Başar Tunçel

basartuncel@gmail.com


Bay Meraklı

“Azınlık Raporu”

Ben artık bu ülkede kendimi azınlık olarak hissetmeye başladım, hem de ezilen bir azınlık grup... Bu, çoğu zaman içimi sıksa da son zamanlarda beni rahatlatır oldu. Artık kötü bir şey gördüğümde içimi kaplayan öfke ve sinir, yerini kabullenişe bıraktı. Örneğin, bugün Nevşehir Devlet Hastanesi önünde duran resmi aracın açık kapısından çimlere fırlatılan, içinde izmarit olan boş pet bardağı ilk gördüğüm anda tutup araçtan içeri atmak geldi. Adamlara bir güzel "ne kadar insanlıktan nasibini almamış olduklarını" söyleyerek kavgaya tutuşmak istedim ama sonra dedim ki kendi kendime "sen azınlıksın, tabii ki senin istediğin gibi olmayacak, gorillerle yaşıyorsan temiz kalmak zordur".
Trafikte hız limitinde sürerken selektör yapıldığında, bana yeşil yanarken, durmasam beni öldürecek derecede hızlı şekilde kırmızıda geçildiğinde, yol almaya çalışmayıp yol istediğimde uzun uzun beklediğimde diyorum ki ben azınlığım. Bazen ben de kürk giyeyim de etraftaki doğal kürklülere uyum sağlayayım diyorum ama olmuyor, oturmuyor üzerime, öyle yetişmemişim besbelli. Annem babam, yediğim gofretin kağıdını çöpe kadar taşımayıp yere attığımda, Nevşehirli babanın kızına söylediği gibi "aferin" demedi hiçbir zaman bana. Deseydi atardım, atmıyorsam atmaya başlardım, çocuk ailesinden ne görürse öyle yetişir.
Sevginin, şefkatin ve merhametin acizlik, sükunet ve doğallığın pasiflik olarak görüldüğü bir toplumda yetişen çocuk, tabi ki evinde annesinin misafirler için hazır tuttuğu, mobilyaları örtülü salonunu tozuttuğunda dayak yiyecek, sokağı pislettiğinde ise aferin alacaktır. Bu, "benden sonrası tufan" anlayışı beslendikçe günde beş kere abdestini alırken pisliğini arabasının kapısından hastane bahçesine atmakta bir sakınca görmeyecek, içinde bulunduğu ikiyüzlülüğü idrak edemeyecektir. Bunu yapan bir adama "ne yapıyorsun sen?" diye sorduğunda "kusura bakma, boş bulundum, haklısın" deyip o pisliği yerinden alır, ama bunlar "adam" olmadıkları için diyemezler. Hayvan bile "adam gibi" arka ayağıyla pisliğini örtmeye çalışır ama bunlar insana gevrek gevrek gülerler. Konuşmaya kalksan muhtemelen ağızlarından çıkacak cümleler, duyarlı bir insan için bir köpeğin havlaması kadar anlamlı olacaktır ancak. Tüm şehri köpekler basmışsa. İstediğin kadar konuş. Diyorum ya, azınlığız biz ve yozluk, ikiyüzlülük, şerefsizlik her yere sinmiş.
Ama gel gör ki bu kıllı aslan parçalarının benzine, elektriğe, doğalgaza zamlar dayandığı zaman hiç sesleri çıkmıyor. Çıkamaz zaten, iç ve dış politikayı anlama kapasiteleri olmadığından ağızlarına ne verilirse onu yiyecekler. Onların derdi Aykut'la; Alex'i gönderdi ya takımdan... Heykelini de yeni dikmişlerdi üstelik. Yazıklar olsun, bu ülkeyi daha iyiye, daha güzele, saygıyla, sevgiyle, şefkat ve merhametle geleceğe beraber taşıyacaktık, bizi azınlık ettiler ya, yazıklar olsun.