‘Bilişim Zirvesi 2012’ de Türkiye’nin sonraki adımları

Zeynep Kurtpınar

11-13 Eylül 2012 tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde Vodafone’un ana destekçiliği ile gerçekleştirilen Bilişim Zirvesi 2012’nin ana teması “Sonraki Adım” oldu.
Türkiye’nin yakın geleceğine yönelik sonraki adımların belirlendiği zirvede Avrupa, Orta Doğu Türk Cumhuriyetleri ve Balkanlar olmak üzere 30’a yakın ülkeden 300’ü aşkın konuşmacı 3 gün boyunca 24 farklı konuda toplamda 75 oturum ve panel düzenleyerek tartıştı. Eğitimden sağlığa, ticaretten güvenliğe, finanstan savunmaya kadar birçok alandaki temel değişimler paylaşıldı. Ayrıca günümüzün yakından takip ettiği telekom, mobil teknoloji, bulut bilişim, büyük veri ve sosyal medya gibi konular da büyük ilgi gördü.
Zirvenin açılış konuşmasını yapan İnterpromedya Genel Müdürü Güldane Taşdemir, yaptığı konuşmada şu konulara dikkat çekti: “Bilişim sektörünün çıkışı ve büyümesi, hepimizin bildiği gibi bilişim şirketlerimizin ürün, çözüm ve hizmetlerini Türkiye dışı ülkelere sunmasıyla mümkün olacaktır. Bu vesileyle Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Binali Yıldırım’a Türkiye’nin bilişim alanında bölgesel güç olma yolundaki çalışmalarda ve projelerde yaptığı liderlik için teşekkür ediyoruz. Sonraki adım olarak yurt dışında daha fazla proje ile adımızı duyurabilmek için devletimizden özel mali destekler sağlamasını diliyoruz. Bu zirve ile yeni iş fırsatları yaratarak, Türkiye bilişim sektörünün ihracatına doğrudan katkı sağlanacağına inanıyoruz.”

Orhan Akbulut: “Bilişimin gelişmesiyle sınırlar anlamını yitirdi”
Önceki konuşmalarında bilişimin, insanlar arasındaki sınırları ortadan kaldıracağını, bugün ise sınırların ortadan kalktığını söyleyen Atos Genel Müdürü Orhan Akbulut, konuşmasında şunlar üzerinde durdu: “Biz Atos olarak bilişimin gelişmesini görmekle kalmıyoruz, buna yön veren bir şirket olmanın ayrıcalığını yaşıyoruz. 2002 yılından bugüne tüm yaz ve kış olimpiyatlarının teknoloji altyapılarını ve bilişim sistemlerini kurarak işleten ana teknoloji bütünleştiriciyiz. Bu yıl gerçekleştirilmiş olan yaz olimpiyatlarında tüm dünyadan 4 milyar insan, oyunlara çevrimiçi bağlanarak televizyondan çok İnternet ortamından izleme sağladı. Bu demek oluyor ki tüm dünya bir araya geldi ve sınırlar anlamını yitirdi. Biliyoruz ki sonraki adımı konuşmak için geleceğe yön veren büyük veri, mobil haberleşme, sosyal medya ve bulut bilişim gibi ana eğilimleri esas almalıyız. Bu eğilimler, hayatımızın her alanına yön vermeye ve etki etmeye devam edecek. Sektörümüzün gelişme sağlayabilmesi için yapılması gereken önemli bir noktaya değinmek istiyorum. Bilişim sektörünün, elektronik sektöründen ayrışarak, ayrı ele alınan stratejik bir değerlendirilmeye tabii tutulması gerektiğini düşünüyorum. Böylelikle birçok yeni platformun önü açılmış olacaktır.”

Serpil Timuray: “Sonraki adımları tasarlarken sınırsız ve esnek yaklaşımlarla uluslararası düşünceleri paylaşmalıyız”
İnsanlar arası sınırların ortadan kalkmasıyla birlikte ülkemizin izleyeceği yol haritasında bir sonraki adımı nasıl atması gerektiğinin bugün daha önce hiç olmadığı kadar önem kazandığı konusuna vurgu yapan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray, “Bilişim teknolojileri, giderek birbirinden ayrışan bir eğilim gösteriyor. Son yıllarda yüzde 3 seviyesinde büyüyen sektör, gelişmekte olan Asya Pasifik Bölgesi’nde yüzde 80’e varan yıllık büyümeler gösteriyor. Ülkemiz, bu iki büyüme farklılığının ortasında konumlanarak önemli bir rol üstlenme potansiyeline sahip. Bizim sektör olarak bir sonraki doğru adımı atmamız için küresel anlamda rekabetçi olabilmemiz gerekmektedir. Ülkemizde bilişim ve haberleşme sektörü, 30 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bu büyümenin içerisindeki en ciddi katkı yapan sektör, mobil haberleşme oldu. Dünya genelinde 1 milyar kullanıcısı olan akıllı cihazlar, iş yapma gücümüzü kendi içine sığdırarak hayal gücümüzde zorlamalara neden oluyor. Sonraki adımları tasarlarken daha sınırsız ve esnek yaklaşımlarla uluslararası bakış açısıyla düşünmemiz gerek. Pek çok sektör, mobil ile bütünleşerek hizmet veriyor. Yapılan bir araştırmaya göre 2020 yılında 50 milyar cihazın birbiriyle bağlantılı hale geleceği öngörülüyor. Ülkemiz, gerek insan gücü kalitesi gerek dinamik ekonomisi ile bölgesinde son derece avantajlı bir konuma sahip. Türkiye’nin bu şansı iyi değerlendireceğine inanarak 11 milyar TL’den fazla yatırımımızı bu bölgeye yapmış bulunuyoruz. Geleceğin adımlarını tüm bilişim şirketleri ile bir paydada oluşturmak ve doğru adımların atılmasına katkıda bulunmak istiyoruz.”

