Etkileşimli ekonomiyle gelişen Türkiye

Zeynep Kurtpınar

Bu yıl yedincisi düzenlenen ‘İnteraktif Pazarlama Zirvesi’ İstanbul Kongre Merkezi’nde, 19-20 Eylül’de gerçekleştirildi.
İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen ‘İnteraktif Pazarlama Zirvesi’nde, Türk ekonomisine yapılan etkiler ve gelecek öngörüleri aktarıldı. Birbirinden değerli konuşmacıların yer aldığı etkinlik kapsamında geleceğin teknolojileri, pazarlama eğilimleri ve firmaların kendi iş süreçlerini daha verimli bir biçimde nasıl yönetebilecekleri belirtildi.
Zirvenin açılış konuşmasını yapan Marketing Management Instute Türkiye Başkanı Günseli Özen Ocakoğlu tarafından Türkiye’nin etkileşimli yöntemlerle geleceği noktayı, şu şekilde aktardı: “Sektörümüz hepinizin de bildiği gibi oldukça genç ve dinamik. Pazar ise henüz olgunlaşmadı. Rekabet, tüm bunlara rağmen keskin bir rol oynuyor. Bizlerin öncelikli hedefi rakiplerimizi çökeltmek değil, pazarı büyütmek olmalı. Özellikle e-ticaret pazara katkı sağlamak için oldukça büyük bir ekosistemi oluşturuyor. Bu nedenle e-ticaret hacmimizi genişletecek yatırımlarda bulunarak yaygınlığını artırmanın yollarını bulmalıyız. Son dönemde teknolojiyle paralel olarak gelişen sosyal medya ise sahibinin değil; sağduyunun sesi olmalı ve kurucusuyla, kural koyucusuyla ve kullanıcısıyla ortak adımlar atmalıdır. Sektörümüzün ihtiyacı olduğu desteği herkesten bekliyoruz.”

Alıcı ile satıcıyı bir araya getiren müşteri odaklı hizmet
İnternet’in günümüzde her alanda önemli olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Alıcıyla satıcıyı bir araya getirerek aradaki perdeyi kaldıran müşteri odaklı ilerlemeler ve düzenlemeler yapan şirketler, müşteri önceliklerini anlamaya dayalı bir yöntem izliyorlar. Katma değerli servisler kullanarak fark yaratmayı amaçladıklarını söyleyen TTNET Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı M. İlker Koçak, zirvenin açılış konuşmasında şu konular üzerinde durdu: “Biz TTNET olarak müşteri odaklı çözümler geliştirerek müşterilerimizi kendimize katmaya çalışıyoruz. Etkileşim artık hayatın her alanında yer almakta ve yakaladığımız ivmeyle birlikte müşteri sayımızı artırmaya devam ediyoruz. Dünya genelinde müşteri sayısı anlamında 10. sırada yer alıyoruz. Binlerce hatta milyonlarca müşterimizin beklentilerine yanıt vermeye çalışıyoruz. İnsan kaynaklarına dair yatırımlar yapılmalı ve yaratıcı gençlere destek vererek bilgiyi paylaşmalıyız.”

