| |
| Bora TEKİN
Yönetici Ortak
Sphere Consulting Services |
| |
| |
|
|
|
Danışmanın dediği
El bilgisayarlarının nimetleri
BT
ve Telekomünikasyon sektörünün yegane aylık yayını olan ve okumaya
doyamadığımız Telepati dergimizin geçen ayki kapak konusu, sürekli
okurlarımızın hemen anımsayacağı gibi, “Kurumsal uygulamalarda el
bilgisayarları GSM telefonlara karşı...” adını taşımaktaydı. Doğrusunu
söylemek gerekirse Erhan (Öztürk) Bey’in yazısı son derece detaylı
ve doyurucuydu. Bu karşılaştırmada ben el bilgisayarları, nam-ı
diğer PDA (Personal Digital Asisstant – Kişisel Sayısal Yardımcı)
tarafında yer almaktayım. 1999 yılından bu yana bir Palm IIIx kullanıyorum
ve çok memnunum. Hatta, Palm öncesinde nasıl yaşadığımı merak bile
ediyorum, o derece bağlandım yani. Şimdi burada, konuya yakın olmayanlar
için kısa bir açıklama yapalım: Efendim, bu PDA denilen aletler
sizin randevularınızı takip ettiğiniz, adres defterinizi tuttuğunuz,
yapmanız gereken işleri girdiğiniz, notlar alabildiğiniz, sizi istediğiniz
zaman uyaran, organize olmanızı sağlayan, el büyüklüğünde bilgisayarlar
aslında. Çeşitli ek programlar yükleyerek kullanım alanlarını ve
yeteneklerini artırabileceğiniz bu aletlerin şimdilerde Bluetooth
veya kablosuz ağ uyumluları ya da kameralı olanları çıktı. Hatta
mobil telefon fonksiyonu olan modeller bile var. Yalnız bu el bilgisayarlarının
(özellikle üst modellerinin) fiyatları da el yakıyor. “Oldu mu hepsinden
olsun” diyenlerdenseniz, en az 800 Dolar’ı gözden (ve de cepten)
çıkarmanız gerekiyor.Yine de, bir defa kullanmaya başladınız mı
onsuz yaşayamıyorsunuz. O derece faydalı yani.
Tabii hepimiz için ayrı ayrı kullanım alanları olabilir. Örneğin
bir ev hanımı (farkındayım, fazla hayalci bir örnek oldu ama...)
daha çok, alışveriş listesi hazırlamak için el bilgisayarını kullanabilir,
bir doktor ise hasta randevularını takip etmek için. Biraz düşündüğünüzde,
aslında tanıdığımız ve bildiğimiz herkes için bir kullanım alanı
bulabiliriz. Örneğin;
Recep Tayyip Erdoğan (Başbakan): “Binicilik” konulu e-kitapları
okumak, yeni açılacak imam kadrolarını hesaplamak için,
Abdullah Gül (Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı): Amerikalı meslektaşları
ile olan randevularını takip etmek, onların isteklerini yazmak,
Irak’a yollanacak askerler konusunda pazarlıkları kaydetmek için,
Cüneyt Zapsu (Başbakan Danışmanı): Fındığın taban fiyatını hesaplamak
için,
Ali Babacan (Devlet Bakanı): Borsa, Dolar kuru, enflasyon verileri
gibi ekonomik göstergeleri gerçek zamanlı olarak takip etmek için,
Kemal Unakıtan (Maliye Bakanı): Aslında bakanımızın bir el bilgisayarına
hiç ihtiyacı yok, ama devlete gelir kazandıracak yeni mali af projeleri
geliştirmek için olabilir,
Osman Pepe (Çevre ve Orman Bakanı): Orman vasfını yitirmiş arazileri
kayıt altına almak, buraların satılabilmesi için yeni yollar aramak
ve satıştan kazanılacak gelirin belirlenmesine yönelik simülasyonlar
yapmak için,
Hüseyin Çelik (Milli Eğitim Bakanı): Her yıl 10.000 öğrencinin devlet
desteği ile özel okullarda okutulması projesi için aday tarikat
okullarını belirlemek, buralara akıtılacak paraların bütçesini yapmak
için,
Aydın Doğan (Medya Patronu): Milliyet Pazarlama tarafından Formula
1 pistinin yakınında kapatılan arazinin olası değer artışını hesaplamak
için,
Ertuğrul Özkök (Hürriyet Gazetesi Yazarı): İstediği her an Amerikan
Milli Marşı’nı dinlemek için,
Süreyya Ayhan (Atlet): Kırdığı rekorları ve kazandığı birincilikleri
kaydetmek için,
Televole Mankenleri: İlköğretim 3. Sınıf Hayat Bilgisi kitabını
e-kitap olarak okumak, bekar ve zengin işadamları ve çocuklarının
veritabanını takip etmek için,
Rahmi Koç (İşadamı): Dünya gezileri sırasında rotasını takip etmek
ve gezi güncesini tutmak için,
Demet Zübeyiroğlu (Saygıdeğer Büdütör’ümüz): Yeni doğacak oğluna
(?) “Türk İsimleri Sözlüğü” veritabanından isim bakmak için.
Sağlıkla kalın.
|
|