Binali Yıldırım: “Gelecek, bilişim ile gelecek”   
Hepimizin yakından takip ettiği bilişim gelişmeleri üzerinde son 10 yılda yaşanan değişiklikleri rakamsal olarak ifade eden Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Yıl 2003, Türkiye’de geniş bant yok ve İnternet’e çevirmeli bağlantı ile bağlanabiliyoruz. Sabit telefon abone sayısı ise ortalama 23 milyon. Kısaca belirtecek olursak; Türkiye, bu yıllarda emekleme döneminde bile değildi. Zaman içinde geniş bant altyapısının geliştirilmesiyle birlikte mobil haberleşmeye yönelik faaliyetlerin de hız kazanmasıyla birlikte Türkiye’deki sıfır geniş bant abonesini 19 milyon, İnternet kullanıcı sayısını ise 50 milyon seviyesine ulaştırdık. Bilişimde 10 milyar dolar olan sektörün cirosunu 35 milyar doların üzerine çıkardık. 2005 yılında başlattığımız bilişimde serbestleşme ile 600’den fazla yetkilendirilmiş kuruluş, Türkiye’nin her köşesine hizmet götüren İnternet servis sağlayıcıları, yazılım ve donanım üreticileri ile günden güne gelişerek katma değer sağlamaya devam ediyor. Türkiye nüfusunun yarısından fazlasının 30 yaşının altında olduğu gerçeğini düşünecek olursak bu gelişmelerin tesadüf olmadığını da anlamış oluruz. Bu nedenle bilişim projelerine olan önceliğimizi eğitime, öğrencilerimize vermiş bulunuyoruz. Bu sayede okuldaki bilişim altyapılarını güçlendirerek, teşvik edici dersler düzenledik. 2009’da bilişim altyapısını devletin organlarıyla bütünleştirerek, toplumun yaşam kalitesini artıran ve hayatını kolaylaştıran e-devleti kullanıma açtık. Amacımız; toplumdaki bilgisayar okuryazarlığını artırarak, ailenin her ferdinin bilişimle iç içe yaşar duruma gelmesini sağlamaktır.”

Dr. Tayfun Acarer: “Türkiye, geçtiğimiz yıl yüzde 8,5 büyüme ile Çin’den sonra dünyada en hızlı gelişen ülke oldu.”
Türkiye’nin büyüme hızı ve kalkınmadaki başarısını özellikle de son yıllarda bilişim sektöründe yaşanan gelişmeleri gördükçe alçakgönüllü olamayacağını ifade eden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, konuşmasında: “Geçen yıl bilişim sektörünün hacmi yüzde 13 arttı ve yüzde 8,5 büyüme ile Çin’den sonra dünyanın en hızlı gelişen ülkesiyiz. Türkiye’de ses trafiği yüzde 19 arttı. Geçen ayın ikinci çeyrek verileri sonucuna göre abone başına aylık konuşma süresi ortalama 299 dakika ile Avrupa’da en çok konuşan ülke sıralamasında birinci olduk. Çağrı hizmetleri sektörü, yüzde 22 büyüyerek yaklaşık 60 bin çalışanı ile Anadolu’nun birçok ilinde faaliyet göstererek istihdam sağlamaya devam ediyor. E-ticaret geçen yıl yüzde 45 artarak 25 milyar TL’ye ulaştı ve bu yıl yüzde 60 büyüme ile 40 milyar TL’lik bir paya dönüşeceğini ön görüyoruz. Geniş bant abone sayısı geçtiğimiz yıllara oranla yüzde 68 arttı. Davos’ta bu sene yayınlanan bir raporda, dünyadaki en gelişmiş altyapının Türkiye’de olduğu ilan edildi. Bu kadar olumlu gelişmenin ardından sektörle ilgili duyduğum sıkıntıları da dile getirmek istiyorum. İçinde dünya çapında etkiler yarattığını bildiğim yedi ana başlığı sizler için topladım.

Bunlar:
-Bilişim sektöründe duyulan nitelikli ara eleman ihtiyacı
-Üst alan adları
-Ses trafiği artarken, ses gelirinin toplam içerikteki payının azalması
-Artan veri trafiğine paralel olarak altyapı bedelinin adil paylaşılmaması ve sektör oyuncularının kazançlarına uygun vergi vermemeleri
-Yeni nesil altyapılardaki tesis yönetimi
-Ülkeler arasında, yurt dışı sonlandırma faktörü ücretlendirmesi açısından yaşanan farklılıklar
-Bilişim sektörüne yapılacak ARGE teşvikleri ve destekler” ifadelerine yer verdi.