'de e-ticaret yapan her firmaya temas ederek, havayolu taşımacılığı şirketlerinden özel alışveriş kulüplerine, turizm şirketlerinden pazar yerlerine kadar herkes ile çalışmak istiyoruz. Türkiye’de MasterCard ve VISA'nın yasakladığı kategoriler dışında kalan şirketlerle çalışıyoruz. Markafoni, Zizigo, Misspera ve Ucuzu.com gibi aktif olarak çalıştığımız ve çalışmak için görüştüğümüz birçok önemli şirket var.
MasterCard ve VISA’dan aldığımız izinler kapsamında e-ticaret yapan veya yapmak isteyen işletmelere tek sözleşme ile altı bankanın sanal PoS’una bir günde ulaşma olanağı sağlıyoruz. 100’ü aşkın sahtecilik önleme filtresi, PCI DSS ve SSL sertifikalarına sahip ödeme sayfaları, 7 gün 24 saat hizmet veren sahtecilik konusunda uzman ekibimiz ve işletmelerin ödeme süreçlerindeki risklerini en aza indirirken PayU’ya üyelik gerektirmeyen ödeme sayfalarımız ile üye işyerlerinin, müşterilerine kesintisiz alışveriş deneyim sunmasını sağlıyoruz.
Gelişmiş sahtecilik önleme filtrelerimiz ve 7 gün 24 saat hizmet veren uzman sahtecilik izleme ekibimiz bulunuyor. Böylelikle e-ticaret şirketlerinin risklerini en düşük seviyeye indiriyoruz. İşyerlerimize bu modeli sunarken işyerlerinin PayU sanal PoS’ları ile çalışması zorunluluğunu aramıyoruz. Dileyen her işletmenin bu hizmetlerden yararlanmasına olanak sağlıyoruz.

Mobil cihaz kullanımı e-ticaretin olmazsa olmazı
Türkiye perakende pazarında e-ticaretin payı yüzde 3 seviyelerinde. Bu rakamın Türkiye’de 5 yıl içinde yüzde 8-10 seviyesine ulaşacağını tahmin ediyoruz. Mobil cihazlar üzerinden gerçekleşecek ticaretin payı ciddi bir şekilde artacak. Geleneksel perakendeciliğin içine mobilin de etkisi ile özellikle konum tabanlı sayısal unsurların daha fazla gireceğini göreceğiz. Ödeme sistemlerindeki gelişmelerin e-ticaret sektörünün gelişimi için kaldıraç görevi göreceği aşikâr. E-ticaret geleceğine bu anlamda oldukça olumlu bakıyorum.

Genç nüfus, Türkiye’yi eşsiz bir konuma taşıyor
Türkiye’de e-ticarete ilk yatırımı yapan bankalar oldu. Çevrimiçi ödeme sistemlerini kurmalarına müteakip çevrimiçi dünyaya giriş yapan işletmeler ile tanıştık. Günümüzde 53 milyon kredi kartı, 87 milyon bankamatik kartı ve genç nüfusu ile Türkiye eşsiz bir konuma sahip. Kredi kartı kullanım oranlarına baktığımızda ortalama bir işletme iş hacminin yaklaşık 88’inin kredi kartları üzerinde gerçekleştiğini görüyoruz. Bunu yüzde 6 ile kapıda ödeme, 5 ile havale ve EFT ve 1 ile sanal kartlarla yapılan ödeme takip ediyor.
Diğer taraftan e-ticaret suçları konusunda birçok Batı Avrupa ülkesinden daha iyi durumdayız. Fiziksel dünyada işlemci ve PIN’e geçişle birlikte sahteciliğin çevrimiçi dünyaya kaydığını gözlemledik. Bu süreçte kullanımına ilişkin problemler bulunan Ulusal Güvenlik Platformu süreçlerini iyileştirme yoluyla müşteri deneyimini artırmaya yönelik çalışmalar yapıldı. Bugün Ulusal Güvenlik Platformu’nu kullanan işletme sayısı hızla artıyor. Bunun paralelinde de yaşanan saldırılarda düşüşler gözlemliyoruz. Diğer taraftan birçok büyük ölçekli işletme sahteciliği en aza indirebilmek edebilmek için; profesyonel sahtecilik filtrelerine yatırımlar yaptı ve sahtecilik izleme ekipleri kurdu. Elektronik ticaret yapan işletmelerin hemen hepsinin bu konuda yazılım desteği alması gerektiğini düşünüyorum.

Yüzde 2'den başlayan komisyon oranları
PayU olarak e-ticaret sektörünün gelişiminde önemli bir amaca sahip olduğumuzu düşünüyorum. Yüzde 2'den başlayan komisyon oranları ile çalışıyoruz. Bankalardan alınabilecek komisyonlarla paralellik gösteren bu oranlara ek olarak birçok katma değerli hizmet sunuyoruz. KOBİ’lerin e-ticarete sağlıklı bir şekilde başlaması veya mevcut işlerini geliştirmeleri için onların yanında yer alıyor ve destekliyoruz.