Dr. Tayfun Acarer: “İnternet, artık ailenin bir ferdi”
Türkiye, teknolojinin gelişmesine bağlı olarak birçok alanda da ilerleme sürdürmeye devam ediyor. Bilişim sektörü, geçtiğimiz yıllara oranla yüzde 13 büyüme kaydederken mobil kapsamada en geniş kapsama alanına sahip ülkelerin başında Türkiye geliyor. Aylık abone konuşma süresi 299 dakika, aylık kısa mesaj gönderme sayısı ise 211. Sayısal verilere dayanarak İnternet’in hayatımızdaki yerini, önemini dile getiren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, geleceğe dayalı planlar çerçevesindeki konuşmasını şöyle devam ettirdi: “Gelecekteki etkileri geçmişte tahmin edilemeyen İnternet, şimdilerde her bir ailenin ferdi konumuna geldi. İnternet, artık yaşantımızın ayrılmaz bir parçası. Günlük ortalama 72 dakika, aylık yaklaşık 35 saat İnternet’e girerek Avrupa’da İnternet kullanımı alanında ilk sıralarda yer alıyoruz. Kısacası artık Avrupa ile değil; dünya ile yarışıyoruz. Türkiye’nin ilerleme döneminde yer alan birkaç hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. E-ticaret hacminde son yıllarda yaşanan artış 23 milyar TL, 2011 yılı sonu artan e-ticaret hacmi yüzde 45. Bu yıl içerisinde de yüzde 60 oranında bir artış oldu. 8 yıl sonra toplam e-ticaret hacmi, toplam ticaret hacminin yüzde 90’ını oluşturacağı tahmin ediliyor. Günümüzde de 14 milyonu aşkın e-ticaret sitesi ve 7 milyon kullanıcı var. Gelmek istediğim ikinci önemli nokta nitelikli iş gücüne duyulan ihtiyaç. Bilişim sektörü, sadece kendi içinde değil, her sektörün altyapısında yer alarak değişiyor. TÜBİSAD’ a göre sektörün en önemli sorunu, nitelikli ara eleman ihtiyacı. Biz bu ihtiyacı karşılamalı ve vasıfsız iş gücünü eğitmeliyiz. Son olarak gündem açısından da oldukça önemli bir konuya değinmek istiyorum. İnternet içeriğinin güvenliği konusu doğrudan bir etkileşim içeriyor. Biz isteyen kullanıcıya hızda yavaşlama olmama koşuluyla farklı güvenlik imkânları sunduk. Bu uygulamayı başlatalı yaklaşık 10 ay oldu ve 1,3 milyon İnternet abonesi bu imkânlardan yararlanmayı tercih etti. Bunun dışında sadece kişisel değil kurumsal şirketlerde de 33 bin kurumsal abone bu güvenlik koşulları altında İnternet kullanmaya başladı.”
 
Davut Kavranoğlu: “Türkiye, son 10 yıldır devrim yaşıyor”
Günümüz çağında yaşanan değişimlerle birlikte artık devletler de etkileşimli bir yönetim sistemini benimseyerek insanların zamanlarını daha verimli kullanmalarını amaçlıyor. Geçmişten bugüne sayısal verilere dayanarak geçirdiğimiz ekonomik etkileşimleri anlatan Bilim ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Davut Kavranoğlu, konu ile ilgili şu açıklamalara yer verdi: “1980’lerin başında ekonomimiz yılda 1,5 milyar dolar ihracat yapan, tarıma bağlı bir ekonomiydi. Kısacası kapalı bir ekonomiye sahiptik. Sonrasında gelişmeler göstererek açılan ekonomimizle 2002 yılında bu rakam 35 milyar dolar oldu ve sanayi hızla gelişti. Son 10 yılda ise ciddi anlamda bir devrim yaşadık. 2002’de yirmi yedinci büyük ekonomi iken bugün on sekizinci olduk. Ülkemiz her anlamda gelişen ve dönüşen bir Türkiye oldu. 2023 ihracat hedefimiz ise 500 milyar dolara ulaşmak. Bugün üretim gücüne dayalı bir ekonomi ile büyüyoruz. Tüm bu gelişmelere rağmen yapmamız gereken daha yüksek katma değerli gelirler sağlamak. Dünya artık küçük bir köy ve ekonomimiz dünya adına gelişiyor.