sahibinden.com Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emre Erşahin: “2016 yılında İnternet’ten alışveriş yapan kişi sayısı 35 milyona, e-ticaret sektör hacmi ise 30 milyarın üzerine çıkacağı öngörülüyor”
Türkiye’de son yıllarda e-ticaretin hızla büyümesindeki en büyük payı e-ticarete duyulan güvendeki artışa bağlamak mümkün. Başarılı uygulamaların ve olumlu deneyimlerin sayısındaki artış, sektördeki büyümeyi de beraberinde getiriyor.
Deloitte Türkiye’ye göre 2011 yılında Türkiye e-ticaret sektörü, Hindistan'dan sonra en hızlı büyüyen e-ticaret sektörü oldu. Bu anlamda 2016 yılında İnternet’ten alışveriş yapan kişi sayısının 35 milyona, e-perakende sektör hacminin ise 25-30 milyarın üzerine çıkabileceği tahmin ediliyor. Türkiye'de e-ticaret sektöründe yapılan işlem hacmi tutarının, Haziran 2012 Bankalararası Kart Merkezi verilerine bakıldığında ise 2011 yılsonunda bir önceki yıla göre yüzde 50 oranında büyüyerek yaklaşık 23 milyar olduğunu görüyoruz.
Bankalararası Kart Merkezi’nin 2012′in ilk altı ayını içeren kartlı ödeme sistemlerinin verilerini içeren diğer bir araştırmasına göre Türkiye’de kredi kartı sayısı 53 milyona ulaştı ki bu veri çevrimiçi alışveriş için çok önemli. Bu anlamda ortaya çıkan bu verilerle kişi başına 1,9 adet kart düştüğünü söyleyebiliriz. Çevrimiçi alışveriş sektörünü ilgilendiren verilerden biri de kart kullanıcılarının alışveriş başına ortalama 119 TL’lik harcama yapıyor oluşu.
Tüm bu tablonun yanında ABD gibi e-ticaretin öncüsü konumunda bulunan ülkelerle kıyaslandığında bu rakamlar düşük görünse de, sektörün önünün açık olduğunu söylemek mümkün. İnternet kullanıcılarının sayısındaki artış, Türkiye’nin kredi kartı yayılım oranı Avrupa’da ikinci sırada yer alması gibi faktörler de aynı duruma işaret ediyor.
Dünyada e-ticaret hacmi net olarak hesaplanamasa da, istatistiklere göre toplam rakam 10 trilyon doların üzerine çıkmış bulunuyor. BKM verilere göre, 2009 yılında Türkiye’deki e-ticaret hacmi 10 milyar TL seviyesini geçmişti. Yine BKM verilerine göre bu rakam 2011 yılında 22 milyar TL’ye yükseldi.
Yeni girişimler ve var olan oyuncular, rekabeti yoğun olarak hissettiriyor
E-ticaret açısından 2012 rekabetin yoğun olarak yaşandığı ve sektördeki oyuncuların her alanda kendilerini geliştirdikleri bir yıl olarak devam ediyor. Yeni girişimler ve var olan oyuncular ile rekabetin yoğun olarak hissedildiği bu dönemde, gerek mevcut sitelerde gerekse dikey modellerde yeni atılımlar olmasını doğal karşılıyoruz. Yerli ya da yabancı, sektöre yeni bir soluk getirmeyi başaran, yenilikçi uygulamalara imza atan her yatırımcı sektörün daha da büyümesine katkı sağlayacaktır.

Son tüketiciye ulaşmanın yolu İnternet’in etkin kullanımından geçiyor

Hepimiz ticaretin hızla İnternet’e taşındığına tanık oluyoruz. Sadece markaların değil, her boyutta mağaza sahiplerinin ve KOBİ'lerin de ürünlerini İnternet üzerinden sunma fırsatı bulmaları büyük önem taşıyor. İşte tam bu noktadan hareket eden sahibinden.com, 2004 yılından beri kullanıcılarına sanal mağaza açma hizmeti veriyor. Uygun fiyatlarla sunulan bu hizmetimizden yola çıkarak, KOBİ’ler için e-ticarete adım atmanın düşünüldüğü kadar zor olmadığını söyleyebiliriz.
Son tüketiciye etkin bir şekilde ulaşmak isteyen firmalar mutlaka İnternet’i de bir satış kanalı olarak kullanıyor. Sanal mağaza maliyetlerinin geleneksel mağazaya oranla daha düşük olması da bu artışta oldukça etkili.
Birçok firma kendileri için Web sitesi yapacak ancak bizim gibi pazar yerlerinde de mağaza açmayı tercih edecek. Bugün bile firmalar sadece alan adını alıyor ve bu adresi bizim mağazalarımıza sunduğumuz, (http://magazaadi.sahibinden.com) şekildeki Web adresine yönlendiriyorlar. Böylece çok düşük bir maliyetle İnternet’te ürünlerini tüketicilerine ulaştırabildikleri bir siteye sahip oluyorlar. Ek olarak, platformumuzun sunduğu mobil altyapı sayesinde, ürünlerini bugün neredeyse her türlü mobil telefondan kolayca satışa sunabiliyorlar. Emlak ve otomobil dışında da ticaretle uğraşan firmalar ufak bir bütçe ayırarak platformumuzda sanal mağaza sahibi olup ürün ve hizmetlerini günde yaklaşık 2 milyon kişinin geldiği bir platformda tanıtabiliyor ve satabiliyor. E-ticaret konusunda eğitici ve destekleyici bir platform olma amacına sahip olan sahibinden.com, sadece büyük markaların değil, her alandaki mağaza sahiplerinin ve KOBİ'lerin de e-ticaretin sunduğu fırsatlardan yararlanmasını çok önemsiyor.

E-ticaret başarısı için iyi yazılımcılarla çalışmak şart
(sahibinden.com)’un son yıllarda kaydettiği çarpıcı büyümenin ardında tabi ki kullanıcılarımız ile kurduğumuz güçlü bağ ve sunduğumuz hizmet kalitesini artırmak için yaptığımız yatırımların önemli katkısı var. Ancak tüm bunların yanı sıra, İnternet teknolojilerinde başarı için en önemli unsurun ekip olduğunu söyleyebiliriz. (sahibinden.com)’da motivasyonu çok yüksek ve işini sahiplenen bir ekip var. Her sektörde işi başarılı kılan çalışanlar oluyor, ancak İnternet sektöründe bu daha da önemli.
E-ticarette başarılı olmak isteyenlere, sundukları hizmetin kalitesini artırmak için altyapı ve yazılım alanında ciddi yatırımlar gerçekleştirmeleri gerektiğini ekleyebiliriz. Bu anlamda e-ticarette başarılı olmak için şirket ekiplerinin iyi yazılımcıları bünyelerinden bulundurmaları gerektiğini düşünüyoruz. Tüm bunların yanında hayata geçirilen işin kolay kolay taklit edilmeyecek ve fark yaratacak tarafının da bulunması gerekiyor.

Güvenli e-Ticaret sistemi
Tüketiciler, e-ticaret sitelerinden alışveriş yaparken güvenlik sertifikalarının geçerliliğini kontrol etmeli, ödeme aşamasına geldiklerinde tarayıcının adres kısmında “https” yazdığından emin olmalıdır.
Günümüzde başta sanal PoS (Point of Sale-Satış Noktası) olmak üzere farklı ödeme sistemleri kullanılıyor. Banka ya da PTT havalesi, kapıda ödeme bunlardan birkaçı. (sahibinden.com)’da isteğe bağlı olarak sunduğumuz ‘Güvenli e-Ticaret(GeT) sistemi ise yapılan alışverişlerde parayı güvenceye alan, risksiz bir sistem. Bu sistemde, satıcı belirlediği kargo süresi içerisinde takip edilebilir bir kargo bilgisini sisteme girmek zorundadır. Ürün alıcının eline ulaştıktan sonra, ürünü inceleyip onay verir ve yapılan ödeme ‘Güvenli e-Ticaret’ havuz hesabından satıcının hesabına aktarılır. Satıcının belirtmiş olduğu nitelikler dışında bir ürün göndermesi durumunda, alıcı ürünü geri gönderir ve işlemi iptal ederek ödemesini ‘Güvenli e-Ticaret’ havuz hesabından geri alabilir.

2011 yılı sahibindex alışveriş verileri
Türkiye’nin en çok tercih edilen, en büyük ilan ve alışveriş platformlarından bir tanesi olan sahibinden.com’un müşteri ihtiyaçlarına uygun ürün ve hizmeti teklif etme başarısına sahip bir marka olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. 2012’nin ikinci çeyrek sahibindex emlak verilerine göre sahibinden.com’da her 22 saniyede 1 emlak satılıyor veya kiralanıyor. sahibindex vasıta verilerine göre ise, üç ay içinde her 25 saniyede bir vasıta satıldı ya da kiralandı. sahibinden.com’un 2011 yılı sahibindex alışveriş verileri ise en çok satılan ürün gruplarına ışık tutuyor:
1 Ocak - 31 Aralık 2011 tarihleri arasında (sahibinden.com)’un ‘alışveriş’ ana kategorisinde yer alan milyonlarca ilan arasında yapılan değerlendirmeye göre, kadınların en çok ‘giyim ve aksesuar’ kategorisinden alışveriş yaptığı, erkeklerin ise en çok bilgisayar satın aldığı görülüyor. Kadın kullanıcılar, giyim ve aksesuardan sonra en çok GSM telefon, kol saati, ev ve dekorasyon kategorilerinden alışveriş yaptı. Erkek kullanıcılar ise bilgisayardan sonra en çok GSM telefon, kol saati, fotoğraf makinesi ve oyun konsolu kategorilerinden alışveriş yaptı. sahibinden.com verileri, kullanıcıların bilgisayar tercihlerinin de değiştiğini ortaya koyuyor. sahibindex’e göre, satılan masa üstü bilgisayar yüzde 13 artarken, diz üstü bilgisayar yüzde 34 oranında arttı.
sahibinden.com kullanıcılarının teknoloji alışverişinde en büyük gözdesi GSM telefon oldu. 2011 yılında yüzde 56 artan GSM telefon satışını, kullanıcı sayısı büyük bir hızla artan DSLR makineler izledi. (sahibinden.com) verileri, İnternet’ten alışveriş yapan kullanıcıların müziğe olan tutkusuna da ışık tuttu. Günde 10 adet gitarın satıldığı sahibinden.com’da en çok elektrogitar ve basgitar alıcı buldu.