Biçim ve içerik sağlayıcı medya
Türkiye’de etkileşimli pazarlama oldukça hızlı bir biçimde gelişiyor. Bunun sebebi de teknolojinin ilerleyişinin aynı oranda hızlı olması. Medya, dünyanın geliştirici ve dönüştürücü anlamda küreselleşmesini sağlayarak biçim ve içerik üretmesini sağlıyor. Sosyal medyanın dünya çapındaki etkisinin üzerinde duran Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, “Sosyal medyanın geniş çaplı etkisi var. İnsanlar bugün aynı formatlar üzerinde yarışıyor, kendini ifade ediyor. Örneğin sosyal medya olmasaydı Arap Baharı da olmazdı. Sosyal medya, fikirler topluluğunu buluşturan ağlardır. Bugün elektronik ortam insanların faaliyetlerini kontrol ederek biçimlendiren bir araçtır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun yaptığı açıklamalara göre ülkemizde bilgisayar kullanım oranı yüzde 49, İnternet kullanım oranı yüzde 48, İnternet’e erişebilen hane oranı yüzde 47, düzenli İnternet kullanım oranı ise yüzde 38. Buradan da anladığımız gibi İnternet ve sosyal medya kendi kültürünü hayatımıza işliyor. Ticaret konusuna gelecek olursak da yeni yapılanma ile e-ticaret oldukça gelişme kaydeder durumda. Türev piyasalar kendilerini sanal ticarete bırakıyorlar. 2011 yılı itibari ile dünyadaki e-ticaret hacmi 680 milyar dolara ulaştı. Türkiye, Hindistan’dan sonra ikinci büyüyen e-ticaret pazarı konumuna geldi. Bu sayıyı daha da yukarılara çıkarabilmek için katma değeri ve ürün çeşitliliğini artırmak, pazarlama metotlarını geliştirmek ve kullanmak gerekiyor. Kamular da üzerlerine düşen görevi yerine getiriyor. Gerekli yasaları yürürlüğe koyarak kullanıcılara karşı güven ortamı oluşturmalıdır. Gerek tüketici gerek satıcı her tür korumaya alınmalıdır” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Fotoğrafın büyüsü: ‘Instagram’
Fotoğraflar, içerdiği hikâyeleri yansıtan bir tür anlatım biçimidir. Doğanın kalemi olarak adlandırılan fotoğraflar, sosyal medyanın gelişmesiyle birlikte çok ciddi rakamlara ulaşacak artışlar kaydediyor. Sadece 2 yıllık bir ürün olan ‘Instagram’, Facebook tarafından 1 milyon dolara satın alındı. Facebook’un bu yatırımını çok fazla fotoğraf paylaşımından doğduğunu belirten R/GA Mobil ve Sosyal Platformlar Grubu İçerik Stratejisti Kristen Joy Watts, yaptığı konuşmada şu konular üzerine dikkat çekti: “Fotoğraf çekmek, artık içgüdüsel bir çılgınlığa dönüştü. Örneğin, ‘Instagram’ da 5 ay önce 500 milyon tane fotoğraf vardı. Bu rakam şu an 4 milyara ulaştı. Facebook’ta toplamda 170 milyar fotoğraf var. İnsanlar artık her anlarını paylaşmak için sosyal paylaşım sitelerini kullanıyorlar. ‘Instagram’ın iş hedefleriyle doğrudan bir amacı yok. Öncelikli hedefimiz büyümek. Bence bu tür siteler sayesinde insanlar etrafına karşı daha dikkatli olması ve insanların birbiriyle haberleşmeye geçmeleri sağlandı.”