Şikâyetler fırsata dönüştürülmeli
Tıpkı geleneksel ticarette olduğu gibi e-ticarette de müşteri memnuniyetini sağlamak büyük önem taşıyor. sahibinden.com olarak, kullanıcılarımızın bize geribildirimde bulunduğu her şikayeti hassasiyet ile inceliyor, çözüme ulaşma adımlarında en kısa sürede ve kullanıcı sadakatinin üst düzeyde devam etmesini sağlayacak kalıcı çözümler üretiyoruz. Biz, kullanıcılarımızın iletmiş oldukları her türlü şikâyet, istek ve önerilerinin ne kadar değerli olduğunu kendilerine hissettirmek ve şikâyetlerde çözüm için ne kadar hassas olduğumuzu göstermeyi en büyük amaç olarak görüyoruz. Bu nedenle bize 7 gün 24 saat ulaşabilecekleri her çözüm kanalını müşteri hizmetleri içinde barındırıyoruz. Gerek çağrı merkezimiz, gerek canlı destek ile ulaşılabilecek kanalımız, gerekse yazılı bir şekilde şikâyetlerin toplanıp incelendiği ve çözüme ulaştırıldığı şikâyet yönetimi bölümümüz 24 saat hizmet veriyor.
Her şikâyet bir fırsat olarak görülmeli ve şikâyetin oluşma nedenleri hassas bir şekilde incelenmeli. Bu anlamda şikâyetlerin tekrar etmemesi için en kısa sürede gerekli aksiyonların alınması gerekiyor. Haksız olan bir şikâyet bile, yüksek oranda kullanıcının beklentilerine ilişkin bilgi içermesinden ötürü detaylıca incelenmeli.

Tatilsepeti.com Yönetici Ortağı Kaan Karayal: “Çağdaş yaşam tarzı, insanları e-ticarete yöneltiyor”
Tüm dünyada İnternet kullanımının artmasına paralel olarak, Türkiye’de de her geçtiğimiz gün İnternet kullanımı ciddi oranda artıyor. İnternet kullanımının artması, aslında e-ticaret sektörünün hızlı büyümesindeki temel sebebi oluşturuyor. Bununla birlikte çağdaş yaşam tarzının getirdiği hızlı tempo, insanların özel hayatlarına ayırdıkları zamanı verimli kullanmak istemeleri ve e-ticarette çok fazla seçeneğe kısa zamanda ulaşabilme imkânı, hızlı büyümeyi sağlayan diğer işlevler. Dünya e-ticaret hacmine bakıldığında Türkiye e-ticaret hacmine bakarsak Amerika ile kıyaslandığında daha yolun çok başında olduğumuzu görüyoruz. Ancak Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığımızda çok da geri kaldığımız söylenemez.
Her ne kadar son yıllarda Türk tüketicisi e-ticaret kavramını tanımaya ve kullanmaya başlasa da henüz yurtdışındaki satın alma oranlarının çok gerisindeyiz. Türk tüketicisi İnternet’i kullanıyor, ürünü karşılaştırıyor, araştırmasını çevrimiçi olarak yapıyor. Önceden satın alma ayağında, çoğunlukla İnternet’ten satın alma işlemini gerçekleştirmeyerek alışverişi birebir şubeden ya da mağazadan gerçekleştiriyordu. Ancak özellikle son 1-2 yılda çevrimiçi satın alma oranı çok ciddi bir miktarda yükseldi. Hem turizm hem de e-ticaret sektörü hala Türkiye’de gelişme sürecinde. Dolayısıyla yabancı yatırımcıların veya büyük grupların sektöre girmelerinin sektöre çok katkısı olacağını düşünüyoruz.

KOBİ’lerin e-ticareti
E-ticaret yapmak KOBİ’ler açısından zor değil. Ancak e-ticaret alanında marka haline gelmek oldukça zor ve maliyetli. Özellikle pazarlama alanında ciddi bütçe ve yatırıma ihtiyaç var.
E-ticarette satışlar kredi kartı veya havale ile olduğundan kayıt dışı işlem olma ihtimali bulunmuyor ve vergi kaçağının önüne geçilmiş olunuyor. Belki devlet bunu da göz önüne alıp e-ticareti teşvik etmek için vergi indirimine gidebilir.

E-ticaret, geleneksel satın almadan daha güvenli
Kullanıcı açısından e-ticaret, geleneksel mağaza satın almalarına göre çok daha güvenli. Satın almalar sanal PoS sistemleri aracılığıyla oluyor. E-ticaret yapan firmalar için veri güvenliğinin sağlanması çok ciddi önem arz ediyor. Tüketicilerin %90’a varan kısmının kredi kartını tercih ettiğini biliyoruz. Zaten kredi kartının çevrimiçi kullanımında da yüksek ve yeterli oranda güvenlik önlemleri uygulanıyor.

Basit ve kolay kullanılabilir olmak
Satılacak ürünleri bir e-ticaret sitesi ile bütünleşik hale getirirken stokta olmayan ürün ya da yer olmayan otel gibi sağlanamayan hizmetlerin sitede yer almasının mutlaka önüne geçilmeli. E-ticaret sitesinde dikkat edilmesi gereken temel kural basit ve sade bir tasarımın izlenmesidir. Bu şekilde ziyaretçiler sayfayı daha kolay kullanabilir, yapacakları işlemlerde sıkıntı çekmezler. Bu da ziyaretçilerin ziyaret sıklığını ve sayfada kalış sürelerini artırır.
E-ticaret sitesini açmak aslında çok zor olmamakla birlikte, e-ticaretin pazarlamasını yapmak ciddi anlamda emek, uzman kadro ve önemli bir pazarlama bütçesini gerektiriyor. 360 derece pazarlama iletişiminin sağlanması müşterilere etkin bir iletişimin sağlanmasında önemli bir kıstas.

Müşteriyi etkileyen satın alma davranışları
Müşteriyi etkilemek ve sitenizde gezinmelerini sağlamak amacıyla öncelikle kolay ve satış deneyimini keyifli, rahat geçirebilecek bir sanal dükkânınız olmalı. Sitenizden alışveriş yapmayı teşvik edecek unsurlar bulunmalı. Bunun yanında çok iyi çalışan bir müşteri hizmetleri kurmanız gerekiyor. Satış öncesi ve sonrası verilen destek firmanızın itibarını etkilemektedir. Yapacağınız reklam ve pazarlama harcamaları da en az diğerleri kadar önemli. Doğru kanallarda doğru reklam ile hedef kitleye ulaşmanız şart.
Tüketici kolay bir alışveriş deneyimi ve güven istiyor. Ürünün fotoğraflarını ve bilgilerini iyi inceleyip karar vermek istiyor. Sattığınız ürüne hızlı bir şekilde kavuşmak istiyor ve bu süreci sorunsuz geçirmek istiyor. Sorun yaşadığı durumda ise müşteri hizmetlerinden hızlı çözümler bekliyor. Son olarak, satın alırken kendini güvende hissetmek istiyor. Alacağı ürünün istediği gibi olup kredi kartı ile güvenli bir işlem yaptığını bilmek istiyor.
Bu bağlamda sitenin çevrimiçi itibarı ön plana çıkıyor. Çevrimiçi itibar dediğimizi e-ticaret sektöründeki firmaların ticari itibarı olarak düşünebiliriz. Çevrimiçi itibar da ticari itibar gibi doğruluk ve açıklık gerektiriyor. Özellikle müşteri ilişkilerinin yönetilmesi çevrimiçi itibar açısından da önem arz ediyor.

Elle tutulamayan ürünlerde e-ticaret artıyor
Otel rezervasyonu, uçak bileti satın alımı gibi elle tutulamayan ürünlerde e-ticaretin kullanımının oldukça artışta olduğu günümüzde özellikle görmeden alınan hizmet sektöründeki büyüme oranları yüksek. Gelecek senelerde de büyüme oranlarının yüksek bir şekilde devam edeceğini düşünüyoruz. Mağazadan satın alma yerine e-ticaretteki satış oranının artacağını düşünüyoruz.

Visa Europe Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Bölge Genel Müdürü Berna Ülman: “2011 yılında Visa kartları ile yapılan her 12 liralık alışverişin 1 lirası İnternet üzerinden harcandı”
Günümüzde ödeme yöntemleri farklılaşıyor ve ödeme kanalları çeşitleniyor. 2011 yılından itibaren tüketicilerin alışveriş eğilimleri ve ödeme kanallarındaki değişimleri net bir şekilde görmeye başladık. Tüketici harcamalarında e-ticaretin oranı gün geçtikçe artıyor. Tüketiciler artık İnternet ortamında giderek daha fazla alışveriş yapıyor.
2006 yılında Türkiye’de alışveriş harcamalarının yüzde 96’sı satış noktasında yüz yüze, yüzde 4’ü ise İnternet üzerinden gerçekleşmekteydi. 2011 yılsonu itibariyle ise, satış noktasında yüz yüze gerçekleştirilen harcamaların oranının yüzde 92’ye düştüğünü, İnternet üzerinden yapılan harcamaların ise yüzde 8’e çıktığını görüyoruz.
Ülkemizde e-ticaret, Visa Europe alışveriş hacminde önemli bir yer tutmaya başladı. Türkiye’de 2011 yılında Visa kartları ile İnternet üzerinde bir önceki yıla oranla yüzde 53 artışla 12 milyar lira harcandı. Diğer bir deyişle, Visa kartları ile yapılan her 12 liralık alışverişin 1 lirası İnternet üzerinden harcandı. Avrupa’da ise e-ticaret 2009 ve 2011 yılları arasında yüzde 44 büyüme sergiledi. Satış noktalarında yüz yüze yapılan işlemler yüzde 16 oranında ve Visa Europe işlemlerinin yüzde 22’si e-ticaretten geliyor. Tüm bu rakamlar ışığında önümüzdeki dönemde e-ticaretin ivme kazanmaya devam edeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Tüketicilerimizin çevrimiçi alışveriş deneyimini zenginleştirmek, daha güvenli ve hızlı alışveriş yapılmasını sağlamak için çeşitli ürünler geliştirmeye devam ediyoruz. Bunlardan en önemlisi, İnternet’te alışveriş yapmayı tercih eden tüketicilerimize kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla geliştirdiğimiz sayısal cüzdanımız “V.me”. V.me’nin e-ticaret pazarını büyütecek ve çevrimiçi ödemelerde çığır açacak bir ürün olduğunu düşünüyoruz.

Visa Europe’un kullanıcılarına sunduğu avantajlar
Avrupa’da toplam Visa Europe hacminin %20’si e-ticaretten geliyor. Visa Europe, mobil ödemelerin ve hizmetlerin geliştirilmesinde 1999 yılından beri önemli bir rol oynamaktadır. Visa Europe olarak gelecekte kartlı ödemeler ile mobil haberleşme ve e- ticaret arasında yakınsama yoluyla büyüme gerçekleştirmek için yılda 100 milyon avro değerinde yatırım yapıyoruz. Mobil ödemeler stratejimiz, bu ekosistemde farklı oyuncularla birlikte çalışarak, üye bankalarımıza ve tüketicilerimize mümkün olabilecek en zengin hizmet çeşitliliğini sunmaktır. 2011 yılında mobil temassız ödemeler alanında Avrupa’da ve ülkemizde bir ilk olan iki yeni ürünü tüketicilerimizle buluşturduk. Bunlardan ilki Yapı Kredi ve Turkcell işbirliğiyle Ocak ayında tanıtımını gerçekleştirdiğimiz iPhone kullanıcılarına mobil ödeme yapma imkânı sunan iPhone çözümü oldu. Haziran ayında Akbank işbirliği ile tanıtımını gerçekleştirdiğimiz hafıza kartı tabanlı mobil ödeme uygulaması da kullanıcıların GSMtelefonları ile dünyadaki tüm Visa temassız PoS terminallerinde mobil ödeme yapabilmelerini sağlayan diğer bir uygulama oldu.
Mobil ödemeler alanında önemli bir işbirliğini de Londra 2012 Olimpiyatları kapsamında Samsung ile gerçekleştirdik. Bu işbirliği sonucunda, en yenilikçi teknolojiyle tasarlanan Samsung S3 ile tüketicilere telefonun içerisindeki Visa mobil uygulamasını kullanarak daha hızlı ve kolay mobil ödeme yapma imkânı sunulmuş oldu.