Geleceğin televizyon kültürü, IPTV
Geçmişten günümüze değin gelişen televizyon izleme alışkanlıkları, teknolojinin sunmuş olduğu yeni kültüre uyum sağlamaya başladı. Geleceğin mobile ve sosyal medyaya yönelmesiyle birlikte kişisellik ön plana çıkarak içeriği seyircinin belirlediği bir kitle oluştu. Bu çerçevede gelecek televizyon alışkanlıklarımız ile ilgili ilerlememiz gereken noktaların anlatıldığı panelin amaçlarının belirlendiği konuşmayı IPTV Derneği Genel Başkanı Atıf Ünaldı yaptı.
Abonelerin artmasıyla hayallerin gerçeğe dönüştüğünü söyleyen TTNET Sayısal Medya Pazarlama Müdürü Direktörü Yaman Alpata, aboneler ile ilgili şunların üzerinde durdu: “Tivibu Ev’in 1 milyon aboneye ulaşmasının ardından Tivibu Cep’in tanıtımını yaptık. Böylece müşterilerimiz 4 farklı ekrandan televizyon izleyebilme imkânına kavuştu. Tekrar izle ve seç izle özellikleri sayesinde 1 yıl içinde 100 bin aboneyi geçtik ve önemli Pazar oyuncularından biriyiz. Kullanıcılar, IPTV ile birbiriyle mesajlaşıp; içerik paylaşabiliyor, arkadaşlarının ne izlediğini görebiliyorlar.”
Kişisel televizyon teknolojisini çok önceden beri tasarladıklarını belirterek televizyonu farklı konulara taşıdıklarını ekleyen Vestel İş Geliştirme Müdürü Yankı Yalçın, “Biz çerçeveyi oluşturduk, fakat kullanır hale gelmesi için çeşitli yatırımların yapılıyor olması gerek. Biz teknoloji sayesinde yeni bir dünyaya geldik. Geliştirdiğimiz alanların güzel örneklerini kullanıyoruz” dedi.
IPTV’nin izleyici açısından rakamsal geri dönüşlerinin önemi üzerinde duran Fox TV İnternet ve Mobil Müdürü Ceyda Gökyıldırım, sağladıkları veriler ile ilgili şunların üzerinde durdu: “IPTV, bizlere anlık veriler sağlayarak kullanıcıya daha iyi hizmetler sunmamızı sağlıyor. Kişiselleştirme arttıkça yayın yönetimi de daha özel hale geliyor. Artık yayın yapan ve kullanıcı arasında daha farklı bir ilişki olacağına inanıyorum. İzleyici tarafında en önemli etken iletişim, biz etkileşim yaratmaya çalışıyoruz. Eskiden pasif konumda olan izleyiciler artık aktif olarak içerik üretiyorlar. Sosyal medya ile televizyon iç içe geçti. Bence bu sosyal televizyonun bir tür pilot uygulaması.”

Türkiye’de Girişimci ve Yarıtımcı Dinamikleri
İnteraktif Pazarlama Zirvesi’nde gerçekleştirilen panellerden bir diğerine yönetici olarak Endeavor Türkiye Girişimci Seçim ve Hizmetler Direktörü Aslı Kurul katıldı.
Panelistlerden Peak Games’in de kurucuların biri olan Hakan Baş konuşmasına kendini tanıtarak başladı ve geçmiş deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.
Hakan Baş, Lidyana’yı insanların kulaklarına kazımak için çok uğraştıklarını belirtti. İnsanların yatırım almasının bir başarı hikâyesi gibi görüldüğünü ancak aslında esas zor olanın yatırımı aldıktan sonraki adım olduğunu belirtti ve gerçekten zorlu olan çalışmanın yatırımı aldıktan sonraki çalışma olduğunu ifade etti. Baş, kullanılan paranın miktarının değil ne kadar akılcı kullanıldığının önemli olduğunu söyledi.
Bir diğer konuşmacı olan Maçkolik’in kurucusu Erem Yurdanur, konuşmasında herkesin kendisine bir fikrim var diye geldiğini belirtti ve hemen bir site yapıp para kazanacağını söyleyen çok fazla insan olduğunu söyleyerek konuşmasına şu sözlerle devam etti:
“Aslında biz hep iyi örnekleri gösteriyoruz. Ama 100 kişiden biri başarabiliyor ve geri kalanın 99’unu da dinlemek lazım. Nerede yanlış yaptı bu insanlar, bunlara kulak vermemiz lazım. Bu işler bu kadar kolay değil. Türkiye’de sizce kaç e-ticaret sitesi vardır? 30 bine yakın site var. Bunların 100 yüz tanesinin ismini söyleyebilene bravo.”
212 Ventures Yönetici Ortağı Ali Karabey ise konuşmasını şöyle noktaladı: “Birçok girişimci insan var, bir şeyler yapmaya çabalıyorlar. Bunu yapmak hiç de kolay bir şey değil bu ülkede. Biz de Numan Numan ile Aralık 2012’de fonu kurduk ve Ocak 2012’de ben ilk defa maaş aldım. Bu çok güzel bir süreçti o yüzden girişimcileri çok daha iyi anlayabiliyorum. 212 Ventures, şu anda Türkiye’de sadece teknolojiye yatırım yapan tek şirket.”