Verified by Visa
Çevrimiçi ödemelerin daha ilk başladığı zamanlardan bu yana Visa Europe olarak tüketicilerin güvenli bir şekilde alışveriş yapmalarını mümkün kıldık. İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde sahteciliği önlemek ve güvenli alışveriş yapılmasını sağlamak amacıyla geliştirilen Verified by Visa, etkili bir kimlik doğrulama sistemidir. Bu sistem sayesinde tüketiciler sayfasında Verified by Visa logosu gördüğü tüm sitelerden Visa güvencesi ile alışveriş yapabilir. Bu sistem hem tüketicilerin hem de alışveriş yapılan işyerinin gerçek olduğunu temin eder. Diğer ödeme sistemlerinden farklı olarak, Verified by Visa platformunu destekleyen üye işyerleri herhangi bir sahtecilik durumunda korunacağından, para ve zaman kaybına uğramıyorlar. Böylelikle hem üye işyeri hem kart sahibi sahtecilik durumunda korunmuş oluyor. Verified by Visa sistemi tüm üye işyerlerinin İnternet sitelerine kolayca uygulanabiliyor.

Geleceğin parlayan yıldızı ‘e-ticaret’
Son 5 yıldır e-ticaret, her geçen gün daha da büyüyen bir pazar haline dönüşüyor. Bu dönüşüm yaşanırken e-ticaret, Türkiye ticaretinden önemli paylar almaya başladı.
E-ticaret kurumlarının verileri doğrultusunda gelecek yıllarda yapılacak toplam perakende işlemlerinin yüzde 15’inden fazlası e-ticaret ile yapılacak. Ülkemizdeki İnternet kullanımının yayılım oranı her geçen gün artarken bu kullanıcıların yüzde 4’ü e-ticaret sitelerinden alışveriş yapıyor. 2012 yılı içerisindeki büyüme beklentileri ise çok yükseklerde. Bu doğrultuda e-ticaret kullanıcısının yüzde 25’lere çıktığı zaman 250 milyar TL’lik bir hacme ulaşılacağını savunan E-ticaret Siteleri ve İşletmecileri Derneği (ETİCAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Erdem, konu ile ilgili şu görüşlere yer verdi: “İnsanlık, İnternet’i çok kısa bir sürede benimsedi. Teknolojik gelişmeler, kitlesel olarak insanların birbirlerini tanımalarını sağladı. E-ticaret, bir bakıma sanal bir oyun oldu ve kendi ekosistemini oluşturdu. Bu ekosistem, geleneksel piyasa ekonomisine uygun hareket etmeye başladı. E-ticarette yapılması gereken çok önemli bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum. Devlet, e-ticaretin hukuki boşluklarını altyapıları ile doldurmalıdır. Yasa koyucuyu, koruyucu ve düzenleyici olarak devletimizi arkamızda görmeliyiz. Bu adımlar sayesinde e-ticaret hacmi her geçen gün daha da artacaktır.” 

Oktay Yılmaz: “E-ticaret, Türkiye’de hızla yükselecek çünkü genç nüfusa sahibiz”
Geçtiğimiz yıla oranla yüzde 57’lik bir büyüme gösteren e-ticaret sektöründe gerçekleşen işlem adedinde de yüzde 40’lık artış olduğunu belirten Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oktay Yılmaz,  konuşmasını şöyle sürdürdü: “19 yaş altı nüfus, toplam nüfusun yüzde 34’ünü oluştururken, 35 yaş altı nüfus, toplam nüfusun yüzde 59’unu kapsıyor. Bu bilgiler ışığında Türkiye, yeniliğe açık ve hızlı uyum sağlayarak girişimci ruhunu kolaylıkla harekete geçirebilen bir yapıya sahip. Yatırımcı firmalar, Türkiye ekonomisine ilgi duyuyor çünkü yenilikçi çalışmalara uygunuz. Ancak temeldeki altyapıları iyileştirerek geliştirmemiz gerekiyor. Günümüzde git gide yaygınlaşan e-devlet sistemleriyle daha bütünleşik çalışmalar içerisinde olmalıyız. E-ticaret ile ilgili gereken yasal düzenlemeler yapılarak güvenlik konusu üzerine çalışmalar yoğunlaştırılmalıdır. Biz ETİD olarak bu altyapıların düzeltilmesi, son kullanıcının güvenliği gibi alanlarda elimizden geldiği kadar katkıda bulunmayı amaçlıyoruz ve e-ticaretin hak ettiği yere geleceğine inanıyoruz.”

Lider platform olmak için 12 adım
Bir e-ticaret sitesinde olması gerekenleri ve platformu kısaca özetleyerek kullanıcılara ve satıcılara e-ticaretin keskin noktalarını anlatan Profitkar Platform Yöneticisi Şahin Tulga, konuşmasında:  “Platform, ürünü satan, alan ve reklamdan oluşan bir tabandır. Bu tabanda lider platform olmak için şu adımlara uymak gerekmektedir:
-Pazara erken girin
-İlk müşteriyi çeşitli hizmetlerle destekleyin
-Platformunuzu daha çok müşteriye hitap edecek biçimde geliştirin
-Müşterilerin birbirleri ile etkileşimini ve paylaşımını artırın
-Doğru fiyatlandırma yapın
-Platformunuzun çekiciliğini artıracak marka müşterileri edinin
-Ödüllerle aynı tarafın ağ etkilerini artırın
-Platformunuzla uyumlu tamamlayıcı ürünlerin gelişmesini teşvik edin
-Platformunuzun uyumluluğuna dikkat edin
-Rakiplerinizle işbirliği yapın
-Başka platformlar tarafından kuşatılmayı önleyin
-Platformunuzu duyurmak için müşterilerinizi sosyal medya, puan, hediyeler gibi eklentiler yardımı ile kullanın” ifadelerine yer verdi.

Hakan Duran: “Bize ulaşan kitleye ulaşmaya çalışıyoruz”
İndirim ve fırsat sitelerinin son 3 senedeki gelişimi ve giyimin bu denli yükselişinin etkisiyle e-ticaret sistemine geçiş yaptıklarını dile getiren Collezione Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Hakan Duran, “Biz, 25 yıllık ilk zincir mağazayı başlatan geleneksel bir firmayız. Yurtiçinde 90’a yakın mağazamız var. Bu sebeplerden ötürü yüksek miktarda ciroya ulaşacak potansiyelimizin olduğunu düşünüyorum. Bize ulaşan müşteri kitlesine en hızlı ve etkili biçimde ulaşmaya çalışıyoruz. Belirli uygulamaları kendi kapsama alanımıza dâhil ederek tüketicinin kolayca alışveriş yapabildiği bir tasarım yapmaya çalıştık. Tüketiciden gelen geri bildirim ise olumlu yönde oldu. Ürünlerin iadesiyle ilgili sorunu çözmek için mağazada değişim yapma imkânı sağladık” dedi.

Kaan Dönmez: “Önümüzdeki 10 yılda her marka çevrimiçi bulunur konumda olacak”
Tekstilin dünyanın gelişimine göre 10 yıl geride kaldığını söyleyen Morhipo Genel Müdürü Kaan Dönmez, e-ticarete geçmeden önce müşteriyi buna hazırlamanın gerektiğini de ekleyerek konuşmasında şunlar üzerinde durdu: “Son 3 yılda hızlı büyüme eğilimi gösteren tekstil dünyası için yeni sezon ürünlerin önemini artırdığı bu dönemde asıl önemli olan tedarikçidir. Önemli olan ürünün fiyatından çok doğru yere ulaşmasıdır. Buna ek olarak ürünü sunma biçiminiz de satın alma üzerine büyük etkiye sahip. Ben düşünüyorum ki gelecek 10 yılda her markanın çevrimiçi olarak bulunma imkânı olacak ve bizim de amacımız bunu sağlayabilmektir.”

Önder Kaplancık: “Herkeste aynı müşteri deneyimini yaratmak amacındayız”
İnternet kanallarını yetkin bir şekilde yönetmek gerektiğini savunan Teknosa Bilişim Sistemleri Müdürü Önder Kaplancık, konuşmasında şunlar üzerine dikkat çekti: “İnternet üzerinde yaygınlık çok önemli bir yer alıyor ve bizde bu konuda kuvvetliyiz. Müşterilerimizi gözlemlediğimizde önce İnternet’ten faydalanarak karşılaştırma yaptıklarını gördük. Buradan hareketle mağaza stokumuz, iade garantisi gibi yatırımların üzerine giderek her müşteride aynı deneyimi yaratmayı amaçladık. Ayrıca sosyal medya mutlaka takip edilmeli ve sorunların çözümü tam zamanında yapılmalı. Biz de bu yolla sitemizde bir öneri bölümü oluşturduk ve ödül sistemi ile çalışıyoruz.”

Merter Özdemir: “Altyapısı olmayan işin üstyapısı olmaz”
E-ticaret sitelerini yaşayan organizmalara benzettiğini söyleyen Bilginet Genel Müdür Yardımcısı Merter Özdemir, konuşmasında: “Web siteler, şirketlerin kartvizitleri gibidir. Bir şekilde ne olduğunuzu yansıtır. Altyapılarınızı eksiksiz ve en uyumlu şekilde kurmanız gerekir. Altyapınız hazır olmadan yeni teknolojileri eklenti yapmak hem zor hem de maliyetlidir. Bunu temeli olmayan bir binaya benzetebilirsiniz. E-ticaret yapabilmek için; fizibilite yapmak, İnternet sitesi alan adını almak, altyapıyı hazır hale getirmek, tasarımı ilgi çekici kılmak, uygulama açısından kolay seçimler yapmak, güvenlik düzeyini yüksek tutmak, ödeme sistemleri konusunda tüketiciyi düşünerek hareket etmek, kargo konusunda gerekli önlemleri alarak hızlı çalışmak, ürünlerin pazarlamasını doğru kanallardan yapmak gereklidir” diyerek konuşmasını noktaladı. 

Ali Salcı: “2016 yılında e-ticaret hacmi 900 milyar dolara ulaşacak”
Günümüzde güvenlik sistemlerinin geliştirilmesi ve akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla birlikte e-ticaret, kullanımının artmasına dikkat çeken Bankalararası Kart Merkezi Genel Müdürü Ali Salcı, konuşmasında şunlar üzerinde durdu: “Şu an 8,8 milyon kişi İnternet’e GSM telefonlarından ulaşıyor. Akıllı telefonların yayılım oranı ise yüzde 15 civarlarında. E-ticaret, akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle birlikte daha fazla kullanım oranına sahip olacak. 2016 yılında e-ticaret hacminin 900 milyar dolar olması bekleniyor. Ancak e-ticaretin gelişmesinin önündeki en büyük set ise güvenlik sistemleridir. Güvenlik düzeyinin artmasıyla birlikte e-ticaret, daha çok kullanıcıya ulaşacaktır. Sayısal içerik tüketiminin de büyük fayda sağlayacağını, zamanla sadece banka kartlarımızın değil cüzdanımızın akıllı telefonlarda yer alacağını düşünüyorum.”

Altan Taşkıran: “Kredi kartı elektronik hacmi, 10 yıl sonra çok ileri gidecek”
Garanti Bankası’nın ödeme sistemleri konusunda uzmanlaşmış bir şirket olduğunu belirterek hızlı ilerleme sebepleri üzerine konuşma yapan Garanti Ödeme Sistemleri Üye İşyeri Pazarlama Müdürü Altan Taşkıran, “Biz, toplam iş hacmimizin yüzde 11’ini e-ticaretten sağlıyoruz. Bu rakam 10 yıl önce sadece yüzde 2 idi. E-ticaretin bu kadar hızlı büyümesin sebebi, İnternet kullanımının yaygınlaşması ve genç nüfus oranının fazla olması. Benim beklentim kredi kartı elektronik hacminin 10 yıl sonra çok ileriye gideceği yönünde. İnternet’ten alışveriş yapmak artık her kesime ve her alana hitap ediyor. Geçmişte yaşanılan ön yargı ve korkuları farklı seçenekte sunduğumuz ödeme sistemleri ile yendik. Bundan sonrası için kullanıcıların, e-ticaret sitelerinde daha çok yer alacağını düşünüyorum” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Ali H. Karabey: “Çalıştığınız ekip, bulduğunuz fikirden daha önemli”
Daha iyi hizmetleri tüketicilerine sunmak amacıyla kendilerini geliştiren şirketlerin kalite ve içeriklerinin artmasıyla birlikte genişleyen müşteri ekosistemi üzerinde durarak çalışılan ekibin önemini vurgulayan 212 Genel Müdürü Ali H. Karabey, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Öncelikle işinizin modeli çok önemli. Hitap ettiğiniz tüketici kitlesi bu noktada size yardımlar sunar. Böylelikle ileri görüşlü bir iş planlaması yaparsınız ve çalışacağınız ekibi doğru bir şekilde konumlandırırsınız. Bence çalışacağınız ekip, bulduğunuz fikirlerden daha önemli. Kötü bir fikir bile iyi bir ekiple çok yükseklere çıkabilir.”
 
Cem Sertoğlu: “Başarımızın kanıtı, büyüyen ekosistemdir”
Son yıllarda özellikle de Türkiye’de ticaret anlamında yaşanan değişikliklere dikkat çeken Earlybird Venture Capital Ortağı Cem Sertoğlu, Türkiye’deki değişiklikleri şöyle anlattı: “Türkiye’de son 2 yıldır gerçekleşen değişimler sayesinde birbiriyle bağlantılı ürünlerin yayılım oranı fazlalaştı ve bunlar zaman içinde ticarete dönüştü. Benim görüşüm e-ticaretin bu denli gelişmesinin önemli sebebi arzın da az olmasıydı. Fakat talebin fazlalaşmasıyla birlikte Avrupa’nın en hızlı büyüyen ülkelerinden biri haline geldik. Bu başarının kanıtı da büyüyen ekosistemdir.”

Hakan Baş: “Fırsatlarımızı ülkenin her köşesine ulaştırmak istiyoruz”
E-ticaret üzerine dikkat edilmesi gereken en önemli hususun hitap edilen tüketici kitlesi olduğunu belirten Lidyana Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Hakan Baş, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Lidyana, son 3 yılda yüzde 50’nin üstünde bir büyüme kaydetti. Bu yıl ortalama yüzde 40’lık bir büyümeyi yakalayacağımızı öngörüyoruz. Burada önemli olan nokta, temas etmeniz gereken tüketici kitlesini belirlemeniz. Kime, neyi, nasıl sunacağınızı belirlemelisiniz. Biz, ülkenin her köşesine fırsatlarımızı götürmek istiyoruz.”

Fatih İşbecer: “2013’te patlama noktaları yaşanacak”
Türkiye’nin üzerinde bulunduğu coğrafya sebebiyle oldukça avantaj sahibi olduğu üzerine vurgu yapan Pozitron Kurucu Genel Müdürü Fatih İşbecer, “Türkiye, geleneksel ve coğrafi konum açısından oldukça avantajlı bir yapıya sahip. Dolayısıyla katma değerli hizmetler sunarak tüketiciyi memnun etmek amacını taşıyoruz. Türkiye, kredi kartı kullanımı açısından oldukça geniş bir yelpazeye sahip. Son dönemde iyi şirketlerin var olması ile birlikte 2013 yılında büyük patlama noktaları yaşanacağını düşünüyorum” dedi.